|
ÖZET: Söğütözü Mahallesi Ali Girdap Sokak’taki sahipsiz köpeklerle ilgili yapılan başvuru, bölgedeki köpeklerin saldırgan davranışları ve insan sağlığına tehdit oluşturması üzerine odaklanmaktadır. Başvuran, bu durumun belediyenin görev ihmali nedeniyle yaşandığını, insanların yaralanmalarına ve sağlık sorunlarına yol açtığını iddia etmektedir. Ayrıca, köpeklerin alındıkları ortama geri bırakılmalarının, saldırgan ve hastalıklı hayvanlar için geçerli olmadığını vurgulamaktadır. Bu bağlamda, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun ilgili maddelerinin uygulanmasını talep etmektedir.
Ankara Büyükşehir ve Çankaya belediyeleri, sahipsiz hayvanlara yönelik yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi sunmuşlardır. Belediyeler, sokak hayvanlarının kısırlaştırılması, aşılanması ve rehabilitasyonu gibi işlemleri düzenli olarak gerçekleştirdiklerini belirtmişlerdir. Ancak, başvuranın iddialarının ciddiyeti ve bölgedeki köpek sayısının fazlalığı göz önünde bulundurularak, bu çalışmaların daha etkin bir şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sonucunda, saldırgan köpeklerin toplatılarak rehabilitasyon süreçlerinin titizlikle uygulanması ve bakım evlerinin sayısının artırılması gerektiği yönünde tavsiyelerde bulunmuştur. Bu tavsiyeler, hem insan sağlığını korumak hem de hayvanların refahını sağlamak amacıyla önem arz etmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/2591-S.24.4167
BAŞVURU NO : 2023/14771
KARAR TARİHİ : 06.03.2024
TAVSİYE KARARI GİZLİ, TCKN: GİZLİ
Adres: GİZLİ
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI
Söğütözü Mahallesi Ali Girdap Sokakta bulunan sokak köpeklerine
BAŞVURUNUN KONUSU :
yönelik önlem alınması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14.09.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyetçi Kurumumuza gizlilik kaydıyla yapılan başvuru dilekçesinde kayıtlı olan hususlarda
özetle; Söğütözü Mahallesi Ali Girdap Sokak’ta bulunan çeteleşmiş başıboş sahipsiz köpekler tarafından saldırma vakaları olmasına rağmen Belediye’nin görev ihmali yaparak insanların yaralanmasına, kuduz aşıları yaptırılmalarına ve çocuk, yaşlı, hasta kişilerin sokağa çıkamamasına, hayatın kısıtlanmasına neden olduğunu, mikrop kaynaklı hastalık riskine maruz kaldıklarını,
1.1) Belediyeye yapmış oldukları şikâyetlere cevaben 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 6’ncı
maddesindeki “sahipsiz hayvanların öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır” hükmünün ileri sürüldüğünü ancak alındıkları yere bırakılma durumunun, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlar için öngörüldüğü ve kısırlaştırma, aşılama ve rehabilite edilmesi şartına bağlandığını,
1.2) Ancak saldırgan eğilimli veya saldırmış köpekler ile hastalıklı olanların bu hükme göre işlem
görmesinin mümkün olmadığını çünkü Kanunun 4’üncü maddesinin (g) bendindeki; “Hayvanların korunması ve rahat yaşamalarının sağlanmasında; insanlarla diğer hayvanların hijyen, sağlık ve güvenlikleri de dikkate alınmalıdır” ilke hükmü gereğince tehlike oluşturan köpeklerin alınması gerektiğini,
1.3) 5996 sayılı Kanunun 9’ncu maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye
Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunun ilgili maddeleri çerçevesinde görev ve yükümlülüklerin
/
belirlendiğini,
1.4) Sahipsiz köpeklerin neden olduğu halk sağlığının ve hastalık tehdidinin birçok bilimsel makaleye ve
çalışmaya konu olduğunu, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre de kuduz konusunda Türkiye’nin
“en riskli ülkeler” arasında gösterildiğini, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC)
