|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı, 22.02.1993 tarihinde …Yapı Kooperatifinde sekreter olarak çalıştığını ve işe giriş bildirgesinin verildiğini belirtmiş, ancak sigorta primlerinin ödenmediğini ve Kurum kayıtlarında hizmetinin görünmediğini ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, davacının sigortalı olarak çalıştığını kabul ederek davanın kabulüne karar vermiştir.
Davalı SGK vekili, işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını ve davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini savunmuştur. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının işe giriş tarihinin 22.02.1993 olduğuna dair belgelerin ve tanık ifadelerinin yeterli olduğunu belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay, sigortalılığın kabulü için hem işe giriş bildirgesinin hem de eylemli çalışmanın varlığının ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bir karar verdiği için, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere geri gönderilmesine karar vermiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/14392 E. , 2024/13814 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/574 E., 2024/2732 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/18 E., 2022/243 K.
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının …Yapı Kooperatifine ait büroda 22.02.1993 tarihinde sekreter olarak çalışmaya başladığını, Kuruma işe giriş bildirgesi verildiğini, buna rağmen sigorta primlerinin ödenmediğini, Kurum kayıtlarında hizmetinin gözükmediğini, bu hususta 12.11.2018 tarihinde Kuruma başvurulmasına karşın başvuruya cevap verilmediğini, davacının sigorta başlangıç tarihinin 22.02.1993 olarak tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, öncelikle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, usulünce düzenlenen işe giriş bildirgesi mevcut ise bu salt işe almayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyeti yönünden yalnız başına yeterli kabul edilemeyeceğini, Kurum kayıtlarının esas olduğunu ve aksinin aynı değerdeki yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiğini ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının …Yapı Kooperatifi unvanlı tescilsiz işyerinde 22.02.1993 tarihinde 1 gün süreyle hizmet akdiyle çalışıtığının tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, 07.05.1973 doğumlu davacının …Yapı Kooperatifi unvanlı … sicil numaralı işyerinde 22.02.1993 tarihinde işe başladığına ilişkin giriş bildirgesinin 24.02.1993 tarihinde Kuruma verildiği, ilk işe giriş tarihinin 22.02.1993 tarihi olduğunun yazılı olduğu sigorta sicil kartının ibraz edildiği, ticaret sicili kayıtlarından kooperatifin 16.10.1989 tarihinde tescil edildiğinin anlaşıldığı, kooperatifin 01.09.1992 tarihinde vergi mükellefiyetinin başladığı, davacı ile aynı tarihte kooperatifte işe başladığına dair işe giriş bildirgesi verilen kamu tanığının ve diğer tanıkların davacının çalışmasını doğruladıkları anlaşılmış olup Mahkemenin davanın kabulüne dair kararında, maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun’un 2, 6 , 9, 79 ve 108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı …Yapı Koop. ünvanlı işverenin … sicil no.lu işyerinden 22.02.1993 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, Mahkemece işyeri tescil bilgilerinin Kurumdan istenmesine cevaben Kurum tarafından verilen cevapta dava dışı …Yapı Koop. ünvanlı işverenin … sicil no.lu bir işyerinin tescil kaydına rastlanmadığının bildirildiği, biri kooperatif başkanı olduğu belirtilen üç davacı tanığının dinlendiği, dinlenen tanıkların davacının sekreter olarak çalıştıklarını beyan ettikleri, dinlenen tanıklardan …’ın hizmet döküm cetveli ile çalıştığını beyan ettiği işyerinin komşu işyeri olup olmadığının tespit edilmediği, diğer tanık …’ın ise …’ın kardeşi olduğu ve kardeşinin yanına gelip giderken davacıyı gördüğünü belirttiği, öte yandan Mahkemece komşu işyeri araştırması yapılmadığı, böylelikle yetersiz ve denetlenmeyen tanık beyanlarına dayalı şekilde ve e diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre Mahkemece Kurumdan işe giriş bildirgesinde belirtilen işverenini tüm işyeri tescil bilgileri celbedilmeli, ayrıca işe giriş bildirgesindeki işveren ünvan,sicil no. ve adresine göre ayrıntılı bir şekilde araştırma yapılmak suretiyle işyeri tescil bilgileri ile varsa dava konusu dönem bordrosu celbedilmeli, varsa bordro tanıkları dinlenmeli,bordro tanığının olmaması yada beyanlarının yetersiz kalması halinde dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları emniyet, belediye, vergi dairesi, SGK nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek sigortalılık kayıtları getirtilerek beyanlarına başvurulmalı, davacı tanığı olarak dinlenen …’ın dava konusu dönemde kaooperatif başkanı olup olmadığına ilişkin kayıtlar getirtilmeli, diğer tanık …’ın da hizmet döküm cetveli getirtilerek beyanında belirttiği dava konusu dönemde çalıştığı işyerinin işyeri tescil bilgileri de getirtilerek komşu işyeri olup olmadığı belirlenmmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
4.Bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.