onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 05.04.1986 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespit edilmesi istemine ilişkindir. Yargıtay, bir kişinin sigortalı sayılabilmesi için sadece işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli olarak çalışmasının da zorunlu olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, sigortalılık başlangıç tespiti davasında, hem çalışmanın geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının gerçek ve sigortalı çalışma yaptığının ispatlanması gerektiği vurgulanmıştır.

Mahkeme, davacının işyerinde eylemli çalışıp çalışmadığını yeterince araştırmamış ve eksik inceleme ile karar vermiştir. Bu nedenle, sigortalılık ve çalışma kayıtlarının toplanması, tanık beyanlarının denetlenmesi ve komşu işyerlerinin araştırılması gerektiği ifade edilmiştir. Yargıtay, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına ve yeniden incelenmesine hükmetmiştir. Bu durum, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti için gerekli olan delillerin toplanmasının önemini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/9901 E.  ,  2024/9832 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/1055 E., 2024/997 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 20. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2016/17 E., 2021/297 K.

    Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 05.04.1986-05.04.1987 tarihleri arasında … unvanlı 21411 01 01 … işyeri sicil nolu işyerinde çalıştığını belirterek müvekkilinin davalı yanında yukarıda belirtilen tarihlerde çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 05.04.1986 olarak tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin yatırılmasına, bu hizmetlerin birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

    2.Davacı vekili tarafından verilen 21.03.2017 havale tarihli dilekçe ile dava ile taleplerinin yalnızca sigortalılık başlangıç tesbitine yönelik olduğu beyan edilmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı SGK Başkanlığı vekili; Kurum tarafından tesis edilen işlemlerde yasa ve mevzuata aykırılık bulunmadığını, hak düşürücü süre zamanaşımı itirazında bulunduklarını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 0461050.034 işyeri sicil numaralı … unvanlı işyerinde 05.04.1986 tarihinde asgari ücret ile 1 günlük hizmet akdiyle çalıştığının tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 05.04.1986 tarihi olarak tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı … vekili, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın hak düşürücü süreye uğradığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dilekçesi ile, sigorta başlangıç tarihinin 05.04.1986 olarak tespitini talep ettiği, ilgili tüm bilgi ve belgelerin dosyaya celp edildiği, davacıya ait hizmet döküm cetveli ve işe giriş bildirgesinin aslının, … unvanlı iş yeri tescil bilgileri ve vergi kayıt tescil bilgilerinin, davacıya ait imza asıllarının bulunduğu belge asıllarının dosya arasına alındığı, tanık beyanlarının bilgisi ve görgüsüne başvurulduğu, imza incelemesine esas olmak üzere alanında uzman grafolog bilirkişi ve sosyal güvenlik alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporlarının dosya arasına alındığı, bilirkişi raporlarının bilimsel, objektif ve denetimsel hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının sigorta kayıtlarına göre 05.04.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin kuruma verildiği, davacıya verilen sigorta sicil numarasının bildirgenin verildiği yıla ait olduğu, … iş yeri sicil nolu … unvanlı iş yerinin 15.03.1986 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 31.03.1986 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığı, … ‘un 10.03.1986-31.12.1986 tarihlere arasında gerçek kişi mükellefi olarak faaliyet gösterdiği, dönem bordrosunun bulunmadığı, işe giriş bildirgesi aslı üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; bildirgedeki fotoğrafın ve imzanın davacıya ait olduğunun bildirildiği, bilgisi ve görgüsüne başvurulan tanıkların hizmet döküm cetvellerinin, vergi sicil kayıtlarının ve kolluk araştırma tutanaklarının ilgili kurumlardan celp edildiği, tanık beyanları ve bilirkişi raporları ile iddia olunan çalışma olgusunun var olduğunun anlaşıldığı ve bu sebeplerle Mahkemece davanın kabulüne dair kurulan hükmün yeterli inceleme ve araştırma sonucu kurulduğu, gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı … vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık 05.04.1986 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.

    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun’lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

    3. Değerlendirme
    1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

    2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, …-… unvanlı işverenin 0461050.034 sicil no.lu işyerinden davacı adına 05.04.1986 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, konfeksiyon mahiyetli işyerinin 15.03.1986-31.03.1986 arası kanun kapsamında olduğu, öte yandan işverenin konfeksiyon faaliyet alanındaki vergi mükellefiyetinin 10.03.1986-31.12.1986 arası olduğunun bildirildiği, işyerinden dava konusu 1986 yılı ile 1987 yılından hiç dönem bordrosu verilmediğinin Kurumdan bildirildiği, Mahkemece SGK ve ilgili belediye başkanlığı aracılığıyla yaptırılan komşu işyeri araştırmasında Kurum tarafından iki komşu işyerinin belirlenerek bildirildiği, bunlardan biri olan komşu işyeri … ünvanlı (yufka yapım ve satışı işi) işveren sigortalısı …’ın davacının çalışmasını doğruladığı, diğer komşu işyeri … ünvanlı işverenin (konfeksiyon imali işi) sigortalısı …’in davalı işyerini ve davacıyı tanımadığını beyan ettiği, davacı tanığı olarak dinlenen ve aynı zamanda komşu işyeri niteliğinde olduğunu beyan eden …’nin sigorta ve vergi kayıtları getirilerek beyanlarının denetlenmediği, diğer davacı tanığı …’ın da sigortalılık ve çalıştığı işyeri kayıtlarının getirtilerek beyanlarının denetlenmediği, emniyet ve vergi dairesi aracılığıyla da komşu işyeri araştırması yapılmadığı böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

    3.Buna göre, Mahkemece emniyet ve vergi dairesi aracılığıyla da dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri ve kayıtlı çalışanları tespit edilerek çalışma ve sigortalılık kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenilmeli, bozma öncesi dinlenen davacı tanıkları …’nin sigorta ve vergi kayıtları ile diğer davacı tanığı …’ın hizmet cetveli ile dava konusu dönemde çalıştığı işyerinin tescil bilgileri getirtilerek beyanları denetlenmeli, SGK tarafından tespit edilen ve beyanlarına başvurulmayan komşu işyeri sahipleri ve çalışanları da tespit edilerek dinlenmeli, bu şekilde başkaca komşu tanığı tespit edilememesi halinde taraflardan çalışmayı bilebilecek kişiler tespit edilerek sigortalılık ve çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle,sonucuna göre bir karar verilmelidir.

    4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.