|
ÖZET: Başvuran, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 16 Aralık 2023 tarihinde gerçekleştirilen Gelir Uzman Yardımcılığı Giriş Sınavı’na katıldığını ve sınavda yer alan bazı soruların hatalı olduğunu iddia etmiştir. İtiraz dilekçesinde, iptal edilen üç sorudan ikisinin hatalı olduğunu belirterek, bu soruların iptal edilmesi durumunda sınav puanının yeniden hesaplanmasını talep etmiştir. Başvuran, özellikle “tacir sayılmaz” ve “birincil gelir dağılımı” konularındaki soruların iki doğru cevabı olduğunu ve bu nedenle iptal edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Gelir İdaresi Başkanlığı, başvuranın itirazını değerlendirerek bazı sorularda hata tespit etmiş ve bu soruları her aday için doğru kabul etmiştir. Ancak, başvuranın itiraz ettiği diğer sorular hakkında herhangi bir iptal işlemi gerçekleştirilmemiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan incelemeler sonucunda başvuranın taleplerinin haklı bulunduğunu ve belirtilen soruların iptal edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu bağlamda, Gelir İdaresi Başkanlığı’na sınav sonuçlarının yeniden hesaplanması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın itirazlarının kabul edilmesi gerektiği yönünde bir öneri sunmuş ve Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bu tavsiyeye uygun hareket etmesi için 30 gün içinde işlem tesis etmesini talep etmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/5458-S.24.8613
BAŞVURU NO : 2024/856
KARAR TARİHİ : 21.05.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Soru iptali ve sınav puanının yeniden hesaplanması talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 18.01.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 16.12.2023 tarihinde düzenlenen Gelir Uzman
Yardımcılığı Giriş Yazılı Sınavına aday numarası ile katıldığını, yazılı sınavdaki kitapçık türünün kitapçığı olduğunu, soruların ve cevap anahtarlarının sınav sonrasında Kurum tarafından yayımlanmadığını, süresinde gönderdiği 25.12.2023 tarihli itiraz dilekçesinde belirttiği 5 sorudan üçünün iptal edildiğini ve iptal edilmeyen 2 sorunun da hatalı olduğunu düşündüğünü, itiraz dilekçesine idare tarafından gönderilen 07.01.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazıda; kitapçığında 3, 55 ve 57 numaralı soruların iptal edildiğinin belirtildiğini, dolayısıyla itiraz dilekçesinde yer verdiği ve iptal edilmemiş olan soruların dilekçesinde yazdığı 2 ve 4 numaralı sorular olduğunu, söz konusu 4 numaralı ‘tacir sayılmaz’ konulu sorusunun Kurum tarafından kabul edilen doğru cevabının işaretlediği seçenek olan ‘Donatma iştiraki’ seçeneği olmadığını değerlendirmekle birlikte, aynı soruda ‘Kooperatif ortağı’ seçeneği de yer aldığından ve ‘Kooperatif ortağı’ da tacir sayılmadığından sorunun hatalı olduğunu ve cevap seçenekleri arasında 2 tane doğru cevap olduğundan sorunun iptal edilmesi gerektiğini, akademik çalışmalarda ve hukuk sisteminde ‘Donatma iştiraki’nin tacir olup olmadığına ilişkin net ve açık bir hüküm bulunmadığını, kaynak kitaplara ve akademik çalışmalara göre ‘Donatma iştiraki’nin kendisinin tacir olmadığını, Kurum tarafından iptal edilmemiş olan diğer sorunun ‘Birincil gelir dağılım hangisidir?’ sorusu olduğunu, maliye alanında KPSS A grubu hazırlık kitaplarında anlatılan ‘fonksiyonel (birincil) gelir dağılımı’ konusunun iki ayrı tanım olarak değil tek bir tanım olarak anlatıldığını, sınavda sorulan soruda tanımı verilen kavramın seçeneklerde iki farklı kavram olarak ayrı ayrı yer aldığını, ‘fonksiyonel gelir dağılımı’ ile ‘birincil gelir dağılımı’ ayrı seçeneklerde verildiğinden anılan sorunun da hatalı olduğunu değerlendirdiğini, yazılı sınavda başarılı olmak için alınması gereken puanın 70 olduğunu, iptal edilen 3 adet soruyla birlikte puanının 69 olduğunu ve iptal edilmeyen söz konusu soruların da iptal edilmesi gerektiğini ifade etmiş olup
