ÖZET: Kütahya Belediyesi’ne yapılan başvuruda, bir vatandaş, mahalle çeşmesinin su giderinin kanalizasyona bağlanmasını talep etmiştir. Başvuran, çeşmenin suyu nedeniyle yolun daraldığını ve bu durumun kendisine zarar verdiğini belirtmiştir. Ancak Kütahya Belediye Başkanlığı, çeşmenin tarihi bir yapı olduğunu ve suyun mahalledeki tarım alanlarında kullanıldığını ifade ederek, talebi reddetmiştir. Belediye, çeşme suyunun yeraltı borularıyla yola zarar vermeden uzaklaştırıldığını ve bu konuda mahalle sakinlerinin de görüşlerinin alındığını belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve belediyenin açıklamalarını değerlendirerek, başvurunun reddedilmesi yönünde bir karar önerisi sunmuştur. Değerlendirme sonucunda, idarenin kararında hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir. Ayrıca, başvuranın talebinin kısmen karşılandığı, ancak diğer mahalle sakinlerinin ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurularak hareket edildiği vurgulanmıştır. İdarenin, başvuranın dilekçesine verdiği yanıtlarda, başvuru yollarının belirtilmediği tespit edilmiştir; bu nedenle gelecekte bu ilkeye uyulması önerilmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu karar, başvurana ve Kütahya Belediyesi’ne tebliğ edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/87969-S.20.95956

BAŞVURU NO : 2020/58897

KARAR TARİHİ : 20/11/2020

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : KÜTAHYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Sokak çeşmesine ait suyun kanalizasyon hattına bağlanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 29/05/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda şikâyetçi özetle; “Kütahya ili

Merkez ilçesi Mahallesi Caddesi’nde ikamet etmekte olduğunu, ikamet ettiği binanın karşısında, ( Camii karşısında) mahalle çeşmesinin bulunduğunu, söz konusu çeşmenin giderinin kanalizasyona bağlanmadığını, bundan dolayı ada parselde bulunan meskenine ulaşacağı yolun daraltıldığını, söz konusu çeşme suyunun giderinin kanalizasyona bağlanamayacaksa yeraltı borularıyla yolun dışına taşınmasını Kütahya Belediye Başkanlığı’ndan talep ettiğini, ancak olumsuz cevap aldığını iddia ederek söz konusu mahalde çeşme suyunun yola verdiği zararlarının giderilerek kanalizasyon bağlantısının yapılmasını” talep etmektedir

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikayet konusu hakkında Kütahya Belediye Başkanlığı’ndan 23/07/2020 tarih ve sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiştir.

2.1. Kütahya Belediye Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 01/09/2020 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde; “Şikayetçinin Mahallesi ada parsel üzerindeki samanlık olarak kullanılan yapıya ulaşım sağlayan yolun bitişiğinden akan çeşme giderlerinin kanalizasyona bağlanmaması sebep gösterilerek yolun daraldığını da iddia ederek

Belediye Başkanlığı’na başvurduğu, 2.2. Bahse konu çeşmenin eski tarihli bir yapı olduğu, çeşmenin giderinin, mahalledeki camii arkasında bulunan yazın kuru, kışın ve yağışlı havalarda ise dağlardan inen sel sularının aktığı dereciğe bağlı olduğu, çeşme ile suyun deşarj edildiği yer arasında çeşme giderlerinde meydana gelen tıkanmalar olması nedeniyle, kurumlarınca 2019 yılı Mayıs ayında giderlerinin yenilendiği, Bu yenileme esnasında gider hattının mahalle sakinlerinden şikayetçi

‘nın talebi üzerine biraz daha uzatılmak istenildiği, Ancak muhtar ve mahalle sakinlerinin bu suyun meyve ağaçları ve arazi sulamalarında kullanıldığı gerekçesiyle itiraz ettikleri, bunun yanı sıra sel nedeniyle de borunun tıkanarak tarlalarının zarara uğrayabileceği düşüncesiyle dereciğin boru içerisine alınmasına karşı çıktıkları ve mahalle sakinlerinin imzalarıyla Belediye Başkanlığı’na başvurdukları, 2.3. Kurum olarak bu konu üzerinde gerekli incelemenin yapıldığı, talep sahibinden bölgede bulunan samanlığa ait ruhsat vb. belgelerinin talep edildiği, buna rağmen şikayetçi tarafından söz konusu yapı hakkında Kuruma ulaşan herhangi bir belge bulunmadığı, Belediye kayıtları incelendiğinde taşınmazın niteliğinin bahçe olarak görünmekte olduğu, anılan yerle ilgili söz sahibinin ve olduğu, da çeşme giderinin bağlanması vb.

çalışmaların yapılmasına karşı çıktığı, söz konusu samanlığın ulaşımında asfalt yoldan yaklaşık

30 metre alternatif yol olduğu ve vatandaşlarında kendi aralarındaki ihtilaf da göz önüne

alınarak şikayetçinin isteği doğrultusunda yapılan çalışmanın durdurulduğu, 2.4. 2020 yılı içinde şikayete konu bölgede muhtar ve mahalle sakinleriyle de görüşülerek, derecik içerisinde akan çeşme suyunun belirtilen yola zararı olmayacak şekilde uzaklaştırıldığı,” ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. T.C. Anayasası’nın, 3.1. Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması başlıklı 45 inci maddesinde; “Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer’aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır…” hükmüne, 3.2. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir” hükmüne, 3.3. “Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” hükmüne, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 5. 5393 sayılı Belediye Kanununun, 5.1. “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık;… hizmetlerini yapar veya yaptırır.”, ikinci fıkrasında “Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin mali durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.”

5.2. Belediyenin yetkileri ve imtiyazları başlıklı 15’inci maddesi e fıkrasında; Müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmek.”

6. 10/12/2019 tarihli ve 30974 sayılı Su Tahsisleri Hakkında Yönetmelik’in,

6.1. Tanımlar başlıklı 5’üncü maddesinde; ç) Çeşme: Kamunun yararlanabileceği yerlerde

yapılmış ve herkesin kullanımında olan su akarlarını ya da akarlı su depolarını, ı) Genel sular:

Nitelikleri itibarıyla kimsenin mülkiyetinde olmayan, üzerlerinde özel mülkiyet tesis edilemeyen, toplumun yararlanmasına ve kullanmasına bırakılmış, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden çıkan sular ile tapulu yerlerden çıkmakla birlikte çıkan suyun, taşınmazın sınırlarını aşacak veya çıkar çıkmaz dere halini alacak kadar çok olması halinde taşınmazın ve malikinin ihtiyacını aşan kısmını,

6.2. Suyun kullanımında öncelik sırası başlıklı 7’nci maddesinde; “(1) Suyun miktarı, kalitesi, havzanın özelliği, zorunlu ihtiyaçlar ve şartlar başka türlü bir çözüm yolu

gerektirmedikçe, su kaynaklarının kullanım amaçlarında aşağıdaki öncelik sırası uygulanır:

a) İçme ve kullanma suyu ihtiyacı. b) Çevresel su ihtiyacı. c) Tarımsal sulama ve su ürünleri yetiştiriciliği. …” düzenlemelerine yer verilmiştir.

VI. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından, şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran 1. Paragrafta da açıklandığı üzere; Kütahya ili Merkez ilçesi Mahallesi

Camii karşısında mahalle çeşmesinin bulunduğunu, çeşmenin giderinin kendisine ait samanlık binasına ulaşımının da sağlandığı bahçe yoluna bitişik arktan geçtiğini, söz konusu çeşme giderinin kanalizasyona bağlanarak mevcut bahçe yolunun düzenlenmesini talep etmektedir.

9. Şikayete konu idare olan Kütahya Belediye Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada; şikayetçinin Mahallesinde bulunan ve geçmişten günümüze mahalle sakinlerinin kullanımında bulunan çeşme giderinin kanalizasyon giderilmesine bağlanmasını talep ettiği, talebin değerlendirilmesi ve yerinde incelenmesi sonucunda; mahalle muhtarı ve diğer mahalle sakinlerinin söz konusu çeşme giderinin kanalizasyona bağlanmasına karşı çıktıklarından, şikayetçi ’nın da mağduriyetini giderecek şekilde çalışma yaptıklarını ve bahçe yoluna olası su akıntısını önleyecek şekilde çalışma yapıldığı, ancak şikayetçinin çeşme suyunun tamamen kanalizasyona bağlanması konusunda ısrar ettiği, nihayetinde diğer mahalle sakinlerinin de talepleri göz önünde bulundurularak şikayetçinin talebinin kısmen yerine getirildiği ifade edilmiştir.

10. Bilindiği üzere Anayasanın 65 inci maddesinde devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda

Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun önceliklerini gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği hususu hüküm altına alınmıştır. Benzer şekilde Belediye Kanunun 14 üncü maddesinde de belediye tarafından hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırasının belirlenmesinde belediyenin mali durumu ile hizmetin ivediliğinin dikkate alınacağı ve yine anılan kanunun belediyenin yetkileri ve imtiyazları başlıklı 15’inci maddesinde; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak görevinin belediyelere verildiği anlaşılmaktadır.

11. Somut olayda şikayetçi, Kütahya Belediye mücavir alanı içerisinde bulunan ve tarihi nitelikte bulunan çeşme giderinin kanalizasyona bağlanması talebiyle Cumhurbaşkanlığı

İletişim Merkezi ve Kurumumuz aracılığıyla başvuru yaptığı anlaşılmıştır. Kurumumuzca şikayetçinin 16/04/2019 tarihli “çeşme giderinin kanalizasyon hattına bağlanması” talepli başvurusuna Kütahya Belediye Başkanlığı’na 29/05/2019 tarihli ve sayılı Gönderme

Kararı verildiği, İdarenin Gönderme Kararına 24/06/2019 tarihli sayılı cevabi yazısında; “2006 yılında köy vasfından mahalle vasfına geçen Mahallesi meydanında bulunan çeşmenin gideri çeşme yanında (Çeşme ile su yalağı arasında yaklaşık 5 metrelik yol bulunmaktadır.) bulunan evi ile uydu görüntüsünde işaretli mevkide samanlığın sudan etkilendiğini (nem oluştuğu) belirtip, kanalizasyon hattına bağlanmasını talep ettiği, Bahse konu çeşmenin, sulama yapılan araziye 150 metre mesafe uzaklıkta olduğu, Çeşme giderinin deşarj edildiği dere, sulama arazisine bitişik nizamda yer almakta olduğu ve mahallelinin dereye deşarj edilen bu su ile bahçelerini suladığı, çeşme giderinin yerinde defalarca incelendiği, şikayetçiye çeşme giderinin evine vb. yere zararı olmadığının görüldüğü, ancak çeşme giderinin tıkanmasından kaynaklı hat yenilemesinin yapıldığı ve anılan yolun yenilendiği, bölgeye ait fotoğraflarla keyfiyetin bildirildiği” tespit edilmiştir.

12. Öte yandan Mahalle muhtarı ve mahalle sakinlerinin şikayetçinin çeşme suyu giderinin kanalizasyona bağlanması talebine çeşme suyunun civarda bulunan meyve ağaçları ve bahçe sulamasında kullanıldığı gerekçesiyle karşı çıktıkları ve mahalle muhtarı dahil olmak üzere

29 mahalle sakinin imza toplayarak belediyeye başvurdukları, idarenin de çeşme

giderinin yerleşim dışına deşarj olması, tarım alanlarının sulamasında kullanılması, ayrıca tabii olarak oluşan dere güzergahının kapatılması sonucu olası sel felaketine neden olunmaması, bunun yanı sıra ayrıca çeşme giderinin yüksek debili temiz suyun kanalizasyon hattına bağlanarak kirletilmesi ve arıtma tesisine ilave yük olmaması, için tamamen boru içine alınarak kanalizasyona bağlanması işlemini gerçekleştirmediği, bunun yerine mahalle sakinlerinin görüş ve önerilerini de dikkate alarak şikayete konu edilen yola suyun akmasının engellenmesini sağlayacak şekilde yoldan uzaklaştırılarak makul bir çözüm bulunduğu” dolayısıyla şikayetçinin dilekçe ve eklerinde idarenin başvurularına yönelik cevap verilmediği ya da işlem tesis edilmediği iddialarının sübuta ermediği tespit edilmiştir.

13. Diğer taraftan yine T.C. Anayasası’nın 45. Maddesinde; “Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.” hükmüyle tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işlerini kolaylaştırmak gibi bir ödev de yüklenmiştir. İdarenin şikayetçinin talebini değerlendirmeye alırken özellikle tarımla uğraşan mahalle sakinlerinin durumunu da gözeterek sulamada kullanılan çeşme suyunun kanalizasyona bağlama işlemini yapmadığı anlaşılmaktadır.

14. Mahalli idareler şikayet konusu hususta olduğu gibi vatandaşlardan gelen talepleri mahalli ihtiyaç ve durumlara uygun işlem yapma konusunda belli takdir yetkilerine sahiptirler. İdareye, idari işlem ve eylemlerini tesis ederken belli ölçüde hareket serbestisi tanınmasını ifade eden takdir yetkisi; idareye keyfi hareket etme serbestisi tanındığı anlamına gelmemektedir. Her şeyden önce takdir yetkisinin kullanılmasında idare, Anayasa ile güvence altına alınan hukuk devleti ilkesine riayet etmekle yükümlüdür. (Yayla Yıldızhan, “İdarenin Takdir Yetkisi”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, C. 30, S. 1- 2, s.201.) Bu doğrultuda idareden, takdir yetkisini objektif ölçüler içerisinde, yasal amaca ve kamu hizmeti gereklerine uygun biçimde kullanması beklenmektedir. (Azrak Ülkü, “İdari Yargı Denetiminin Sınırı Olarak

İdarenin Takdir Yetkisi”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, C. 6, S. 1-3, s. 20.)

Nitekim Anayasa Mahkemesi; her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla idarenin görev alanının belirlenmesinin zorluğuna dikkat çekerek, idarelere takdir yetkisi tanınmasının zorunluğu olduğuna işaret etmektedir. Yüksek Mahkeme bunun yanında takdir yetkisinin amacının, kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alınarak idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımak

olduğunu belirtmektedir. (Anayasa Mahkemesinin; 25/11/2015 tarihli, E: 2015/50 ve K:

2015/107 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr). Dolayısıyla idarenin şikayetçinin talebini değerlendirirken bu ölçütlere uyarak tek bir bireyin değil mahalle sakinlerinin taleplerini de dikkate alarak makul bir çözüm geliştirdiği tespit edilmiştir.

15. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki ilgili kurumlardan gelen tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; şikâyetçinin talebinin belli ölçüde yerine getirildiği, esas talebi olan çeşme suyunun kanalizasyona bağlanması durumunda diğer mahalle sakinlerinin bahçe sulamada zorluklar yaşayabilecekleri gibi bu durumun farklı mağduriyetlere yol açabileceği de göz önünde bulundurulduğunda, idarenin başvuranın talebine yönelik gerçekleştirmiş olduğu iş ve işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde şikâyetçinin dilekçesine

Kütahya Belediye Başkanlığı tarafından verilen cevaplarda, şikâyetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiş idarenin bundan böyle söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kütahya İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve KÜTAHYA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

i