|
ÖZET: Uyuşmazlık, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmadığı iddia edilen aracın karıştığı trafik kazası sonrası davacının talep ettiği tazminatların ödenip ödenmeyeceği üzerinedir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, davacının yaralanması ve malul kalması nedeniyle tazminat talebini kabul etmiş, ancak davalı vekili itiraz ederek sigorta poliçesinin varlığını öne sürmüştür. Yargıtay, davalı tarafın sigorta poliçesinin geçerliliğini ispat edemediğini belirterek, davacının tazminat talebinin haklı olduğuna hükmetmiştir.
Davalı vekilinin itirazları arasında, davacının müterafik kusuru ve tazminat hesaplamasında hatalar olduğu iddiaları yer almıştır. Ancak Yargıtay, davacının kaza sırasında yolcu konumunda olduğunu ve aracın işleteninin sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca, sigorta poliçesinin iptaline dair belgelerin sunulmadığını belirterek, davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davalı vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının bozulmasına ve davanın yeniden incelenmesine karar vermiştir. Bu durum, sigorta poliçesinin geçerliliği ve tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
4. Hukuk Dairesi 2023/13614 E. , 2024/2793 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/771 D. İş, 2021/771 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : İHK-2021/29267
DAVA TARİHİ : 23.03.2021
HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekilinin İtirazının Reddi/ Davanın Kabulü
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2021/108360
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.050,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri ile 2.950,00 TL rapor masrafı olmak üzere toplam 5.100,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 264.364,06 TL, geçici iş göremezlik talebini 3.124,04 TL ve geçici bakıcı gideri talebini 511,30 TL olmak üzere toplam talebini 268.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığını, bu nedenle davalı müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapıldığından bahsedilemeyeceğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebi yönünden sorumluluğunun bulunmadığını ve mevzuata göre şirket aleyhine karar verilmesi halinde vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde belirlenen tutarın 1/5’i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda davacının % 21.2 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağında tek taraflı meydana gelen kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak davacının talep edebileceği tazminat tutarının hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 264.364,06 TL, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 3.124,04 TL, geçici bakıcı gideri talebi yönünden 511,30 TL olmak üzere toplam 268.000,00 TL maddi tazminatın 08.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava konusu kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığı iddia edilen 59 ZU 296 plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bulunduğunu, bu nedenle davalı … Hesabına husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunda davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğunun kabulü ile hesaplama yapılması gerekirken asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğinin kabulü ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının kazadan önceki son 3 aylık gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğuna dair dosyada hiçbir somut veri, bilgi ve belgenin bulunmadığını, adli tıp rapor masrafından davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacıya SGK Başkanlığı tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini ve davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davalı vekili tarafından dava konusu kazaya karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi bulunduğu ileri sürülmüş ise de, davalı … vekilinin başvuruya verdiği cevaplar arasında bu hususa ilişkin bir itirazı bulunmadığı, ayrıca itirazında, buna ilişkin belge (aracın satışına ilişkin belge, poliçe) sunulmadığı, kaza tespit tutanağında, aracın sistemde sigortasının gözükmediğinin tespit edildiği, bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının yerinde olmadığı, maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri gözetilerek ve davacının muayenesi de yapılmak suretiyle düzenlendiği, davacı için hesap edilen geçici iş göremezlik tazminatının ve geçici bakıcı giderinin hüküm altına alınmasının usul ve yasaya uygun olduğu, kazanın tek taraflı trafik kazası olduğu, davacının araçta yolcu konumunda olduğu, araç işletenin sorumluluğunun kusur değil tehlike sorumluluğu olduğu, tek taraflı meydana gelen kazaya ilişkin kaza tespit tutanağından yolun kaygan olmasının ve kış lastiğinin takılı olmamasının kazada etkili olduğunun anlaşıldığı, istiap haddinin aşımının kazada rol oynamadığı, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun belirsiz olduğu, TTK’nın 1409 uncu maddesinin 2 nci fıkrası gereği, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, davalı kurumun ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince müterafik kusur nedeniyle indirim uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediği, aktüer bilirkişi raporunda davacı vekili tarafından dosyaya sunulan gelir belgesi esas alınarak hesaplama yapıldığı, dava konusu uyuşmazlık iş kazasına ilişkin olmadığından, davalı tarafın SGK Başkanlığı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasına ilişkin itirazının yerinde olmadığı, TTK’nın 1426 ncı maddesi gereği rapor masrafının makul gider olarak kabulü ile davalıdan tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğu, temerrüt tarihinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 99 uncu maddesi uyarınca belirlendiği ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmadığı iddia olunan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve adli rapor gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 54 üncü maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1409 uncu ve 1426 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Kanun’un (KTK) 85, 89, 90, 91 ve 94 üncü maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-b ve 30 uncu maddesi, … Yönetmeliği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1-Davacı taraf, 59 ZU 296 plakalı aracın kaza tarihini kapsayan geçerli Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası poliçesi bulunmadığı gerekçesiyle …’na husumet yöneltmiştir. Hakem Heyeti tarafından, dava konusu kazaya karışan aracın kaza tarihini kapsar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası poliçesi bulunmadığı ve davalı …’nın sorumlu olduğu kabul edilerek tazminata hükmedilmiştir.
…’na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-b maddesinde “Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar” düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, … Yönetmeliği’nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91–100 üncü maddelerinde zorunlu mali sorumluluk sigortası düzenlenmiştir. Bu sigortanın amacı, trafik kazaları nedeniyle 3. kişilerin uğrayacakları zararların kolayca temin edilmesini sağlamaktır. Bu sigorta işleteni değil, aracı takip etmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası işletenin 2918 Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 inci maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yapılmaktadır. 2918 Karayolları Trafik Kanunu’nun 91 inci maddesinde, işletenlerin bu kanunun 85/1 inci maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, aynı kanunun 94 üncü maddesinde, sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu, sigortacının sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde feshedebileceği, sigortanın fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 95 inci maddesinde ise, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir. Bu bakımdan olay tarihini kapsayan zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin varlığı halinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 95/2 inci maddesi gereğince sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin poliçenin iptal edildiği, geçersiz olduğu bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığı gibi haller sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesinin sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir.
Somut olayda; davacının yolcu olduğu ve zorunlu trafik sigortası olmadığı iddia edilen 59 ZU 296 plakalı aracın, 07.02.2014-07.02.2015 tarihleri için dava dışı Mapfre Sigorta A.Ş tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortasının yapıldığı; anılan poliçenin 22.02.2014 tarihinde aracın satışı nedeniyle iptal edildiği; Dairenin geri çevirme ilamı sonrasında dosyaya eklenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ve poliçenin iptaline ilişkin belgelerden anlaşılmaktadır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davaya konu kazanın 03.03.2014 tarihinde meydana geldiği, dava dışı Mapfre Sigorta A.Ş tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının 07.02.2014/07.02.2015 dönemini kapsar şekilde düzenlendiği, her kadar söz konusu poliçe 22.02.2014 tarihinde aracın satışı nedeniyle iptal edilmiş ise de, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 94 üncü maddesinde, sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu, sigortacının sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde feshedebileceği, sigortanın fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı düzenlemelerine yer verildiği gözetildiğinde, dava konusu kazaya karışan aracın sigortasız olması durumu bulunmadığından, davalı …’na husumet yöneltilemeyeceği gözetilerek davanın reddine verilmesi gerekirken, bu hususta hiçbir araştırma yapılmadan …’nın sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.