onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 16.11.1987 tarihinde bir gün süreyle çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespitine ilişkindir. Davalı kurum, zamanaşımı ve davacının çalışma kaydının bulunmadığı iddialarıyla davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacının işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığını, eylemli çalışmanın da ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır.

Mahkeme, sigortalılığın kabulü için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığının ortaya konulması gerektiğini belirtmiş, davacının çalıştığı işyerinin ve yapılan işin detaylarının araştırılması gerektiğini ifade etmiştir. Bu bağlamda, tanık ifadeleri ve işyeri kayıtlarının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuş ve dosya, yeniden değerlendirilmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmiştir. Bu karar, sigortalılık başlangıç tespiti davalarında eylemli çalışmanın ispatının önemini vurgulamaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/1156 E.  ,  2024/2901 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/2183 E., 2023/2546 K.
    KARAR : Kabul
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    SAYISI : 2018/1070 E., 2023/125 K.

    Taraflar arasındaki (1) gün süre ile çalıştığının ve aynı tarihin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 16.11.1987 tarihinde bir günlük sigortalı olduğunun ve sigorta başlangıcı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarına göre davacıya ait herhangi bir çalışma kaydının bulunmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği … isimli firmanın dönem bordrosunda isminin bulunmadığını, Kurum kayıtlarının aksinin resmi ve yazılı deliller ile ispatının gerektiğini, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle özel bir duyarlılık ile yürütülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 16.11.1987 olduğunun tespiti ile 16.11.1987 tarihinde 1 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine dair karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, … isimli firmaya ait dönem bordrolarında davacının ismine rastlanılmadığını, Kurum kayıtlarının aksinin eşdeğer belgeler ile ispatlanması gerektiğini, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini ve özel bir duyarlılık ile yürütülmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istiaf yasa yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…her ne kadar işe giriş bildirgesinde doğum tarihinin yıl kısmında 1969 yazılı ise de diğer kimlik bilgilerinin davacının kimlik bilgileri ile aynı olması ve doğum yılının 1968 yerine 1969 olarak yazılmasının Kurum tarafından çekişme konusu yapılmaması ve işe giriş bildirgesinin davacı aidiyeti hususunda şüphe bulunmaması nedeniyle bu konuda aidiyet araştırması yapılmasına gerek görülmemiştir.

    Öte yandan mahkemece hüküm kısmında sosyal güvenlik kurumunun harçtan muaf olduğu belirtilmiş ve harca hükmedilmemiş olmasına rağmen, davacının yatırmış olduğu başvuru harcının iadesine karar verilmek yerine bu miktarın yargılama giderlerine dahil edilmek suretiyle davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine yönelik hüküm kurulması Kurumdan dolaylı olarak harç tahsili anlamına geldiğinden usule ve yasaya aykırı bulunmuştur.

    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 355 inci maddesinde, “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” 353 üncü maddesinde, “(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; … b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)…, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, … duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemelerini içermektedir.

    Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır…” SGK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne davacı … Ustaol (TCKN50884047578)’un 16.11.1987 tarihinde … adına 202156.33 sicil numarasıyla tescilli işyerinde 1 gün sigortalı olarak çalıştığının ve sigortallık başlangıç tarihinin 16.11.1987 olduğunun tespitine, davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına…” karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık 16.11.1987 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.

    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı Kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

    3. Değerlendirme
    1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

    2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.

    Davalı iş yerinin davacı adına işe giriş bildirgesinin İzmir Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfının 202156 sicil no.lu vakıf konulu iş yerinden verilmiş olduğu, işyerinin 15.08.1986 tarihinden itibaren kanun kapsamına girdiği, işyerinin 1987/3. dönem bordrosunda yalnızca …’in bildirildiği,anılan bordro tanığının beyanında ise kendisinin temizlik elemanı olarak çalıştığını davacının ise kaymakamın yanına gelerek … tekstil firması denen bir işyerinde çalışmak için talepte bulunduğu ve davacının 1986-1987 yıllarında … firmasında çalışmaya başladığını, iş yerinde konfeksiyon makinelerinde çalıştığını belirttiği, öte yandan 202156 sicil no.lu vakıf iş yerinin 1990 yılı bordrolarında adı geçen … beyanında, davacıyı tanıdığını, vakfın gelir amacıyla bir atölye kurduğunu kendisinin de atölyede 1987 de 1 yıl çalıştığını, atölyenin … isimli bir firmaya ait olduğunu belirttiği, ancak Mahkemece işverenin, iş yerinin ve yapılan işin ne olduğu hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

    Mahkemece, evveliyatla davacının beyanı da alınmak suretiyle hangi iş veren nezdinde hangi işyerinde çalıştığı, ne iş yaptığı, kimlerle çalıştığı yönünde beyanı alınmalı, öte yandan atölye iş yerinde çalıştığını belirtmesi halinde beyanlarda ifade edilen … isimli firma araştırılmalı, anılan firmanın vakıfla irtibatı belirlenmeli, bozma öncesi dinlenen tanık beyanları buna yeniden değerlendirilmeli, gerek görülmesi halinde yöntemince SGK, vergi, belediye ve emniyet aracılığıyla işyerine komşu işyerleri ve kayıtlı çalışanları, iş yeri çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle tespit edilerek dinlenilmeli, böylelikle tolanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.