ÖZET: Başvuran, Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü’ne yaptığı silahlı özel güvenlik görevlisi kimlik kartı ve çalışma izni talebinin, hakkında yapılan arşiv araştırması sonucunda reddedildiğini belirtmiştir. Reddin gerekçesi, başvuranın 667 sayılı KHK kapsamında Vakıflar Bankası A.Ş. tarafından kamu görevinden çıkarıldığına dair kayıtlardır. Başvuran, bu kararın haksız olduğunu, zira hakkında herhangi bir kovuşturma bulunmadığını ve Erzurum 1. İdare Mahkemesi kararının kendisini kamu görevinden ihraç etmediğini ifade ederek, idari işlemin iptalini talep etmiştir.

İçişleri Bakanlığı, başvuranın güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapıldığını, ancak elde edilen verilerin olumsuz değerlendirildiğini belirtmiştir. 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun gereği, güvenlik soruşturması olumlu olmayan kişilere çalışma izni verilmemektedir. Ancak, başvuranın durumu incelendiğinde, yalnızca bir bilgiye dayanarak karar verildiği ve bu bilginin başka bir idari işlemde iptal edildiği görülmektedir. Bu nedenle, başvuranın güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumunu değerlendirerek, İçişleri Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. Bu tavsiye, başvuranın mevcut durumu göz önünde bulundurularak güvenlik soruşturmasının yeniden ele alınmasını önermektedir. İlgili idarenin, bu tavsiye üzerine otuz gün içinde işlem tesis etmesi gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/12984-S.24.19604

BAŞVURU NO : 2024/7207

KARAR TARİHİ : 27.11.2024

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın; silahlı özel güvenlik görevlisi kimlik kartı ve çalışma izni talebinin reddine ilişkin karar hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 06.06.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvuruda özetle; Ağrı İl Emniyet Müdürlüğüne yapmış olduğu özel güvenlik kimlik kartı ve çalışma izni alma müracaatının, Ağrı İl Özel Güvenlik Değerlendirme

Komisyonunca ilgili mevzuatı gereğince hakkında yapılan arşiv araştırması sonucunda “667 sayılı KHK kapsamında Vakıflar Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından kamu görevinden çıkarılma kararı verildiğinin anlaşıldığı” gerekçesiyle reddedildiğini, hakkında yapılmış herhangi bir kovuşturma ya da soruşturmanın olmadığını, idarenin hiçbir araştırma yapmadığını, verilen kararın haksız olduğunu, zira başvurusunda sunduğu Erzurum1. İdare Mahkemesinin Esas No: / Karar No: / kararından anlaşılacağı üzere kamu görevinden ihraç edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını iddia ve ifade ederek; özel güvenlik kimlik kartı ve çalışma izni alma başvurusunun reddine dair idari işlemin iptalini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 29/08/2024 tarih ve – – sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın, 23.11.2023 tarih ve sayılı dilekçesi ile Özel Güvenlik Kimlik Kartı ve Çalışma İzni almak için başvuruda bulunduğu, buna istinaden kişi hakkında 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine

Dair Kanun, Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ve 2021/10 Sayılı Genelge gereği Güvenlik

Soruşturması ve Arşiv Araştırması yapıldığı,

2.2. Bu çerçevede, zikredilen kanunun “Çalışma İzni” başlıklı 11 inci maddesi hükümleri kapsamında özel güvenlik görevlileri hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılarak soruşturma sonucunda elde edilen olgusal verilerin 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununun

“Değerlendirme Komisyonu” başlıklı 7 inci maddesi gereği Valilikler bünyesinde kurulan komisyonlarca değerlendirilerek sonucu olumlu olanlara Valiliklerce çalışma izni verildiği, 2.3. Başvuran hakkında yapılan arşiv araştırması sonucunda; 21/07/2017 tarihli ve 667 Sayılı KHK kapsamında Vakıflar Genel Müdürlüğü kurumundan Kamu Görevinden Çıkarılma bilgisi bulunduğunun kayıtların tetkikinden anlaşıldığı, 2.4. 06/01/2017 tarihli 29940 Mükerrer Sayılı yayımlanan 680 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 70 inci maddesi uyarınca 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 11 inci maddesine “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen kişiler, özel güvenlik alanında faaliyet yürüten şirket veya birimlerde çalışamazlar.” Hükmü, Kanun Hükmünde Kararnamelerin “Kamu

Görevlilerine İlişkin Tedbirler” başlıklı maddelerinde “… kamu görevinden çıkarılan kişilerin mahkumiyet kararı aranmaksızın rütbe ve/veya memuriyeti alınır ve bu kişiler görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmezler; bir daha kamu hizmetinde istihdam edilmezler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilmezler; bunların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bunların silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar…” hükmü yer aldığı, bu hükümler doğrultusunda başvurana özel güvenlik görevlisi çalışma izni ve özel güvenlik görevlisi kimlik kartı verilmesinde sakınca görüldüğü, Ağrı İl Özel Güvenlik Komisyonunca başvuranın talebinin reddine karar verildiği, 2.5. İçişleri Bakanlığının 2012/42 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Birleştirilmiş Genelgesinin “Güvenlik

Soruşturması ve Arşiv Araştırması” başlıklı 6 ncı maddesinin (ç) bendinde “5188 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi (d) bendinde belirtilen şartları taşımasına rağmen hakkında yapılan güvenlik soruşturması olumsuz olan şahıslara çalışma izni verilip verilmemesine il özel güvenlik komisyonu karar verebilecektir” hükmünü amir olduğu, bu hüküm ve İller İdaresi Genel Müdürlüğü Genelgesi göz önünde bulundurulduğunda, başvuran şahsın kimlik kartı ve çalışma izni konusunda idarenin yapmış olduğu iptal işleminin hukuka uygun olarak yapıldığının değerlendirildiği, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile

tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un;

5.1. “Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar” başlıklı 10 uncu maddesinde:

“a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.

b) (Değişik: 21/4/2005 – 5335/23 md.) Silahsız olarak görev yapacaklar için en az sekiz yıllık ilköğretim veya ortaokul; silahlı olarak görev yapacaklar için en az lise veya dengi okul mezunu olmak.

c) 18 yaşını doldurmuş olmak.

d) (Değişik: 2/1/2017 – KHK-680/69 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/67 md.) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile;

1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak.

2) Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve

hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkûm olmamak.

3) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa

karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak.

e) (Mülga: 23/1/2008 – 5728/578 md.)

f) Görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile engelli bulunmamak.

g) 14 üncü maddede belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmak.

h) (Ek: 2/1/2017 – KHK-680/69 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/67 md.) Güvenlik soruşturması olumlu olmak.”

5.2. “Çalışma izni” başlıklı 11’inci maddesinde: “Özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler ile özel güvenlik şirketlerinde, alarm izleme merkezlerinde ve özel güvenlik eğitimi verecek kurumlarda kurucu ve/veya yönetici olarak çalışacaklar hakkında valilikçe güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır.

Soruşturma sonucu olumlu olanlara, bu Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla bitirmiş olmak şartıyla, valilikçe çalışma izni verilir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bir ay içinde tamamlanır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması her kimlik verilmesi veya ihtiyaç duyulması halinde yenilenir. Şirketlerde eğitici ve temsilci olacaklar ile şirket ortağı tüzel kişi ortaklarında da kurucularda aranan şartlar aranır ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır.

[…]

Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen kişiler, özel güvenlik alanında faaliyet yürüten şirket veya birimlerde çalışamazlar.”

6. 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun “Değerlendirme

Komisyonu” başlıklı 7’nci maddesinde: “(1) Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulur.

Değerlendirme Komisyonu; Cumhurbaşkanlığında İdari İşler Başkanının görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının başkanlığında,

teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulur. Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme, ilgili bakanlık ya da kamu kurumları bünyesindeki Değerlendirme Komisyonunca yapılır.

(2) Memuriyet veya kamu görevlerine uygunluğunun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal veriler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerce ilgili kurum ve kuruluş bünyesinde kurulan Değerlendirme Komisyonuna iletilir.

(3) Değerlendirme Komisyonu kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar. Mahkemeler tarafından istenildiğinde bu bilgiler sunulur.”

7. 695 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararname’nin “Kamu personeline ilişkin tedbirler” başlıklı 1 inci maddesinde: “(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1)

sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.

(2) Birinci fıkra gereğince kamu görevinden çıkarılan kişilerin, mahkûmiyet kararı aranmaksızın rütbe ve/veya memuriyetleri alınır ve bu kişiler görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmezler; bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemezler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; bunların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bunların silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar. Bu kişiler hakkında bakanlıkları ve kurumlarınca ilgili pasaport birimine derhal bildirimde bulunulur. Bu bildirim üzerine pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir.

(3) Birinci fıkra kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar, varsa uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve müsteşar, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamazlar ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamazlar.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Başvuran; Ağrı İl Emniyet Müdürlüğüne yapmış olduğu özel güvenlik kimlik kartı ve çalışma izni alma müracaatının, Ağrı İl Özel Güvenlik Değerlendirme Komisyonunca ilgili mevzuatı gereğince hakkında

yapılan arşiv araştırması sonucunda “667 sayılı KHK kapsamında Vakıflar Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından kamu görevinden çıkarılma kararı verildiğinin anlaşıldığı” gerekçesiyle reddedildiğini, hakkında yapılmış herhangi bir kovuşturma ya da soruşturmanın olmadığını, idarenin hiçbir araştırma yapmadığını, verilen kararın haksız olduğunu, zira başvurusunda sunduğu Erzurum1. İdare Mahkemesinin

Esas No / Karar No: / kararından anlaşılacağı üzere kamu görevinden ihraç edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını iddia ve ifade ederek; özel güvenlik kimlik kartı ve çalışma izni alma başvurusunun reddine dair idari işlemin iptalini talep etmektedir.

10. Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile

Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’te düzenlenmiştir. Anılan

Kanun’un 10’uncu maddesinde, “güvenlik soruşturması olumlu olmak” özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar arasında sayılmıştır. Yine aynı Kanun’un 11’inci maddesinde, özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler hakkında valilikçe güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacağı, ayrıca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının her kimlik verilmesi veya ihtiyaç duyulması halinde yenileneceği düzenlenmiştir.

11. 5188 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, özel güvenlik görevlilerinin; genel kolluğun sorumluluğunda bulunan ve özel güvenlik komisyonunun kendilerine tanıdığı alanda, daha çok suç önleme faaliyeti yapmakla görevli olduğu, görevlerini ifa ederken; jandarma ya da emniyet gibi genel kolluk kuvvetlerinin bazı yetkilerini de kullanabildiği, yanı sıra; koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini arama, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu’nun 90’ıncı ve 168’inci maddelerine göre yakalama, görev alanında haklarında yakalama emri veya mahkûmiyet kararı bulunan kişileri yakalama ve arama, yangın, deprem gibi tabiî afet durumlarında ve imdat istenmesi hâlinde görev alanındaki işyeri ve konutlara girme, genel kolluk kuvvetlerine derhal bildirmek şartıyla, aramalar sırasında suç teşkil eden veya delil olabilecek ya da suç teşkil etmemekle birlikte tehlike doğurabilecek eşyayı emanete alma, zor kullanma, silah taşıma ve bulundurma gibi yetkilere sahip olduğu, ayrıca kendilerine karşı hakaret ya da mukavemet, tehdit ve saldırı gibi bir durum oluştuğunda faillerin, memurlara karşı işlenen suçlardan yargılandığı, bu açıdan kendilerine hak ve sorumluluk verilirken özel güvenlik görevlilerinin her yönden güvenilirliklerinin tespit edilmesinin, Devletin ve toplumun ileride uğrayabileceği zararın veya tehlikenin önceden önlenmesi için zaruri olduğu ve bu çerçevede özel güvenlik görevlileri hakkında yetkili makamlar tarafından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapıldığı görülmektedir.

12. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının; nasıl ve kimler hakkında yapılacağına, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğuna, araştırma sonucunda elde edilecek verilerin ne şekilde kullanılacağına ve bu bilgilerin değerlendirilmesine ilişkin hususlar 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve

Arşiv Araştırması Kanunu’nda düzenleme altına alınmıştır. Aynı Kanun’un 7’nci maddesinde, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla

Değerlendirme Komisyonu kurulacağı ve Değerlendirme Komisyonunun kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunacağı belirtilmiştir. Bu bağlamda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirilmesi konusunda, Değerlendirme Komisyonu tarafından takdir yetkisinin kullanıldığı anlaşılmaktadır.

13. Bilindiği üzere, idarelerin idari işlem tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilmektedir. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda

Takdir Yetkisi Kavramı Ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Dergisi Cilt 1, Sayı 2,Aralık 1997). İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunlu olmakla birlikte bu durum, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. İdarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içinde kalması, eşitlik ilkesine uygun hareket etmesi, bu yetkiyi kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanması, yasanın öngördüğü amacın dışında başka bir amaç için kullanamaması ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanması hukuk devleti açısından zorunluluktur(Şeref Gözübüyük, Yönetim Hukuku, Eylül/1991 s.204).

14. Bunların yanında, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat olmak üzere beş unsurdan oluştuğu kabul edilmekte ve idari işlemin unsurlarından herhangi birindeki sakatlık idari işlemin hukuka aykırılığı sonucunu doğurmaktadır. İdari işlemin sebep unsurunu, idari işlemden önce gelen ve idareyi belirli bir işlem yapmaya sevk eden hukuki ve fiili etkenler oluşturmaktadır. Başka bir ifadeyle idari işlemin sebep unsuru idareyi işlem yapmaya sevk eden saiktir, yani işlemin gerekçesidir. Dolayısıyla, İdari işlemler, kendilerinden önce var olan ve nesnel hukuk kurallarınca belirlenmiş bulunan bir nedene dayanmak zorundadır. İdare de işlem tesis ettiğinde nedenini ortaya koymak yani işlemini gerekçelendirmek zorundadır. (Kemal Gözler, İdare Hukuku, Cilt I, Bursa-2009) Danıştay içtihatlarında yer alan, “İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden olduğundan, bu ilke genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar. İşlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konusunda ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları ve idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.” ifadeleriyle idari işlemlerde gerekçenin önemi ortaya konulmuştur.

15. Nitekim yargıya taşınan benzer bir konuda, idarenin işlemini hukuka ve mevzuata uygun bulan İlk

Derece Mahkemesi ve akabinde temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin

17.12.2020 tarihli ve E:2019/10164 K:2020/6526 sayılı kararı ile bozularak yeniden bir karar verilmek

üzere dosya ilgili Bölge İdare Mahkemesine gönderilmiştir. Söz konusu Danıştay kararında, idarenin 5188 sayılı Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen araştırma ve soruşturma sonuçlarını değerlendirme yönünden takdir yetkisinin bulunduğunu belirtmekle birlikte Danıştay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu vurgulanarak, davacı hakkındaki güvenlik soruşturmasına ilişkin raporlarda ve bilgi notlarında yer alan bilgilerin istihbari nitelik taşıdıklarından, hukuken geçerli başka somut bir bilgi ve belgeyle doğrulanmadıkça tek başlarına hukuki delil gücünde kabul edilmeleri ve ilgililer aleyhine kullanılmalarının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı ifade edilmiştir.

16. Somut olayda, başvuranın hakkında yapılan arşiv araştırması sonucunda 21/07/2017 tarihinde Türkiye

Vakıflar Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü’nden 667 sayılı KHK kapsamında Kamu Görevinden Çıkarıldığı bilgisi bulunduğu kaydına rastlandığı gerekçesine dayanılarak arşiv araştırması olumsuz değerlendirilerek

Silahlı Özel Güvenlik Kimlik Kartı ve Çalışma izni talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.

17. Ancak, idarenin dayandığı Kamu Görevinden Çıkarılma konusu incelendiğinde; başvuranın özel hukuk tüzel kişisi olan Türkiye Vakıflar Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünün Ağrı Şubesinde stajyer memur olarak çalışmakta iken 4857 sayılı İş Kanununun 15 inci maddesi uyarınca deneme süresi içerisinde iş akdinin banka tarafından sonlandırıldığı, aynı konunun başvuranın 27. Dönem POMEM sınavına alınmaması işlemine de dayanak teşkil etmesi üzerine başvuranın konuyu İdari Yargıya taşıdığı, konu hakkında

Erzurum 1. İdare Mahkemesinin E: / ve K: / sayılı kararında, “…davacının, bir ticari şirket olana Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. şirketinde İş Kanunu’na tabi personel olarak çalıştığı, bir kamu görevi yürütmediği, Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair

Kanun Hükmünde Kararnameler ile Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğundan bahisle ekli listelerde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmadığı, iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca deneme süresi içerisinde feshedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacının bir ticari şirket olana Türkiye Vakıflar Bankası

T.A.O. şirketinde İş Kanunu’na tabi personel olarak çalıştığı, kamu personeli olmadığı ve bir kamu görevi yürütmediği, Kanun Hükmünde Kararnameler eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle veya idari bir işlemle kamu görevinden çıkarılmadığı, iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca feshedildiği hususları birlikte ele alındığında, kamu görevinden çıkarılanların bir daha kamu hizmetinde istihdam edilememesi, doğrudan veya dolaylı olarak kamu hizmetlerinde görevlendirilmemesi hükmüne istinaden davacının başvuru şartlarını taşımadığı gerekçesiyle sınava alınmamasına dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” denilerek dava konusu uyuşmazlığın 27. Dönem POMEM sınavına alınmamasına ilişkin işlem yönünden iptaline karar verildiği görülmüştür.

18. Yukarıda yer verilen açıklamalar ve tüm dosya kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; başvuran hakkında adına silahlı özel güvenlik görevlisi kimlik kartı ve çalışma izni düzenlenmesi için yetkili makamlar tarafından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapıldığı, bunun neticesinde elde edilen verilerin, aynı Kanun’un 7’nci maddesi uyarınca oluşturulan Ağrı Valiliği Değerlendirme

Komisyonu tarafından olumsuz olarak değerlendirildiği ve başvuranın özel güvenlik görevlisi olmasının uygun görülmediği, ancak; başvuranın güvenlik soruşturması olumsuz olarak değerlendirilirken tek bir bilgiye dayanıldığı, kaldı ki bu bilgiye dayanılarak yapılan başka bir idari işlemin İdari Yargı tarafından iptal edildiği, başvuran hakkında ek olarak herhangi bir araştırmanın yapılmadığı ve başka bir tespite yer verilmediği, dolayısıyla İdare tarafından takdir yetkisinin yeterli bir gerekçe ortaya konulmadan kullanıldığı değerlendirilmiş olup başvuranın mevcut durumu da göz önünde bulundurularak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun yeniden değerlendirilmesi hususunda ilgili İdareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yyımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın mevcut durumu da göz önünde bulundurularak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun yeniden değerlendirilmesi hususunda İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI tarafından

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi