|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.10.1989 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Yargıtay, sigortalı sayılabilmek için sadece işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli çalışmanın da gerekli olduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, davacının iş yerinde gerçekten çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Sigortalılık başlangıç tespiti davasında, hem çalışılan iş yerinin varlığı hem de sigortalı çalışmanın gerçekliği ispat edilmelidir.
Mahkeme, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar vermiştir. Davacının çalıştığı dönemdeki iş yerinin bordrolarının incelenmesi, tanık ifadeleri ve diğer belgelerin toplanması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, bir günlük çalışmanın tespiti ile sigortalılık başlangıcının belirlenmesi gerektiği, bu durumun sigortalıya kazandıracağı hakların göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmesi için geri gönderilmesine karar vermiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/8788 E. , 2024/9818 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1420 E., 2024/458 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/57 E., 2022/199 K.
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1983 yılı yaz aylarından itibaren işverenler … … ve …’a ait Adana Bakımyurdu Caddesinde bulunan tarım ürünleri satışı yapılan iş yerinde çalışmaya başladığını, iş yerinde çalışırken sigortasının yapılması için işverenlere müracaatta bulunduğunu, işverenlerin de davacının sigortalı çalışmalarını 01.10.1989 tarihinden itibaren SSK’ya bildirmeye başladığını iddia etmiş, davacının söz konusu iş yerinde 01.10.1989 tarihinde 1 gün asgari ücretle çalışmış olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili, davacının davasını yasal süresinde açmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, işverenler tarafından hizmet bordrolarının Kuruma verilmemiş olması sebebi ile sigortalı hizmetinin bulunmadığını yazılı belgelerle ispat edilmesi gerektiğini savunmuş, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davacı …’nın dava dışı … Çiftlik Ürünleri ünvanlı işverene ait 65050.01 sicil sayılı iş yerinde 01.10.1989 tarihinde bir gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak ve asgari ücret karşılığında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, dosya kapsamında, davacı adına dava dışı işveren tarafından düzenlenen 01.10.1989 tarihli işe giriş bildirgesi olduğu, bildirge üzerinde 20.10.1989 tarihli kaşe bulunduğu, böylece sigorta sicil numarasının 1989 serilerinden olduğunun anlaşıldığı, davacının 26.05.1990-26.11.1991 tarihinde askerlik görevini ifa ettiği, Mahkemece dinlenen tanıkların bordro tanıkları olduğu, davacının tespit istenen süredeki çalışmasını doğruladığı, bu hali ile Mahkemece verilen kabul kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 01.10.1989 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu,79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde davacının, … …-… Çiftlik Ürünleri ünvanlı işverenin 65050 sicil no.lu iş yerinden davacı adına 01.10.1989 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu,kafeterya mahiyetli iş yerinin 01.10.1988-20.01.1994 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, iş yerinden dava konusu 1989/3. dönemden bordro verilmediği, buna karşın iş yerinden verilen 1989/1 ve 2. dönem bordrolarının dosya kapsamına alındığı, davacının 19 yaşında olduğu ve askerlik döneminin 26.05.1990-26.11.1991 arası olduğu, davacının beyanında, tarım ürünleri satışı yapılan iş yerinin kafeterya kısmında çalıştığını beyan ettiği, Mahkemece dava konusu dönemden önce bildirimleri olan, 1989/1. dönem bordrosunda yer alan … ile 2. döneminde bildirimi olan …’in davacı tanıkları olarak dinlendiği, …’in davacı ve işvereni tanımadığını beyan ettiği,…’in ise davacı ile birlikte kafeteryada çalıştıklarını beyan ettiği, öte yandan komşu iş yeri araştırmasının belediye ve emniyet vasıtasıyla yapıldığı,bu kapsamda emniyet tarafından iş yeri maliki …’nin çalışmaya ilişkin bilgisi olduğu yönünde tespitte bulunulmuş olmasına karşın …’nin tanık olarak beyanına başvurulmadığı, SGK ve vergi dairesi aracılığıyla komşu iş yeri araştırması yapılmadığı, böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre, Mahkemece, emniyet aracılığıyla bildirilen iş yeri maliki olduğu belirtilen …’nin dava konusu dönemde iş yeri maliki olup olmadığına ilişkin tapu kayıtları da getirtilerek beyanına başvurulmalı, dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanlarının,vergi dairesi, SGK nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu iş yerinin tespit edilememesi halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler belirlenerek bu kişilerin de çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, iş yerinden verilen 1989/1. ve 2. dönemde bildirimi yapılan başkaca çalışanların da beyanlarına başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
4.Kabule göre de davacının (1) gün süre ile çalışmasının tespiti istemli dava aynı zamanda aynı sigorta başlangıcı talebini de içerdiğinden (1) gün süre ile sigortalı çalışmanın yanı sıra sigorta başlangıcına da hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, de isabetsiz bulunmuştur.
5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.