onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının bir gün süreyle sigortalı çalıştığının tespitine ilişkindir. Yargıtay, sigortalı sayılabilmek için yalnızca işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli çalışmanın da varlığının ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, davacının çalıştığı işyerinde sigortalı olup olmadığının belirlenmesi için kapsamlı bir araştırma yapılması gerektiği ifade edilmiştir.

Mahkeme, davacının çalıştığı işyerine ilişkin eksik inceleme ve araştırma yaparak karar vermiştir. Yargıtay, davacının sigortalı çalışmasının tespitine yönelik tanık beyanlarının ve diğer delillerin yeterince değerlendirilmediğini, dolayısıyla kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirtmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına hükmetmiştir. Bu karar, sigortalılık tespitinin yalnızca belgelerle değil, aynı zamanda eylemli çalışma koşullarının da araştırılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/11090 E.  ,  2024/12818 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2196 E., 2024/1226 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2020/160 E., 2022/311 K.

    Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının … Ticaret (… – … …) ünvanlı işyerine girerek, günün asgari ücreti ile 01.05.1992 tarihinde sigorta başlangıcına esas olmak üzere, bir gün müddetle işçi olarak çalışmış bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davacının bordrolarda adına rastlanmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden öncelikli incelemelerin yapılması gerektiğini, Kuruma eksiksiz idari başvuru yapmamış olan davacının işbu davayı ikamesinde de hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 60325.55 iş yeri sicil numaralı … Ticaret unvanlı iş yerinde 01.05.1992 tarihin de 1 gün suretle çalışmış olduğunun tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, sigortalı sayılabilmek için işe giriş bildirgesi verilmesi yeterli olmayıp, çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, sigorta giriş bildirgesinin verildiği, ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunun araştırılmasının gerektiği, hakimin soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemesinin gerektiğini, gerekli inceleme yapılmadan karar verilmiş olmakla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
    2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun’un 2, 6, 9, 79 ve 108. madde hükümleridir.
    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun’lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
    3. Değerlendirme
    1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

    2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına … Ticaret-…-… … ünvanlı işverenin 60325 sicil no.lu işyerinden 01.05.1992 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, inşaat malzeme satışı mahiyetli işyerinin 01.05.1992-23.02.1993 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğunun ve işyerinden 1992 ve 1993 yıllarında bordro verilmediğinin Kurum tarafından bildirildiği, sadece emniyet vasıtasıyla komşu işyeri araştırması yapıldığı, bu kapsamda tespit edilen komşu işyeri çalışanı …’ın dinlendiği ancak davacı ile işyerini bilmediği yönünde beyanda bulunduğu,başkaca komşu işyeri araştırması yapılmadığı, davacı tanıklarının dinlendiği, bu kapsamda dinlenen …’in vergi mükellefiyet kaydı ile dava konusu işyerine mesafesinin ne olduğunun tespit edilmediği, dolayısıyla beyanının denetlenemediği, böylelikle anılan tanık beyanı ve diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
    3.Buna göre, Mahkemece, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları SGK, vergi dairesi, belediye nezdinde de araştırılarak belirlenmeli, belirlenen bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu işyerinin tespit edilememesi halinde davacının çalışmasını bilebilecek olan kişilerin kimler olabileceği taraflardan sorularak bu kişiler de sigortalılık kayıtları getirtilerek dinlenmeli, bozma öncesi davacı tanığı olarak dinlenen …’in vergi mükellefiyet kaydı ile …’e ait işyerinin dava konusu işyerine olan mesafesinin ne olduğu tespit edilerek tanığın beyanı denetlenmeli, böylelikle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
    4.Kabule göre de, davacının (1) gün süre ile sigortalılığının tespitinin yanı sıra sigorta başlangıcı olduğunun tespitine karar verilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur.
    5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple,
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.