|
ÖZET: İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi (AUZEF) öğrencisi, sınav sorularının paylaşılmaması nedeniyle bilgi edinme hakkının ihlal edildiğini iddia ederek Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. Başvuran, sınav sorularının paylaşılmaması nedeniyle hatalı soruları tespit edemediğini ve itiraz yollarının kapandığını belirtmiştir. Üniversitenin, sınav sorularını paylaşmama kararının, öğrencilerin haklarını zedelediği ve kamu yararına aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceleyerek, sınav sorularının paylaşılmaması durumunun, öğrencilerin bilgi edinme hakkını ihlal ettiğine ve hak arama özgürlüğünü kısıtladığına kanaat getirmiştir. İdarenin takdir yetkisini kullanırken, bireylerin hak ve menfaatlerini gözetmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, sınav sorularının paylaşılmaması, öğrencilerin adil bir değerlendirme yapmalarını engelleyerek, hak kayıplarına yol açmaktadır. Sonuç olarak, başvurunun kabulüne ve İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne, sınav soru ve cevaplarının erişime açılması yönünde tavsiyede bulunulmasına karar verilmiştir. Bu durum, bilgi edinme hakkının korunması ve öğrencilerin haklarının güvence altına alınması açısından önem taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/6076-S.22.9304
BAŞVURU NO : 2021/20432
KARAR TARİHİ : 10/05/2022
TAVSİYE KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi(AUZEF)
tarafından yapılan ara sınav, final ve bütünleme sınav sorularının sınavdan sonra öğrencilerle paylaşılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30/11/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran başvurusunda özetle; İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi(AUZEF)
Egzersiz ve Spor Bilimleri 2.sınıf öğrencisi olduğunu, Açıköğretim programlarında yapılan ara sınav, final ve bütünleme sınav sorularının sınav tamamlandıktan sonra öğrencilerle paylaşılmadığını, durumu
Üniversiteye ilettiğinde Fakülte Yönetim Kurulu Kararı nedeniyle sınav soru ve cevaplarının öğrencilerle paylaşılmasının mümkün olmadığı bilgisinin verildiğini, bilindiği üzere merkezi sınavların neredeyse tamamının sınav soru ve cevaplarının sınava giren adaylarla ve kamuoyuyla paylaşıldığını, diğer üniversitelerin açıköğretim programlarında da sınav soru ve cevaplarının öğrencilerle paylaşıldığını, İstanbul Üniversitesi AUZEF’nin ise anlamsız bir şekilde sadece sınav optik kâğıdını öğrencilerle paylaştığını, söz konusu optik kâğıtta da sadece işaretlenen şıkların yer aldığı doğru ve yanlışların gösterildiğini, soruların paylaşılmaması neticesinde de öğrencilerin hangi soruları doğru, hangi soruları yanlış yaptıklarını öğrenemeyerek durumlarını sağlıklı bir şekilde analiz edemediklerini, hatalı soruları tespit edemedikleri için itiraz ve iptal yollarına başvurmalarının bu yolla bir anlamda önünün kapatıldığını ve öğrencilerin bilgi edinme haklarının da engellenmiş olduğunu ifade ederek AUZEF tarafından yapılan ara sınav, final ve bütünleme sınav sorularının sınavdan sonra öğrencilerle paylaşılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge talebi üzerine, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nün konuya ilişkin olarak Kurumumuza göndermiş olduğu 28/02/2021 tarih Sayı : 2022/6076-S.22.9304 yazısı ve eklerinden özetle;
2.1. Üniversiteleri Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Egzersiz ve Spor Bilimleri Lisans Programı (Açıköğretim) öğrencisi yapmış olduğu başvuru üzerine, adı geçen Fakülte
Dekanlığından alınan 25.02.2022 tarihli, sayılı yazının;
2.1.1. Öğrencilerin katılmış oldukları sınavlarda sınav soru ve cevapların itiraz vb. yollara başvurabilmeleri için kendileriyle paylaşılması talepleri hakkında Kamu Denetçiliği Kurumundan (OMBUDSMANLIK)
alınan 27.01.2022 tarihli, sayılı Gönderme Kararının incelendiğini, öğrencilerin girmiş olduğu tüm sınavlara ilişkin optik cevap kağıtları ve doğru yanlışları otomasyon üzerinden erişimlerine sunulduğunu, soruların yayınlanması hususunda öğrencilerden zaman zaman talepler geldiğini, soruların yayınlanması durumunda; öğrencilerin eğitim öğretim materyallerinden (ders notları, videolar, sunumlar) aktif olarak yararlanmaktan uzaklaşarak öğrenim kazanımlarının eksik kalacağı, zamanla soru bankalarının oluşacağı ve sınavlara sadece soru bankaları üzerinden hazırlanarak ezberciliğe sebep olacağı dolayısıyla akademik anlamda fayda sağlamayacağı hususunda öğrencilere bilgilendirme yapıldığı, bununla birlikte soruların yayınlanmasına ilişkin akademik kurulların çalışma, tartışma ve değerlendirmelerin devam ettiği,
Şeklinde olduğu, açıklamalarına yer verildiği görülmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T. C. Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükümleri düzenlenmiştir.
5. 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun;
5.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”
/
5.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun; kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanır. 1.11.1984 tarihli ve 3071 sayılı Dilekçe
Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun hükümleri saklıdır. (Ek fıkra: 12/7/2013-6495/33 md.; İptal fıkra:
Anayasa Mahkemesi’nin 4/12/2014 tarihli ve E.:2013/114, K.:2014/184 sayılı Kararı ile.)”
5.3. “Bilgi veya belgeye erişim” başlıklı 10 uncu maddesinde: “Kurum ve kuruluşlar, başvuru sahibine istenen belgenin onaylı bir kopyasını verirler. Bilgi veya belgenin niteliği gereği kopyasının verilmesinin mümkün olmadığı veya kopya çıkarılmasının aslına zarar vereceği hâllerde, kurum ve kuruluşlar ilgilinin; a) Yazılı veya basılı belgeler için, söz konusu belgenin aslını incelemesi ve not alabilmesini, b) Ses kaydı şeklindeki bilgi veya belgelerde bunları dinleyebilmesini, c) Görüntü kaydı şeklindeki bilgi veya belgelerde bunları izleyebilmesini, Sağlarlar. Bilgi veya belgenin yukarıda belirtilenlerden farklı bir şekilde elde edilmesi mümkün ise, belgeye zarar vermemek koşuluyla bu olanak sağlanır…”
Hüküm ve düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, başvuran; AUZEF tarafından yapılan ara sınav, final ve bütünleme sınav sorularının sınavdan sonra öğrencilerle paylaşılmasını talep etmektedir.
8. Başvurunun inceleme ve araştırılmasına geçirilerek hazırlanan ve Üniversiteden konuyla ilgili olarak
Kurumumuzun ayrıntılı bilgi ve belge talep ettiği yazıya Üniversitenin söz konusu yazının Kurumumuz tarafından verilmiş bir Gönderme Kararı gibi algılayarak sınırlı bir cevap verdiği görülmüştür. Bu bakımdan bilgi ve belge talebi yazısında Kurumumuz talep ettiği kimi bilgilere ulaşılamadığından durum Üniversiteye bir başka bilgi ve belge talebi yazısıyla iletilmiş ancak gelinen aşamada Kurumumuzun hazırlamış olduğu yazının yanıtsız bırakıldığı anlaşılmıştır. Kurumumuza sunulan 25.02.2022 tarihli yazıdan ise; öğrencilerin girmiş olduğu tüm sınavlara ilişkin optik cevap kâğıtları ve doğru yanlışların otomasyon üzerinden erişimlerine sunulduğu ifade edildiği görülmüştür. Ancak sınav soruları olmaksızın yalnızca optik cevap anahtarının öğrencilerin hatalı soruları tespit edemedikleri için itiraz ve iptal yollarına başvurmalarının önünü kapatacağı gibi, hangi soruyu yanlış cevaplandırdığını bilmeyen öğrencilerin eksikliklerini de sağlıklı olarak tespit edebilmelerinin önünde bir engel oluşturabileceği anlaşılmaktadır. Her ne kadar
Üniversitenin mevzuatında sınav soruları ve cevapların yayınlanmaması hususunda bir düzenleme görülmese de ilgili Üniversitenin alanda kendisine tanınan takdir yetkisini kullanarak bir karara vardığı anlaşılmıştır.
9. Bilindiği üzere kamu yararını gerçekleştirme amacı taşıyan idarelere bu amacı gerçekleştirebilmeleri için sınırını hukuk kurallarının çizdiği bazı yetkiler verilmesi gerekmektedir. Bu yetki çeşitlerinden olan “takdir yetkisi” inde, idarenin bir davranışta bulunurken değişik alternatifler arasından birini seçme hakkı ve 1 özgürlüğü bulunmaktadır. İdarenin takdir yetkisini kullanılmasında uygulanacak temel ilkeler bulunmaktadır. Bu ilkelerden biri de takdir yetkisini kullanan bir idari makam kararından olumsuz etkilenebilecek kişilerin hak, özgürlük ve menfaatleri ile güttüğü amaç arasında uygun bir denge gözetilmesi gerektiği ilkesidir. Somut olayımızda ilgili Üniversitenin sınav sorunlarını yayınlamama hususunda takdir yetkisi olmakla birlikte esasen bu yetkiyi kişilerin hakları, özgürlükleri ve menfaatlerini dikkate alarak kullanması gerekmektedir. Bu anlamda başvuranın, hatalı soruları tespit edemedikleri için itiraz ve iptal yollarına başvurmalarının bu yolla bir anlamda önünün kapatıldığı ifadesi de dikkate alındığında temel bir anayasal hak olan bilgi edinme hakkına kişilerin erişebilmelerinin mümkün kılınmadığı anlaşılmaktadır. İdarenin soru ve cevapları yayınlamama kararı ve ilgililerin soru ve cevapları görememesi nedeniyle hak kayıpları varsa hukuksal yollara başvuramıyor olmalarında ise kamu yararının bulunduğunu söylemek güçtür. İdarelerin eylem ve işlemlerinde adil, dengeli ve ölçülü olmaları beklenir ki bu unsurların tümü birden ölçülülük ilkesini oluşturur. Her ne kadar İdare Kurumumuza göndermiş olduğu yazıda soruların yayınlanmasının öğrencilerin menfaatine olmayacağı açıklanmış olsa da sınav soru ve cevaplarını göremeyen adayların soru ve cevaplarda bir hata olduğunu düşündüklerinde yargıya gitmeleri güçleşir. Bu ise çeşitli hak kayıplarını beraberinde getireceğinden adil olmayacak; İdarenin doğası gereği de güçlü konumunu daha da artırarak ilgilisini zayıflattığından dengesiz olacak ve nitekim bu durum mağduriyetlerin yaşanmasına neden olacağından ölçüsüz olacaktır. Bu bakımdan ilgili idarenin
Kurumumuza sunmuş olduğu yazıda yer verdiği gibi “soruların yayınlanmasına ilişkin akademik kurulların çalışma, tartışma ve değerlendirmelerin” hassasiyetle yapılarak konuyla ilgili başvuran ve diğer öğrencilerin hak kayıplarının önüne geçecek bir karar alma hususunu göz önünde bulundurmasının bir gereklilik olduğu değerlendirilmiştir.
