onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, hizmet tespiti ve sigorta başlangıcının belirlenmesi konusundaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, işvereninin kendisini 01.08.1999 tarihinde işe aldığını, ancak SGK’ya 18.10.1999 tarihinde bildirildiğini iddia ederek, sigorta başlangıç tarihinin 01.08.1999 olarak tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir.

Mahkeme, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na dayanarak, sigortalıların hak kaybına uğramaması için gerekli sürelerin dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, sigorta başlangıcının tespitinde, işverenin Kuruma bildirimlerinin zamanlaması ve içeriği önemli bir rol oynamaktadır. Mahkeme, davacının işe giriş bildirgesinin bulunmadığını ve diğer işyerleriyle olan ilişkilerin araştırılması gerektiğini belirtmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davacının hizmet tespitini talep ettiği dönemdeki durumun detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğine ve hak düşürücü sürelerin doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, sigortalıların haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

10. Hukuk Dairesi         2024/12273 E.  ,  2024/10549 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2024/59 E., 2024/134 K.

    Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı fer’i müdahil Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    1.Davacı asil dava dilekçesinde, işveren … Makina San. Gida İnş. End. Yap. Tur. Tar. Dış Tic. Ltd. Şti. bünyesinde 01.08.1999 tarihinde fiili olarak işe başlamış olmama rağmen sigortalılık başlangıcım SGK Kurumuna 18.10.1999 olarak bildirildiğini, SGK hizmet dökümünde işe başlama tarihim gerçekte 01.08.1999 olmasına rağmen 18.10.1999 olarak göründüğünü, ekte sunmuş olduğum iş başvuru formuna göre işveren ile 16.07.1999 tarihinde görüşmeleri tamamlanmış ve izleyen aybaşı olan 01.08.1999 tarihinde fiili çalıştığını, oysa aynı tarihlerde çalıştığı iş arkadaşları bordro tanıkları işe başladığı tarihin 01.08.1999 tarihi olduğunu açıkça beyan edeceklerini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, İş Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince ilerde hak kaybına uğramamak için sigorta başlangıç tarihinin 01.08.1999 tarihi olarak tespitini talep etmiştir.
    2.Davacı asil 14.12.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini davalı şirkette 01.08.1999-18.10.1999 tarihleri arasında çalıştığının tespiti şeklinde ıslah etmiştir.
    II. CEVAP
    Fer’i müdahil SGK vekili, Kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

    III. MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli ve 2021/783 E., 2022/631 K. sayılı sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş, başkaca hüküm kurulmamıştır.
    IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    2.Dairemizin 27.09.2023 tarihli ve 2023/10533 E. 2023/8875 K. sayılı ilamında, eldeki davada, Mahkemece 15.12.2022 tarihli kısa kararda “Davacının davasının kabulü ile” şeklinde karar verilerek hükmün neden ibaret olduğu belirtilmediği, böylelikle HMK’nın 294. ve 297. maddesinde belirtilen zorunlu unsurları içermeyen şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
    B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davacının davalı işveren … nezdinde 01.08.1999 tarihinden sigorta bildiriminin yapıldığı 18.10.1999 tarihine kadar 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi kapsamında 78 gün hizmet akdiyle çalışma yaptığının tespitine karar verilmiştir.
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Fer’i müdahil Kurum vekili davanın reddinin gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
    2.Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 79. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesine göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

    3. Değerlendirme
    1.Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden Kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanun’un kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.
    2.Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
    3.Sigortalı işe giriş bildirgesi veya Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen diğer belgelerin Kuruma verilmesi ya da sigorta müfettişi tarafından tespit yapılması hâlinde hak düşürücü sürenin işlememe gerekçesi Kurumun sigortalı çalıştırıldığından haberdar olmasıdır. Halbuki blok çalışmanın bildirim öncesi kısmı için bu gerekçe geçerli değildir. Bu nedenle blok çalışmada bildirim öncesi çalışma dönemi yönünden hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini kabul etmek Kanun’daki açık düzenlemeye uygun olmayacağı gibi hak düşürücü sürenin işlevsiz hâle gelmesi sonucunu doğuracaktır. Kanunun açık hükmü karşısında sigortalı lehine yorum ilkesinin uygulanması da mümkün olmayıp bu hâlde bildirim öncesi çalışma süresi bakımından sigortalının sigortalı hizmetlerinin sona ermesinden sonra hak düşürücü süre içinde dava açma … devam etmektedir.

    4.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, davalı … Mak. San. Gıda Ltd. Şti. unvanlı işveren tarafından sigorta başlangıcı ile hizmet tespiti döneminin başlangıcı olarak tespitini talep ettiği 01.08.199 tarihinde verilmiş bir işe giriş bildirgesinin bulunmadığı,öte yandan davacının hizmet döküm cetvelinde 32094 sicil no.lu işyerinden 18.10.1999 tarihi başlangıç olmak üzere 74 gün, 2000/1 ve 2. dönemlerde 120 şer gün bildirimlerinin olduğu ve bu işyerinden adına 18.10.1999 tarihli işe giriş bildirgesinin düzenlenmiş olduğu, 01.09.2000-10.12.2020 tarihleri arasında ise … … Makina San. Ltd. Şti. unvanlı işverenin 1757 sicil no.lu işyerinden tam bildiriminin olduğu, 11.12.2020-21.06.2021 tarihleri arasında davalı şirketin … sicil sayılı işyerinden tam bildiriminin olduğu, 22.06.2021-2021/10 devam şeklinde de … Paz. San. Ltd. Şti. unvanlı şirketin 1057084 sicil sayılı işyerinden bildiriminin olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan dosya kapsamına alınan davalı … Mak. San. Gıda Ltd. Şti.nin 32094 sicil sayılı işyerinin un makinaları imalatı mahiyetinde 18.01.1995 tarihinde Kanun kapsamına alınarak halen faal olduğunun bildirildiği, Mahkemece davacı adına bildirimlerinin yapıldığı … … Makina San. Ltd. Şti. unvanlı işverenin 1757 sicil no.lu işyeri ile … Mak. Paz. San. Ltd. Şti. unvanlı şirketin 1057084 sicil tescil bilgileri ile ortaklarının kimler olduğu, faaliyet alanları, adresleri araştırılmamıştır.
    5.Mahkemece yapılacak iş; davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden, dava dışı … … Makina San. Ltd. Şti. ve … Mak. Paz. San. Ltd. Şti. ile davalı işveren arasında bağ olup olmadığı ticaret sicil kayıtları, Kurumdan işyeri tescil bilgileri de getirtilerek yöntemince araştırılarak buna göre hak düşürücü sürede irdelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.