|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.03.1991 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tespit edilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının iddialarını ispatlayacak nitelikte tanık tespit edilemediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına işlendiğini ve tanık beyanlarının davacının 1 gün çalıştığını desteklediğini belirterek kararı bozmuştur.
Yargıtay, davacının sigorta başlangıcının tespiti ile birlikte, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali gerektiğini vurgulamıştır. Ancak, bu durumun yeniden yargılama gerektirmediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerektiğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davacının 01.03.1991 tarihinde çalıştığını ve sigortalılık başlangıcının bu tarih olduğunu tespit eden hükmü düzelterek onamıştır. Bu karar, sigorta başlangıcı ve işverenin yükümlülükleri açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/10305 E. , 2024/10216 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/197 E., 2024/450 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigorta başlangıcının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, 01.03.1991-01.06.1991 tarihleri arasında davalı … Yaşam-Pa ünvanlı işyerinde çalıştığını, ancak işverence sigortasının yapılmadığını belirterek müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1991 olarak tespitini ve bu sürelerde yatırılmayan primlerinin davalı işverence yatırılmasını talep etmiştir.
2.Davacı vekili 16.06.2015 tarihli celsede talep sonucunu açıklığa kavuşturarak; görülmekte olan bu davada müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1991 tarihi olduğunun ve bu tarihte bir gün çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2023 tarihli ve 2021/753 E., 2023/276 K. sayılı kararı ile “… her ne kadar dava niteliği itibariyle kamu düzenine ilişkin ve resen araştırma ilkesine tabi ise de Mahkememizce yapılan tüm araştırmalara rağmen fiili çalışmayı ispatlayacak nitelikli tanık tespit edilememiş, davacı tarafçada bu nitelikte tanık bildirilmediğinden, davanın niteliği gereği resen araştırma ilkesinin geçerli olması, hakimin taraf delilleriyle yetinmeyip kendisininde delil toplamasını içerdiğinden davayı ispat için sonsuz süre anlamına gelmeyeceği, aksinin kabulü halinde davalı taraf yönünden aleyhe sonuçlar doğuracağı hususları birlikte değerlendirilerek mevcut delil durumuyla karar vermek gerekmiş ve davacının iddiasını Yargıtay İçtihatlarıyla belirlenmiş (bordrolu veya Kurumda kayıtlı komşu işyeri sahip veya çalışanı) nitelikteki kayıtlı tanıklarla ispatlayamadığı kanaatine varılmakla…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinafı üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 01.11.2023 tarihli ve 2023/11297 E.2023/10659 K. sayılı ilamında, eldeki davada, davacı adına 01.03.1991 tarihinde … sicil numaralı … ünvanlı işyerinden giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına işlendiği, işyerinden dönem bordrosu verilmediği, işyerinin 12.04.1989 tarihinde Yasa kapsamına alındığı, 30.04.1990 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı, işe giriş bildirgesinin verildiği yılın serilerinden olduğu, davacı tanığı …’un, İstanbul’da yayın yapan Yaşam-Pa dergisinin genel yayın yönetmeninin arkadaşı olduğunu, Şubat 1991’de dergide çalışmak üzere dizgici aradıklarını, davacıyı önerdiğini beyan ettiği, davacı tanığı …’ın davacının eski eşi olduğunu, 1991 yılında evlenip 1996 yılında boşandıklarını, evlenmeden önce Şişli’de Ateş Kırtasiye’de çalıştığını, davacının kendi çalıştığı işyerinde 1,5 km mesafede çalıştığını, dergi çıkartan işyerinde dizgi yaptığını beyan ettiği, dinlenen komşu işyeri tanıkları … ve …’ın davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, dinlenen tanık Abdülselam Şadi’nin davalının abisi olduğunu, davacıyla birlikte çalıştıklarını, beyan ettiği buna göre davacının 2-3 ay çalıştığını beyan ettiği anlaşılmakla, dinlenen tanık beyanları ve mevcut delil durumuna göre, davanın kabulüne karar vermek gerekirken reddine karar verilmiş olması yerinde görülmediği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ilk defa sigortalı olarak işe başlama tarihinin 01.03.1991 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili davanın reddinin gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 01.03.1991 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Mahkemece davanın kabulü yönündeki hükmü isabetli ise de, sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan ve davacının bu yönde de talebi bulunduğundan davacının dava dışı işverenin işyerinde,sigorta başlangıcının yanı sıra 01.03.1991 tarihinde asgari ücretle 1 gün çalıştığının tespitine,yine davaya konu çalışmanın geçtiği dava dışı işveren ve işyeri sicil numarası belirtilerek infaza elverişli hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2.Ne var ki bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Kurumun diğer temyiz itirazlarının reddine;
2..Davalı Kurumun temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Hükmünün 1 inci paragrafının silinerek yerine “Davanın kabulü ile davacının 01.03.1991 tarihinde …/Yaşam-Pa ünvanlı işverenin … sicil numaralı işyerinde (1) gün süre ile çalıştığının ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.03.1991 tarihi olduğunun tespitine” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.