10. Emsal niteliğinde olan 2017/515 Esas Numaralı Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12 İDD kararıyla onanan Ankara 6. İdare Mahkeminin 2015/674 Esas Numaralı kararında; “Avukatlar İçin Adli Yargı Hakim
Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavı” sorularının adaylarla paylaşılması ve başkaca bazı işlemlerin iptali nedeniyle açılan davada mahkemenin “Anayasanın Yargı yolu başlıklı 125. maddesinde ise, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Evrensel bir hak olan hak arama hürriyetinin kullanılabilmesi, idari işlem veya eylemle ilgili tüm tespit ve kanıtların bilinmesi, buna bağlı olarak karşı argümanlar geliştirilerek aksi yönde tespit ve kanıtların sunulmasıyla mümkündür. Bu bağlamda, davalı idare tarafından yapılan sınavlarda sorulan soruların ve cevaplarının bilinmediği ve tartışılmadığı ortamda da ne idarece hatalı sorunun iptaline karar verilebilecek ne de katılımcılar haklarını arayabilecektir. Bir başka ifadeyle, sınavda sorulan sorular ve idarece kabul edilen cevaplara ilişkin olarak kamuoyuna bilgi verilmemesi halinde, sorular ve (resmi) cevapları hakkında herhangi bir bilgisi olmayan bir katılımcının sınav sonucuna itiraz hakkının fiilen ortadan kalkacağı ya da zorlaşacağı, bunun da hak arama özgürlüğünün sınırlanması anlamına geleceği açıktır….girmiş oldukları sınavlarda yaptıkları/yapamadıkları sorulara ilişkin olarak yanlışlarını/doğrularını, eksiklerini bilmek istemesinin en doğal hakkı olduğu, ayrıca yanlış olduğunu düşünülen soruları konunun uzmanlarına incelettirerek
1
İdari Takdir Yetkisinin Kullanılmasına İlişkin R(80)2 sayılı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Tavsiye Kararı
/
sonucuna göre dava açma yoluna başvurabileceği, davalı idarelerin de şeffaflık ve açıklık ilkesi gereğince bu soruları ve cevaplarını tamamıyla açıklamakla yükümlü olduğu hususunda kuşku bulunmadığı, bu yönüyle dava konusu, başvurunun reddine ve bu işleme yapılan itirazın kabul edilmemesine ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılmıştır.” değerlendirmelerinde bulunduğu görülmüştür.
11. Benzer sorunlar neticesinde açılan ve davacıların taleplerinin reddedildiği davalar dahi incelendiğinde; örneğin; ÖSYM tarafından gerçekleştirilecek sınavlarda sınav soru ve cevaplarının yayınlanması hususunda ÖSYM Yönetim Kurulunun takdir yetkisinin bulunduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulduğu, bununla beraber davaya konu söz konusu sınavın “Temel Soru Kitapçığının sınava başvuran adayların ÖSYM’nin resmi internet sitesi üzerinden erişimlerine” açıldığı ve ilgili davada davacının söz konusu siteye hiç girmeksizin yani davacının kendisine sunulan hakkı kullanmaksızın dava konusu talepte bulunarak ilgili sınava ait sınav soru ve cevapların Bilgi Edinme Kanunu kapsamında ilgili İdare tarafından kendisine verilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna karar verildiği, bununla beraber davacının Bilgi
Edinme Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca, ilgili talimatlar doğrultusunda usulüne uygun olarak başvurması halinde ilgili sınav soru ve cevaplarının erişimine açılması yönünde hukuki bir engelin bulunmadığının, öngörülen yolu kullanmak suretiyle davacının kendi sınav kitapçığı ve cevap anahtarına 2 her zaman erişebileceğinin açık olduğunun değerlendirildiği anlaşılmıştır.
12. Kurumumuza yapılan başvuruda ise başvuranın katılmış olduğu sınavlarda yalnızca optik cevap anahtarının yayınlanıp sınav sorularının yayınlanmayarak söz konusu sınavlarda başvuranın ve diğer öğrencilerin sınav soru ve cevaplarına itiraz etmelerinin yahut yargı yoluna gidecek adayların sınav soru ve cevaplarını göremiyor olmaları nedeniyle bu yolları kullanmalarının güçleştirildiği anlaşılmıştır.
13. Özetle; Üniversite tarafından sunulan hizmetin yürütülmesinde söz konusu hizmeti yürüttüğü usullerle ile temel hak ve özgürlüklerin kullanılması arasında adil bir dengenin gözetilmesi gerekmektedir. Somut olayımızda güçlü bir takım neden ve gerekçeler olmaksızın öğrencilerin katılmış olduğu sınava dair cevap anahtarıyla beraber soruların yayınlanmıyor olması, öğrencilerin erişimine sunulmaması, kurulmak istenen adil dengenin İdare lehine bozulduğu anlamına gelir.
14. Nitekim Anayasa Mahkemesi tarafından 2013/114 Esas 2014/184 Karar Sayısı ile 04/12/2014 tarihinde iptal edilen Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 2 nci maddesindeki “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme
Merkezi Başkanlığı tarafından uygulanan sınavlara ait soru ve cevaplar bu Kanun kapsamı dışındadır.” hükmünün iptalinin gerekçesinde; sınavlara ilişkin olarak kişilerin bilgi sahibi olmasının da son derece önemli olup kişilerin bu soru ve cevapların doğru olarak tespit edilip edilmediğini öğrenme ve buna göre yanlış olarak belirlenen soru ve cevaplara karşı hak arama özgürlüğünü kullanabilmesinde de ciddi bir kamu yararı bulunduğu, kişilerin sınavların, doğru olarak uygulanıp uygulanmadığını denetleyebilmelerinin gerekliliği gibi çeşitli nedenlerle kuralda ulaşılmak istenen kamu yararı ile bilgi edinme hakkı ve hak arama özgürlüğü arasındaki makul dengenin kurulamadığı ve kurala konu sınırlayıcı önlemin zorunlu bir
2
Ankara 11. İdare Mahkemesinin 2014/1551 esas numaralı kararı, Ankara 1o. İdare Mahkemesinin 2016/4970 esas numaralı kararı
toplumsal ihtiyaçtan kaynaklanmadığı, dolayısıyla kuralın bilgi edinme hakkının ve hak arama özgürlüğünün ölçüsüzce sınırlandırılmasına neden olduğu, değerlendirmelerinde bulunulduğu görülmüştür.
15. Benzer şekilde Kurumumuz tarafından verilen 17/05/2019 tarihli 2019/3246-S.4655 Sayılı Tavsiye
Kararında; çoktan seçmeli sorular sorularak gerçekleştirilen anabilim dallarında yapılan YDUS’ larda
“Sınav Soru Kitapçıkları, Sorular ve Aday Cevapları” adayların erişimine açılırken; açık uçlu sorular sorularak gerçekleştirilen Ortopedi ve Travmatoloji dâhil yaklaşık 15 Anabilim Dalında gerçekleştirilen
YDUS “Soru Kitapçıkları, Sorular ve Aday Cevapları” nın adayların erişimine açılmamasının hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak ÖSYM Başkanlığına Tavsiyede bulunulmuştur.
16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuran ve diğer öğrencilerin katılmış oldukları sınava dair kendilerine ait sınav sorularına erişmemelerinin bilgi edinme hakkını kullanmasına engel teşkil etmesi nedeniyle hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17. İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurulara ilişkin İdareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içerisinde ve gerekçeli bir şekilde Kurumumuza gönderilemediği, bu bakımdan İdarenin, hesap verilebilirlik, ilkesine uygun davranmadığı değerlendirilmiş olup, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvuranın ve diğer öğrencilerin kendi katıldıkları sınavlarda sınav soru ve cevaplarının erişimlerine açılması talebinin bilgi edinme hakkı kapsamında değerlendirilerek kendilerine ait soru ve cevaplarının erişimlerine açılması hususunda İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tavsiyede bulunulmasına,
/
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İstanbul Üniversitesi
Rektörlüğünün bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURAN ve İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi