onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, bir davacının sigortalı çalışma süresinin ve sigorta başlangıcının tespiti talebine ilişkindir. Davacı, bir gün süreyle çalıştığını iddia ederken, davalı SGK, fiili çalışmanın somut delillerle ispat edilemediğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, davacının sigortalı sayılabilmesi için yalnızca işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli çalışmanın da ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır.

Mahkeme, davacının çalıştığına dair yeterli delil toplayamadığı için eksik inceleme ile karar vermiştir. Yargıtay, hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığının ortaya konulması gerektiğini belirterek, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığını kesin olarak belirlemek için daha kapsamlı bir araştırma yapılması gerektiğini ifade etmiştir. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi’nin kararı bozulmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için geri gönderilmiştir. Bu durum, sigortalılık tespit davalarında delil toplamanın önemini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/11102 E.  ,  2024/12828 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/1549 E., 2024/1208 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Biga 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/291 E., 2022/266 K.

    Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, davalı şahısların ve kendisinin babası olan …’a ait “Biga İlçesi … Caddesi No:1” adresinde bulunan 35930 sicil numaralı pansiyon işletmeciliği alanında faaliyet gösteren işyerinde açıldığı günden itibaren uzun yıllar çalıştığını ancak çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini, işyerinde 08.03.1993 tarihinde yapılan teftiş sonucu sigorta müfettişi tarafından düzenlenen tutanakta da davacının iş yerinde çalıştığının tespit edildiğini ancak çalışmasının aile dayanışması kapsamında görülmesi nedeniyle resen tescilinin yapılmadığını ileri sürerek, davacının 08.03.1993 tarihinde bir gün süre ile davalı şahısların ve kendisinin babası olan …’a ait iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
    2.Diğer davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 2 9200 01 01 0035930 017 04-71000 001 iş yeri sicil numaralı iş yerinde 08.03.1993 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, fiili çalışma olgusunun somut deliller ile ispat edilemediğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
    2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun’un 2, 6, 9, 79 ve 108. hükümleridir.
    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun’lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.

    3. Değerlendirme
    1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
    2.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına verilmiş bir işe giriş bildirgesi olmadığı ancak anılan işyerinde Kurum denetmeni tarafından yapılan denetim sonucu aynı gün düzenlenen 08.03.1993 tarihli denetim tutanağında, “kontrol anında … ve iki oğlundan … ve …’ın aile dayanışması olarak hizmet akdine dayalı olmaksızın çalıştıkları adı geçenlerin beyanlarından anlaşıldı…” şeklinde ifadenin yer aldığı, Kurum tarafından da davacının anılan tarihte tespit edilen çalışmasının, aile dayanışması kapsamında görülmüş olması nedeniyle kabul edilmediği, pansiyon işletmesi mahiyetindeki bu işyerinden davacı adına 3590 sicil no.01.10.1996 tarihinde işe giriş bildirgesi verilerek sigortalılığının başladığı, öte yandan işyerinin 26.11.1993-26.05.1995 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, komşu işyeri araştırmasının sadece emniyet vasıtasıyla yapıldığı, başkaca araştırma yapılmadığı, davacı tanığı olarak ise dava konusu dönemde sigortalılığı olmayan, 1992 yılında işyerinden sigortalılığı bulunan … ‘ın dinlendiği, sadece bu tanığın beyanı ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
    3.Buna göre, Mahkemece, dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, vergi, belediye, SGK aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak, sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bu şekilde komşu işyeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak çalışmayı bilebilecek olan kişilerin tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı böylelikle, davacının işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
    4.Kabule göre de, (1)gün süre ile sigortalılığının tespiti istemi yanı sıra davacının sigorta başlangıcı talebinde bulunduğu da gözetilerek (1) gün çalıştığının yanısıra sigorta başlangıcına ilişkin de hüküm kurulması gerekirken bu hususun gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da isabetsiz bulunmuştur.
    5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple,
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.