yayınladığı listeye göre de Türkiye’nin “köpek kuduzu açısından yüksek riskli ülkeler” listesinde bulunduğunu, köpek dışkısından yayılan parazite bağlı akciğer kist hidatiği hastalığının son dönemde arttığının bazı doktorlar tarafından ifade edildiğini, Türk Göğüs Cerrahisi Derneği’nin resmi internet sitesinde, son dönemde sahipsiz köpeklerin çiğ etle beslenmesinin bu hastalığa davetiye çıkardığını, hastalığın önlenmesine yönelik olarak; “Köpekler gezdirilirken etrafa dışkılamaları halinde dışkıları alınarak poşete konulmalı, ağzı bağlandıktan sonra çöpe atılmalıdır” görüşüne yer verildiğini,
1.5) Sokaklarında 20-30 adet sürü oluşturmuş sahipsiz köpek sayısının çok olması nedeniyle bütün bu
risklere yüksek oranda maruz kaldıklarını, ayrıca birkaç kez saldırıyla karşılaştığından sokağa yaya çıkamadığını, sokak sakinlerinin aynı şikayeti yaşadığını, bunlardan 5 kişiye ait ısırılma kayıtlarının
Kurumumuza da ilettiğini iddia ve ifade ederek; 5199 sayılı Kanunun 4’ncü maddesinin (g) bendi hükmünün uygulanmasını ve sahipsiz köpeklerin şikayete konu sokaktan alınmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan talebin
karşılanabilmesi ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından ve Çankaya
Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
2.1) Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının 14.12.2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve
eklerinde özetle;
2.1.1) Sahipsiz hayvanlara yönelik olarak yürütülen çalışmaların; 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu,
14 Temmuz 2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7332 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda
değişiklik yapılmasına dair Kanun, 21666 sayılı Hayvanların Korunmasına Dair İçişleri Bakanlığı ile
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının genelgeleri, İl Hayvanları Koruma Kararları doğrultusunda yürütüldüğü,
2.1.2) Büyükşehir Belediyesi olarak sokak hayvanları konusunda, sorunun çözümü için kanunun vermiş
olduğu yetkiler çerçevesinde mevcutta bulunan 3 bakımevine ek olarak 2020 yılı Ekim ayında KISAMER
Gölbaşı Sokak Hayvanları Kısırlaştırma ve Sahiplendirme Merkezinin hizmete alındığı, 2021 yılı içinde ise 400 kedi kapasiteli Kedi Tedavi Ünitesi ve 700 köpek kapasiteli postoperatif alanını hizmete alarak
Bakımevi kapasitesinin artırıldığı ayrıca Çankaya Karataş Mevkiinde 6000 hayvan kapasiteli Geçici
Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezinin de inşaat çalışmalarında sona yaklaşıldığı, kısa süre içinde hizmete açılacağı, /
2.1.3) Bu tesislerde Büyükşehir Belediyesi olarak Ankara mücavir alanı sınırları içerisinde yaşamını
sürdüren sokak hayvanlarına yönelik tedavi, aşılama, kayıt altına alma, küpeleme, sahiplendirme ve kısırlaştırma hizmetlerinin verildiği, 2021 yılında 17.213, 2022 yılında 23.541 ve 2023 yılı Kasım ayı sonu itibariyle 19.456 sokak hayvanına kısırlaştırma işlemi yapıldığı, kısırlaştırma operasyonlarının maksimum seviyeye çıkartılması amacı ile mevcut belediye personelinin yapmış olduğu operasyonlara ek olarak
Belediye ile (OHHAD) Özel Hayvan Hastaneleri Derneği arasında 01.10.2021 tarihinde protokol yapıldığı, yapılan protokol sayesinde OHHAD’a bağlı 13 hayvan hastanesi ve belediyenin sokak hayvanları birimi olarak yapılacak olan kısırlaştırma sayısının yılık 25.000’e çıkarmayı hedeflediklerini, bu sayede il genelinde sokak hayvanları popülasyonu kontrol altına alınarak sorunun kanuni çerçevede çözüme kavuşturulacağı,
2.1.4) Büyükşehir Belediyesi ekiplerince Çankaya İlçesi Söğütözü Mahallesi Ali Girdap Sokağı ve
çevresinde yaşamını sürdüren sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik çalışmaları ile ilgili tutanak tutulduğu, bölgede çalışmaların periyodik olarak devam edeceği açıklamalarına yer verilmiştir.
2.2) Çankaya Belediye Başkanlığının 13.12.2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde
özetle;
2.2.1) Belediyenin sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik çalışmalarını 5199 Sayılı Hayvanları Koruma
Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği’nde belirtildiği gibi Belediyelerin alacağı tedbirler kapsamında yapıldığı, Geçici Bakımevine alınan hayvanların öncelikle kayıtlarının yapılıp müşahede altına alınıp gerekli tıbbi tedavilerinin yapıldığı; kısırlaştırılıp, aşılanıp, işaretlenip, sahiplendirildiği sahiplendirilemeyen sakat, yaşlı, v.b. durumda olmayan hayvanların ise alındığı ortama veteriner hekim onayı ile yasa gereği geri bırakıldığı, ısırma vakalarında ısırma yapan köpeğin 10 gün karantina altına alındığı, herhangi bir hastalık çıkma riskine karşın günlük olarak kontrol edildiği, karantina süreleri biten köpeğin alındığı yere bırakılmasının yasal zorunluluk olduğu,
2.2.2) Dolayısı ile kısırlaştırılan hayvanların bakımevinde sürekli kalmalarının mümkün olmamakla birlikte
bakımevinde sürekli kalmaları durumunda hayvan severler ve dernekler tarafından kısırlaştırılıp küpelenen köpeklerin alınan ortama bırakılmadığına dair yasayı ihlal ettikleri gerekçesi ile ilgili mercilere ve adli kurumlara suç işledikleri belirtilerek belediyenin şikâyet edildiği,
2.2.3) Şikâyet bölgesinde yakalama ekiplerince genel çalışma yapıldığı, köpeklerin kısır olduğunun
görüldüğü, Müdürlüğün 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği’nde belirtildiği gibi belediyelerin alacağı tedbirler kapsamına göre çalışma yaptıkları açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18.10.1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
4) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin
/
her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik’in “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır”,
6) 24.06.2004 tarihli ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunun “İlkeler” başlıklı 4’üncü
maddesinin (c) bendinde; “Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır.”, (g) bendinde; “Hayvanların korunması ve rahat yaşamalarının sağlanmasında; insanlarla diğer hayvanların hijyen, sağlık ve güvenlikleri de dikkate alınmalıdır.”, (j) bendinde; “Yerel yönetimler, gönüllü kuruluşlarla iş birliği içerisinde, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için hayvan bakımevleri kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlar ve eğitim çalışmaları yapar. Ayrıca yerel yönetimler, ilgili karar organının uygun görmesi halinde hayvan hastanesi kurar.”
6.1) “Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci
fıkrasında; “Sahipsiz ya da güçten düşmüş hayvanların, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanununda öngörülen durumlar dışında öldürülmeleri yasaktır.”, üçüncü fıkrasında; “Sahipsiz hayvanların korunması, bakılması ve gözetimi için yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde, yerel yönetimler yetki ve sorumluluklarına ilişkin düzenlemeler ile çevreye olabilecek olumsuz etkilerini gidermeye yönelik tedbirler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile eşgüdüm sağlanarak, diğer ilgili kuruluşların da görüşü alınmak suretiyle Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”, dördüncü fıkrasında; “Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.”
6.2) “Cerrahi müdahaleler” başlıklı 7’nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Kontrolsüz üremenin
önlenmesi için, hayvanlara acı vermeden kısırlaştırma müdahaleleri yapılır.”
6.3) “Yasak müdahaleler” başlıklı 8’inci maddesinin birinci fıkrasında “Bir hayvan neslini yok edecek
her türlü müdahale yasaktır.”
7) 12.05.2006 tarihli ve 26166 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Hayvanların Korunmasına Dair
Uygulama Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Yönetmeliğin amacı; b) Sahipsiz hayvanların toplanması, toplatılması, sağlık bakımlarının yapılması, kısırlaştırılması, aşılanması ve alındıkları ortama geri bırakılmasına karar verilenlerin kimliklendirilerek bırakılması, geçici hayvan bakımevlerinin çalışma usul ve esasları ile yerel yönetimlerin ve yerel hayvan koruma görevlilerinin görev ve sorumluluklarına ilişkin düzenlemeleri yapmaya ve sahipsiz hayvanların çevreye verebilecek olumsuz etkileri gidermeye yönelik alınacak tedbirleri,… belirlemektir.”