25.12.2023 tarihli itiraz dilekçesinde yer verdiği 5 adet sorudan sınav kurulunca iptal edilmeyen 2 adet
sorunun tekrar incelenmesini ve iptali halinde yazılı sınav sonuç puanına ekleme yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 07.02.2024 tarihli ve sayılı yazısına istinaden Gelir İdaresi
Başkanlığı Personel Daire Başkanlığı tarafından gönderilen 21.02.2024 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde özetle; 16.12.2023 tarihinde yazılı bölümü yapılan Gelir Uzman
Yardımcılığı Giriş Sınavı yazılı sınav sorularından kitapçığında 27 ve 87 nci, kitapçığında ise aynı sorular olan 21 ve 81 inci sorularda hata olduğu anlaşıldığından Sınav Kurulunca, söz konusu soruların
19.12.2023 tarihinde her aday tarafından doğru cevaplanmış kabul edildiği, bununla birlikte sınava süresi
içinde yapılan itirazların Sınav Kurulunca değerlendirilmesi neticesinde; kitapçığında 9, 61 ve 63 üncü; kitapçığında ise aynı sorular olan 3, 55 ve 57 nci sorularda da hata olduğu anlaşıldığından Sınav
Kurulunca söz konusu soruların da her aday tarafından doğru cevaplanmış kabul edilerek sözlü bölüme katılmaya hak kazanan adayların listesinin 27.12.2023 tarihinde güncellenmiş olduğu belirtilmiş ve talep edilen belgeler yazı ekinde gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 4.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
4.2. “Bilirkişi görevlendirilmesi ve tanık dinlenmesi” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında
“İnceleme ve araştırma konusu ile ilgili olarak Başdenetçi veya denetçiler bilirkişi görevlendirebilir.”,
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Taşra teşkilatında uzman istihdamı” başlıklı Ek 44 üncü maddesinde (Ek: 2/7/2018 – KHK-703/175 md.) “Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla taşra teşkilatlarında uzman ve uzman yardımcısı istihdam edilebilir.
Uzman ve uzman yardımcısı istihdamında, ek 41 inci maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile yabancı dil ve tez hazırlama şartı hariç olmak üzere beşinci fıkrasında yer alan hükümler kıyasen uygulanır.
Uzman ve uzman yardımcılarının mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yarışma ve yeterlik sınavları, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak kurumlarınca çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.
Bu madde kapsamında istihdam edilen uzman ve uzman yardımcılarına teşkilatlanmaya ilişkin
Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla diğer görevlerinin yanı sıra yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yaptırılabilir. Ancak bu şekilde teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yapmakla görevlendirilenler yer değiştirme suretiyle atamaya tabi tutulurlar. Uzman ve uzman yardımcılarına teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma işlerine ilişkin görevlendirmelerinde, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b)
/
fıkrası hükmü uygulanır. Bunların görevlendirme, çalışma ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar
Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak çıkarılacak kurumsal yönetmelikle düzenlenir.
Bu madde kapsamında ilk defa ihdas edilecek uzman ve uzman yardımcısı kadrolarında bulunanlar, defterdarlık uzman ve uzman yardımcıları için mevzuatında kadrolarına bağlı olarak öngörülmüş olan mali ve sosyal hak ve yardımlar ile 36 ncı maddenin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendi hükmünden aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlanırlar.”,
6. 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların
Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Gelir İdaresi Başkanlığı” ara başlığı altındaki “Uzman personel çalıştırılması” yan başlıklı 155 inci maddesinde “(1) Başkanlık merkez teşkilatında 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 41 inci maddesine göre Devlet gelir uzmanı ve Devlet gelir uzman yardımcısı; taşra teşkilatında ise anılan Kanunun ek 44 üncü maddesine göre vergi istihbarat uzmanları, gelir uzmanları, gelir uzman yardımcıları istihdam edilir.
(2) Başkanlıkta, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 26 ncı maddesine göre sözleşmeli personel çalıştırılabilir. (Mülga cümle :RG-26/12/2019-30990-CK-54/3 md.) (…)
(3) Gelir İdaresi grup müdürü, vergi dairesi müdürü, müdür, vergi dairesi müdür yardımcısı ve müdür yardımcısı kadrolarına atanacakların, yapılacak yazılı ve sözlü sınavlardan ayrı ayrı yüz tam puan
üzerinden en az yetmiş puan almaları şarttır. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 9/11/2022 tarihli ve E:
2018/123, K: 2022/138 sayılı Kararı ile.) (…) Bu sınavlara katılacak personelin belirlenmesi ile sınavlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.”,
7. Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Uzmanlığı Yönetmeliğinin; 7.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde “(1) Bu Yönetmeliğin amacı, gelir uzman yardımcılarının mesleğe alınma, yetiştirilme, yeterlik sınavları ile gelir uzmanlığına atanma usul ve esaslarını; gelir uzman ve gelir uzman yardımcılarının çalışma usul ve esasları ile yetki, görev ve sorumluluklarını düzenlemektir.
(2) Bu Yönetmelik, gelir uzmanları ile gelir uzman yardımcılarını kapsar.”,
7.2. “Uzman yardımcılığına giriş” başlıklı 4 üncü maddesinde “Uzman yardımcıları, kadro ve ihtiyaç durumları dikkate alınarak, Başkanlıkça uygun görülecek tarih, yer veya yerlerde açılacak giriş sınavı ile alınırlar.”,
7.3. “Yazılı sınavın yapılış biçimi” başlıklı 10 uncu maddesinde “(1) Yazılı sınavın Başkanlık tarafından yapılması halinde, sınav soruları sınav kurulu tarafından hazırlanır.
(2) Sınav Kurulunun teklifi üzerine, Başkanlık, giriş sınavının yazılı bölümünün tamamının veya bir kısmının başka kurum veya kuruluşlar tarafından yapılmasına karar verebilir.
(3) Başkanlık, giriş sınavı duyurusunda belirtmek şartıyla giriş sınavının yazılı bölümünü, Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen farklı fakülteler ve bölümler için ayrı ayrı veya birlikte yapabileceği gibi başka kurum veya kuruluşlara da yaptırabilir.
(4) Yazılı sınavın başka kurum veya kuruluşlara yaptırılması halinde, yazılı sınava ilişkin hususlar
Başkanlıkla ilgili kurum veya kuruluş arasında yapılacak protokolle belirlenir.”,
7.4. “Yazılı sınavın değerlendirilmesi” başlıklı 12 nci maddesinde “(1) Yazılı sınav, 100 tam puan üzerinden değerlendirilir ve en yüksek puandan başlamak üzere sıralanarak tutanağa bağlanır ve sınav kurulunca imzalanır.
(2) Yazılı sınavın değerlendirilmesi sonucu, bu sınavdan 100 üzerinden 70 ve üzeri puan alan adaylardan; en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere, atama yapılacak kadro sayısının iki katına kadar aday sözlü sınava çağrılır. Son sıradaki adayla eşit puan alan adaylar da sözlü sınava çağrılır.
(3) (Değişik:RG-9/9/2011-28049) Uzman yardımcılarının atanacağı yerlerin giriş sınavı duyurusunda belirlendiği durumlarda, bu sınavdan 100 üzerinden 70 ve üzeri puan alan adaylardan; bu yerler itibarıyla,
6 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentleri göz önünde bulundurulmak
suretiyle ve adayların başvuru sırasında tercih ettikleri il dikkate alınarak en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere, o il için atama yapılacak toplam kadro sayısının iki katına kadar aday sözlü sınava çağrılır.
Son sıradaki adayla eşit puan alan adaylar da sözlü sınava çağrılır.”,
7.5. “Sınav sonuçlarına itiraz ve hatalı soruların değerlendirilmesi” (Değişik başlık:RG-5/5/2020-
31118) başlıklı 33 üncü maddesinde “(1) Sınav sonuçlarına, duyurunun yapıldığı günü takip eden tarihten
itibaren (Değişik ibare:RG-5/5/2020-31118) beş iş günü içerisinde dilekçe ile (Ek ibare:RG-5/5/2020-
31118) sınav kuruluna itiraz edilebilir. İtirazlar, sınav kurulu tarafından incelenir ve en geç beş iş günü
içinde karara bağlanıp sonuç ilgiliye yazılı olarak bildirilir.
(2) (Ek:RG-5/5/2020-31118) Yapılan yazılı sınavlarda hatalı soruların tespit edilmesi durumunda bu sorular her aday tarafından doğru cevaplanmış kabul edilir.
8. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “Bilirkişi görevlendirilmesi” başlıklı 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında
“Başdenetçi veya denetçiler, inceleme ve araştırma konusuyla ilgili olarak özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde alanında uzman kişilerden bilirkişi görevlendirebilir. Bilirkişiler, adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarınca belirlenen listelerde yer alanlardan, üniversite öğretim elemanlarından veya meslek odası mensuplarından da seçilebilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ile tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 16.12.2023 tarihinde yazılı bölümü yapılan Gelir Uzman
Yardımcılığı Giriş Sınavının yazılı aşamasına katılmış olan başvuran tarafından, sınav soru kitapçığında yer alan “Türk Ticaret Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi tacir sayılmaz?” ve “Aşağıdakilerden hangisi birincil gelir dağılımını tanımlar?” sorularının iki doğru cevabı olduğu ve şıklara dair akademik çalışmalarda netlik olmadığı iddialarıyla söz konusu soruların incelenmesi ve iptali halinde yazılı sınav sonuç puanına ekleme yapılması talep edilmektedir.
11. 6328 sayılı Kanunda, inceleme ve araştırma konusu ile ilgili olarak Başdenetçi veya denetçiler tarafından bilirkişi görevlendirebileceği; Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına
İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte, Başdenetçi veya denetçiler tarafından, inceleme ve araştırma konusuyla ilgili olarak özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde alanında uzman kişilerden bilirkişi görevlendirebileceği, bilirkişilerin adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarınca belirlenen listelerde yer alanlardan, üniversite öğretim elemanlarından veya meslek odası mensuplarından da seçilebileceği hususları hüküm altına alınmıştır.
12. Şikâyete konu uyuşmazlık özel ve/veya teknik bilgiyi gerektirdiğinden başvuru konusu talebe ilişkin uzman bilirkişi görüşüne başvurmak gerekmiş olup görevlendirilen bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonrasında hazırlanan bilirkişi raporu Kurumumuza sunulmuştur.
13. Başvuruya konu edilen “Türk Ticaret Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi tacir sayılmaz?
a) Komandit şirket b) Donatma iştiraki c) Kooperatif ortağı d) Kamu iktisadi teşebbüsü” şeklindeki kitapçığının 17 nci sorusuna ilişkin bilirkişi görüşünde;
“A- KOMANDİT ŞİRKET
Türk Ticaret Kanununun 124 üncü maddesine göre “Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.” Türk Ticaret Kanununun 16 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre tüm ticaret şirketleri tacirdir. Dolayısıyla komandit şirketler de ticaret şirketi olması nedeniyle tacirdir.
B- DONATMA İŞTİRAKİ
Donatma iştiraki, Türk Ticaret Kanununun 1064 üncü maddesinde; “Birden çok kişinin paylı mülkiyet şeklinde malik oldukları bir gemiyi, menfaat sağlamak amacıyla aralarında yapmış oldukları sözleşme gereğince, hepsi adına ve hesabına suda kullanmaları halinde donatma iştiraki vardır.” şeklinde tanımlanmıştır. Ayrıca Türk Ticaret Kanununun 17 nci maddesinde tacirlere ilişkin hükümlerin donatma iştirakine de aynen uygulanacağı ifade edilmiştir.
Donatma iştirakinin hukuki niteliği tartışmalı olmakla birlikte, tüzel kişiliğinin bulunmadığı açıktır. Birçok açıdan Borçlar Kanununun 620 nci maddesinde düzenlenen adi şirkete benzemektedir. Dolayısıyla adi şirkete ilişkin hükümler kıyasen donatma iştiraki hakkında da uygulanır. Borçlar Kanununun 620 nci maddesinde adi ortaklık, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olarak tanımlanmıştır. Borçlar Kanununun 620 nci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Donatma iştiraki, Ticaret Kanununun 11 inci maddesi hükmü çerçevesinde bir ticari işletme statüsündedir.
Donatma iştiraki ortakları bir ticari İşletmeyi kısmen dahi olsa kendi adlarına işlettikleri için Türk Ticaret
Kanununun 12 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince tacir olduklarının kabulü gerekir. Bu durumda donatanlar, bir ticari işletmeyi ortaklaşa işleten adi şirket ortakları gibi tacir olmanın hukuki sonuçlarına tabi olurlar. (Bkz. Prof. Dr. Rıza Ayhan/Doç. Dr. Hayrettin Çağlar Ticari işletme Hukuku Genel Esaslar 10. Bası Ankara 2017 s.236; Hayri Domaniç, Türk Ticaret Kanunu Şerhi. C.I İstanbul 1988, s.122; Hayri Domaniç/Erol Ulusoy, Ticaret Hukukunun
Genel Esasları, B.5, İstanbul 2007, s.206)
Türk Ticaret Kanunu taciri gerçek ve tüzel kişi tacir olmak üzere iki grupta ele almıştı r. Gerçek kişi tacir
Ticaret Kanununun 12 nci maddesinde “Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.” şeklinde tanımlamıştır. Türk Ticaret Kanunu tüzel kişi tacirler için bir tanımlama getirmemiş ancak hangi yapıların tüzel kişi tacir olduğunu belirterek, sayılanlar arasında donatma iştirakine yer vermemiştir.
Donatma iştirakinin tüzel kişiliği yoktur. Donatma iştirakinin tüzel kişiliğinin bulunmaması bir hukuk sujesi olarak kabul görmesine engel teşkil eder. Tacirlik sıfatı ancak bir hukuk sujesi olan gerçek veya tüzel kişiliğe tanınabilir. Bu durumda donatma iştirakinin tüzel kişiliği haiz bir ticaret şirketi olmadığı açıktır.
Hukukumuzda donatma iştiraki, tacir olmadıkları halde Türk Ticaret Kanunu gereğince tacirler hakkındaki hükümlere tabi olanlar kategorisine girmektedir (ÖZBAY, İbrahim; “Donatma İştirakinin İflası”, EÜHFD. C. XII, S.12, s.160.). Bu çerçevede, Ticaret Kanununun 19 uncu maddesinde belirtilen tacirlere ilişkin hükümlerin donatma iştiraki hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Sonuç olarak, donatma iştirakinin tüzel kişiliği bulunmamaktadır ve tacir sıfatını haiz değildir.
C-KOOPERATİF ORTAĞI
Türk Ticaret Kanununun 124 üncü maddesinde Kooperatifler de ticaret şirketi olarak sayılmıştır. Bu
çerçevede Türk Ticaret Kanununun 16 nci maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre kooperatifler de ticaret şirketi olması nedeniyle tacirdir. Ancak kooperatif ortağının salt bu nedenle tacirlik sıfatından söz edilemez.
D- KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSÜ
Kamu iktisadi teşebbüsleri hakkında 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu iktisadi teşebbüsü terimi, iktisadi devlet teşekkülü ile kamu iktisadi kuruluşlarını kapsar. Teşebbüsler tüzel kişiliği haiz olup 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile saklı tutulan iistisnalar dışında özel hukuk hükümlerine tabidir. Türk Ticaret Kanununun 16 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre; kendi kuruluş kanunları veya ana statüleri gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, İl Özel İdaresi, Belediye, Köy ve diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar olup kamu iktisadi teşebbüsleri tacirdir.
SONUÇ
İtiraza konu anılan soruda seçeneklerde belirtilen komandit şirket ile kamu iktisadi teşebbüslerinin tacir sıfatını haiz olduğu, kooperatif ortağının ise tacir olmadığı açıktır. Yukarıda yapılan değerlendirmeler doğrultusunda seçeneğinde yer alan donatma iştirakinin de tacir sıfatını haiz olmadığı sonucuna varılmıştır. Takdiri kurumunuza ait olmak üzere anılan soruda iki doğru seçeneğin yer aldığı kanaatine varılmıştır.” denilmektedir.
14. Başvuruya konu edilen “Aşağıdakilerden hangisi birincil gelir dağılımını tanımlar?
a) Milli gelirin emek sahipleri, sermaye sahipleri, toprak sahipleri ve girişimciler arasındaki dağılımıdır b) Milli gelirin üretim sektörlerine göre dağılımıdır c) Milli gelirin serbest piyasa ekonomisine hiçbir müdahale olmaksızın dağılımıdır d) Devletin belirli bir dönem içerisinde serbest piyasada oluşan gelire çeşitli yollarla müdahale etmesi sonucu oluşan gelir dağılımıdır” şeklindeki kitapçığının 59 uncu sorusuna ilişkin bilirkişi görüşünde; “İkincil kaynaklarda [kariyer meslek sınavlarına hazırlık kaynaklarında] fonksiyonel gelir dağılımı ile birincil gelir dağılımının aynı ve ayrı anlamda kullanımına rastlamak mümkündür. Ancak, kariyer sınavlarının temel dayanağı üniversitelerde ve akademik çalışmalarda kitaplarıdır.
Fonksiyonel [faktörel] gelir dağılımı; üretim faktörlerinin milli gelirden aldıkları payları ifade etmektedir
[Mircan TOKATLIOĞLU ve Ufuk SELEN, Maliye Politikası, Ekin Basım Yayın Dağıtım, 3. Baskı, 2021. s.440]. Aynı tanım bir başka Maliye Politikası kaynağında da yer almaktadı r [Abuzer PINAR, Maliye Pol itikası Teori ve Uygulama, Turhan Kitabevi, 5. Baskı. 2012, s.281]. Ayrıca birincil gelir dağılımı tanımına ilk kaynakta yer verilmemişken, ikinci kaynakta [fonksiyonel-faktörel gelir dağılımından bağımsız olarak] yer verilmiştir. “…Ücretliler, sermaye sahipleri ve diğer üretim faktör sahipleri arasında sürekli ve aksamayan rekabet vardır. Bu mekanizma sonucunda ortaya çıkan gelir bölüşümüne birincil gelir dağılımı denir ve ancak değer yargıları ile tartışılabilir.” (PINAR, Maliye Politikası, s.287]. Bu iki kaynak dışında, fonksiyonel [faktörel] gelir dağılımını birincil gelir dağılımı ile aynı anlamda kullanan kitaplara da rastlamak mümkündür. “…Devletin geliri yeniden dağıtması, ikincil gelir dağılımını ortaya çıkarmıştır. Birincil gelir dağılımı fonksiyonel gelir dağılımı olarak ifade edilmekte, ikincil gelir dağılımı ise bireysel gelir dağılımı olarak adlandırılmaktadır.”
[C. Yenal KESBİÇ, “ Kamu Ekonomisi ve Gelir Dağılımı Analizi”, Kamu Ekonomisi, Edt.: Abdulkadir KÖKOCAK, Ekin
Basım Yayın Dağıtım, 201 1 , s. 171.]
İkincil kaynaklardaki farklı ve yaygın kullanımlar ile birincil kaynaklardaki farklı kullanımlar dikkate alındığında, zikredilen sorunun a ve c olmak üzere iki yanıtı bulunmaktadır. Kaynaklar arasında bir derecelendirme yapmak kuşkusuz mümkündür. Ancak, kariyer meslek sınavlarındaki öğrencilere ihtilaf yaratıl mayacak açıklıkta soru yöneltilmesi sınav etkinliği açısından çok önemlidir. O nedenle sorunun iptal edilmesi gerektiği kanaatindeyim.” denilmektedir.
15. Görevlendirilen bilirkişiler tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle;
15.1. “Türk Ticaret Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi tacir sayılmaz?” şeklindeki soruya ilişkin, seçeneklerde belirtilen komandit şirket ile kamu iktisadi teşebbüslerinin tacir sıfatını haiz olduğu, kooperatif ortağının ise tacir olmadığının açık olduğu, yapılan değerlendirmeler doğrultusunda seçeneğinde yer alan donatma iştirakinin de tacir sıfatını haiz olmadığı sonucuna varılarak söz konusu soruda iki doğru seçeneğin yer aldığı, 15.2. “Aşağıdakilerden hangisi birincil gelir dağılımını tanımlar?” şeklindeki soruya ilişkin, ikincil kaynaklardaki farklı ve yaygın kullanımlarla birincil kaynaklardaki farklı kullanımlar dikkate alındığında, söz konusu sorunun a ve c olmak üzere iki yanıtı bulunduğu, kaynaklar arasında bir derecelendirme yapmak mümkün olmakla birlikte, kariyer meslek sınavlarındaki öğrencilere ihtilaf yaratılmayacak açıklıkta soru yöneltilmesinin sınav etkinliği açısından çok önemli olduğundan sorunun iptal edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
16. Bu kapsamda, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 16.12.2023 tarihinde yazılı bölümü yapılan Gelir
Uzman Yardımcılığı Giriş Sınavının yazılı aşaması soru kitapçıklarında yer alan “Türk Ticaret Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi tacir sayılmaz?” ve “Aşağıdakilerden hangisi birincil gelir dağılımını tanımlar?” soru cümleleriyle başlayan başvuruya konu soruların -sınav sonuçlarına başvuran tarafından süresi içinde dilekçe ile itiraz edilmiş olduğu hususu da dikkate alınarak- iptal edilmesi ve sınav puanlarının yeniden hesaplanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuran tarafından süresi içinde itiraz edilen başvuruya konu edilmiş olan soruların iptal edilmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde gönderildiği anlaşılmış, ancak Gelir İdaresi Başkanlığı Personel Daire Başkanlığının başvurana hitaplı
07.01.2024 tarihli ve sayılı yazısında idari işleme karşı hangi sürede hangi
mercie başvurabileceğinin gösterilmediği ve bu nedenle de “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespitiyle idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 16.12.2023 tarihinde yazılı bölümü yapılan Gelir Uzman Yardımcılığı
Giriş Sınavının yazılı aşaması soru kitapçıklarında yer alan “Türk Ticaret Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi tacir sayılmaz?” ve “Aşağıdakilerden hangisi birincil gelir dağılımını tanımlar?” soru cümleleriyle
başlayan soruların iptal edilerek sınav puanlarının yeniden hesaplanması yönünde GELİR İDARESİ
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURAN ile GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi