onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 15.10.1988 tarihinde bir gün süreyle sigortalı çalıştığının tespitine ilişkindir. Yargıtay, sigortalı sayılabilmek için yalnızca işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli çalışmanın da varlığının ispat edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, davacının çalıştığı işyerinin varlığı ve sigortalı çalışma niteliği, somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanmalıdır.

Mahkeme, davacının işe giriş bildirgesinin varlığını kabul etmesine rağmen, davacının eylemli çalışmasını yeterince araştırmamıştır. Yargıtay, eksik inceleme ve değerlendirme ile verilen kararın isabetsiz olduğunu vurgulayarak, davacının gerçek çalışma olgusunun ortaya konulması için gerekli delillerin toplanmasını ve değerlendirilmesini istemiştir. Sonuç olarak, davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıcının tespitine yönelik hükmün yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

10. Hukuk Dairesi         2024/10204 E.  ,  2024/10207 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    SAYISI : 2023/309 E., 2024/246 K.
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin, 15.10.1988-15.06.1989 tarihleri arasında davalı … işyerinde park bekçisi olarak çalıştığını, işe giriş bildirgesi verildiğini ancak primlerinin yatırılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 15.10.1988 tarihli bir günlük sigortalı işçi olarak geçen ve Kuruma noksan bildirilen hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1.Davalı … vekili, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    2.Davalı Kurum vekili, davanın reddini talep etmiştir.

    III. MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 2018/82 E., 2021/328 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacının, davalı … Başkanlığında 15.10.1988 tarihinde 1 günlük hizmet süresinin olduğu ve bu hizmetin Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.

    IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalılar vekilleri tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2.Dairemizin 10.05.2023 tarihli ve 2023/5068 E. 2023/5165 K. sayılı ilamında, davacıya 7036 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

    B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davalı … işyerinden verilen 15.10.1988 tarihli işe giriş bildirgesinin 14.11.1988 tarihinde Kuruma bildirildiği, işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına işlenmesi ile hak düşürücü sürenin işlemeyeceği, davalı Belediyeye ait bordrolarda davacının isminin bulunduğu, adına prim ödemesinin yapıldığı, bordro tanığının çalışmayı doğruladığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davacının davalı … Belediyesinde 15.10.1988 tarihinde 1 günlük hizmet süresinin olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı … Başkanlığında 15.10.1988 tarihinde 1 günlük hizmet süresinin olduğu ve bu hizmetin kuruma bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir.

    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili ile davalı … Başkanlığı temyiz dilekçelerinde, davanın reddinin gerektiğini beyanla kararı temyiz etmişlerdir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, 15.10.1988 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespit istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun’lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.

    3. Değerlendirme
    1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
    2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, davalı … Başkanlığı ünvanlı işverenin 2434 sicil no.lu işyerinden davacı adına 15.10.1988 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, davalı … Başkanlığı davacı hakkında bir bilgi ve belgeye rastlanmadığını bildirdiği, öte yandan davacının dava dilekçesi ekinde kendi adının da bulunduğu davalı işyerince düzenlenmiş 1988 yılının Eylül, Ekim, Aralık aylarına ait imzasız ücret bordroları ile 1989 Şubat ayına ait imzasının bulunduğu ücret bordrosunu sunduğu, Mahkemece, Kurumdan dava konusu 1988 yılı yerine 1998 yılına ait bordroların istenmesi üzerine 1998 yılına ait davalı işyeri bordrolarının dosyaya gönderildiği, Mahkemenin ayrıca davalı Belediyeden 1987-1990 yıllarına ait belediye çalışanlarının isimlerini istediği, Belediye tarafından bu kapsamda 32 kişinin adının bulunduğu ancak davacının adının olmadığı bir liste gönderdiği, anılan listede adı geçenlerin dinlenmediği, Kurumdan 1988 yılı dönem bordrolarının celbedilmediği bunun yerine davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu ancak Belediye tarafından düzenlendiğine ilişkin bir imza, paraf, mühür, kaşe vs. içermeyen yukarıda anılan ücret bordrolarında adı geçenlerin bir kısmının davacı tanığı olarak dinlendiği, böylelikle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
    Mahkemece, davalı Belediyenin … sicil no.lu işyerine ait 1988/3. dönem bordrosu Kurumdan celbedilmeli, bu kapsamda bildirimi yapılan bordro tanıkları dinlenmeli, gerek görülmesi halinde davalı Belediyenin 1987-1990 dönemleri arasında çalışan listesi olarak gönderdiği listede adı geçenlerden yeteri kadarının beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.

    3.Kabule göre de, davacının 15.10.1988 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığına yönelik verilen karar isabetli ise de bu tarihin aynı zamanda sigorta başlangıcı olduğu gözetilerek bu yönde de hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, isabetsiz bulunmuştur.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.