ÖZET: Başvuru, Sivas Caddesi Apartmanı’ndaki bir dairenin dış cephesinde yapılan ruhsat ve yönetmeliklere aykırı tadilatların yıkılması talebine ilişkindir. Başvuran, Sivas Belediye Başkanlığı’na yaptığı yazılı bildirimlere rağmen, belediyenin konuyla ilgili yetersiz ve geç cevaplar verdiğini iddia etmektedir. Dış cephede yapılan camekan uygulamasının, imar mevzuatına aykırı olarak binanın dış yüzeyinden 60-70 cm dışarı taşırıldığı belirtilmektedir. Başvuran, ilgili idarenin ihmali nedeniyle gerekli işlemlerin yapılmasını ve sorumluların cezalandırılmasını talep etmektedir.

Sivas Belediye Başkanlığı, başvuruya verdiği yanıtta, şikayet edilen yapının encümene havale edildiğini, ancak henüz bir karar alınmadığını belirtmiştir. Yapı ruhsatı ve eklerine aykırı tadilatların tespit edilmesi üzerine, başvuranın belirtilen süre içinde gerekli düzeltmeleri yapmadığı ifade edilmiştir. İdare, yıkım kararı alınmadığı için herhangi bir yaptırım uygulanamadığını savunmaktadır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, Sivas Belediye Başkanlığı’nın İmar Kanunu’nun ilgili maddelerine uygun olarak gerekli işlemleri yapması gerektiği yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, başvuranın hak arama özgürlüğüne saygı göstererek, süresi içinde ve gerekçeli bir şekilde yanıt vermesi gerektiği vurgulanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/14499-S.22.22218

BAŞVURU NO : 2022/7135

KARAR TARİHİ : 07/11/2022

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SİVAS BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Kaçak eklentinin yıkılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 17/05/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılmış olan başvuruda başvuran tarafından dilekçesinde kayıtlı olan hususlarda özetle, Sivas Caddesi Apartmanındaki Kursun İmar Kanununa aykırı şekilde dış cephesinde tadilat yaptığı, Sivas Belediye Başkanlığına defalarca yazılı bildirimde bulunmasına rağmen esnek cevaplar ile oyalandığı, dış cephenin tamamen apartmana aykırı şekilde dükkan görünümlü camekan ile kaplandığı, yapılan camekanın binanın dış yüzünden 60-70 cm dışa taşırıldığı, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. ve 42.

maddeleri ile 11.07.2017 tarih ve 406 no.lu Sivas Belediye Meclis Kararının Sivas Şehir Estetik

Yönetmeliğinin 11. maddesince Cad. Apartmanının da dahil olduğu cadde boyunca tüm binaların dış cephelerinin şehir kültürünü yaşatma adına koruma altına alınması kararı uyarınca işlem yapılması gerektiği, yazınız yazışma değerlendirme sürecindedir şeklinde bir cevap ile Sivas Belediyesinin görevini kötüye kullandığı, ilgili memurların sözlü beyanlarında “4-5 ay önce kaçak yapının tespitinin yapılıp önce idari ceza kesildiği, cezanın ödenmediği ve ilgili yerin sahibi tarafından yıkım işleminin verilen sürede yapılmadığı, belediyenin yıkım kararı çıkardığı encümene sevk edildiği, ancak halen encümene sokulmadığı, evrakın bir yerde takıldığı, neden imzalanmadığını bilmedikleri” beyanında bulunduğu, Belediyeden 25/02/2022 tarihinde alınan son cevabın iş yoğunluğu şeklinde olduğu, Kurumumuzca verilen Gönderme Kararı üzerine Belediye tarafından cevap verilmediği, söz konusu yeri

2021 yılı 6. aydan bu yana Belediyeye şikayet ettikleri iddia ve ifade edilerek, kanunlara aykırı olan bu

yapının yıkılması hususunda gerekli işlemlerin yapılması ve Sivas Belediyesinde ihmali veya suçu olanların gerekli cezayı alması talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA

2. Sivas Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 14/10/2022 tarihli ve / sayılı cevabi yazıda özetle; “… 24/05/2022 tarihli ve E- sayılı yazımız ile yapı ruhsatı ve eklerine aykırı olduğu belirtilen şikâyete konu binada ortak alan olan dış cephedeki İmar Kanunu’na aykırı olan tadilatla ilgili bugüne kadar yapmış olduğumuz iş ve işlemlerin bilgisi verilmiştir.

24/09/2021 tarihinde Encümen Komisyonuna havale edilmiş olup halen görüşme aşamasında olduğundan herhangi bir karar verilmemiştir. Karar olmadığından dolayı herhangi bir yaptırım uygulanmamış olup aykırılık süreci devam etmektedir. Komisyon gündeminde olan bahse konu yerin Sivas İli, Merkez İlçesi

Mahallesi, Caddesi adresinde bulunması ve aykırılık yapılan cephenin olduğu

Bulvarında ( Caddesi) Belediyemiz ilgili Sokak Sağlıklaştırması çalışmalarında çözüm üretilip üretilmeyeceği değerlendirmeleri devam ettiğinden dolayı henüz bir karara bağlanılmamıştır. …” şeklinde, 3. / Esas No.lu dosyaya ilişkin olarak verilmiş olan 06/04/2022 tarihli Gönderme Kararımız üzerine Sivas Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 24/05/2022 tarihli ve / sayılı cevabi yazıda özetle; “… mülkiyeti . adına kayıtlı 11.09.2003 tarih ve – sayılı Yapı Ruhsatı ve 22.04.2005 tarih ve – sayılı Yapı Kullanma İzin Belgesi mevcut binanın 7 no.lu bağımsız bölümünde 14.06.2021 tarih – sayılı dosya numarası ile cephe tadilatı yapmak için Müdürlüğümüze başvuru yapmıştır.

25.06.2021 tarih ve E- sayılı yazımız ile ruhsat ve eklerine aykırı olmayacak

şekilde basit tamir ve tadilat kapsamında yapılabileceği, ancak ruhsat ve eklerine aykırı imalat yapıldığı tespit edildiği takdirde 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. ve 42. maddelerine istinaden işlem yapılacağı bildirilmiştir.

17/08/2021 tarih ve – sayılı dosya numarası ile yaptığı tamir ve tadilat ile ilgili bilgi verilmiş, ancak verilen bilgi üzerine yapılan incelemeler sonucunda Sivas İli, Merkez İlçesi Mahallesi, Caddesi Apartman No: adresinde ve tapunun ada no.lu parsel üzerindeki binada

. ’ye ait no.lu Bağımsız Bölümde bulunan dairede yapı ruhsatı ve eklerine aykırı olarak binada ortak alan olan dış cephede tadilat yapıldığı tespit edilmiştir. Yapılan tespit üzerine sözlü uyarı ve ikazlar yapılmış, ancak yapılan uyarı ve ikazlar dikkate alınmadığı için 27.08.2021 tarih ve sayılı yazımız ile söz konusu binanın dış cephesindeki yapı ruhsatı ve eklerine aykırı işlemlerin 07/09/2021 tarihine kadar giderilmesi aksi takdirde 3194 sayılı imar Kanun’un ilgili maddelerince işlem başlatılacağı hususunda bilgi verilmiştir.

Yukarıda belirtilen bilgiler akabinde . tarafından herhangi bir düzeltme yapılmamış olduğu tespiti üzerine 11/09/2003 tarih ve – sayılı Yapı Ruhsatı ve 22/04/2005 tarih ve – sayılı Yapı Kullanma İzin

Belgesi mevcut binanın no.lu bağımsız bölümünün Bulvarına bakan 14,30 m uzunluğunda ve 2,80 m yüksekliğindeki cephesinde ruhsat ve eklerine aykırı olarak kompozit alüminyum cephe kaplaması ve alüminyum doğrama ile cam cephe yapıldığına ilişkin olarak 3194 sayılı İmar Kanun’un 32. maddesine göre zabıt tarihi itibariyle bir ay içerisinde ruhsata uygun hale getirilmesi veya aykırılıkların yıkılarak kaldırılması, aksi takdirde Belediyemizce yıktırılacağı belirtilerek İmar ve Şehircilik Müdürlüğümüzce 15/09/2021 tarih ve no.lu İnşaat Durdurma ve Yapı Tatil Zaptı ile tespit edilerek mühürlenmiş olup, 24/09/2021 tarih ve E sayılı yazımız ile Belediyemiz Encümen Komisyonuna havale edildiği ve konu ile ilgili çalışmaların Encümen gündeminde görüşüldüğü …” şeklinde belirtildiği anlaşılmıştır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” hükmüne, 4.1. “Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35’inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmüne, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek (1) No.lu Protokol’ün “Mülkiyetin korunması” kenar başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” düzenlemesine, 6. Birleşmiş Milletler İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal

Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensiplerinde; “…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler. Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar.” düzenlemesine, 7. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 8. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik;… yapar veya yaptırır. … Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar…” hükmüne, 8.1. “Encümenin görev ve yetkileri” başlıklı 34’üncü maddesinde; “Belediye encümeninin görev ve yetkileri şunlardır: …e) Kanunlarda öngörülen cezaları vermek…i) Diğer kanunlarda belediye encümenine verilen görevleri yerine getirmek.” hükmüne,

9. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Yapı” başlıklı 20’nci maddesinde; “Yapı:

a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile,

İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir.” hükmüne,

9.1. “Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21’inci maddesinde, “Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için

26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.

Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz.

Ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir.

Belediyeler veya valilikler mahallin ve çevrenin özelliklerine göre yapılar arasında uyum sağlamak, güzel bir görünüm elde etmek amacıyla dış cephe boya ve kaplamaları ile çatının malzemesini ve rengini tayin etmeye yetkilidir. Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olan yapılar da bu hükme tabidir.” hükmüne, 9.2. “Ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32’nci maddesinde; “Bu

Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine

dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.

Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve

Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir.

Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını ister.

Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.

Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.

(Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili

idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir.

(Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır.” hükmüne, 9.3. “İdari Müeyyideler” başlıklı 42’nci maddesinde; “Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır.

(Değişik cümle:14/2/2020-7221/11 md.) Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beş yüz Türk Lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır: …” hükmüne, 10. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun “II – Anagayrimenkulün bakımı, korunması ve zarardan sorumluluk” başlıklı 19’uncu maddesinde; “Kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar.

(Değişik ikinci fıkra: 14/11/2007-5711/8 md.) Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz.

Kat maliki kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz.

Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir.

Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur.” hükmüne, 11. 03/07/2017 tarih ve 30133 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar

İmar Yönetmeliğinin “Esaslı tadilat” başlıklı 58’inci maddesinde; “(1) Mevcut yapının esaslı tamir ve tadili, yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı olmaması şartı ile imar planı, bu Yönetmelik hükümleri ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılabilir. Ancak, ilave esaslı tamir ve tadil yapılabilmesi için ruhsat alınması zorunludur.

(2) Yapı ruhsatı alınmış olan yeni inşaat, ilave ve esaslı tadillerde, sonradan değişiklik yapılması istendiğinde mimari projenin yeniden tanzim edilmesi gereklidir. Bu değişiklik yapının statik ve tesisat esaslarında da değişiklik yapılmasını gerektirdiği takdirde istenen belgelerde de gerekli değişiklik yapılır.

Yapı ruhsatına da bu projelerin tarihleri ve müelliflerin bilgileri yazılır.

(3) Tadilat projeleri de ilgili idarece mühürlenip imzalanır.

(4) İlave ve tadilat projeleri 5 takım olarak düzenlenerek 57 nci maddedeki esaslara uygun olarak onaylanır.” düzenlemesine, 11.1. “Yapı ruhsatı gerekmeyen inşai faaliyetler” başlıklı 59’uncu maddesinde; “(1) Basit tamir ve tadiller, balkonlarda yapılan açılır kapanır katlanır cam panel uygulamaları, korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvar, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı ve benzeri elemanların tamiri ve pencere değişimi ruhsata tabi değildir. (Ek cümle:RG-25/2/2022-

31761) Ayrıca iç mekânların tasarımına dair iç mekân projesi değişikliği ile taşıyıcı sistemi ve yangın

güvenliğinietkilemeyen mahal listesi değişiklikleri de ruhsata tabi değildir. …” düzenlemesine, 12. Sivas Belediye Başkanlığı Şehir Estetiği Yönetmeliği’nin “Özel mülkiyete ait alanlarda reklam yerleri” başlıklı 11’inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Konut alanları; a) Zemin katta ticaret birimi veya birimleri olan binalarda her bir birimin tanıtıcı panosu, her işyerinin kendi bağımsız bölüm sınırları içinde kalmak, zemin kat tavan döşeme üst kotunu geçmemek, yerden en az

2.40 m yüksekliğinde, pano eni en fazla 0.70m, ve bina yüzeyinden kepenk(stor) kullanılıyor ise kepenk

kutusu dâhil 0.40 m’den fazla, kepenk kullanılmıyor ise 0.20 m’den fazla çıkıntılı olmamak kaydıyla (Şekil

1) cephe boyunca yapılabilir. Ancak aynı cephede zemin katta bulunan tüm işyerlerinin birlikte müracaat

etmesi, Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde kat maliklerinin muvafakatının ve panonun cephesine monte edildiği bağımsız bölümlerin tamamının muvafakatının alınması durumunda, bina cephesi boyunca devam eden sabit pano üzerine tek tip olacak şekilde, cephe boyunca zemin kat tavan döşeme üst seviyesini en fazla 0.30 m aşan tabela yapılabilir ç) Bina cephe yüzeylerine dik ve açılı reklam panoları takılamaz.

d) Konut alanlarında, zemin katın haricindeki üst katlarda büro ve benzeri hizmetlere ilişkin kısmi kullanımlar söz konusu olduğunda, dış cepheye tanıtıcı yazı yazılamaz veya tabela konulamaz. Üst katlarda bulunan işyerlerini tanıtmak için bina giriş cephesine binadaki işyerlerinin kat sırasına göre her işyerine eşit yer ayrılmak suretiyle düzenlenen toplu ticari tanıtım tabelası asılabilir. Toplu ticari tanıtım tabelası üst noktası, zemin kat tabliye üst kotunu aşamaz. Tabela alanı, tabelanın yapılacağı zemin kat cephe alanının %20’sini geçmemek ve bina cephesinden 0.20 m’den fazla çıkıntı yapmamak kaydıyla yapılabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13. Kamu Denetçisi tarafından, şikâyet konusu yere ilişkin İmar Kanunu’nun 32’nci ve 42’nci maddesindeki müeyyidelerin uygulanarak yapı ruhsatı ve eklerine aykırı yapıldığı tespit edilen tadilatın giderilmesinin sağlanması hususunda tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Uyuşmazlık konusu özetle; bulunduğu apartmandaki Kursun dış cephesinde tadilat yaptığı, dış cephenin tamamen apartmana aykırı şekilde dükkan görünümlü camekan ile kaplandığı, yapılan camekanın

binanın dış yüzünden 60-70 cm dışa taşırıldığı, İmar Kanunu’na aykırı şekilde yapılan tadilatla ilgili

Belediye tarafından işlem yapılmadığı iddiasına ilişkindir.

