onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.03.1987 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı, bu tarihte işe giriş bildirgesinin bulunduğunu iddia ederken, davalı SGK, bu tarihte herhangi bir prim ödemesi olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının lehine karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen kararı bozmuştur.

Mahkeme, sigortalılığın kabulü için yalnızca işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli çalışmanın da varlığının ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır. Davacının çalıştığı işyerinin varlığı ve sigortalı çalışma niteliğinin somut ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, tanık beyanları ve işyeri kayıtlarının incelenmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını eksik inceleme nedeniyle ortadan kaldırmış ve davanın yeniden değerlendirilmesi için dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir. Bu durum, sigorta başlangıcının tespiti için gerekli olan delil ve inceleme süreçlerinin önemini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/9429 E.  ,  2024/9803 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/20 E., 2024/343 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2018/384 E., 2022/338 K.

    Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.03.1987 tarihinde “… İnş. Sanayi Ltd. Şti.” ünvanlı işverende çalışmaya başladığını belirterek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1987 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı SGK Başkanlığı vekili, dava dilekçesinde belirtilen iddiaların tamamen gerçeklikten uzak olduğunu, dava tarihi ile tespiti istenen sigorta başlangıç tarihi bakımından arada 31 sene gibi bir süre bulunduğunu, gerek belgelerin nev’i gerekse talep edilen işlem bakımından dava hakkının kullanılmış olması hukuk düzenince iyiniyetli olarak kabul görmediğini, aynı zamanda Kurum bünyesinde çıkarılan ve işlemlerde baz alınan 2016/20 sayılı Genelge ile de kişilerin ödenmiş primleri varsa geçmişte sigorta kayıtları var ise geriye dönük sigortalılığın sayılması sözkonusu olduğunu, ancak davacı tarafın 1987 tarihinden itibaren kayıtları incelendiğinde herhangi bir prim ödemesi olmadığının tespit edildiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüyle davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.03.1987 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hak düşürücü süre, görev, husumet, derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Mahkemece eksik inceleme yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı adına 01.03.1987 tarihinde işe başlamayı gösterir işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği, … İnş San Tic Ltd Şti. adına kayıtlı iş yerinin 01.03.1987 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alınmış olduğu, seri ve ünite bilgileri, işe giriş bildirgesi bulunan tanık beyanlarının fiili çalışmayı doğruladıkları, somut olayda, ilk işe giriş bildirgesi, seri ve ünite bilgileri ile fiili çalışmayı doğrulayan tanıkların beyanları dikkate alınarak Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık 01.03.1987 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun’un 2 inci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.

    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

    3. Değerlendirme
    1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

    2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, … İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı işverenin 162182 sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.03.1987 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu,ahşap doğrama mobilya dekorasyon işi mahiyetli işyerinin 01.03.1987- 01.03.1987 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu,işyerinden dönem bordrosu verilmediği,emniyet vasıtasıyla yapılan komşu işyeri araştırmasında bir tespit yapılamadığı, öte yandan diğer kurumlar nezdinde komşu işyeri araştırması yapılmadığı,davacı tanıkları olarak davacının kardeşleri ile teyzesinin oğlunun dinlendiği,dinlenen tanıkların işyerinde çalışma kayıtlarına rastlanmadığı, davacı tanığı … aynen davacı gibi kendisi adına da işyerinden 01.03.1987 tarihli işe griş bildirgesi verildiği yönünde beyanı bulunmasına karşın tanığın işe giriş bildirgesinin Kurumdan istenerek beyanının denetlenmediği, böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

    3.Buna göre, Mahkemece, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanlarının, belediye, vergi dairesi, SGK nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu işyerinin tespit edilememesi halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler belirlenerek bu kişilerin de çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı,davacı tanığı … ile diğer davacı tanıklar adına işyerinden verilmiş bir işe giriş bildirgesi olup olmadığı Kurumdan sorulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.

    4.Kabule göre de, sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan, davacının sigorta başlangıcının yanı sıra, 1 gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti ile hükümde işveren ve sicil numarasının da belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur.

    5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.