onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 03.08.1989 tarihinde (1) gün süreyle çalıştığını ve bu tarihin sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesini istemesi üzerinedir. Yargıtay, bir kişinin sigortalı sayılabilmesi için sadece işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli olarak çalışmasının da zorunlu olduğunu vurgulamıştır. Bu durumda, davacının işyerinde gerçekten çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir.

Mahkeme, hizmet tespitinin yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olmadığını, bu çalışmanın sigortalılık süresi ve hakları açısından önem taşıdığını ifade etmiştir. Davanın değerlendirilmesinde, davacının çalıştığı işyerinin varlığı ve sigortalı çalışma niteliğinin ispatı için gerekli delillerin toplanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Yargıtay, davacının çalıştığı döneme ilişkin eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için geri gönderilmesine karar vermiştir. Bu durum, sigortalılık başlangıcının tespiti için gerekli olan delil ve inceleme süreçlerinin önemini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/8757 E.  ,  2024/9811 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/253 E., 2024/1598 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/185 E., 2022/445 K.

    Taraflar arasındaki (1) gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 03.08.1989 Kültür Turizm Bakanlığı Konya Arkeoloji Müzesi Müdürlüğünce Konya İli Meram ilçesi Karahüyük Mahallesinde yürütülen arkeolojik kazısında hizmet akdiyle çalışmaya başladığını ancak 03.08.1989 tarihli hizmetinin SSK tespit kısmında görünüp de hizmetinde gözükmemesi nedeniyle 25.03.2021 tarihinde Kuruma başvuruda bulunduğu, Kurumun 07.04.2021 tarihli cevabi yazısı ile dönem bordrosu verilmediğinden bahisle 03.08.1989 tarihli çalışma başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği, Kültür İl Müdürlüğü ile görüşüldüğü, davacı ve beraber çalıştığı diğer arkadaşlarının işe giriş bildirgelerinin verildiği gibi 4 aylık bordrolarında davalı Kuruma verildiğini ve davacıya ait puantaj kayıtları ile ücret bordroları onaylı birer suretleri verilmiş davacı ile birlikte çalışan … isimli işçinin de Konya 3. İş Mahkemesinin 2017/70 Esas sayılı dosya üzerinden açtığı davada SSK dönem bordrosunda davacınında çalışmasını bildirdiği görüldüğü, davacının 03.08.1989 tarihli bildirgeye göre, bu tarihte bir gün çalıştığının ve bu çalışmasının prim ödeme gün sayısına dahil edilmesini, sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 30.03.1993 tarihi olduğunun tespitini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı SGK Başkanlığı vekili; öncelikle zamanaşımı itirazında bulundukları, davacının açmış olduğu tespit davası süresinde açılmamış ve dava zamanaşımına uğradığı, bahse konu işyerinin 1989 yılı dönem bordrolarının verilmediği sigortalıya ait sigorta bildirimi yapılmadığı, Kurumun usul ve yasaya aykırı herhangi bir işlemi bulunmadığı beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı adına Kurum kayıtlarına 24.08.1989 tarihinde intikal eden işe giriş bildirgesi geçerli kabul olunarak işe giriş tarihi 03.08.1989 esas alınarak davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşının ikmal ettiği 30.03.1993 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, davacı hakkında yürütülen işlemlerde usul ve yasaya aykırılık teşkil edecek bir hal bulunmadığını, davacı hakkında uygulanan işlemler hukuka uygun olup müvekkil aleyhine açılan iş bu davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkeme tarafından aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından hak düşürücü süre ve fiili çalışma yönünden istinaf edilen kararda; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, dinlenen tanık beyanlarını, işe giriş bildirgesi ve ücret bordrolarının değerlendirilip 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi gözetilerek karar verilmiş olmasına göre Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık 03.08.1989 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun’un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.

    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun’lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.

    3. Değerlendirme
    1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

    2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, Konya Arkeoloji Müzesi-Arkeolojik kazı ünvanlı işverenin 389340 sicil no.lu işyerinden davacı adına 03.08.1989 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, arkeolojik kazı mahiyetli işyerinin 01.08.1965-14.07.1994 tarihleri arası Kanun kapsamında olduğu, işyerinden hiç dönem bordrosu verilmediğinin Kurumca bildirildiği, öte yandan davalı işveren Kültür Bakanlığı tarafından davacının da isminin bulunduğu 1989/8. ayına ait davacı imzası bulunmayan ve davacının 6,5 gün çalışmasına ilişkin ücret bordrosu, yine aynı döneme ait davacının imzasının bulunmadığı ve davacının 6,5 gün çalışmasının bulunduğu puantaj cetveli ile davalı Kuruma giriş tarih, kaşe, imza vs. olmayan, davacının da adının bulunmadığı 1989/2. dönem bordrosunun gönderildiği, davacı tanıkları olarak yukarıda belirtilen imzasız ücret bordrosu ve puantaj cetvelinde adı bulunan kişilerin dinlendiği, dosya içine tanık olarak beyanı alınmayan ancak 19.08.1989 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden sigorta başlangıcı istemli olarak Konya 3. İş Mahkemesinde E.2017/70 sayılı dosyası üzerinden dava açan ve talebi kabul edilerek kararı kesinleşen …’a ait dosyanın işbu dosyanın içine alındığı, davacının ve dinlenen tanıkların hangi kazı işinde çalıştıkları konusunda beyanları alınmadığı, buna göre Mahkemece bu kazı işinin hangi tarih aralığında yapıldığı ve bu kazı çalışmalarına ilişkin kayıtların araştırılmadığı böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

    3.Buna göre, Mahkemece davacının da beyanı alınmak suretiyle hangi yerdeki hangi arkeolojik kazıda çalıştığı belirlenmeli, bu kapsamda davalı işverenden dava konusu dönemde belirlenen kazı çalışmasının olup olmadığı işle kazı çalışmasına katılanların listesi istenilmeli, bildirilen isimlerin tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, öte yandan dava konusu dönem için belirlenecek kazı çalışmasına ilişkin davalı SGK’ya bordro verilip verilmediği davalı Kültür Bakanlığından sorulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir.

    4.Kabule göre de, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesinde “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü öngörülmüştür.

    Buna göre Mahkemece davacının 03.08.1989 tarihinde davalı işverenin … sicil no.lu işyerinde (1) gün süre ile çalıştığının,sigorta başlangıç tarihinin ise 18 yaşını ikmal ettiği 30.03.1993 tarihi olduğu, 03.08.1989 tarihindeki (1) gün süreli çalışmasının ise prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsiz bulunmuştur.

    5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.