15. Sivas Belediye Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; şikâyete konu yerin malikinin 14/06/2021 tarihinde cephe tadilatı yapmak için başvuru yaptığı, 25/06/2021 tarihli yazı ile ruhsat ve eklerine aykırı olmayacak şekilde basit tamir ve tadilat kapsamında yapılabileceği, ancak ruhsat ve eklerine aykırı imalat yapıldığı tespit edildiği takdirde 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. ve 42. maddelerine istinaden işlem yapılacağının bildirildiği, 15.1. Yapılan tamir ve tadilat ile ilgili 17/08/2021 tarihinde bilgi verildiği, incelemeler sonucunda dairede yapı ruhsatı ve eklerine aykırı olarak binada ortak alan olan dış cephede tadilat yapıldığının tespit edildiği, yapılan tespit üzerine sözlü uyarı ve ikazlar yapıldığı, ancak yapılan uyarı ve ikazlar dikkate alınmadığı için 27/08/2021 tarihli yazı ile söz konusu binanın dış cephesindeki yapı ruhsatı ve eklerine aykırı işlemlerin 07/09/2021 tarihine kadar giderilmesi aksi takdirde 3194 sayılı imar Kanun’un ilgili maddelerince işlem başlatılacağı hususunda bilgi verildiği, 15.2. Herhangi bir düzeltme yapılmamış olduğunun tespit edilmesi üzerine zabıt tarihi itibariyle bir ay içerisinde ruhsata uygun hale getirilmesi veya aykırılıkların yıkılarak kaldırılması, aksi takdirde

Belediyelerince yıktırılacağı belirtilerek İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce 15/09/2021 tarihli ve 060 no.lu

İnşaat Durdurma ve Yapı Tatil Zaptı ile tespit edilerek mühürlendiği, 24/09/2021 tarihli yazı ile Encümen

Komisyonuna havale edildiği, henüz herhangi bir karar verilmediği belirtilmiştir.

16. İdare tarafından Kurumumuza gönderilmiş olan yazı ekinde yer alan belgeler incelendiğinde; 16.1. Şikâyet edilen yerin maliki tarafından verilmiş olan 14/06/2021 tarihli dilekçede “… ön cepheye bakan pimapen yapımı için dış cephenin fayans olması nedeniyle tedbir amaçlı iskele kurup branda çekmek zorundayım. …” şeklinde belirtildiği, 16.2. İdare tarafından 25/06/2021 tarihli ve sayılı yazı ile şikâyet edilen yerin maliki tarafından verilmiş olan 14/06/2021 tarihli dilekçeye cevaben “İlimiz Merkez Mahallesi Apartmanı adresinde bulunan binanızın cephesinde tadilat yapmak istediğiniz anlaşılmış olup, yapacağınız tadilatta aşağıdaki maddelere uyulmadığı takdirde hakkınızda 3194 sayılı İmar Kanununun 21. maddesindeki tadilata uyulmayan konular hakkında tarafımızdan 32. maddeye göre yasal işlem yapılacaktır: 1- Binanıza kuracağınız iskele ile ilgili Gelir Müdürlüğüne yatırılması gereken iskele harcının yatırılması, 2Kuracağınız iskelenin yaya ve trafiğe engel olmayacak şekilde kurmanız, iskelenin etrafına çevreye ve yayalara zarar gelmesini engelleyecek şekilde branda çekilmesi, 3- Çıkacak hafriyatı Belediyenin belirlemiş olduğu alanlara dökülmesi, 4- Binanın projesine aykırı herhangi bir değişiklik yapılmaması, aksi halde tarafımızdan işlem yapılacağı, 5- Plan dışı yapılan işlem için 3194 sayılı imar kanununun 32.

ve 42. maddelerince işlem yapılacağı, bahse konu tadilatla ilgili yukarıdaki maddelere uymanız halinde yapılacak olan ön cephe oluk değişimi ve proje ve ruhsata tabi olmayan basit tadilatların bir sakıncasının olmadığı hususunu; …” şeklinde belirtildiği, 16.3. Şikâyet edilen yerin maliki tarafından verilmiş olan 17/08/2021 tarihli dilekçede “… işyerimde …

kendi sınırlarım içerisinde tadilat yaparak ve tadilat izni alarak cepheyi reklam yüzümle kapatmış bulunmaktayım. … Kat malikleri … 4/5 onayı ile karara sunulmuş kabul edilmiştir. …” şeklinde belirtildiği,

16.4. İdare tarafından 27/08/2021 tarihli ve sayılı yazı ile şikâyet edilen yerin maliki tarafından verilmiş olan 17/08/2021 tarihli dilekçeye cevaben “…İlgi yazınızda binanızın dış cephesinde kendi sınırları içerisinde tadilat yapmak için 14/06/2021 tarihli yazınız ile Belediyemizden izin talep edilmiş olup, 25/06/2021 tarih ve E- sayılı yazımız ile gerekli izinler verilmiş ancak belirtilen maddelere uyulmadığı takdirde 3194 sayılı İmar Kanun’un 32. ve 42. maddelerine istinaden işlem başlatılacağı belirtilmiştir. Söz konusu 7 no.lu Bağımsız Bölümdeki dairenize şikâyet üzerine Belediyemiz teknik personelleri tarafından yapılan incelemelerde, binanızın dış cephesinde tarafınızca yapılan aykırılıklar olduğu tespit edilmiş, uygun hale getirilmesi için sözlü uyarı yapılmıştır. İlgi yazınızda Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 2004/3650 E., 2004/5470 K., 29.06.2004 kararı emsal olarak gösterilmiş ancak emsal gösterilen kararda “Yargıtay uygulamalarında yönetim planı veya kat malikleri kurulu kararıyla konulmuş bir yasaklama bulunmaması halinde işyerini tanıtma ve reklam amacıyla bina cephesinde binanın dış görünümünü ve estetiğini bozacak şekilde ebatlarda olmamak ve de ait olduğu bağımsız bölümün dış cephe sınırlarını aşmamak kaydıyla tabela ve reklam panosu asılabileceği kabul edilmektedir…” olup, dış cephenizde yapı ruhsatı ve eklerine aykırı işlem yapabileceğinizi ifade etmemektedir. Ayrıca Belediye Meclisinin 11.07.2017 tarih ve 406 no.lu karar ile yürürlüğe giren Sivas

Şehir Estetik Yönetmeliğinin ilgili 11. maddesinde belirtilen hususlara uygun olarak yapılması gerekmektedir. Söz konusu binanızın dış cephesindeki yapı ruhsatı ve eklerine aykırı işlemleri 07/09/2021 tarihine kadar giderilmesi aksi takdirde 3194 sayılı imar Kanun’un ilgili maddelerince işlem başlatılacağı hususunda; …” şeklinde belirtildiği, 16.5. 15/09/2021 tarihli Yapı Tatil Zaptı düzenlendiği, 16.6. Şikâyet edilen yerin maliki tarafından 15/09/2021 tarihli mühürleme işleminin iptali istemiyle açılmış olan davada, Sivas İdare Mahkemesi tarafından E: sayılı dosyaya ilişkin olarak verilmiş olan 24/03/2022 tarihli kararda “… davanın süre aşımı nedeniyle reddine …” karar verildiği, 16.7. İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından Başkanlık Makamına hitaben yazılmış olan 24/09/2021 tarihli ve sayılı yazıda “…Söz konusu aykırılıklar nedeniyle … 3194 sayılı İmar Kanununun 42.

Maddesi b bendi … doğrultusunda ekli hesap cetvelinde belirtilen toplam 88.539,11 TL idari para cezası tatbik edilmesi; ancak alınacak kararın tebliğinden itibaren bir ay içerisinde bahse konu aykırılıkların yıkılarak kaldırılması veya yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde aynı kanunun 42. Maddesinin ç bendine göre bu para cezasının 78.177,29 TL’lik kısmının tahsil edilmemesi hususunun; Görüşülüp karara bağlanmak üzere Encümen’e havalesini arz ederim.” şeklinde belirtildiği, 16.8. İdare tarafından 15/10/2021 tarihli ve sayılı yazı ile şikâyet edilen yerin malikinin vekili tarafından verilmiş olan 15/09/2021 tarih ve sayılı İnşaat Durdurma ve Yapı Tatil Zaptına itirazı içeren 29/09/2021 tarihli dilekçeye cevaben “Müvekkiliniz . 14.06.2021 tarih – sayılı dosya numarası (Ek-1) ile cephe tadilatı yapmak için Müdürlüğümüze başvuru yapmıştır. 25.06.2021 tarih ve Esayılı yazımız ile (Ek-2) ruhsat ve eklerine aykırı olmayacak şekilde basit tadil ve tadilat kapsamında yapılacağını, ancak ruhsat ve eklerine aykırı imalat yapıldığı tespit edildiği takdirde

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. ve 42. maddelerine istinaden işlem yapılacağı bildirilmiştir. Bahse konu

634 sayılı Kat Mülkiyetleri Kanunu’nun 19. maddesine istinaden “Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir

bozukluğun ana yapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya ana yapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz” Ruhsat ve eklerine aykırı işlem yapılamayacağı belirtmektedir. Ayrıca

Müvekkiliniz . 27.08.2021 tarih ve E- sayılı yazımızda (Ek-3) Ruhsat ve eklerine aykırı olarak dış cepheyi bozduğu 10 gün içerisinde düzeltilmesini aksi takdirde Belediyemizce

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. ve 42. maddelerine istinaden işlem başlatılacağı belirtilerek gerekli uyarı

ve ikazlar yapılmıştır. Söz konusu yazımıza istinaden Müvekkiliniz . ’nin verilen süre içerisinde aykırılıkların giderilmesine yönelik herhangi bir işlem başlatmadığından dolayı 15.09.2021 tarih ve sayılı İnşaat Durdurma ve Yapı Tatil Zaptı ile tespit edilerek mühürlenmiştir.” şeklinde belirtildiği tespit edilmiştir.

17. Yapılaşma faaliyetleri ile kamu düzeni, kamu sağlığı ve kamu güvenliği arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Anayasa’nın 56’ncı maddesi ile herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu düzenlenmiş; çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını korumanın ve çevre kirliliğini önlemenin devlet ve vatandaşların ödevi olduğu belirtilmiştir. İnşa edilecek yapıların imar mevzuatına uygun olarak yapılmasının sağlanması ve bu kapsamda ilgili mevzuat hükümleri uyarınca ruhsat alınmadan yapılabileceği açıkça düzenlenen yapılar hariç diğer yapıların ruhsata bağlanması suretiyle yapılaşmanın fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun yapılmasının sağlanması; sağlıklı çevrelerinin oluşturulması bakımından önem teşkil etmektedir.

18. Nitekim yerleşim yerlerindeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla hazırlanan İmar Kanunu; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıları kapsamaktadır. Bu bağlamda sağlıklı ve dengeli bir çevrenin oluşturulması bakımından imar mevzuatına aykırılık oluşturan yapılarla ilgili yasal işlemlerin süresi içinde yerine getirilerek mevzuata aykırı yapılara yönelik gerekli işlemlerinin ilgili idarelerce yürütülmesi ve bu konuda gerekli tertip ve tedbirlerin alınması gerekmektedir. Nitekim 3194 sayılı İmar Kanunun 32’nci ve 42’nci maddeleri sayılan amaçların yerine getirilmesine yardımcı olacak yaptırımlar düzenlenerek encümenin yapması gerekenleri kesin bir biçimde hükme bağlamıştır.

19. Anayasa’nın 35’inci maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.” denilmek suretiyle mülkiyet hakkı güvenceye bağlanmıştır. Anayasa’nın anılan maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (Anayasa Mahkemesi Kararı, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015). Anayasa’nın 35’inci maddesinde bir temel hak olarak güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkı kişiye -başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla- sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, semerelerinden yararlanma ve tasarruf etme olanağı veren bir haktır (Anayasa Mahkemesi

Kararı, Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013). Dolayısıyla malikin mülkünü kullanma, semerelerinden yararlanma ve mülkü üzerinde tasarruf etme yetkilerinden herhangi birinin sınırlanması, mülkiyet hakkına müdahale teşkil eder (Anayasa Mahkemesi Kararı, Recep Tarhan ve Afife

Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017).

20. Kurumumuzca başvuru hakkında bilgi almak üzere başvuranla 17/10/2022 tarihinde yapılmış olan görüşmede şikâyete konu yerin hemen üst katının maliki olduğu, şikâyet konusu edilen eklentiden duyulan rahatsızlık nedeniyle bir başka yere taşındığı, taşınmazını ise kiraya verdiği belirtilmiştir. Bu nedenle başvurucunun Anayasa’nın 35’inci maddesi gereğince mülkiyet hakkı kapsamında korunması gereken bir menfaatinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.

21. Hukuk devleti denildiğinde temel hak ve özgürlükleri koruyan ve güçlendiren, her eylem ve işlemi hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlet anlaşılmalıdır.

22. Anayasa’nın 2’nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin önkoşullarından biri kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanmasıdır. Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. (Anayasa

Mahkemesinin 07/04/2016 tarihli ve E.2015/94, K. 2016/27 sayılı kararı) Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması hukuk devleti ilkesinin yerine getirilmesi zorunlu koşullardandır. Bireyin insan olarak varlığının korunmasını amaçlayan hukuk devletinde vatandaşların hukuk güvenliğinin sağlanması zorunludur. Devlet açık ve belirgin hukuk kurallarını yürürlüğe koyarak bunları uyguladığı zaman hukuk güvenliği sağlanır. (Anayasa Mahkemesinin 18.10.2003 tarihli ve E.2003/67, K.2003/88 sayılı kararı)

23. Bilindiği üzere, Belediyelerin en temel görevlerinden bir tanesi belediye sınırları içerisinde yapılan yapıların denetlenmesi ve bunlardan imar planına veya inşaat ruhsatına aykırı olarak inşa edilen yapıların durdurularak yıkılmasıdır. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 20’nci maddesinde yapının imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceği hükmüne yer verilmiş, 21’inci maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26’ncı maddede belirtilen istisna dışında

Belediye veya Valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınmasının mecburi olduğu, aynı maddenin üçüncü fıkrasında; ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratların ruhsata tabi olmadığı hüküm altına alınmış, 32’nci ve 42’nci maddelerinde ise ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti durumunda o andaki inşaat durumunun tespit edileceğinin yapının mühürlenerek inşaatın derhal durdurulacağının, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan binanın, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılacağının, masrafın yapı sahibinden tahsil edileceğinin ve belirtilen idari cezaların uygulanacağının belirtildiği anlaşılmaktadır. Nitekim Planlı

Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4’üncü maddesinde basit tamir ve tadilatın “yapılarda esaslı tadilat kapsamında olmayan, taşıyıcı sistemi, bağımsız bölümün dış cephesini, ıslak hacimlerin yerini ve sayısını değiştirmeyen; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı onarımı ve kiremit aktarılması gibi her türlü tamir ve tadil işlemlerini”, esaslı tadilatın “yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen veya yapı inşaat alanını veya emsale konu alanını veya taban alanını veya bağımsız bölüm sayısını veya ortak alanların veya bağımsız bölümlerin alanını veya kullanım amacını veya ruhsat eki projelerini değiştiren işlemleri (Esaslı tadilat, ruhsata tabidir.)” ifade ettiği belirtilmiştir.

24. Belediye Kanununda, kanunlarda öngörülen cezaları vermenin ve diğer kanunlarda belediye encümenine verilen görevleri yerine getirmenin Belediye Encümeninin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

25. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 03/12/2001 tarihli ve E.2001/3718, K.2001/5575 sayılı kararında, “3194 sayılı İmar Kanununun hükümleri kamu düzeniyle ilgili olup, bu yasa gereğince her türlü inşaatın

yapımı yetkili mercilerden ruhsat alımına bağlı olup ruhsatsız yapılan ve ruhsata bağlanamayan yapıların yıkılması zorunludur, imara ve ruhsata aykırı bir yapının ekonomik değerinden de söz edilemez.” şeklinde, 25.1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/12/2009 tarihli ve E:2009/4-561, K: 2009/577 sayılı

Kararında, “… Görüldüğü üzere, İmar Kanunu 32’nci maddesi hükmünün son fıkrası; önceki fıkraların öngördüğü prosedür çerçevesinde yıkım koşulları gerçekleştiğinde, yıkım işleminin gerçekleştirilmesi görev ve yetkisini ilgili belediye veya valiliğe vermiştir. Bu düzenlemenin gereği ve doğal sonucu olarak, somut olaydaki gibi, yıkımın yapılabilmesi için insan ve/veya eşyanın dışarı çıkartılmasının gerektiği durumlarda, bu işlemler de, herhangi bir mahkeme kararına gerek olmaksızın, kanunun verdiği yetkiye dayanılarak ve o yetki çerçevesinde kamu gücü kullanılarak, uygun hukuki yol ve yöntemlerle, yine aynı makam tarafından yerine getirilecektir.” şeklinde belirtildiği anlaşılmaktadır.

26. Yapı ruhsatı alınmaması ve ruhsata aykırı yapı veya eklenti yapılması durumunda 3194 sayılı Kanunun 32’nci maddesi uyarınca yıkım yaptırımının öncelikle ruhsatsız ya da yapının ruhsat ve eklerine aykırı imalatların saptanması ile mümkündür. Ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların yıktırılmasına karar verilebilmesi için, idarece yapı mahallinde ruhsata aykırılıkları somut ve ayrıntılı olarak belirtecek şekilde ve idarenin uzman fen elemanları tarafından bu aykırılıkların ayrıntılı ve somut şekilde saptanarak veri olarak aktarılan yapı tatil tutanağının düzenlenmesinin gerektiği, gerekli tebligat işlemlerinin yapılması, yapının mühürlenmesi ve yapı sahibine yapısını ruhsata uygun hale getirmesi için süre verilmesi, bu süreler içinde yapı ruhsata uygun hale getirilmezse yapının belediyece yıkılması gerekmektedir. Kanunun 42’nci maddesi gereğince de bu durumun varlığı halinde aynı zamanda idari para cezası uygulanacağı düzenlenmiştir.

27. İlgili idarece bir şekilde, ruhsat alınmaksızın veya ruhsat ve ruhsat eklerine aykırı yapı yapıldığının tespiti üzerine, yapılaşmanın geldiği seviye belirlenir ve derhal durdurularak yapı mühürlenir. Mühürleme, yıkım işleminin ilk aşamasıdır. Hukuka aykırı yapılaşmanın durdurulmasına yönelik idari karar muhataplar açısından bağlayıcı olacaktır. (ÇOLAK, Nusret, İlker, İmar Hukuku, s.603)

28. Yapının mühürlenerek inşaatın durdurulmasının amacı yapının imara aykırılıklarını gidermek için mal sahibini zorlamaktır. Yapının durdurulması, bazen yapının yıktırılması yaptırımının ilk aşaması gibi görünmektedir. Şayet aykırı yapının sahibi, mühürleme işleminden sonra yapısını ruhsat ve ruhsat eklerine uygun hale getirmezse ya da ruhsatsız yapısını ruhsata bağlamazsa, bu davranışının sonucunda yapısının yıkılmasına karar verilmişse, yıkım yaptırımının bir ön işlemi olarak kabul edilebilir. Ancak mühürleme işlemi, yapının devamını durdurduğu için tek başına bir yaptırımdır. (YILMAZ, Mustafa, İmar Yaptırımları ve Yargısal Korunma, s.91)

29. Mühürleyerek durdurma işlemi bağlı yetki kuralları çerçevesinde gerçekleşmektedir. Zira ruhsata aykırı veya ruhsat almaksızın yapı yapılması, Kanunun emredici kuralı mühürleyerek durdurma yaptırımı uygulamayı gerektirmektedir. Ruhsat alınarak yapılan yapının ise onaylı projeye uygun şekilde yapılması gerekmektedir. İdarenin ne ruhsatsız yapı yaptırma ne de onaylı projenin dışında uygulama yapılmasına olanak tanıma yetkisi bulunmaktadır. Bu durumda, idarenin takdir yetkisinin bulunmadığı ortadadır. Aynı şekilde Kanunun 32/4 maddesinde “Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.” denilerek mührün kaldırılması da bağlı yetki kurallarına tabi kılınmıştır. (YAŞAR, Hasan, Nuri, İmar Hukuku, s.269.) Yapı mühürlendikten sonra yapı tatil tutanağı yapı yerine asılır, böylece durdurma kararı yapının sahibine duyurulur.

30. Yapılaşma faaliyetleri ile kamu düzeni, kamu sağlığı ve kamu güvenliği arasındaki sıkı ilişki nedeniyle imar mevzuatında yapılacak işlemlerin ve izlenecek usulün ayrıntılı bir şekilde belirlendiği görülmektedir.

Dolayısıyla yapılaşmanın hem fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun yapılmasının sağlanması hem de diğer maliklerin mülkiyet hakkını ihlal etmesinin önlenmesi açısından yapılacak işlemlerin sorumlu idare tarafından mevzuatına uygun olarak tesis edilmesinin yanı sıra makul bir süre içerisinde tesisi de büyük önem taşımaktadır.

31. Başvuranın iddiaları, İdarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ilgili yargı kararları ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 31.1. İdare tarafından başvuranın cephe tadilatı yapmak için başvuruda bulunduğu, kendisine “yapacağınız tadilatta aşağıdaki maddelere uyulmadığı takdirde hakkınızda 3194 sayılı İmar Kanununun 21.

maddesindeki tadilata uyulmayan konular hakkında tarafımızdan 32. maddeye göre yasal işlem yapılacaktır… Binanın projesine aykırı herhangi bir değişiklik yapılmaması, aksi halde tarafımızdan işlem yapılacağı, plan dışı yapılan işlem için 3194 sayılı imar kanununun 32. ve 42. maddelerince işlem yapılacağı” ifadelerine yer verildiği, incelemeler sonucunda dairede yapı ruhsatı ve eklerine aykırı olarak binada ortak alan olan dış cephede tadilat yapıldığının tespit edildiği, 27/08/2021 tarihli ve sayılı yazı ile söz konusu binanın dış cephesindeki yapı ruhsatı ve eklerine aykırı işlemlerin 07/09/2021 tarihine kadar giderilmesi, aksi takdirde 3194 sayılı imar Kanun’un ilgili maddelerince işlem başlatılacağı hususunda bilgi verildiği, 31.2. Herhangi bir düzeltme yapılmamış olduğunun tespit edilmesi üzerine zabıt tarihi itibariyle bir ay içerisinde ruhsata uygun hale getirilmesi veya aykırılıkların yıkılarak kaldırılması, aksi takdirde

Belediyelerince yıktırılacağı belirtilerek İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce 15/09/2021 tarihli ve no.lu

İnşaat Durdurma ve Yapı Tatil Zaptı ile tespit edilerek mühürlendiği, akabinde idari para cezası tatbik edilmesi ve Encümen’e havale için 24/09/2021 tarihli ve sayılı yazı yazıldığı, 31.3. Buna karşın belirtilen tarihten itibaren 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında yapılması gereken işlemlerin yerine getirilmeyerek makul sürenin aşıldığı tespit edilmiş olup, açıklanan gerekçelerle idare tarafından şikâyet konusu yere ilişkin İmar Kanunu’nun 32’nci ve 42’nci maddesindeki müeyyidelerin uygulanarak yapı ruhsatı ve eklerine aykırı yapıldığı tespit edilen tadilatın giderilmesinin sağlanması hususunda işlem tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 32. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde Sivas Belediye Başkanlığı tarafından Kurumumuzun bilgi ve belge taleplerine süresi içinde ve gerekçeli olarak cevap verilmediği ve şikâyet konusuna hakkında süresi içerisinde, gerekçeli bir şekilde işlem tesis edilmediği, böylece “kararların gerekçeli olması”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine riayet edilmediği tespit edilmiş olup, ilgi İdarenin bundan böyle belirtilen ilkelere riayet etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

33. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, idarenin işlem veya eylemlerine karşı Sivas

İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri ve yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, Şikâyet konusu yere ilişkin İmar Kanununun 32’nci ve 42’nci maddesindeki müeyyidelerin uygulanarak yapı ruhsatı ve eklerine aykırı yapıldığı tespit edilen tadilatın giderilmesinin sağlanması hususunda SİVAS

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın ŞİKÂYETÇİYE ve SİVAS BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi