onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 16.02.2007-01.10.2007 tarihleri arasındaki çalışmasının gerçek olup olmadığı ve Kurumun yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işleminin geçerliliği üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının hizmetlerinin iptal edilmesine yönelik Kurum işleminin yerinde olduğunu tespit etmiştir. Ancak, davacının iptal edilen sigortalılık süresi dışında mevcut prim ödeme gün sayısının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 1479 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, davacının aylık-kısmi aylık şartlarının yeniden irdelemeye tabi tutulması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, davacıya çıkarılan yersiz ödeme borcunun da bu değerlendirmeye göre belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve davacının taleplerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, davacının emeklilik haklarının ve yersiz ödeme borcunun doğru bir şekilde belirlenmesi açısından önem taşımaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/2910 E.  ,  2024/4489 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1173 E., 2023/2207 K.
    HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2020/76 E., 2022/88 K.

    Taraflar arasındaki asıl dava Kurum işleminin iptali, birleşen dava itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davacı/birleşen davada davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen davada davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 16.02.2007 tarihinde Galip Kovan’a ait şirkette işe başladığını, şirkette 16.02.2007-01.09.2007 tarihleri arasında asgari ücret tutarında maaş ve sattığı ürün karşılığında prim alarak çalıştığı, davacının bu iş yerinde çalıştığı süre boyunca iş verence verilen telefon numaralarını arayarak bilgisayar parçaları pazarlama işi yaptığını, davacının 22.11.2019 tarih 2019/SY/63 sayılı denetmen raporu gereği sahte sigortalılık gerekçesiyle davacının hak kazanmış olduğu emeklilik aylığının iptal edildiğini ve 135.2019,61 TL yersiz ödeme borcu çıkarıldığını belirterek davacının emeklilik aylığının kesilmesine gerekçe gösterilen 22.11.2019 tarih 2019/SY/63 sayılı denetmen raporunun iptalini talep etmiştir.

    Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; davalı … aleyhine Ordu İcra Müdürlüğünde başlatmış oldukları 2020/5934 Esas sayılı icra takibine davalı tarafın 20.07.2020 tarihli itiraz dilekçesi ile itiraz edildiğini, Kurum tarafından yapılan denetimler sonucu eylemli ve gerçek bir çalışma olmadığının anlaşıldığını, denetmen raporunda konu ile ilgili iş yerinde fiilen çalışan sigortalıların ifadesine başvurulduğunu, ifadesine başvurulan tanıkların …’un çalışmadığını belirttiklerini beyanla, borçlunun yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın hizmet tespitini istediği döneme ilişkin fiili ve gerçek çalışmayı ispat yükümlülüğü altında olduğu, davacının muvazaalı sigorta yaptırmadığını ve …’a ait iş yerinde fiili olarak çalıştığını belirttiğini, ancak İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen 22.11.2019 tarih 2019/SY/63 sayılı denetmen raporunda …’un …’a ait iş yerinde fiili olarak çalışmadığının anlaşıldığını, davacının 14.10.2019 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde …’ı tanımadığını, onun adına hiçbir dönem çalışmadığını ve bilgisayar alım satım işinde de çalışmadığını belirttiğini, 24.10.2019 tarihinde kendi isteği ile tekrar ifade vermeye geldiği ve …’ı tanımadığını …’a ait iş yerinde pazarlama işi yaptığını söylediğini beyanla davanın reddini istemiştir.

    Asıl davada dahili davalı … tarafından davaya cevap verilmemiştir.

    Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; Ordu İcra Müdürlüğünün 2020/5934 Esas sayılı dosyasında alacaklı olan Kurumun, 22.11.2019 tarih ve 2019/SY/63 sayılı denetmen raporu ile davalı borçlunun 16.02.2007-01.10.2007 tarihleri devresinde toplam 224 günlük çalışmasının iptali neticesinde aylık bağlama şartlarının bozulduğunu ve bu nedenle aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini, alacaklı Kurum tarafından borçluya yersiz ödeme yapıldığını iddia ettiği ve bu kapsamdaki borcun tahsiline ilişkin ilamsız takip başlattığını, bu takibe ilişkin süresi içerisinde yapılan itiraz ile takibin durduğunu, itiraz üzerine duran icra takibinin devamını sağlamak amacıyla davacı alacaklı Kurum tarafından itirazın iptali davası açıldığını, Ordu İş Mahkemesinde 2020/76 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davanın sonucunun söz konusu bu davada verilecek kadar üzerinde etkili olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esas dava yönünden davacının davasının reddine, birleşen 2021/149 Esas sayılı dava yönünden davacının davasının kabülü ile Ordu İcra Müdürlüğünün 2020/5934 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 olan 26.429,39-TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı/birleşen davada davalı … vekili istinaf dilekçesinde, düzenlenen denetmen raporunun usule aykırı olduğunu, dinlenen davalı ve kamu tanıklarının kesin ve bilgiye dayalı beyanlarının olmadığını, davacı tanıklarının ise tutarlı ve bilgiye dayalı beyanlarının bulunduğunu, davacının söz konusu tarihlerde annesine ait şirketinin olması sebebiyle sahte sigortalılık yapmaya ihtiyacının olmadığını ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava davacısı birleşen dosya davalısı …’un istinaf başvurusunun, HMK. nın 353/b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı/birleşen davada davalı … vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, asıl davada davacı/birleşen davada davalının dava dışı … unvanlı işyerinde 16.02.2007-01.10.2007 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek olup olmadığı, Kurumun yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işleminin yerinde olup olmadığı hususlarına, birleşen davada ise itirazın iptali istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2. Kısmi yaşlılık aylığını düzenleyen 1479 sayılı Kanun’un geçici 10 uncu maddesinin son fıkrasında; “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan, 15 tam yıl prim ödeme süresi ile kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurma koşulunu, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren,
    a) 2 tam yıldan fazla, 4 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 51, erkeklere 56 yaşını,
    b) 4 tam yıldan fazla, 6 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 52, erkeklere 56 yaşını,
    c) 6 tam yıldan fazla, 8 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 53, erkeklere 57 yaşını,
    d) 8 tam yıldan fazla, 10 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 54, erkeklere 57 yaşını,
    e) 10 tam yıldan fazla süre içinde yerine getiren, kadınlara 56, erkeklere 58 yaşını, doldurmaları ve talepte bulunmaları halinde, yaşlılık aylığı bağlanır.” hükmü yer almaktadır.

    3.Değerlendirme
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı/birleşen davada davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

    2-Somut olayda, her ne kadar davacının 16.02.2007 – 01.10.2007 tarihleri arasındaki 4/1-a kapsamındaki hizmetlerinin iptal edilmesine yönelik Kurum işlemi yönünden davacının çalışmalarının fiili olmadığına dair Mahkeme tespiti yerinde ise de aylık koşulları değerlendirilirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurularak, davacının iptal edilen sigortalılık süresi dışında, mevcut prim ödeme gün sayısı belirlenerek irdeleme yapılmalı, davacının aylık-kısmi aylık şartları bu kapsamda ve yargılama sırasında oluşması halinde istemi durumunda bağlanabileceği hususu gözetilmeli, davacı adına davalı Kurum tarafından çıkarılan yersiz ödeme borç miktarı da buna göre belirlenmeli, davacı istemi bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.