|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 15.07.1987 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 108. maddesi, sigortalı statüsünde bulunmayan bir kimsenin sigortalılık süresinden söz edilemeyeceğini belirtmektedir. 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 64. maddesi, sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu düzenlemektedir.
Mahkeme, davacının Kuruma başvuru şartını yerine getirmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Dava şartları, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için gerekli olan koşullar olup, eksik olan bir dava şartının tamamlanması için kesin süre verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi için süre verilmesi ve bu süre içinde başvurusunu tamamlamaması halinde davanın reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/5108 E. , 2024/9535 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2500 E., 2023/1894 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/323 E., 2021/147 K.
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 15.07.1987 tarihinde Sosyal Sigortalar Kurumuna işe giriş bildirgesi verilerek … sicil numarası ile 15.07.1987 tarihinde 1 günlük 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi uyarınca sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı cevap dilekçesinde, davacının öncelikle müvekkili Kuruma müracaat etmeksizin bu davayı açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle esasa girilmeden usul yönünden davanın reddine karar verilmesini, öncelikle zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesini, müvekkili Kurumun davacıyla ilgili tüm işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulü ile davacının … iş yeri sicil no.lu … unvanlı iş yerinde 15.07.1987 tarihinde asgari ücretle sigortalı olarak hizmet akdiyle 1 gün çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 15.07.1987 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde, eksik araştırma ve inceleme sonucunda usul ve yasaya aykırı olarak verilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… Somut olayda, davaya konu işe giriş bildirgesi üzerindeki imzanın davacının el ürünü olduğu, bildirge üzerindeki varide numarasından işe giriş bildirgesinin 1987 yılı serilerinden olduğu anlaşılmaktadır. Yine dinlenen bordro tanığı … ve diğer tanık beyanları ile davacının çalışması doğrulanmakla, mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır..” gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçe içeriğini tekrar ederek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 15.07.1987 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2 nci, 6 ncı ve 108 inci maddeleri.
2.Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinde sigortalılık süresi düzenlenmiş olup, sigortalı statüsünde bulunmayan bir kimsenin sigortalılık süresinden söz edilemez. Olağan olarak sigortalılık niteliği, 506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince, çalışmaya başlanması ile edinilir.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında, “Diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dışındaki Kanunlar ile de dava şartı düzenlenebileceği anlaşılmaktadır.
3. 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun’un 7 nci maddesine üçüncü fıkra olarak “31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer Kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” hükmü eklenmiştir.
4.Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK’nın 115/2 nci maddesindeki kurala göre, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usul-den reddedilmelidir.
5.Eldeki dava 16.10.2017 tarihinde, 6552 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra açılmıştır. Davacı, 15.07.1987 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, işin esasına girmek suretiyle davanın reddine karar vermiştir Öte yandan dosya kapsamında davacının Kuruma 15.10.2012 tarihinde başvurusunun olduğu, Kurum tarafından bu başvuruya 08.12.2012 tarihinde cevap verildiği anlaşılmakla anılan başvurunun 5521 sayılı Kanun’un 7/3 üncü maddesinin yürürlük tarihi öncesi tarihi içerdiği ve güncel olmadığı da anlaşılmaktadır.
6.Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun’un 7 nci maddesine 3 üncü fıkra olarak eklenen düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, eldeki davada, davacı tarafından 5521 sayılı Kanun’un 7/3 üncü maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, Mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK.’nın 115/2 nci maddesi uyarınca, 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun’un 7 nci maddesine üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun ret iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
7. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan … ve Üyeler …, … ve …’ün oyları ve oy çokluğuyla,
04.10.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık Kurum aleyhine açılan “Sigorta Başlangıç Tarihinin Tespiti” isteminde, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4 üncü maddesinde düzenlenen kuruma başvuru şartının aranıp aranmayacağı, tamamlanabilir dava şartının verilen süre içinde yerine getirilmemesi nedeni ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddi gerekip gerekmediği” noktasında toplanmaktadır.
2. İlk Derece Mahkemesinin Kurum ve işveren aleyhine açılan davada bir günlük hizmet tespitine dair kabul kararının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
3. Verilen kararın temyiz edilmesi üzerine ise çoğunluk görüşü ile “dava tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun’un 7/3, dava sırasında yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4 üncü maddesi uyarınca davacının öncelikle uyuşmazlık hakkında Kuruma başvuru şartını yerine getirmesi gerektiği, tamamlanabilir dava şartı olduğundan süre verilerek, Kuruma başvuru şartını yerine getirilmemesi halinde dava şartı yokluğu neden ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunu’nun 64 üncü maddesi ile değişik 5521 sayılı Kanunu’nun 7/3 ve daha sonra 25.10.2017 tarihinde 5521 sayılı Kanun’u yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4 üncü maddesinde açıkça “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur” hükmüne yer verilmiştir.
5. Belirtmek gerekir ki zorunlu sigortalılık süresinin tespiti sadece hizmet tespitini içermez. Aynı zamanda sigorta başlangıç tarihinin tespitini de içerir. Bu yönü ile de Kuruma başvuru şartını içermemektedir. Kaldı ki işe giriş bildirgesi düzenlenen ve kuruma verilen bildirgeden dolayı kurum işlem yapmamaktadır.
6. Somut uyuşmazlıkta davacı sigortalılık başlangıç tarihinin tespitini talep etmiştir. Zorunlu sigortalılık tespiti niteliğindeki bu istem nedeni ile Kuruma başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. Mahkemelerin esasa girmesi isabetlidir. Temyiz incelemesinin esastan yapılması gerekirken, çoğunluk görüşü ile usulden bozulması isabetsiz olmuştur.
7. Yukarda açıklanan açıklamalar nedeni ile kararın esas yönünden incelenmesi gerekirken, usul yönünde bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılınmamıştır.