onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, sigorta primine esas kazancın tespitine ilişkin bir davada, davanın takip edilmemesi durumunda açılmamış sayılmasına dair usul hükümlerini incelemektedir. İlk Derece Mahkemesi, davanın takip edilmemesi nedeniyle HMK’nın 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararı istinaf başvurusu üzerine, kamu düzenini ilgilendiren bir dava olması nedeniyle usul ve kanuna uygun bulmuş ve istinaf istemini reddetmiştir.

Kararda, prime esas kazancın tespitinin kamu düzenini ilgilendirdiği vurgulanarak, tarafların davayı takip etmemesinin, davanın açılmamış sayılmasına engel olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun feri müdahil olarak gösterilmesi hususunun düzeltilebilir bir maddi hata olduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar, usul ve kanuna uygun bulunmuş ve onanmıştır. Bu durum, sosyal güvenlik haklarının korunması açısından önem taşımaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/6764 E.  ,  2024/11834 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/609 E., 2024/561 K.
    KARAR : Esastan red
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 1. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2023/416 E., 2024/78 K.

    Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde muhasebeci olarak 2015 ile 2019 yılları arasında çalıştığını ancak prime esas kazancının gerçek ücreti üzerinden bildirilmediğini ileri sürerek nizalı dönemde gerçek ücretinin tespitini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin hak düşürücü süreye ve zamanaşımına uğradığını, fiili çalışmanın varlığının tüm açıklığı ile ortaya konması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili; kamu düzeni kapsamında kalması nedeniyle eldeki davada araştırmanın devam etmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” Dava prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

    Öncelikle Mahkemenin karar başlığında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının davalı olarak gösterilmesi gerekli iken Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının feri müdahil gösterilmesi hususu mahallinde her zaman düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş, Dairemiz kararında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı davalı olarak gösterilmiştir.

    Dairemizce istinaf incelemesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılmıştır.

    28.09.2023 tarihli duruşmaya davacı ve davalı işveren katılmamış, Kurum vekilinin ise “takdir Mahkemenindir” şeklinde beyanda bulunması sonucu dosyanın HMK 150 nci madde kapsamında işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.

    Mahkemece taraflarca takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, işlemden kaldırılan davanın ise üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

    Öncelikle prime esas kazancın tespiti davası kamu düzenini ilgilendirmekle birlikte bu husus taraflarca takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına engel değildir. Mahkemece taraflarca takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve kanuna uygun olduğundan…” gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili özetle; istinaf aşamasında ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, sigorta primine esas kazancın tespitine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun)150 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

    3. Değerlendirme
    1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    2. Davanın sigorta primine esas kazancın tespiti davası olması, Kurumun işbu davada davalı konumda bulunması ve kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

    Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    1. Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

    2. Davalı Kurum vekilinin itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    3. İlk Derece Mahkemesi kararının başlık kısmındaki “Fer’i müdahil ” ibaresinin silinerek yerine “Davalı” yazılmasına,

    4.İlk Derece Mahkemesi hükmüne yeni bir bent eklenerek “5-Davalı Kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan V. …, …, … ve …’ün oyları ve oy çokluğuyla,

    27.11.2024 tarihinde karar verildi.

    KARŞI OY

    I. TEMEL UYUŞMAZLIK
    1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti olarak açılan davada, davanın takip edilmemesi halinde aynı Kanun’un 150 nci maddesi uyarınca açılmamış sayılma kararı verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

    2. İlk Derece Mahkemesince “davanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile HMK.’nın 150/5 inci maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına” dair verilen kararın fer’i müdahil Kurum tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

    II. KARŞI OY GEREKÇELERİ
    3. Anayasasının 12 nci maddesine göre; “Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz devredilmez, vazgeçilmez, temel hak ve hürriyetlere sahiptir” 60 ıncı maddede ise, “Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir” hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirilecek olursa, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

    4. Diğer taraftan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 92 nci maddesinde de bu ilke aynen benimsenerek, çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olduğu, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, sözleşmelere sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle, sigortalılık hakkından feragat edilemez. Sigortalılık … zorunlu olduğundan bu hak üzerinde kişi tasarrufta bulunamaz.

