onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin 10.12.1988 olarak tespitine ilişkin talebinin kabul edilip edilmemesi üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının bu tarihte çalıştığını kabul ederek sigorta başlangıcını tespit etmiştir. Ancak, davalı SGK Başkanlığı’nın istinaf başvurusunda, davacının eylemli çalışmasının yeterince ispatlanamadığı ve eksik inceleme ile karar verildiği ileri sürülmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının işe giriş bildirgesinin ve tanık beyanlarının yeterli olduğunu belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir. Ancak Yargıtay, davacının çalışmasını kanıtlayacak delillerin toplanmadığını, işyerinin inşaat ruhsatı ve yapı kullanım izni gibi belgelerin araştırılmadığını tespit etmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulmasına ve davacının sigortalılık durumunun net bir şekilde belirlenmesi için gerekli delillerin toplanmasına karar vermiştir. Bu durum, sigortalılık başlangıç tarihinin tespitinde eylemli çalışmanın ispatının önemini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/14494 E.  ,  2024/13789 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/3361 E., 2024/1676 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2017/338 E., 2022/482 K.

    Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Heybet … unvanlı işyerinde çalışmaya başladığı 10.12.1988 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini talep etmiştir
    II. CEVAP
    Davalı SGK Başkanlığı vekili, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, çalışma olgusunun yöntemine göre kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne davacının Heybet … unvanlı 562985.34.02 sicil numaralı işveren yanında 10.12.1988 tarihi itibariyle 1 gün süreyle çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği, 30.05.1991 tarihi olarak tescili gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… Somut olayda; 5521 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre dava tarihinden önce başvuru koşulunun yerine getirildiği, sigortalı işe giriş bildirgesinin hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin işlemediği, Kurum kayıtlarında görülen sigortalılık başlangıç tarihine göre eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgileri ile davacının nüfus kayıtlarının uyumlu olduğu, sigortalı sicil numarasının davacının daha sonraki çalışmalarında kullanılan sicil numarası olduğu, işyerinin bu tarihte Kanun kapsamında olduğu, Mahkemece hüküm altına alınan sigorta başlangıç tarihinin 01.04.1981 tarihinden sonra olması nedeniyle 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesine göre 18 yaşın ikmalinin gözetildiği, davacının çalışmasının tanık beyanıyla doğrulandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında; Anayasal sosyal güvenlik … kapsamında davacının işe giriş bildirgesinde yazan tarihte fiili çalışmasının bulunduğu kabul edilerek sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu…” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararı temyiz etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık 10.12.1988 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
    2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2., 6., 9., 60. maddenin (G) bendi, 79., 108. maddesi hükümleridir.
    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
    3. Değerlendirme
    1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
    2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, dava dışı Heybet … unvanlı işverenin … sicil no.lu iş yerinden davacı adına 10.12.1988 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyerinin inşaat mahiyetli olduğu, kanun kapsam döneminin ise 10.12.1988-22.08.1989 tarihleri arasında olduğunun bildirildiği, işyerinden hiç dönem bordrosu verilmediği, yöntemince yapılan komşu işyeri araştırması kapsamında sadece emniyet ve belediye zabıtası aracılığıyla yapılan araştırmalarda sadece inşaatın yapıldığı adreste şu anda market işletmeciliği yapan işverenin oğlu …’ın tespit edilerek bu kişinin dinlendiği, öte yandan inşaatın dava konusu tarihte mevcut olup olmadığına ilişkin belediyeden inşaat ruhsatı, iskan vs.nin araştırılmadığı, dinlenen davacı tanık beyanına ve diğer dosyada toplanan delillere göre eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
    3.Mahkemece, davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde iş yerinin inşaat işyeri olduğu gözetilerek, söz konusu inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı,dinlenen tanık … adına dava konusu işyerinden verilmiş işe giriş bildirgesinin olup olmadığı ile anılan tanığın hizmet döküm cetvelinin Kurumdan sorularak celbedilmeli, ayrıca davacının çalışmasını bilebilecek kişilerin taraflardan sorulmak suretiyle belirlenerek bu kişilerin de sigortalılık ve çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
    4.Kabule göre de 5510 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesinde “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü öngörülmüştür.
    Anılan yasa hükmüne göre Mahkemece davacının 10.12.1988 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının ve 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 30.05.1991 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespitinin yanı sıra 10.12.1988 tarihindeki (1) gün süreli çalışmasının da prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.
    5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.