|
ÖZET: Bu karar, başvuranın yol tazminatı talebinin reddine ilişkin hukuki bir değerlendirmeyi içermektedir. Başvuran, Adalet Bakanlığı’nın 13/03/2018 tarihli görüş yazısına dayanarak, şoför olarak görev yaptığı için yol tazminatı alması gerektiğini iddia etmiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı, şoförlerin daire dışında yapılan keşiflerde yalnızca taşıma görevini üstlendiğini ve bu nedenle 3717 sayılı Kanun kapsamında yol tazminatından yararlanamayacaklarını belirtmiştir.
Başvuranın durumu incelendiğinde, Antalya Adliyesinde şoför kadrosunda görev yaptığı ve bu görevinin asli niteliği nedeniyle yol tazminatı ödemesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 3717 sayılı Kanun’un 2. maddesi, yalnızca belirli unvanlardaki personelin daire dışında görev yapması durumunda yol tazminatı ödeneceğini düzenlemektedir. Bu çerçevede, başvuranın talebinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/4102-S.22.6234
BAŞVURU NO : 2021/17635
KARAR TARİHİ : 25/03/2022
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Yol giderleri tazminatı ödenmesi talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 15/10/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; yol tazminatı talebine ilişkin 20/10/2021 tarihli başvurusunun reddedildiğini, sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve
Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında
Kanun hükümlerine göre herhangi bir asli görev ek görev tanımlaması yapılmadığı halde Adalet Bakanlığı
Strateji Geliştirme Başkanlığının 13/03/2018 tarih ve sayılı görüş yazısında şoförün asli görevi olduğu görüşüne istinaden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca talebinin 02/11/2018 tarih ve sayı numaralı işlemi ile reddedildiğini belirterek maruz kaldığı parasal hak kaybının yasal tazminini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 02/03/2022 tarihli bilgi belge isteme yazısına istinaden Adalet Bakanlığı Strateji
Geliştirme Başkanlığının 16/03/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Başvuruna ait güncel hizmet belgesi ve kadro durumuna ait bilgilerin dosya ekinde sunulduğu, 2.2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Üçüncü Bölüm (Gözlem Altına Alınma, Muayene, Keşif ve
Otopsi) 74 ile 89 maddesi arası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 288, 289, 290 ve 291 nci maddesi ile Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492
Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin başvuru konusunu düzenleyen mevzuat hükümleri olduğu, 2.3. Başvurucunun şoförlere yol tazminatı ödenmesine yönelik emsal mahkeme kararları sunmuş olmakla birlikte; şoförlere 3717 sayılı Kanununa göre yol tazminatı ödenmemesi yönünde mahkeme kararlarının dosya ekinde sunulduğu, ayrıca başvurucunun sunmuş olduğu Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava
Dairesi tarafından içtihat değişikliğine gidilerek şoförlere yol tazminatı ödenmemesi yönünde kararlar verildiği, 2.4. Başvuranın talep etmekte olduğu yol tazminatının ödenmemesine ilişkin olarak Antalya Cumhuriyet
Başsavcılığına yazılan 13/03/2018 tarihli ve sayılı ile 05/05/2020 tarihli ve sayılı ekte sunulan yazılarda konuya açıklık getirildiği, 2.5. 3717 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde daire dışında yapılması gereken her keşif ve icra işlemi için yol tazminatının ödeneceğinin belirtildiği, anılan hüküm gereğince yol tazminatının ödenebilmesi için iki koşulun bir arada gerçekleşmesi gerektiği, buna göre, birinci koşulun hâkim ve Cumhuriyet savcısı ile diğer personelin daire dışında görev yapması, ikinci koşulun ise bu görevin keşif veya icra işlemi kapsamında olması olduğu, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi halinde, hâkim, Cumhuriyet savcısı ve diğer personele yol tazminatı ödenebileceği, 2.6. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Üçüncü Bölüm (Gözlem Altına Alınma, Muayene, Keşif ve
Otopsi) kapsamında daire dışında yapılan keşif (ölü muayene, otopsi vb) işlemlerinde şoför; keşif yapan veya katılan kapsamında olmayıp sadece keşfi yapan ve katılanları olay mahalline götürüp getiren bir görevli olması ve şoförün görevi gereği daire dışında araç kullanmalarının asli görevleri kapsamında olması nedeniyle 3717 sayılı Kanuna göre yol tazminatından yararlanamayacağının değerlendirildiği, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Ücrette adalet sağlanması” başlıklı 55 inci maddesi; “Ücret emeğin karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır…” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili
“ şikâyetleri inceler.
