|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının 22.09.2020 tarihli Ek 5 sigortalılık durdurma talebinin Kurum tarafından işleme alınmaması ve sigortalılığının devam ettiğinin bildirilmesi üzerine gelişen bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, 07.12.2020 tarihinde prim borçlarını yapılandırarak ödemiş ve 26.08.2021 tarihinde yaşlılık aylığı için tahsis talebinde bulunmuştur. Kurum, davacının durdurma talebini reddederek, geçmişe dönük sigortalılığının durdurulması işlemini gerçekleştirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının prim borçlarını ödediği ve bu nedenle sigortalılığının kabul edilmesi gerektiği yönünde bir değerlendirme yaparak, İlk Derece Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bulmuştur. Mahkeme, Kurumun işleminin iyi yönetim ilkesi ile çeliştiğine ve davacının yaşlılık aylığına hak kazandığına karar vermiştir. Sonuç olarak, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve İlk Derece Mahkemesi kararı onanmıştır. Bu karar, sigortalılık durdurma taleplerinin değerlendirilmesinde Kurumun yükümlülüklerini ve davacının haklarını net bir şekilde ortaya koymaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/5666 E. , 2024/8584 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1340 E., 2024/774 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/15 E., 2023/101 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurumun 24.09.2021 tarihli ret kararının iptaline, davacının 01.09.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 07.12.2020 tarihinde yapılandırdığı prim borcunu en son 21.09.2021 tarihinde ödediği, bu ödeme ile 31.08.2020 tarihine kadar sigortalı olma iradesinin Kuruma bildirmiş olduğu, bu halde Kurumun geçmiş yıl talebine bağlı olarak Tarım Bağ-Kur sigortalılık günlerinin iptal edilmesi işleminin usul ve kanuna uygun olmadığı, davacının tahsis talep tarihi olan 26.08.2021 tarihi itibarıyla kısmi yaşlılık aylığı şartı olan 15 yıl 60 yaş ve 3600 prim günü doldurduğu, bu kapsamda da 01.09.2021 tarihi itibarıyla aylık bağlanmaya hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 24.09.2021 tarihli 1568357366-205.02.01-31968662 sayılı Kurum işleminin iptaline, davacının 01.09.2021 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun’un 4/A maddesi kapsamında emekli aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, davacının sigortalılığının 22.09.2020 tarihinde durdurulmasını istediğini, fakat Kurum tarafından sigortalılığın durdurulması talebinin 2019/9 sayılı genelge gereği prim borcu bulunması nedeni ile reddedildiğini, davacının 26.08.2021 tarihinde Kurum’a başvurduğunu ve emeklilik talebinde bulunduğunu, davacının talebinin belirtilen borcu ödedikten sonra işleme alındığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, 5510 sayılı Kanun’un Ek 5 inci madde kapsamındaki sigortalılığının durdurulması istemi hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir işlem yapılmadan yürürlüğe giren 7256 sayılı Kanun kapsamında davacının prim borçlarını yapılandırma talebinin Kurum tarafından kabul edilerek prim borçlarının tahsil edilmesine ve prim borçlarının ödendiği gün (29.01.2021 tarihinde) davacıya 22.09.2020 tarihli durdurma talebinin prim borcu olduğu gerekçesiyle durdurulmayacağının bildirilmesine rağmen davacının 60 yaşını ikmal ettikten sonra yaşlılık aylığına hak kazandığını düşünerek tahsis talebinde bulunmasını müteakip geçmişe dönük olarak davacının 22.09.2020 tarihli sigortalılığının durdurulması isteğinin yeniden gündeme alınıp son prim ödemesinin bulunduğu aydan itibaren sigortalılığının durdurulması ve bu suretle yaşlılık aylığı almaya hak kazanamadığından talebin reddine karar verilmesinin idarenin iyi yönetim ilkesi ile tezatlık oluşturduğu, davacının sigortalılığının durdurulması talebi hakkında Kurum tarafından yapılandırma talebinden önce herhangi bir işlem yapılmadığına göre artık bu talebe değer atfetmenin hukuki olmadığı, Kurum, söz konusu prim borçlarını tahsil ettiğinden artık yapılandırılan dönemin sigortalılığının kabulü gerektiği, davacının, 506 sayılı Kanun’un Geçici Madde 81 / C maddesi düzenlemesi gereğince tahsis talep tarihini takip eden ay başı itibariyle, yani 01.09.2011 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının sabit olması nedeniyle davanın kabulüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 22.09.2020 tarihli Ek 5 sigortalılık durdurma talebinin Kurum tarafından 2019/9 sayılı genelge gereği işleme alınmadığının ve sigortalılığının devam ettiğinin davacıya bildirilmesi üzerine, davacının 07.12.2020 tarihinde 01.03.2015-31.08.2020 dönemine ilişkin prim borçlarını yapılandırarak 29.1.2021 tarihinde ödemesinden ve 26.08.2021 tarihinde de tahsis talebinde bulunmasından sonra, Kurumun davacının 22.9.2020 tarihli Ek 5 sigortasını durdurma talebini ilgi tutarak 31.12.2014 tarihi itibariyle Ek 5 sigortalılığının durdurulduğunu, 29.01.2021 tarihinde yapılandırmaya ödediği 38.177.80 TL’nin talebi halinde iade edileceğini davacıya bildirmesine ve bu nedenle davacının 26.08.2021 tarihli tahsis talebini reddetmesine dair Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.