onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigortalı çalışma başlangıç tarihinin tespiti üzerinedir. Davacı, 15.02.1993 tarihinde işe alındığını iddia etmekte, ancak davalı SGK, bu tarihte eylemli bir çalışmanın varlığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının işe giriş bildirgesini dikkate alarak davayı kabul etmiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının Kuruma başvuru şartını yerine getirmediğini belirterek kararı bozmuştur.

Bozma kararının ardından, İlk Derece Mahkemesi, davacının işe giriş bildirgesinin varlığını ve tanık beyanlarını değerlendirerek davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, sigortalılık başlangıcının tespiti için yalnızca işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, eylemli çalışmanın da ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, eksik inceleme ve araştırma ile karar verdiği için hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bu durum, sigortalılık tespitinde hem belgelerin hem de tanık ifadelerinin titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/12256 E.  ,  2024/12815 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2023/697 E., 2024/485 K.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 15.02.1993 tarihinde ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığını ve Kurum tarafından sigortalı kimlik belgesi ve numarası verilerek ilk işe giriş tescil edildiğini, sonrasında E-Devlet üzerinde yaptığı sorgulamada ilk işe giriş tarihinin 01.04.2005 olarak göründüğünü, Samsun Sigorta İl Müdürlüğüne müracaat ettiğinde sigortalı ilk işe giriş bildirgesi verildiği ancak sigortalı çalışmasına rastlanmadığı gerekçesiyle Kurum ilk işe giriş tarihini reddettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile sigortalı hizmetinin başlangıç tarihinin 15.02.1993 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı SGK vekili, 15.02.1993 tarihinde bir gün süre ile aktif sigortalı olarak çalıştığının tespitini talep ettiğini, ancak davacının bordrolarda adına rastlanmadığını, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, yöntemince düzenlenen işe giriş bildirgesi salt işe alınmayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyeti yönünden yalnız başına yeterli kabul edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının, 57867 işyeri tescil numaralı … Yapı Kooperatifi işyerinde 15.02.1993 tarihinde günün asgari ücreti ile bir gün süre ile çalıştığının, sigorta başlangıç tarihinin 15.02.1993 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.04.2023 tarihli kararıyla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA KARARI
    A. Bozma Kararı
    Bölge Adliye Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.09.2023 tarihli kararı ile davacının dava öncesinde dava şartı olan Kuruma başvuru şartını yerine getirilmediği anlaşıldığından Kuruma başvuru şartının yerine getirmek üzere Mahkemece süre verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
    B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, bozma kararından sonra Kuruma başvuru şartının yerine getirildiği, davacının 15.02.1993 tarihinde işe alındığını gösterir ve yasal süre içinde Kuruma intikal ettirildiği anlaşılan sigortalı işe ilk giriş bildirgesinin varlığı, bu bildirge ile birlikte verilmiş sigorta sicil numarasını, davacının sonraki sigortalı çalışmalarında da kullanması, tanıkların, iddia konusu çalışma olgusunu doğrulayan, işyeri ve davacının yaptığı işin niteliğine ilişkin somut, net anlatımları, işe giriş bildirgesindeki seri numarasının 1992 yılı ile uyumlu olması, işyerinin belirtilen tarihte kapsamda bulunması, esasen bordrolu tanık bulunmadığı gibi komşu işyeri tanığı tespit edilememesine karşılık dinlenen tanıkların çalışmayı bilebilecek durumda olduğu kanaatiyle, davanın kabulü ile davacının 57867 işyeri tescil numaralı … Yapı Kooperatifi işyerinde 15.02.1993 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının, sigorta başlangıç tarihinin 15.02.1993 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
    1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2., 6., 9., 60. maddenin (G) bendi, 79., 108. hükümleridir.
    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın Yerleşik İçtihatları gereğidir.
    2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
    3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı S.S. … Yapı Koop. ünvanlı işverenin … sicil no. lu işyerinden 15.02.1993 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, bina inşaatı mahiyetli işyerinin 15.08.1991-26.04.2004 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, ayrıca Kurum tarafından Mahkemeye verilen cevapta davacı adına verilen 15.02.1993 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden, işveren tarafından Kuruma, davacı adına 16.03.1995 tarihinde 15.02.1993-28.02.1993 arasında 15 günlük ek bordro verildiği,ancak Kurum tarafından yapılan 02.11.1995 tarih ve 10 sayılı denetmen raporuna istinaden davacının çalışmadığı gerekçesiyle Kurum tarafından resen iptal bordrosunun düzenlendiği, davacının işyerinde çaycı olarak çalıştığını beyan ettiği, dava konusu iptal edilen davacıdan başka 1993/1 de 120 gün bildirimi olan …’nın beyanında kendisinin çaycı olduğu ve davacıyı tanımadığını beyan ettiği, 1993/1. dönemde sigortalı olarak başka çalışan olmadığı, 1993/2 ve 3. dönemden bildirimi olan …’in davacıyı tanımadığı,yine 1993/3. ve 1994/1. dönemden bildirimi olan …’ın da davacıyı tanımadığını beyan ettiği, sadece işyerinde çalışması olup olmadığı belirlenmeyen …’nun davacı çalışmasını doğruladığı, davacının sigorta sicil no.sunun 1993 yılı serisinden olduğu, öte yandan Mahkemece komşu işyeri olarak sadece emniyet vasıtasıyla yapıldığı ve bu yöntemle komşu işyeri tespit edilemediği, başkaca komşu işyeri araştırması yapılmadığı böylelikle yetersiz ve denetlenmeyen tanık beyanı ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
    4.Buna göre Mahkemece, davacıyı dava konusu dönemde çalışması bulunan …’nın tanımadığını beyan ettiği gözetildiğinde, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları, belediye, vergi dairesi, SGK nezdinde de araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek sigortalılık kayıtları getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, davacı tanığı olarak dinlenen …’nun hizmet döküm cetveli ve varsa dava konusu işyerinden verilmiş işe giriş bildirgesi olup olmadığı araştırılarak beyanı denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.

    Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeple,
    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.