3.3. “Genel İlkeler” başlıklı 128 inci maddesi; “(…) Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı
5 inci maddesi;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
5.1. “Fazla çalışma ücreti” başlıklı 178 inci maddesi; “A) 99 ve 100 üncü maddeler hükümleri uyarınca tespit olunan günlük çalışma saatleri dışında; …
Kurumlar gerektiği takdirde personelini günlük çalışma saatleri dışında fazla çalışma ücreti vermeksizin çaıştırabilirler. Bu durumda personele yaptırılacak fazla çalışmanın her sekiz saati için bir gün hesabı ile izin verilir. Ancak, bu suretle verilecek iznin en çok on günlük kısmı yıllık izinle birleştirilerek yılı içinde kullandırılabilir.
Fazla çalışmanın uygulama esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenir.” 6. 10/02/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanununun; 6.1. “Tarifler” başlıklı 3 üncü maddesi; Bu Kanunda geçen; …
g. Memuriyet mahalli: Memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahaller ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir ve kasabaların devamı niteliğinde bulunup belediye hizmetlerinin götürüldüğü, büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde ise il mülki sınırları içinde kalmak kaydıyla memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu ilçe belediye sınırları içinde kalan ve yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler ile belediye sınırları dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu yerlerin devamı niteliğindeki mahaller ve kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerleri; h. Başka yer: Yukarıda (g) fıkrasında yazılı memuriyet mahalli dışındaki yerleri; İfade eder.” 6.2. “Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)” başlıklı 3 üncü maddesi; “Aşağıda gösterilen memur ve hizmetlilere muvakkat vazife harcırahı olarak yol masrafı ile yevmiye verilir ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgâh veya vazife mahalli ile
istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası masrafları da ayrıca tediye olunur:
1. Birinci maddede yazılı kurumlara ait bir vazifenin ifası maksadiyle muvekkaten yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere;” 7. 27/06/1989 tarihli ve 375 sayılı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı
Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hâkimler Ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim
Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine
Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Ek 17 nci maddesi; “6/1/1982 tarihli ve 2576 sayılı Kanunla 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Kanun uyarınca kurulmuş olan ve iş yoğunluğu diğer mahkemelere göre fazla olan mahkemelerde görev yapan memurlar ile sözleşmeli personele ayda 50 ve her bir personel için yılda 300 saati geçmemek üzere yılı merkezî yönetim bütçe kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücretinin üç katını aşmamak kaydıyla fazla çalışma ücreti
ödenebilir. Bu fıkraya göre fazla çalışma ücreti ödenebilecek personel sayısı, mahkemelerde görev yapan toplam personel sayısının %10’unu geçemez. Bu kapsamda yıllık olarak yapılacak toplam fazla çalışma süresi Adalet Bakanlığının talebi üzerine Maliye Bakanlığınca belirlenir. İş yoğunluğu fazla olan mahkemeleri belirlemeye ve toplam fazla çalışma saat süresini ilgili mahkemelere dağıtmaya ve bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Adalet Bakanlığı yetkilidir. Bu ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. Diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde yaptıkları fazla çalışma karşılığında herhangi bir ad altında ödeme yapılan personele bu madde uyarınca ayrıca fazla çalışma ücreti ödenmez.” 8. 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun; 8.1. “Keşif kararı” başlıklı 288 inci maddesi; “Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur.
Keşif kararı, mahkemece, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınır.” 8.2. “Keşfin yapılması” başlıklı 290 ıncı maddesi; “Keşfin yeri, kapsamı ve zamanı mahkeme tarafından tespit edilir. Keşif, taraflar hazır iseler huzurlarında, aksi takdirde yokluklarında yapılır.
Mahkeme keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinleyebilir. Keşif sırasında, yapılan tüm işlemler ve beyanları içeren bir tutanak düzenlenir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/25 md.) Tutanağa, hâkimin keşif konusu ve mahalliyle ilgili gözlemleri de yazılır. Plan, çizim, fotoğraf gibi belgeler de tutanağa eklenir…” 9. 08/05/1991 tarihli ve 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve
Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması
Hakkında Kanunun “Yol giderleri tazminatı” başlıklı 2 nci maddesi; “Daire dışında yapılması gereken her keşif ve icra işlemi ile sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagoglarla sınırlı olmak üzere araştırma, inceleme ve rapor işlemleri için; hâkimlere, Cumhuriyet savcılarına, adlî tabiplere, icra müdürleri ve yardımcıları ile icra işlemlerini yapmakla yetkili memurlara, Hazine avukatlarına, Hazine avukatı olmayan il ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirleri ve 3402 sayılı
Kadastro Kanununa göre yetkili kılınan kişilere ve hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararı üzerine
görevlendirilen sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagoglara (275); yazı işleri müdürlerine muhakemat hizmetlerinde görev yapan memurlara, zabıt kâtiplerine ve ceza ve infaz kurum personeli hariç olmak üzere diğer adli ve idari yargı personeline (200); mübaşir ve hizmetlilere (150) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar yol tazminatı ödenir.
