|
ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’na yaptığı başvuruda emeklilik tarihi ve prim gün sayısının belirlenmesini talep etmiştir. 2011 yılında yapılan başvuruda, 49 yaşında emekli olabileceği bilgisi verilmiş, ancak 2015 yılında yaptığı emeklilik müracaatında bu durumun değiştiği, 50 yaşını doldurması gerektiği belirtilmiştir. Başvuran, bu süreçte yaşadığı mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın sigortalılık başlangıç tarihinin 1988 yılına dayandığını, askerlik süresinin ise bu tarihten önce olduğunu açıklamıştır. Başvuranın askerlik borçlanması nedeniyle sigortalılık başlangıç tarihi geriye götürülmüş ve 50 yaş şartı getirilmiştir. Kurum, yapılan işlemlerde herhangi bir hata olmadığını ve başvuranın emeklilik talebinin yasal çerçevede değerlendirildiğini belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan inceleme sonucunda başvurunun reddedilmesine dair bir hukuka aykırılık tespit etmemiştir. Ancak, başvuranın yaşadığı bilgi eksikliğinin idarenin kusurlu davranışı olarak değerlendirilebileceği ve sosyal güvenlik sisteminde benzer durumların önlenmesi için gerekli önlemlerin alınması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın, itiraz sürecinde yasal haklarını kullanabileceği ifade edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/7975-S.12175
BAŞVURU NO : 2019/6507
KARAR TARİHİ : 05/09/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın sigortalılık başlangıç (ilk işe giriş) tarihinin ve emekliliğe hak kazandığı tarihin tespiti hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/03/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 22/12/2011 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurarak ne zaman emekli olacağı ve prim gün sayısının hesaplanması talebinde bulunduğunu, 23/03/2012 tarihli yazıyla 6890 gün SSK hizmeti, 540 gün askerlik borçlanması olmak üzere 7430 günü olduğunun ve 49 yaşını doldurduğunda emekli olabileceğinin tarafına bildirildiğini, 49 yaşını doldurduğu 15/01/2015 tarihinde emeklilik müracaatında bulunduğunu, kendisinden işten çıkış belgesinin istenmesi üzerine işinden ayrıldığını ve anılan belgeyi Kuruma verdiğini, kendisine şifahen emekli olduğu ve 1 ay sonra emekli aylığını alabileceği bilgisinin verildiğini fakat 26/01/2015 tarihinde telefonla arandığını ve askerlik şubesinden evrak getirmesinin istendiğini, 27/01/2015 tarihinde söz konusu evrakı Sosyal Güvenlik Kurumuna teslim ettiğini, 29/01/2015 tarihli yazı ile 7860 gün SSK hizmeti, 540 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 8410 günü olduğunun ve 50 yaşını tamamlaması halinde emekli olabileceğinin tarafına bildirildiğini, itirazlarına rağmen kendisine açık bir cevap verilmediğini, durumun sehven yapılan hesaplamadan kaynaklandığının söylendiğini, 1 yıl bekledikten sonra 15/01/2016 tarihinde tekrar talepte bulunduğunu, müracaatı sırasında kendisine 1 yıl önce emekli olabilirdin neden talepte bulunmadın denildiğini, durumu sözlü olarak görevli memura anlattığını belirterek bu süreçte ihbar tazminatını ve işsizlik ödeneğini alamamanın yanında 1 yıllık emekli maaşını alamadığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 19/04/2019 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından
gönderilen 21/05/2019 tarihli ve … sayılı yazı ve eklerinde özetle:
2.1. Sigortalının ilk defa 4/1-(a) kapsamında 01/05/1988 tarihinde çalışmaya başladığı ancak askerlik hizmet süresinin 02/12/1986 – 02/06/1988 olması nedeniyle ilk işe giriş tarihinin terhis tarihinden önce olduğu, ilk işe giriş tarihinin askerlik yaptığı süre içinde yer aldığı, 2.2. 22/12/2011 tarihinde alınan hizmet toplama dilekçesine istinaden yapılan işlemde sigortalının terhis ve ilk işe giriş tarihindeki çakışma süresi dikkate alınmayarak ilk işe giriş tarihinin sehven 01/11/1986 olarak belirlendiği ve başvurana 23/03/2012 tarihli yazıyla cevap verildiği, 2.3. 22/02/2013 tarih ve 2013/11 sayılı Kurum Genelgesinin “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı Üçüncü Bölümünün “ Askerlik Hizmetini Yapmakta Olanlar” başlıklı alt bölümünde, erken terhis mahiyetinde izinli sayılanların bu sürede çalıştıkları takdirde sigortalı sayılacaklarının belirtilmesi ve adı geçen hakkında Milli Savunma Bakanlığı, Askerlik Şubesi
Başkanlığından alınan 25/01/2015 tarih ve … sayılı yazıda 36 gün izin kullanarak terhis olduğu bildirilmesi nedeniyle sigortalının terhis tarihinden önceki çalışma sürelerinin hizmet olarak kabul edilmesi sonucu geçerli olan 509 gün askerlik borçlanması süresi kadar sigortalılık başlangıç tarihinin geriye götürülmesi ile sigortalılık başlangıç tarihinin 02/12/1986 olarak belirlendiği, 2.4. Başvuranın ilk işe giriş tarihinde geçerli olan 509 gün askerlik süresi kadar geriye götürülmesi sonucu 02/12/1986 olarak belirlenen sigortalılık süresi başlangıcına göre 506 sayılı
