|
ÖZET: Başvuru, Ermosan Ahşap Mobilya ve Doğrama İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin, İstanbul Ticaret Odası’na kayıtlı olup 2012 yılından bu yana faal olmayan şirketinin, Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesi kapsamında resen terkin edilmesi talebine ilişkindir. Başvuran, şirketinin iflas ettiğini ve ticari faaliyetlerine son verdiğini belirterek, bu durumun ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek kayıtlarının silinmesini istemiştir. Ancak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, başvuruyu yasaya aykırı bir şekilde reddetmiştir.
Ticaret Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre, başvuranın şirketi, 01/07/2015 tarihi itibarıyla münfesih durumda değildir. Şirketin sermayesinin on bin Türk Lirası olduğu ve ilgili tebliğde belirtilen şartları sağlamadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, şirketin ticaret sicilinden terkin edilebilmesi için gerekli olan tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Dolayısıyla, başvuranın talebi, mevcut mevzuat çerçevesinde hukuka uygun bulunmamıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddedilmesine karar vermiştir. İlgili idarenin işlemlerinin gerekçeli olarak iletilmesi ve başvuru yollarının belirtilmesi gibi iyi yönetim ilkelerine uyulması gerektiği de ifade edilmiştir. Başvuru sürecinin ardından, başvuranın yargı yoluna başvurma hakkı saklıdır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/10171-S.21.16404
BAŞVURU NO : 2021/3441
KARAR TARİHİ : 08/07/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL TİCARET ODASI BAŞKANLIĞI
Başvuranın kanuni temsilcisi olduğu şirketin Türk Ticaret Kanununun
BAŞVURUNUN KONUSU :
Geçici 7 inci maddesi kapsamında resen terkin edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 12/02/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Ermosan Ahşap Mobilya Ve Doğrama İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin kanuni temsilcisi tarafından Kurumumuza yapılan tarihli başvuruda, özetle; başvuran İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı, sicil numaralı ve mersis numaralı şirketlerinin 2012 yılından beri gayri faal durumda olduğunu, iflas ederek ticari faaliyetine son verdiğini,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7. Maddesinde “1/7/2015 tarihine kadar maddede belirtilen
hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.” denildiğini, Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve
Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin
Tebliğde de sermaye şirketlerinin resen kayıt silme işlemlerine ilişkin usul ve esasların düzenlendiğini, şirketlerinin ilgili mevzuatta düzenlenen şartları kanuni geçerlilik süresi olan 01/07/2015 tarihinden evvel haiz bulunmasına rağmen ticaret sicilinden silinmesi taleplerine ilişkin 04/01/2021 tarihli başvuruya
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden verilen 08/01/2021 tarihli cevabi yazıda resen kayıt silme işleminin yapılmayacağının bildirildiğini, söz konusu talebin yasaya ve hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, şirketlerinin 2012 yılından beri aktif bir ticari faaliyet yürütmediğini, vergi beyannamesi vermediğini belirterek şirketlerinin resen kayıt silme işlemlerinin yapılmasını talep etmektedir.
/
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuru konusu ile ilgili olarak Ticaret Bakanlığı’ndan 19/02/2021 tarihli ve sayılı yazımızla bilgi ve belge talep edilmiş olup Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 24 üncü maddesinde, Bakanlıkları tarafından il merkezindeki ticaret ve sanayi odaları ile ticaret odalarında faaliyet gösterecek şekilde ticaret sicili müdürlükleri kurulacağı, ticaret sicilinin Bakanlıklarının gözetim ve denetiminde ticaret sicili müdürlükleri ve şubeleri tarafından tutulacağının hüküm altına alındığı, 2.2. Bu hükümler uyarınca ticaret sicilinin, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan ticaret ve sanayi odaları ile ticaret odaları bünyesinde kurulan ticaret sicili müdürlükleri tarafından tutulmakta olduğu, ticaret sicili müdürlükleriyle Bakanlıkları arasında hiyerarşik bir bağın bulunmadığı, Bakanlıklarının Kanundan kaynaklı yetkisi çerçevesinde bir kamu sicili olan ticaret sicilinin gereği gibi tutulması hususunda ticaret sicili müdürlükleri üzerinde gözetim ve denetim yetkisini icra etmekte olduğu, 2.3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7 nci maddesinin birinci fırkasının ilk halinin “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.” şeklinde olduğu, anılan hüküm uyarınca 01/07/2014 tarihine kadar maddede belirtilen durumları haiz anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin kolaylaştırılmış usulle tasfiye ve ticaret sicilinden terkinlerine imkân tanındığı, daha sonra, 11/09/2014 tarihli ve 29116 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan 6552 sayılı Kanunun 133 üncü maddesiyle bu sürenin 01/07/2015 tarihine kadar uzatıldığı, 2.4. Anılan maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların ise 30/12/2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve
Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin
Tebliğde düzenlendiği; bu kapsamda bulunan şirket ve kooperatiflerin Tebliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “a) Sermayelerini, 31/12/1998 tarihine kadar 5.000 TL’ye çıkarmayan anonim şirketler ile 500 TL’ye çıkarmayan limited şirketler.
b) Kanunun yürürlük tarihinden önce münfesih olan veya sayılan anonim ve limited şirketler.
c) Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler.
ç) Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler.
d) 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun
10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki
üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yı sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler.” şeklinde sayıldığı,
2.5. Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) kayıtları üzerinden yapılan incelemede, Geçici 7 nci maddenin uygulamasının sona erdiği 01/07/2015 tarihi itibariyle bahse konu şirketin sermayesinin on bin Türk Lirası olduğunun ve yukarıda açıklanan sermaye şartını sağladığından münfesih durumda olmadığının ve 6102 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesinde sicil kayıtları itibariyle münfesih sayılmasını gerektiren bir durumun bulunmadığının anlaşıldığı, ayrıca İstanbul Ticaret Sicili
Müdürlüğü’nden alınan şifahi bilgide şirketin oda üyeliğinin 31/01/2014 tarihinde askıya alındığı, ancak silinmediğinin öğrenildiği, dolayısıyla şirketin Tebliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamına girmediğinin de anlaşıldığı, 2.6. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, bir şirket ya da kooperatifin ticaret sicili kaydının 6102 sayılı Kanununun Geçici 7 nci maddesi uyarınca resen terkin edilebilmesi için maddenin yürürlükte bulunduğu dönemde mevzuatta belirtilen koşulları haiz olmasının gerektiği; yapılan incelemede söz konusu şirketin 01/07/2015 tarihi itibariyle münfesih durumda olmadığının görüldüğü, 2.7. Geçici 7 nci maddenin yürürlük süresi 01/07/2015 tarihinde sona erdiğinden ve ayrıca anılan şirket ilgili madde kapsamında münfesih durumda bulunmadığından resen terkinine ilişkin yapılacak bir işlemin bulunmadığı, şirketin ticaret sicilinden terkin edilebilmesi için 6102 sayılı Kanunun 532 ilâ 545 inci maddelerine göre tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmesinin gerektiği, 2.8. 6102 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.” hükmüne yer verildiği; bu çerçevede, başvuranın ticaret sicili müdürlüğünce reddolunan karara karşı yargı yoluna başvurmasının imkan dahilinde olduğu, 3. Başvuru konusu ile ilgili olarak İstanbul Ticaret Odası Bakanlığı’ndan 24/05/2021 tarihli ve sayılı yazımızla bilgi ve belge talep edilmiş olup İstanbul Ticaret Odası Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından gönderilen 21/06/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; 3.1. Sermaye şirketlerinin resen kayıt silme işleminin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7 nci maddesi ile “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited
Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” in 5 inci maddesi kapsamında bulunan firmalar için uygulandığını, söz konusu maddenin 2 nci fıkrasında da “davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz” hükmüne göre işlem yapıldığı, 3.2. Bununla birlikte vergi kaydının terkin edildiğini belgeleyen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerden ancak esas sözleşmesi “tescil ve ilan edilmiş adresten ayrılmış olunmasına rağmen yeni adresin süresi içinde tescil edilmemesinin fesih sebebi sayılacağı” şeklinde düzenlenmiş şirketlerin ilgili tebliğ hükümleri kapsamında değerlendirildiği, 3.3. 4560-8 ticaret sicil numarasında kayıtlı AHŞAP MOBİLYA VE DOĞRAMA İMALAT
SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin dosyasında yapılan incelemede; devam eden davasına ilişkin herhangi bir bildirim olmadığı gibi, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7 inci maddesi kapsamında da bulunmadığının anlaşıldığı, 3.4. Ayrıca, Odaları Üye Sicil Hizmetleri Müdürlüğüne 25/12/2020 tarihinde gönderilen imzalı dilekçe ile 01/05/2013 tarihinde vergi dairesi tarafından şirket kaydının resen kapatıldığının
belirtildiği, söz konusu hususun da ilgili Müdürlükçe şirketin dosyasına not edildiği tespit edilmiş ise de resen kayıt silme işlemi için öngörülen kanuni geçerlilik süresi 01/07/2015 tarihinde sona erdiğinden ve konu hakkında da yeni bir kanuni düzenleme bulunmadığından, Müdürlüklerince konuya ilişkin herhangi bir işlemin yapılamadığı, hususlarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4.2. “Yasama yetkisi” başlıklı 7 inci maddesinde; “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük
Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” , “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” , 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 14/02/2011 tarihli Resmi Gazete yayımlanan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7 nci maddesinde; “1/7/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.
a) 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler.
b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler.
c) Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler.
d) Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler.
e) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.
Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz…”, 7. 30/12/2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Münfesih Olmasına veya
Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin
Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin;
7.1 “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Tebliğin amacı; münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen
tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin, ilgili kanunlardaki tasfiye usullerine uyulmaksızın tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”, 7.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Tebliğ, 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret
Kanununda sayılan sebeplerle münfesih olan veya sayılan anonim ve limited şirketleri; 13/1/2011 tarihli ve
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde münfesih olacak anonim ve
limited şirketler ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu uyarınca halen münfesih olan veya 1/7/2014 tarihine kadar münfesih olacak kooperatifleri kapsar.”, 7.3. “Dayanak” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Tebliğ, 6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.”, 7.4. “Müdürlüklerce kapsama giren şirket ve kooperatiflerin belirlenmesi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kendi kayıtları üzerinden aşağıdaki hallerden en az birinin varlığının tespit edilebildiği durumlarda, Müdürlüklerce aşağıdaki sebeplerle münfesih olan veya sayılan şirket ve kooperatifler
31/3/2013 tarihine kadar resen belirlenir:
a) Sermayelerini, 31/12/1998 tarihine kadar 5.000 TL’ye çıkarmayan anonim şirketler ile 500 TL’ye çıkarmayan limited şirketler.
b) Kanunun yürürlük tarihinden önce münfesih olan veya sayılanlar ile Bakanlığın başvurusu üzerine mahkemelerce feshine karar verilen ve tasfiye memuru atanmamış olan anonim ve limited şirketler.
c) Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler.
ç) Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler.
d) 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yılsonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler…” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMUDENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarece tesis edilmiş olan işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı şirketlerinin 2012 yılından beri gayri faal durumda olduğunu, iflas ederek ticari faaliyetine son verdiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun sermaye şirketlerinin resen kayıt silme işlemlerine ilişkin Geçici 7 inci maddesinde ve konuyla ilgili usul ve esasların düzenlendiği
Tebliğde yer alan hükümlerle belirlenen şartları taşımasına rağmen ticaret sicilinden silinmesi taleplerinin yasaya ve hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, şirketlerinin 2012 yılından beri aktif bir ticari faaliyet yürütmediğini, vergi beyannamesi vermediğini belirterek şirketlerinin resen kayıt silme işlemlerinin yapılmasını talep etmektedir.
10. Konu hakkında ilgili idarelerden alınan bilgilere bakıldığında; 10.1. Ticaret Bakanlığı özetle, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS)
kayıtları üzerinden yapılan incelemede, Geçici 7 nci maddenin uygulamasının sona erdiği 01/07/2015 tarihi itibariyle bahse konu şirketin sermayesinin on bin Türk Lirası olduğunu ve ilgili Tebliğde açıklanan sermaye şartını sağlamadığından münfesih durumda olmadığını ve 6102 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesinde sicil kayıtları itibariyle münfesih sayılmasını gerektiren bir durumun bulunmadığını; ayrıca
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü’nden alınan şifahi bilgiden şirketin oda üyeliğinin 31/01/2014 tarihinde askıya alındığını, ancak silinmediğinin öğrenildiğini, dolayısıyla şirketin Tebliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamına girmediğinin de anlaşıldığını; bir şirket ya da kooperatifin ticaret sicili kaydının 6102 sayılı Kanununun Geçici 7 nci maddesi uyarınca resen terkin edilebilmesi için maddenin yürürlükte bulunduğu dönemde mevzuatta belirtilen koşulları haiz olmasının gerektiğini, yapılan incelemede söz konusu şirketin 01/07/2015 tarihi itibariyle münfesih durumda olmadığını, bu nedenle şirketin resen terkinine ilişkin yapılacak bir işlemin bulunmadığını, 10.2. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü özetle, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7 nci maddesi kapsamında bulunmadığını; ayrıca, Odaları Üye Sicil Hizmetleri Müdürlüğüne 25/12/2020 tarihinde gönderilen Mürsel Yerlikaya imzalı dilekçe ile 01/05/2013 tarihinde vergi dairesi tarafından şirket kaydının resen kapatıldığının belirtildiğini, söz konusu hususun da ilgili Müdürlükçe şirketin dosyasına not edildiği tespit edilmiş ise de resen kayıt silme işlemi için öngörülen kanuni geçerlilik süresi 01/07/2015 tarihinde sona erdiğinden ve konu hakkında da yeni bir kanuni düzenleme bulunmadığından herhangi bir işlemin yapılamadığını ifade etmektedir.
11. “İlgili Mevzuat” başlıklı bölümde yer verildiği üzere, Türk Ticaret Kanununun Geçici 7 nci maddesinde, maddede sayılan haller kapsamında olduğu 01/07/2015 tarihine kadar tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerinin ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesinin, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın Geçici 7 nci madde uyarınca yapılacağı hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
12. Geçici 7 nci madde uyarınca yapılacak resen kayıt silme işlemlerine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği Tebliğde de söz konusu hüküm kapsamına Tebliğin 5 inci maddesinde sayılan hallerden
en az birinin varlığının tespit edilebildiği durumlarda bulunan şirket ve kooperatiflerin girebileceğinin belirtildiği görülmektedir.
13. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden bir şirket ya da kooperatifin ticaret sicili kaydının 6102 sayılı Kanununun Geçici 7 nci maddesi uyarınca resen terkin edilebilmesi için maddenin yürürlükte bulunduğu dönemde mevzuatta belirtilen koşulları haiz olmasının gerektiği anlaşılmaktadır.
14. Başvuru konusu olayda ise Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve Merkezi Sicil Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemede, Geçici 7 nci maddenin uygulamasının sona erdiği 01/07/2015 tarihi itibariyle adı geçen şirketin sermayesinin on bin Türk Lirası olduğunun ve bu nedenle Tebliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında münfesih sayılamayacağı; ayrıca İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce şirketin oda üyeliğinin 31/01/2014 tarihinde askıya alındığı, ancak silinmediği, dolayısıyla şirketin
Tebliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamına da girmediği görülmektedir.
15. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, Geçici 7 nci maddenin yürürlük süresinin 01/07/2015 tarihinde sona erdiği ve adı geçen şirketin bu tarih itibariyle ilgili madde kapsamında münfesih durumda bulunmadığı anlaşıldığından, resen terkin talebine ilişkin olarak yapılacak bir işlemin bulunmadığı, şirketin tasfiye işlemlerinin Türk Ticaret Kanununun ilgili maddeleri uyarınca gerçekleştirilmesi üzerine ticaret sicilinden terkin edilebileceği değerlendirilmektedir.
16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın bahse konu şirketin Türk Ticaret
Kanununun Geçici 7 nci maddesi kapsamında resen terkin edilmesi talebinin, mevcut mevzuatta belirlenmiş olan şartların gerçekleşmemesi nedeniyle reddedilmesi yönündeki idari işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu
kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ayrıca şikâyetçiye verilen cevapta işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle
“karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, /
Bu Ret Kararının, BAŞVURANA ve İSTANBUL TİCARET ODASI BAŞKANLIĞINA tebliğ edilmesine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi