|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı, 01.01.1985 tarihinde çalışmaya başladığını öne sürerken, davalı SGK vekili, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak bu kararı bozmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama, davacının işe giriş bildirgesinin varlığını ve eylemli çalışmasını kanıtlamak için yeterli delil toplanmadığını ortaya koymuştur.
Yargıtay, sigortalılık başlangıcının tespitinde, yalnızca işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli çalışmanın da ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, davacının çalıştığı işyerinin varlığı ve sigortalı çalışma niteliği konusunda yeterli araştırma yapmamıştır. Sonuç olarak, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1985 olduğu ve bu tarihte 1 gün çalıştığına dair hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay, eksik incelemeler nedeniyle mahkeme kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden değerlendirilmesi için mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/10846 E. , 2024/10553 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/433 E., 2024/261 K.
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının dava dışı … ‘e ait iş yerinde 01.01.1985 tarihinde plastik kalıpçısı olarak çalışmaya başladığını, 01.10.1986 tarihinde askerlik nedeni ile işten ayrıldığını sigortalılık başlangıç tarihinin 01.01.1985 tarihi olarak tespitini ve davalı iş verene ait işyerinde 01.01.1985-01.10.1986 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespitini talep etmiş,daha sonra davacı vekili, bozma sonrasında taleplerini 01.01.1985 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti şeklinde daralttıklarını betan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini, usul ve yasaya aykırı dayanaksız olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2014 tarihli ve 2013/687 E. 2014/80 Karar sayılı sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile davacının davalı iş veren nezdinde 01.01.1985 – 30.06.1986 tarihleri arasında sigorta kapsamına girecek şekilde hizmetinin bulunduğunun tespitine, davacının fazlaya dair tespit talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 04.06.2015 tarihli ve 2015/7678 Esas 2015/10999 Karar sayılı ilamında, “… İnceleme konusu davada, istem kısmen hüküm altına alınmış ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Bu bakımdan;davalı sıfatıyla aleyhine hüküm kurulan … ’in temyiz dilekçesinde, davacıyı da davacı tanıklarını da tanımadığını, dava konusu dönemde ’da faaliyet göstermediğini, kendisinin mobilyacı olduğunu, doğru işverenin kendisi olmadığını belirterek husumet itirazında bulunması karşısında Kurumdan, vergi kayıtlarından ve kolluk vasıtasıyla araştırma yapılarak ve gerektiğinde davacının isticvabı suretiyle bu kişinin işverenlik sıfatı belirlenmeli, doğru işverenin kim olduğu tespit edilmeli, işverenin, aleyhine hüküm kurulan … olmaması halinde, tespit edilen doğru işverene dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilerek göstereceği deliller toplanarak tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır…” denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile” … yargılama devam ederken 07.11.2017 tarihli celsede davacı vekilince dava dışı … yönünden dava geri alınmış, dava dışı … tarafından da geri almaya muvafakat edilmiştir. Davacı vekilince davaya SGK’ya karşı sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti talebi ile devam edilmek istendiği belirtilmiş, bu yönde dava dışı … yönünden tefrik ile yeni dosya oluşturulmuş ve geri alma doğrultusunda 2017/468 esas sayılı dosyada işlem yapılmıştır.
Bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada bozma ilamı doğrultusunda; resen belirlenen bordro tanıkları dinlenmiş, komşu iş yeri tanıklarının tespiti adına ilgili yerlere müzekkereler yazılmış ve işe giriş bildirgesindeki fotoğraf ve imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti adına bilirkişi raporu alınmıştır.
Celp edilen kayıtların tetkikinden dava dışı … ‘e ait … sicil numaralı işyerinin uyuşmazlık konusu dönemde kanun kapsamında olduğu, bu işyerinden davacının 01.01.1985 tarihinde çalışmaya başlamasına ilişkin ilk işe giriş bildirgesinin Kuruma süresinde verildiği, davacıya bu bildirgeyle verilen sigorta sicil numarasının o yılın serilerinden olduğu, işe giriş bildirgesinde bulunan kimlik bilgilerinin davacıya ait kimlik bilgileri olduğu ve işe giriş bildirgesinde bulunan fotoğrafın davacıya ait olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; 114712 sicil numaralı işyerinden davacının çalışmasına ilişkin ilk işe giriş bildirgesinin Kuruma süresinde verildiği, bu bildirgeyi veren işverenin talep edilen tarih itibari ile kanun kapsamında olduğu, davacının sigorta sicil numarasının işe giriş bildirgesini verildiği yılın serilerinden olduğu ve halen kullanılmaya devam ettiği, öte yandan işe giriş bildirgesinde bulunan fotoğrafın davacıya ait olduğunun uzman bilirkişi tarafından tespit edildiği, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca resen yapılan tüm araştırmaların sonuçsuz kalması halinde işe giriş bildirgesinin varlığının 1 günlük çalışmaya karine teşkil edeceği hususu ve tespite engel askerlik ve 18 yaş engelinin bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.01.1985 tarihi olduğu ve bu tarihte dava dışı işyerinde 1 gün çalıştığı kanısına varılmıştır…” gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava dışı … ‘e ait 114712 sicil numaralı işyerinde Kurum taban ücretleri altında kalmaksızın asgari ücretle 01.01.1985 tarihinde 1 gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.01.1985 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın reddinin gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun’un 2, 6, 9, 79, 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1. Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Mahkemece, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma sonrasında işveren … ‘in alınan beyanında,davacıyı tanımadığını, yanında çalışmadığını, mesleğinin mobilyacılık olduğunu, iş yerinin eskiden Dolapdere’de olduğunu, hiçbir zaman Demirkapı’da işyerinin olmadığı ayrıca demir torna işinde işverenlik yapmadığını, davacıyı tanımadıığı gibi tanık … da tanımadığını, yanında çalışmadıklarını, araştırmaya göre İstanbul’da da 7 tane … , Türkiye çapında yaklaşık 30 tane aynı isimli kişi olduğunu tespit ettiğini belirttiği, bunun üzerine bozma sonrası işe giriş bildirgesinde belirtilen … ünvanlı 114712 sicil no.lu işyeri tescil bilgilerinin dosyaya alındığı marangoz mahiyetli bu işyerinin “Yeni Açılan Yol Kuru işhanı No:47 Kasımpaşa-İstanbul” adresinde 01.10.1971-08.07.2011 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğunun Kurumca bildirildiği, anılan bu işyerinden dava konusu 1985/1. dönemden bordrosu verilmiş olduğu, 7 kişinin sigortalı olarak bildirildiği, mahkemece bu 7 kişiden 6 kişisinin dinlendiği ancak dinlenen çalışanların davacıyı tanımadığı, sadece … isimli sigortalının dinlenmediği, anılan işyerine komşu işyeri araştırmasında ise komşu işyeri tespiti yapılamadığı, mahkemece bozma öncesi dinlenen ve dava konusu dönemde sigortalılığı bulunmayan … ‘ın beyanı ve diğer dosyadaki deliller esas alınmak suretiyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
2.Buna göre Mahkemece, dinlenmeyen tek bordrolu çalışan olan … ‘ın beyanına başvurulmalı, dava konusu dönemde sigortalılığı olmayan davacı tanığı … adına 114712 sicil no.lu işyerinden verilmiş işe giriş bildirgesi olup olmadığı Kurumdan sorularak beyanı denetlenmeli, ayrıca davacının dava konusu dönemdeki çalışmasını bilebilecek kişiler taraflardan sorularak bu kişilerin çalışma kayıtları da getirtilerek dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
3.Kabule göre de, sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan, davacının sigorta başlangıcının yanısıra 01.01.1985 tarihinde asgari ücretle 1 gün çalıştığının tespitine şeklinde hüküm kurulması gerektiği ile işveren ünvan ve işyeri sicil no.sunun da belirtilerek infaza elverişli hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması da isabetsiz bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.