|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, bir davacının 1 gün süreyle sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının çalıştığına dair eksik inceleme ve araştırma yaparak karar vermiştir. Davalı taraf, davacının zamanaşımına uğradığını ve fiili çalışmasının olmadığını iddia etmiştir. Ancak, Yargıtay, sigortalılığın kabulü için sadece işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli çalışmanın da ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır.
Yargıtay, davacının çalıştığı döneme ilişkin yeterli delil toplanmadığını ve dinlenmeyen tanıkların beyanlarına başvurulmadığını belirterek, eksik inceleme nedeniyle verilen kararı bozmuştur. Mahkeme, işyerinin 1991/1 döneminde yer alan ve dinlenmeyen diğer bordro tanıklarının da beyanlarına başvurulması gerektiğini, böylece davacının gerçek çalışma olgusunun somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya konulması gerektiğini ifade etmiştir. Bu nedenle, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/11717 E. , 2024/10527 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/846 E., 2024/746 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/306 E., 2021/383 K.
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.03.1991 tarihinde 18861959 sigorta sicil numarası ile Orman İşletme Müdürlüğünde çalıştığını, yapılan sorgulamalarda müvekkilinin sigortalı hizmet başlangıcında eksiklik görüldüğünü, dava Kuruma başvuru yapıldığını, eksik olan günlerinin hizmete eklenmesinin talep edildiğini, davalı idare taleplerinin reddedildiğini, beyan ederek eksik günlerin hizmete eklenmesi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, öncelikle davacı tarafın dava dilekçesinde talebinin ne olduğu hususu açık olmadığını, davacı tarafın taleplerinin hangi dönemlere ilişkin sürelerin tespitinin istendiği belli olmadığını, bu nedenle öncelikle davacı tarafın netice-i talebini açıklattırılmasını aksi takdirde usulüne uygun açılmayan davanın reddini talep ettiğini, davacının işveren tarafından kuruma bildirdiği çalışmalar dışında başkaca herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, çalışmasının aynı işverene bağlı olarak haksız ve kesintisiz şekilde devam etmediğinden 5 yılı aşan hizmet tespiti talepleri hak düşürücü zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde, öncelikle zamanaşımı def’inde bulunduklarını, zira üzerinden 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğini, Mahkemeye sunduğumuz evraklarda davacıya ait herhangi bir bilgi veya belgeye ulaşılmadığını, davacının müvekkil Kurumumda çalıştığı döneme ait işe giriş bildirgelerini işleme koymayan SGK’nın sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının dahili davalı … Müdürlüğüne ait işyerinde 01.03.1991 tarihinde 1 gün fiilen çalıştığının tespitine ancak davacı 26.02.1975 doğumlu olmakla sigortalı hizmetinin başlangıç tarihi olarak 18 yaşını doldurduğu 26.02.1993 tarihinin kabul edilmesi gerektiğinin tespiti ile 18 yaşını ikmal ettiği 26.02.1993 tarihinden önceki çalışma süresinin 506 sayılı Kanun’un 60/G hükmü gereğince sadece prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … Bölge Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın yetersiz inceleme ve araştırma sonucunda verilmiş olup hatalı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını ve dosyada zamanaşımı itirazlarının söz konusu olduğunu, davacının davasını SGK’ya açtığını, davacının Kurumlarında çalıştığı döneme ait işe giriş bildirgelerini işleme koymayan SGK’nın sorumlu olduğunu, bu nedenle Kurumları aleyhine hüküm verilemeyeceğini, Mahkemenin o dönem davalı Kurumda çalışan dönem bordrolarında adı geçen tanıkların beyanlarına başvurmadığını, doğruluğu kanıtlanmamış sigortalı çalışan işe giriş bildirgesini ve davacı tarafın o dönem müvekkil Kurumda çalıştığını iddia eden ancak dönem bordroların da dahi isimleri bulunmayan kişilerin beyanının esas alınarak karar verildiğini, verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini beyan ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının fiili çalışmasının olmadığını, ücret bordrolarınında Kuruma verilmediğini ve diğer davalıya ait iş yerinde çalışmasının bulunmadığını bu nedenle davacının sigortalı kabul edilmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece soyut tanık beyanları dışında başka inceleme ve araştırma yapmadığını, davacının davasını ispatlayamadığını ve taleplerinin de zamanaşımına uğradığını ve Mahkemece bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığını, verilen kararın bozularak kaldırılmasını, davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2, 6, 9 ve 60. maddenin (G) bendi, 79 ve 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına davalı … Müdürlüğüne bağlı Şanlıurfa Orman İşletme Müdürlüğü unvanlı işverenin 1910326 sicil no.lu işyerinden 01.03.1991 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, 15.03.1988-31.08.2002 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, işyerinin 1991/1-3 aası dönem bordrolarının dosya kapsamına alındığı, dava konusu 1991/1. dönemden 19 kişinin bildirildiğinin anlaşıldığı, bunlardan 3 ünün vefat ettiği 1 inin ise adresi tespit edilemediğinden dinlenemediği, öte yandan dinlenen davacı tanıklarından …’ın 1991/1 den bildiriminin olmadığı, … Tören’in bordroda adının olmadığı, hizmet döküm cetvelinin bulunmadığı, bordro tanığı olarak dinlenen …’nin 1991/1 de 31 gün sigortalılığının olduğu ancak dava konusu tarihi içerip içermediğinin belirlenmediği, dava konusu dönemden yeteri kadar bordro tanığı dinlenmeden dinlenen tanık beyanları ve diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre Mahkemece, işyerinin 1991/1. döneminde yer alan ve dinlenmeyen diğer bordro tanıklarının da beyanlarına başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.