Kanunun Geçici 81 inci maddesinin (B) bendinin (g) fıkrasına göre 25 yıl sigortalılık süresi, 50 yaş ve 5375 prim ödeme gün sayısı koşullarına tabi olan sigortalıya, söz konusu koşulların yerine geldiği 05/01/2016 tarihli tahsis talebine istinaden, talebini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, 2.5. Sigortalı tarafından 11/12/1996 tarihinde 540 gün üzerinden askerlik borçlanması için başvuruda bulunulmuş olduğu, 2.6. 24/11/1998 tarihinde askerlik borçlanmasının ödendiği, 2.7. 5510 sayılı Kanunun “Sigortalıların Borçlanabileceği Süreler” başlıklı 41 inci maddesinde; sigortalı sayılanların er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen sürelerinin kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde borçlandırılabileceği, borçlandırılan sürelerin sigortalılık süresi olarak sayılacağı, sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma yapılması halinde, sigortalılığın başlangıç tarihinin borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürüleceği hususunun hüküm altına alındığı, 2.8. Borçlandırılan hizmet süreleri sigortalılık süresi sayılmakla birlikte, sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma yapılması halinde sigortalılık başlangıç tarihinin borçlanılan gün kadar geriye götürülebilmekte olduğu, 2.9. Sigortalının ilk sigortalılık tarihi 01/05/1988 ile terhis tarihi olan 02/06/1988 arasındaki sürenin çakıştığının anlaşıldığı, 2.10. Yapılan aylık bağlama işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığı, 2.11. Konu hakkında başvuran ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında herhangi bir dava veya verilmiş yargı kararı bulunmadığı, hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun; 5.1. “Yaşlılık Aylığından Yararlanma Şartları” başlıklı 60 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasının (F) bendi; “Bu Kanuna göre sigortalı olarak tescil edilmiş bulunanların, er olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen sürelerinin tamamını veya bir kısmını, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde ve bu Kanunun 78 inci maddesi ile belirlenen prime esas kazancın alt sınırının talep tarihindeki tutarı üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılır, altı ay içinde primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.
…
Borçlandırılan sürenin karşılığı olan gün sayısı sigortalının prim ödeme gün sayısına katılır.
Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.” hükmünü amirdir.
5.2. Geçici 81 inci maddesinde; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte;
…
f) Sigortalılık süresi 13 (dahil) yıldan fazla, 14 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 45 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 15 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 17 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 49 yaşını doldurmaları ve en az 5300 gün, g) Sigortalılık süresi 12 (dahil) yıldan fazla, 13 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 46 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 14 (dahil) yıldan fazla, 15 yıl 6 aydan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 50 yaşını doldurmaları ve en az 5375 gün, …
Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.” hükmü yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran özetle; 22/12/2011 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurarak ne zaman emekli olacağı ve prim gün sayısının hesaplanması talebinde bulunması üzerine 49 yaşını doldurduğunda emekli olabileceğinin tarafına bildirildiğini, 49 yaşını doldurduğu 15/01/2015 tarihinde emeklilik müracaatında bulunmasına rağmen bu kez 29/01/2015 tarihli yazı ile 50 yaşını tamamlaması halinde emekli olabileceğinin tarafına bildirildiğini, durumun sehven yapılan hesaplamadan kaynaklandığının söylendiğini, bu süreçte bir yıllık emekli maaşını alamadığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
8. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; sigortalının ilk defa 4/1-(a) kapsamında 01/05/1988 tarihinde çalışmaya başladığı ancak askerlik hizmet süresinin 02/12/1986 – 02/06/1988 olması nedeniyle ilk işe giriş tarihinin terhis tarihinden önce olduğu ve askerlik yaptığı süre içinde yer aldığı, başvuranın terhis tarihinden önceki çalışma sürelerinin hizmet olarak kabul edilmesi nedeniyle sigortalılık başlangıç süresinin 540 yerine askerlik yaptığı 509 gün geriye götürüldüğü ve sigortalılık başlangıç tarihinin 02/12/1986 olarak belirlendiği, buna göre emekli aylığı bağlanabilmesi için 50 yaşın doldurulması şartına tabi olduğundan aylık bağlama işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığı belirtilmiştir.
9. Bu çerçevede uyuşmazlığın, askerlik borçlanmasına bağlı olarak başvurana bildirilen sigortalılık başlangıç (ilk işe giriş) tarihinin, askerden 36 gün erken terhis olduğunun sonradan anlaşılması üzerine başvuranın emeklilik aylığı başlangıç tarihinin tespiti noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
10. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden başvuranın ilk defa 4/1-(a) kapsamında 01/05/1988 tarihinde çalışmaya başladığı, 11/12/1996 tarihinde 540 gün üzerinden askerlik borçlanması için İdareye başvurduğu, sigorta başlangıç tarihinin borçlanma sonucunda 540 gün geriye götürülerek 01/11/1986 olarak belirlendiği, kişiye bu çerçevede 49 yaş şartına tabi olduğu yönünde bilgi verildiği ancak başvuranın 15/01/2015 tarihindeki tahsis talebi sonrasında
Milli Savunma Bakanlığı Askerlik Şubesi Başkanlığı’ndan istenen yazıda başvuranın 36 gün izin kullanarak terhis olduğunun bildirilmesi nedeniyle başvuranın sigortalılık başlangıç tarihinin bu kez 509 gün askerlik borçlanma süresi kadar geriye götürüldüğü ve 02/12/1986 olarak belirlendiği, bu başlangıç tarihine göre emeklilik aylığı bağlanabilmesi için 50 yaş şartına tabi olduğu anlaşılan başvuranın talebinin reddedildiği, son olarak 2016 yılında yaptığı talep üzerine başvurana emekli aylığı bağlandığı anlaşılmıştır.
11. 506 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında bu kanunun uygulanmasında kimlerin sigortalı sayılamayacağı düzenlenmiştir. Askerlik hizmetlerini yapmakta olan yükümlüler de anılan fıkranın (E) bendinde bu kapsamda sayılmıştır.
12. Diğer taraftan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 60 ıncı maddesinin (F)
bendinde er olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen sürelerin tamamının veya bir kısmının talep üzerinde borçlanılabileceği, borçlandırılan sürenin karşılığı olan gün sayısının sigortalının prim ödeme gün sayısına katılacağı ve Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihinin borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürüleceği düzenlemiştir. Nitekim aynı esasların sosyal güvenlik sisteminin tek çatı altında birleştirilmesi ile norm ve standart birliği sağlanması amaçlanarak Ekim 2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun borçlanılabilecek sürelerin
düzenlendiği 41 inci maddesinde de benimsendiği görülmektedir.
13. Somut olayda başvuranın askerlik borçlanması talebinde bulunduğu tarihte Sosyal
Güvenlik Kurumunca başvuranın normal askerlik süresi bitim tarihinden 31 gün önce başlayan sigortalılık tescilinin (ilk işe giriş tarihinin) askerlik borçlanması süreleri ile çakıştığının fark edilmediği ve başvuranın normal askerlik süresinin tamamı (540 gün) kadar borçlandırıldığı, buna bağlı olarak 2012 yılında yaptığı başvuru üzerine 506 Sayılı Kanunun Geçici 81 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (f) bendinde yer alan şartlara tabi olduğu değerlendirmesi yapılarak başvurana 49 yaşında emekli olabileceği yönünde bilgi verildiği anlaşılmaktadır.
14. Bu çerçevede, 506 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki askerlik hizmetini yapmakta olanların sigortalı sayılmayacağı ile 60 ıncı maddesindeki er olarak silah altında geçirilen sürelerin borçlanılabileceği hükümleri bir arada değerlendirildiğinde erken terhis mahiyetinde izinli olduğu dönemde zorunlu sigortalı olarak tescil edilen başvuranın ancak zorunlu sigortalılığının başladığı tarihten önceki askerlik süresinin borçlandırılabileceği değerlendirilmektedir. Dolayısıyla ilk işe giriş tarihi (zorunlu sigortalılık başlangıcı), erken terhis mahiyetinde izinli olması nedeniyle normal askerlik hizmet süresinin biteceği 02/06/1988 yerine 01/05/1988 tarihinde başlayan başvuranın, er olarak silah altında geçen ve Kanundaki
“sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler” kapsamında borçlanabileceği sürenin 540 gün değil 509 gün olduğu anlaşılmaktadır. Aksi durumun zorunlu sigortalı olunan dönemlerin aynı zamanda borçlandırmaya konu olabileceği ve başvuranın er olarak silah altına alındığı tarihten de önceki bir tarihin ilk işe giriş tarihi olarak belirlenmesi şeklinde, sosyal güvenlik sisteminin borçlandırmaya ve sigortalılığın başlangıcının belirlenmesine yönelik temel ilkelerine tezat sonuçların ortaya çıkmasına neden olacağı değerlendirilmektedir.
15. Bu durumda, normal askerlik süresinin bitiminden önce ilk defa sigortalı olan başvuranın sigortalılık başlangıç tarihinin, normal askerlik süresi içindeki 31 günlük sigortalılık süresiyle çakışmayan 509 günlük askerlik borçlanma süresi kadar geriye götürülmek suretiyle 02/12/1986 tarihinden başlatılması gerektiği, dolayısıyla başvuranın emekli aylığı bağlanması yönünden 506 Sayılı Kanunun Geçici 81 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (f) bendindeki 49 yaş şartına değil (g) bendindeki 50 yaş şartına tabi olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim başvuranın 15/01/2015 tarihli tahsis talebinin de gerekli inceleme yapıldıktan sonra Sosyal Güvenlik
Kurumunun 29/01/2015 tarihli yazısı ile 50 yaşının tamamlanması halinde yerine getirileceği şeklinde cevap verilmek suretiyle reddedildiği görülmektedir.
16. Yukarıda yapılan açıklamalar ve Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, her ne kadar Sosyal Güvenlik Kurumu’nca başvurana ilk olarak 49 yaşında emekli olabileceği bilgisi verilmiş olsa da sigortalılara emekli aylığı bağlanabilmesi için aranan sigortalılık süresi ve yaş şartlarının Kanunda açık olarak düzenlendiği, bu çerçevede tarafına aylık bağlanabilmesi için başvuranın 50 yaşını doldurmuş olması gerektiği, hatalı bilgilendirme işlemine dayanarak başvuranın yaptığı tahsis talebi sonrasında idare tarafından gerekli incelemenin süratle yapılarak başvurana bilgi verildiği ve nihayetinde başvuranın emeklilik yönünden tabi olduğu şartların belirlenmesinde ilgili Kanun hükmüne uygun bir işlem tesis edildiği anlaşıldığından, başvurana 50 yaşını doldurduğu 15/01/2016 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmasına yönelik olarak idarece yapılmış işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. Başvuranın 22/12/2011 tarihinde yapmış olduğu başvuruda kendisine 49 yaşını tamamlaması halinde emekliliğe hak kazanabileceği şeklinde cevap verildiği ve başvuranın bu yönde bir beklentiye girmiş olduğu, başvurana verilmiş olan bilgideki hatanın ancak kişinin emeklilik talebiyle başvurusu üzerine ortaya çıkmış olması ve daha sonrasında kendisine ancak
50 yaşını tamamlaması halinde emekliliğe hak kazanabileceğinin bildirilmesi noktasında
idarenin kusurlu davrandığının kabulü gerekmektedir. Somut olaydaki gibi borçlanma işlemlerine bağlı hizmet çakışması durumlarında ortaya çıkabilecek hataların önlenmesi ve muhtemel mağduriyetlerin önüne geçilmesi açısından gerekli altyapı çalışmalarının ve güncellemelerin yapılması hususunda Sosyal Güvenlik Kurumuna birtakım görevler düştüğü değerlendirilmektedir.
18. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin
Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup yetkili Kayseri İş mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi