|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.06.1988 tarihinde bir gün süreyle sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının sigortalı çalıştığını kabul ederek karar vermiş, ancak davalı Kurum vekili bu kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının işe giriş bildirgesinin varlığı ve tanık beyanlarını değerlendirerek İlk Derece Mahkemesi kararını onaylamış, ancak 5510 sayılı Kanun’un Geçici 7. maddesi gereğince davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.02.1989 tarihi olması gerektiğine hükmetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının 17 yaşında olduğu 01.06.1988 tarihindeki çalışmasının sigorta prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırmıştır. Temyiz aşamasında, davalı Kurum vekilinin itirazları, dosya kapsamındaki belgeler ve hukuki değerlendirmeler ışığında, temyiz edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/11155 E. , 2024/12814 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1857 E., 2024/862 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/233 E., 2023/1118 K.
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.06.1988 tarihinde, … nezdinde, SSK Dispanseri inşaatında çalıştığını, ancak Kuruma bildirim yapılmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan işe giriş bildirgesinden anlaşılacağı üzere, müfettiş denetimi neticesinde re’sen işe giriş bildirgesinin düzenlediğini ancak işverence, primleri yatırılmadığı için hizmet cetveline işlenmediğini belirterek davacının, 01.06.1988 tarihindeki 1 günlük sigortalı çalışmasının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, fiili çalışmanın gerektiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacının … iş yeri sicil numaralı iş yerinde 01.06.1988 tarihinde sigortalı olarak 1 (bir) gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesince eksik incelemeye dayalı ve hatalı olarak karar verildiği, Kurum ve iş yeri kayıtlarının getirtilmediği, yeterli düzeyde tanık dinlenilmediğini ve eksik inceleme ile karar verildiğini, beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, dosya kapsamında yapılan araştırma neticesinde, Kurumca re’sen düzenlenen işe giriş bildirgesinin varlığı, 1989/1. dönem bordrolu çalışan …’un açık ve net beyanı ile destekleyen … ve … beyanları bir arada değerlendirildiği zaman Mahkeme kabulünün yerinde bulunduğu, ancak 5510 sayılı Kanun’un Geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesinde “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü öngörüldüğünden eldeki davada, Mahkemece verilen kabul kararı yerinde olmakla birlikte davacının 01.02.1971 doğumlu olduğu, tespitini talep ettiği 01.06.1988 tarihinde 17 yaşında olduğu, buna göre davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.02.1989 tarihi olduğu, bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi gerekmekte olduğundan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak “Davanın kabulü ile 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi uyarınca davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.02.1989 tarihi olduğunun ve davacının 3551-47 iş yeri sicil numaralı iş yerinde 01.06.1988 tarihindeki 1 günlük çalışması yönünden sigorta prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 01.06.1988 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun’un 2, 9, 60. maddenin (G) bendi, 79 ve 108. maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.