|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, sigortalı sayılabilmek için yalnızca işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığı, aynı zamanda eylemli çalışmanın da gerekliliği vurgulanmaktadır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5510 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, sigortalılık başlangıç tespiti davasında, çalışmanın gerçek ve sigortalı niteliğinde olduğunun ispatı için işyerinin varlığı ve eylemli çalışma koşullarının araştırılması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkeme, davacının 10.01.1991 tarihinde bir gün süreyle çalıştığını kabul etmiş, ancak bu kararın eksik incelemeye dayandığına dikkat çekilmiştir. Davacının çalıştığı dönemdeki bordrolu tanıkların ifadeleri ve diğer delillerin yeterince değerlendirilmediği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, temyiz edilen kararın, eksik inceleme ve değerlendirme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme, davacının çalışmasının tespitine yönelik delillerin toplanarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamış ve bu doğrultuda yeni bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/8902 E. , 2024/9838 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/758 E., 2024/662 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/66 E., 2022/28 K.
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde, dava dışı ATK Tekstil San. ve Tic. A.Ş ünvanlı işyerinde 10.01.1991 tarihinde çalışmaya başladığını, işveren tarafından işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini ancak primlerinin yatırılmadığını belirterek; dava dışı işyerinde 10.01.1991 tarihinde bir gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili, Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, salt işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının çalışmanın ispatı için tek başına yeterli olmadığını, Yargıtay içtihatları gereğince inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ATK Tekstil Sanayi Ticaret A.Ş. ünvanlı … sicil numaralı işveren yanında 10.01.1991 tarihinde bir gün süre ile dönemin asgari ücreti karşılığı hizmet akdine bağlı sigortalı olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının davasını gerekli nitelikteki delillerle ispat edemediğini, beyanları hükme esas alınan her iki tanık beyanlarının da yeterli olmadığını belirterek; istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının talep konusu tarihte fiili ve eylemli çalışmasının, davacı ile aynı tarihte birlikte çalışmış bordro tanığı …’ın beyanları ile doğrulandığı, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgileri ile davacının nüfus kayıtlarının uyumlu olduğu, bildirgedeki imzanın davacıya ait olduğu sigortalı sicil numarasının davacının daha sonraki çalışmalarında kullanılan sicil numarası olduğu, iş yerinin bu tarihte Kanun kapsamında olduğu, Kurum kayıtlarında gözüken sigortalılık başlangıç tarihine göre eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu, sigortalı işe giriş bildirgesinin hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin işlemediği, 5521 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin 3 üncü fıkrasına (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4 üncü maddesinin 1’inci fıkrasına) göre başvuru koşulunun yerine getirildiği, buna göre davacının işe giriş bildirgesinde yazan tarihte fiili çalışmasının bulunduğu kabul edilerek sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine dair mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 10.01.1991 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 6, 9, 79 ve 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun’lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, ATK Tekstil Sanayi Ticaret A.Ş. ünvanlı işverenin … sicil no.lu işyerinden davacı adına 10.01.1991 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, konfeksiyon mahiyetli işyerinin 01.01.1984-30.0111.2003 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerinin dava konusu 1991/1-3 arası dönem bordrolarının dosyaya gönderildiği, bordrolara göre işyerinin 150-200 arasında sigortalısının bu dönemlerde bildirimlerinin yapılmış olduğunun görüldüğü, davacı asilin Mahkemeye beyanında dava dışı işverenin Bomonti İş Merkezinde kıyafet üretim ve satış işyeri olduğu, kendisinin mağazanın içinde çay,kahve servisi yaptığını beyan ettiği, bir davacı tanığının dinlendiği, oldukça çok sayıda bordrolu çalışan olmasına karşın resen belirlenen 1 bordro tanığının dinlendiği, bu çalışanın da davacıyı hatırlamadığı, böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre, Mahkemece, davacıya da çalışmasını bilebilecek olanları da sorulmak suretiyle işyerinin 1989/1. dönem bordrosunda bildirimi yapılan sigortalıların yeteri kadarının beyanı alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
4.Kabule göre de, davacının (1) gün süre ile çalışmasının tespiti istemli dava aynı zamanda aynı sigorta başlangıcı talebini de içerdiğinden (1) gün süre ile sigortalı çalışmanın yanı sıra sigorta başlangıcına da hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, de isabetsiz bulunmuştur.
5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve Kanun’a aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.