/
7.1) “Belediyelerin alacağı tedbirler” başlıklı 7’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Belediyeler;
a) Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması, kısırlaştırılması, aşılanması, gerekli tıbbi bakımlarının yapılması ve işaretlenmesi, alındığı ortama geri bırakılması, sahiplendirilenlerinin kayıt altına alınmasıyla, b) Geçici bakımevine gelen hayvanları öncelikle Ek-2 deki Sahipsiz Hayvan Kayıt Defterine kaydederek müşahede altına almakla, gerekli tedavilerin yapılmasını, kısırlaştırıp aşılanmasını ve işaretlenmesini müteakip alındığı ortama bırakmakla, geçici bakımevlerine gelen hayvanların sahiplenilmesi için yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile işbirliği yapmakla, ç) Bölge ve mahallerindeki, özellikle köpekler ve kediler olmak üzere, sahipsiz hayvanların bakımları, aşılarının yapılması, işaretlenmesi ve kayıtlarının tutulmasının sağlanması, kısırlaştırılması, alındığı ortama geri bırakılması ve sahiplendirilmelerinin yapılması için hayvan geçici bakımevlerine gönderilmesi gibi yapılan tüm faaliyetlerde yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile belediye veteriner hekimlerinin koordinasyonunun sağlanmasıyla, e) Geçici bakımevlerinde kaldıkları süre içerisinde; kanuni istisnalar ile bulaşıcı, tedavi edilemez veya tedavi sonrası iyileşme ihtimali olmayan bir hastalığa sahip olduğuna, alındığı ortama bırakıldığında insan ve çevre sağlığını önlenemez derecede tehdit edeceğine geçici bakımevi veteriner hekimince karar verilerek rapor tutulan hayvanların en az acı veren ve en hızlı şekilde ölümünü sağlayan yöntemlerle öldürülmesiyle,… ilgili hususlarda gerekli tedbirleri alır.”
7.2) “Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların toplatılması” başlıklı 20’nci maddesinin birinci
fıkrasında; “Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlar aşağıdaki esaslara göre toplatılır:
a) Belediyelerde sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması için ihtiyacı karşılayacak bir toplama ekibi kurulur.
b) Belediyeler tarafından, hayvan toplama ekiplerinin kurulması, bu kişilerin ehil kişilerden oluşması ve dönemsel olarak sorumlu veteriner hekimce eğitime tutulmaları sağlanır.
c) Eziyet edilmeden toplanılacak veya toplattırılacak sahipsiz hayvanlar, nakliye araçlarında kafesler içerisinde geçici bakımevlerine kısırlaştırılıp ve aşılattırıldıktan sonra tekrar geri bırakılmaları için nakledilir. Toplanan hayvanların nakil esnasında herhangi bir zarar görmemesi için tüm önlemler alınır.
ç) Gönüllü kuruluşlar, belediye ile işbirliği yaparak bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak sahipsiz hayvanları toplayabilir.
d) Sahipsiz hayvanlar öncelikle kafes ve ağ ile yakalanır. Bu metotlarla yakalamanın mümkün olmadığı durumlarda yakalama sopasıyla da yakalama yapılabilir. Uyuşturucu tüfek uygulamaları ile yakalama ancak veteriner hekim kontrolü altında yapılır.”
7.3) “Toplanılan sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların bakılması” başlıklı 21’inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Toplanılan sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlar aşağıdaki esaslara göre bakılır:
/
a) Toplama ve geçici bakımevlerine nakil esnasında alınan gerekli tüm önlemlere rağmen ölen sahipsiz hayvanlar derhal diğerlerinden ayrılır ve veteriner hekim kontrolünde bu gibi durumlar için belediyece belirlenmiş yerde açılmış derin çukurlara gömülerek üzeri toprak ile kapatılır.
b) Geçici bakımevlerine getirilen hayvanların yaşı, cinsiyeti, ırkı, davranış şekli Ek-2 deki Sahipsiz Hayvan
Kayıt Defterine yazılır ve sağlık, gebelik durumu ve parazit açısından bir ön muayeneden geçirilir.
c) Ön muayenede gebelikleri tespit edilen hayvanlar kısırlaştırılmadan kaydedilerek ayrı bölümlere alınır.
Hayvan sağlığına zarar vermeyecek ve cenin oluşumunu tamamlamamış şekildeki gebelikler sonlandırılır.
Doğan yavruların sütten ayrılıncaya kadar geçici bakımevinde gerekli bakımı yapılır. Geçici bakımevinde bulunan tüm hayvanların sahiplendirilmesi için belediye tarafından belediye ilan panoları ile belediyenin internet ortamında ve diğer tüm yayın organlarında duyuru yapılır ve sahiplendirilme teşvik edilir.
ç) Sahipsiz hayvanlar kısırlaştırıldıktan ve gerekli tıbbi müdahaleler yapıldıktan sonra sahiplenme talebinde bulunan ve 5199 sayılı Kanun ve bu Yönetmelikte öngörülen şartları taşıyan kişilere teslim edilir ve belediyece kayıt altına alınır. Belediyeler sağladıkları bu hizmetten dolayı belli bir ücret talep etmez.
d) Geçici bakımevlerinde on gün süre ile gerekli duyurular yapıldığı halde sahiplendirilemeyen hayvanlar kontrolleri, aşıları ve tıbbi müdahaleler ile kısırlaştırılmaları yapıldıktan ve operasyon yaraları kapandıktan en az yedi gün sonra kayıt altına alınıp, müdahale görmüş olduklarını gösteren işaretleri üzerlerinde olacak şekilde veteriner hekimin onayıyla alındıkları ortama geri bırakılır. Bu ortamlarda belediyeler, gönüllü kuruluşlarla işbirliği içerisinde besleme odakları kurar ve hayvanların beslenmesine yardımcı olur. Hayvanlar, hiçbir suretle ilgili belediye sınırları dışındaki bir ortama, ormanlık alana veya diğer yaban hayatı yaşam alanlarına bırakılmaz.
e) Geçici bakımevlerinde kaldıkları süre içerisinde; kanuni istisnalar ile bulaşıcı, tedavi edilemez veya tedavi sonrası iyileşme ihtimali olmayan bir hastalığa yakalanan ve alındığı ortama bırakıldığında insan ve çevre sağlığına önlenemez derecede tehdit vereceğine geçici bakımevi veteriner hekimince karar verilen hayvanların dışında hiçbir hayvan öldürülmez. Öldürme işleminde hayvanlara en az acı veren ve süratle ölümünü sağlayan yöntemler uygulanır.
f) Kuduz olduğu tespit edilen hayvanlar ise 3285 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek gerekli tüm müdahaleler veteriner hekim kontrolünde yapılır.
g) Sahipli veya sahipsiz hiçbir hayvan belediye, gönüllü kuruluş veya diğer üçüncü şahıslarca belediye sınırları dışında yaban hayatı yaşam alanlarına bırakılmaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamında
yapılan değerlendirme neticesinde, saldırgan ve sürü halinde gezerek insanlara zarar veren hayvanların toplatılarak rehabilite, kısırlaştırma ve aşılama gibi çalışmaların kesintisiz ve dikkatli bir şekilde yürütülmesi, bakım evlerinin sayısının artırılması ve iyileştirilmesi hususlarında daha fazla özen gösterilmesi, saldırgan köpeklerin aynı ortama bırakılarak kişilere yeniden saldırmasının önlenmesi için
alınan tedbirlerin titizlikle uygulanması yönünde hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere özetle, Ankara’da adresi belirtilen sokaklarında
20-30 sayıda sürü oluşturmuş sahipsiz köpek bulunduğu, sokaklarında saldırma vakaları olmasına rağmen
Belediyenin görev ihmali yaparak insanların yaralanmasına, kuduz aşıları yaptırmalarına ve çocuk, yaşlı, hasta kişilerin sokağa çıkamamasına, hayatın kısıtlanmasına neden olduğunu, mikrop kaynaklı hastalık riskine maruz kaldıklarını, kendisinin de birkaç kez saldırıyla karşılaştığından sokağa yaya çıkamadığını iddia ve ifade ederek 5199 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin (g) bendi hükmünün uygulanmasını ve
Söğütözü Mahallesi Ali Girdap Sokakta bulunan sokak köpeklerinin adı geçen sokaktan alınmasını talep etmektedir.