Bu madde uyarınca yol tazminatı bütçenin ilgili tertibinden her ayın sonunda ödenir ve ayrıca yevmiye ödenmez.”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
/
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; mevzuat hükümlerine göre yol tazminatı verilmesi hususunda herhangi bir asli görev ek görev tanımlaması yapılmadığı halde Adalet Bakanlığı
Strateji Geliştirme Başkanlığının 13/03/2018 tarih ve sayılı görüş yazısında şoförün asli görevi olduğu görüşüne istinaden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yol tazminatı ile ilgili talebinin reddedildiğini belirterek maruz kaldığı parasal hak kaybının yasal tazminini talep etmektedir.
12. Adalet Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda ise özetle; daire dışında yapılan keşif (ölü muayene, otopsi vb) işlemlerinde şoför kadrosunda görev yapanların; keşif yapan veya katılan kapsamında olmayıp sadece keşfi yapan ve katılanları olay mahalline götürüp getiren bir görevli olması ve şoförün görevi gereği daire dışında araç kullanmalarının asli görevleri kapsamında olması nedeniyle 3717 sayılı Kanuna göre yol tazminatından yararlanamayacağının değerlendirildiği hususları ifade edilmiştir.
13. Başvuranın hizmet belgesi incelendiğinde; Antalya Adliyesinde şöfor kadrosunda görev yaptığı, kamu görevine 08/06/2015 tarihinde başladığı ve hâlihazırda görevine devam ettiği tespit edilmiştir. Bu noktada uyuşmazlığın; yol tazminatı ödemesinin şoför kadrosunda görev yapan başvurana ödenip ödenmeyeceği noktasında düğümlendiği görülmektedir.
14. Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının “Şoför yol tazminatı” konulu 13/03/2018 tarihli ve E.140/868 sayılı yazısında “… 3717 sayılı Kanunda tek tek sayılan görevlilerin (hâkim, savcı, adli tabip, kâtip, mübaşir, hizmetli, adli ve idari yargı personeli v.s.) görevlerini daire dışında yapmaları karşılığında yol tazminatı verilmekte olup, şoför olarak çalışan personelin görevi gereği daire dışında araç kullanmaları asli görevleri kapsamında olması nedeniyle 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını
Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun kapsamında yol gideri ve tazminatı ödemelerinden yararlanmalarının mümkün olmadığı, mesai saatleri dışında görevlendirilmeleri durumunda, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 17 nci maddesi uyarınca Bakanlığımız Personel
Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen usul ve esaslara göre fazla çalışma yapılması halinde, fazla çalışma ücretinin ödenebileceği, fazla çalışma ücretinin ödenemediği durumlarda, fazla çalışmanın her sekiz saati için bir gün izin verilebileceği, memuriyet mahalli dışında yapılacak görevlendirmelerde ise
6245 sayılı Harcırah Kanununa göre geçici görev yolluğu ödenebileceği düşünülmektedir.” ifadelerine yer
verilmiştir.
15. Başvuranın dosya ekinde sunduğu mahkeme kararlarında; 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet
Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir
Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanunun “Yol giderleri tazminatı” başlıklı 2 nci maddesinde; “Daire dışında yapılması gereken her keşif ve icra işlemi ile sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagoglarla sınırlı olmak üzere araştırma, inceleme ve rapor işlemleri için; hâkimlere, Cumhuriyet savcılarına, adlî tabiplere, icra müdürleri ve yardımcıları ile icra işlemlerini yapmakla yetkili memurlara, Hazine avukatlarına, Hazine avukatı olmayan il ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirleri ve 3402 sayılı Kadastro Kanununa göre yetkili kılınan kişilere ve hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararı üzerine
görevlendirilen sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagoglara (275); yazı işleri müdürlerine muhakemat hizmetlerinde görev yapan memurlara, zabıt kâtiplerine ve ceza ve infaz kurum personeli hariç olmak üzere diğer adli ve idari yargı personeline (200); mübaşir ve hizmetlilere (150) gösterge rakamının memur aylık
katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar yol tazminatı ödenir.” hükmünün yer aldığı, aktarılan hükmün ödemeye müstehak personelin kapsamını açık biçimde ifade ettiğini, hizmet sınıfı veya görev unvanı yönüyle bir ayrımı yapmadığı, dava konusu olayda şoför olan davacının diğer adli yargı personeli olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığına ve daire dışında yapılması gereken keşif, otopsi veya icra işlemine katıldığına göre, kendisine mevzuat hükmü doğrultusunda yol tazminatı ödenmesi gerektiği hususu belirtilmiştir.
16. Bakanlık tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazılardan, başvuranın dosya ekinde sunduğu
Konya Bölge İdare Mahkemesi 4.İdari Dava Dairesi tarafından içtihat değişikliğine gidilerek şoförlere yol tazminatı ödenmemesi yönünde kararlar verdiği görülmektedir.
17. Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin nolu kararında
“…davacının 3717 sayılı Kanunun 2. maddesinde yer alan, yol gideri tazminatı ödenecek “diğer personel” kapsamında olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık, ilk derece mahkeme kararında ise hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak daha önce aksi yönde (oy çokluğuyla) karar verilmiş ise de üye yapısındaki değişiklik nedeniyle içtihatta değişikliğe gidilmiştir” açıklamalarına yer verilmiştir.
18. 3717 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde daire dışında yapılması gereken her keşif ve icra işlemi için hâkimlere, Cumhuriyet savcılarına, adlî tabiplere, icra müdürleri ve yardımcıları ile icra işlemlerini yapmakla yetkili memurlara, Hazine avukatlarına, Hazine avukatı olmayan il ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirleri ve 3402 sayılı Kadastro Kanununa göre yetkili kılınan kişilere ve hâkim veya
Cumhuriyet savcısının kararı üzerine görevlendirilen sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagoglara, yazı işleri
müdürlerine muhakemat hizmetlerinde görev yapan memurlara, zabıt kâtiplerine ve ceza ve infaz kurum personeli hariç olmak üzere diğer adli ve idari yargı personeline, mübaşir ve hizmetlilere yol tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
19. Soyut nitelikteki hukuk kurallarının somut olaylara uygulanabilmesi için öncelikle bu kuralların ne anlama geldiğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Medeni Kanunun 1 inci maddesinde Kanunun sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Hukukun uygulanmasında, Kanunların sözüyle ve özüyle yorumlanarak somut olaya uygulanması, Kanunlar yorumlanırken de kanun metninin yanında kanunun objektif amacının da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
20. 3717 sayılı Kanunun belirtilen maddesinde şoförler, yol tazminatı ödenmeyecek personel arasında sayılmamasına rağmen, Kanun kapsamında ödenen yol giderleri tazminatının veriliş amacını anlayabilmek için Kanunun 2 nci maddesinin 23/07/2010 tarih ve 6009 sayılı Kanun ile değişmeden önceki haline bakmak gerekmektedir. 2010 yılı değişikliğinden önceki “Yol giderleri tazminatı” başlıklı 2 nci maddesinde
“Tebliğden başka bir işlem yapmak için makamından uzaklaşma durumunda olan hâkimler, savcılar, askeri mahkemelerdeki subay üyeler ve icra müdürleri ile yardımcılarına, adli tabiplere, yazı işleri müdürlerine, zabıt kâtiplerine, mübaşirlere hizmetlilere ve bu işlemlere katılan hazine avukatlarına, hazine avukatı olmayan il ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirleri ve 3402 sayılı Kanuna göre yetkili bulunan kişiler ile muhakemat hizmetlerinde görev yapan memurlara yol giderleri ve tazminatı verilir.” hükmüne yer verilerek makamdan uzaklaşma durumunun esas alındığı görülmektedir. Anılan değişiklikten sonra da; yine asıl görevi daire içinde olup, daire dışındaki keşif ve icra işlemleri için yol giderleri tazminatı ödenmesi amaçlanmıştır.
21. Kamu kurumlarında görev yapan şoförler, görev yaptığı kuruma tahsis edilen araçları kullanmakla görevli sürücülerdir. Başvuranın da adliyenin araçlarını kullanmakla görevli olduğu ve yaptığı işin daire
dışında olup, keşif ve otopsi heyetini olay mahalline götürmesinin, Kanundaki eski haliyle “makamdan uzaklaşma” ve yeni haliyle “daire dışında bir iş yapma” olarak kabul etme imkânı bulunmamaktadır. Öte yandan, şoför olan başvuranın, otopsi ve keşfi yapan veya katılan görevli kapsamında olmayıp sadece otopsi ve keşif heyetini olay mahalline götürüp, sonradan yerlerine getiren bir görevli konumunda olduğu ve asli görevinin de bu olduğu tartışmasızdır.
22. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; 3717 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde yol tazminatı ödenmesine ilişkin kriterlerin belirlendiği, daire dışında görev yapan ve Kanunda unvanı zikredilen ve diğer adli ve idari yargı personeli olarak belirtilen personele ödeme yapılacağı hususunun düzenlendiği, Kanunun özü ve sözü birlikte değerlendirildiğinde şoför unvanlı başvuranın asli görevinin daire dışında olduğu, bu sebeple başvuranın daire dışında yapılması gereken işlemler için yol gideri ödenecek “diğer personel” kapsamında olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı; ancak idarelerin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Antalya İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi