|
ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itiraz ederek masumiyet karinesinin ihlal edildiğini savunmuştur. Ancak, Danıştay, masumiyet karinesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına etkisinin olmadığını ve ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, davacının FETÖ/PDY ile ilişkisini belirlemede dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.
Sonuç olarak, Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunu, temyiz isteminin reddedilmesi gerektiğini ve kararın onanmasına karar vermiştir. Bu karar, ceza mahkemesi kararının kesinleşmiş olmasının yanı sıra, davacının etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak iltisak düzeyini samimi ikrarıyla ortaya koymasıyla desteklenmiştir. Temyiz giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasıyla birlikte, karar oybirliğiyle kesinleşmiştir. |
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/5500 E. , 2024/2444 K.
“İçtihat Metni”
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5500
Karar No : 2024/2444
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Muş ili, Merkez Sudurağı İlkokulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 7145 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının … tarih ve E…. sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının mahkumiyet kararı niteliğinde olmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, geçerli bir sebebe ve somut bir delile dayanmayan dava konusu işlemin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlaline sebebiyet verdiği, Olağanüstü hal döneminin sona ermiş olmasının lehine değerlendirilmesi gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının, ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan kararın itiraz edilmeyerek kesinleştiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK’nın “etkin pişmanlık” hükümleri kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.