    5. Kamu düzenini ilgilendiren sigortalılık hakkını içeren tespit davalarında hâkimin feragat nedeniyle davayı reddetmeyip delilleri kendiliğinden toplaması ve sonucuna göre karar vermesi gerekir. Zira hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır.

    6. Anayasanın 60/2 maddesi uyarınca da “Devlet, sosyal güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri almak ve teşkilatı kurmak zorundadır”. O halde devlet sigortalıların sosyal güvenlik haklarını korumak için önlemler almak zorundadır.

    7. Sosyal güvenliğin finansmanı genel olarak dünyada işçi, işveren ve devletten tahsil edilen prim veya katkı payları ile sağlanmaktadır. Sosyal güvenlikte prim, işçi ve işverenden tahsil edilen ve genelde hak edilen ücretin belli bir oranı üzerinde alınan bir finansman kaynağıdır. Sosyal sigorta primi, kanunun kendilerine karşı güvence sağladığı sosyal risklerden birinin gerçekleşmesi halinde yapılacak sigorta yardımları ile kurum giderlerinin karşılığı olarak kanuna göre belirlenen oranlar üzerinden sigortalının kazancından bir meblağ üzerinden alınan parayı ifade eder. 5510 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi uyarınca prim gelirleri iki alanda kullanılmalıdır. Bu düzenleme emredici bir kuraldır. Buna göre prim gelirleri;
    a) Sigorta kollarının gerektirdiği yardım ve ödemeler ile
    B) Kurumun yönetim giderlerinde kullanılmalıdır(Güzel/Okur/Caniklioğlu. Sosyal Güvenlik Hukuku. Yenilenmiş 17. Bası. s: 226). Bu nedenle prim alacağı kamu alacağıdır.
    Sigortalı hizmet tespiti davasının açılması ile Sosyal Sigortalar Kurumu bir çalışma ilişkisinden haberdar olacak, gerektiğinde müfettiş incelemesi yaparak resen prim tahakkuk ettirip, tahsil edecektir. Görüldüğü gibi hizmet tespiti davaları kurumun hak alanını da doğrudan ilgilendirmektedir.

    8. Her ne kadar gerek 6552 ve gerekse 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanun’unda “Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür(Madde 4/2)” hükmüne yer vermiş ise de aslında olması gereken hak alanını da ilgilendirip sigortalının sosyal güvenlik hakkını korumak olduğundan ve resen de 5510 sayılı Kanun kapsamında hizmet ve prime esas kazanç tespiti yapabileceğinden, burada asli müdahil sıfatı ile sigortalı yanında yer alması gerekir. Zira sonuçta hizmet tespiti ile birlikte alınacak prim alacağı kurum alacağı olacaktır.

    III. SONUÇ:
    9. Sonuç olarak prime esas kazanç tespiti davasında, vazgeçilmez sosyal güvenlik … nedeni ile 6100 sayılı HMK.’un 307 nci maddesi uyarınca davadan feragat olanaklı olmadığı gibi açılan davayı geri alma (HMK. 123) veya davanın takip edilmeyerek açılmamış sayılma (…150) olanağı da bulunmamaktadır. Zira prime esas kazanç davası açıldıktan sonra bu dava üzerinde tasarruf edilemez. Kamu düzeni ve resen araştırma davası kapsamında olan bu tür dava artık sonuçlandırılması gereken bir davadır. Burada feri müdahil kurumun takip etmesi zorunluluk olduğu gibi delileri resen toplamak zorunda olan hakim de davayı sonuçlandırmalıdır. Aksi takdirde sosyal güvenlik … üzerinde tasarruf yetkisi olmayan sigortalıya, davayı geri alma veya takipsiz bırakarak açılmamış sayılma yolu ile tasarruf da bulunma olanağı verilmiş olunacaktır ki bu sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldıracaktır. Feragat olanağı olmayan bir dava geri bırakılamayacağı gibi açıldığı anda da sigortalı gelsin veya gelmesin sonuçlandırılmalıdır. Nitekim feri müdahil kurum kararı temyiz etmektedir. Kararın bu gerekçe ile bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, onama görüşüne katılınmamıştır.