10) Sokak hayvanları günümüzde gerek ülkemizde gerekse dünyada önemli tartışma konuları içinde yer
almaktadır. Nitekim vatandaşlar ve yerel yönetimlerin sokak hayvanlarına yönelik yaklaşım şekilleri arasındaki farklılıklar bazı toplumsal tartışmalara yol açmaktadır. Bazı vatandaşlar sokaklarında insanlar gibi hayvanların da yaşam alanı olduğunu savunmakta ve onları besleyip korumaktadır. Bazıları sokak hayvanlarının okul ve hastane gibi sosyal alanlardan uzaklaştırılması gerektiğini savunmakta ayrıca insan sağlığı için ayrı yerlerde barındırılmasının daha iyi bir çözüm olacağı düşüncesini benimsemektedir. Bazı kişiler de söz konusu hayvanların tümüyle yaşam alanlarından uzak tutulması gerektiğini ve gerekirse itlaf edilebileceğini ileri sürmektedir. Bu kapsamda kimi zaman sokak hayvanlarından korkan ya da şikâyetçi olan kişilerle onları besleyenler arasında tartışmalar meydana gelmektedir.
11) Birçok ülke kendi yapısına uygun düzenlemelerle hayvan haklarını koruma altına almaktadır. Türkiye
2004 yılında 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununu, 2006 yılında da Hayvanların Korunmasına Dair
Uygulama Yönetmeliği yürürlüğe koymuştur. Gerek 5199 sayılı Kanun, gerek uygulama yönetmeliği gereğince; sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması, kısırlaştırılması, aşılanması, gerekli tıbbî bakımlarının yapılması ve alındıkları ortama geri bırakılması gibi hususlara yönelik bir takım esaslar belirlenmiştir.
12) Sahipsiz köpekler ya da diğer bir tabirle sokak köpekleri başta Avrupa’da bulunan ülkeler olmak üzere
dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde karşılaşılan temel sorunlardan biri olarak ortaya çıkmaktadır. Nitekim
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 1990 yılında dünya üzerindeki köpek sayısının 500 milyon olduğu (insan nüfusunun 10’da biri) ve bu sayının yaklaşık olarak %75’inin de başıboş olduğu tahmin edilmektedir.
(IV. Türk Veteriner Hekimliği Kurultayı Komisyon Raporları, 30 Mart-1 Nisan 2018, Antalya, s. 390.)
Türkiye, sokak hayvanları popülasyonunun yüksek olduğu ülkelerden birisidir. Buna karşın ülkemizde sokak hayvanları ile ilgili veri ve bilgi sınırlıdır. Dolayısıyla meydana gelen sorunların çözülmesine yönelik politikalar ile yasal ve yönetsel düzenlemelere temel oluşturacak veri ve bilgilerin elde edilmesi için yeni çalışmalara gerek duyulmaktadır.
13) Şikâyet konusunun nasıl ele alınacağı hususu, bir taraftan başıboş sokak hayvanlarının ısırma, yaralama,
hatta korkutma suretiyle trafik kazasına ve ölüme sebebiyet verme şeklinde insanlara zarar vermeleri, diğer
/
taraftan da hayvan hakları boyutu ile hassasiyet arz etmektedir. Kamu Denetçiliği Kurumu olarak
Kurumumuza bu konudaki yapılan şikâyetlerin arttığı da dikkate alınarak detaylı inceleme konusu yapılması ihtiyacı doğmuştur. Bu nedenle Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından konunun tarafları ile 24
Ocak 2019 tarihinde “Hayvan Hakları Çözüm Çalıştayı” düzenlenmiş ve çalıştayda sokak hayvanlarına yönelik hukuki düzenlemeler, sokak hayvanlarıyla ilgili olarak yerel yönetimlerin çözüm uygulamaları ve önerileri, hayvan barınakları, hayvan haklarını koruma stratejileri ele alınmıştır. Söz konusu çalıştayın akabinde Kurumumuz tarafından ‘Hayvan Hakları Çözüm Çalıştayı’ raporu hazırlanarak, başta Türkiye
Büyük Millet Meclisi Hayvan Haklarının Araştırılması Komisyonu olmak üzere konunun muhatapları olan tüm ilgililere, yetkililere, kurumlara ve STK’lara gönderilmiştir.
13.1) Sokak köpeklerine yönelik yapılan benzer bir başvuru hakkında Kurumumuza yapılan
2018/9733 no.lu başvuru hakkında Kurumumuz Başdenetçilik Makamınca verilen 29/01/2019 tarih
ve E.2134 sayılı Tavsiye Kararında:
“36) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde özetle, Öncelikli olarak sahipli ve sahipsiz hayvanlarla ile ilgili gerekli verilerin oluşturulması için çalışma yürütülmesi, İlgili verilerin elde edilmesiyle birlikte hem insanların şikâyetleri hem de sokak hayvanlarının yaşadığı zorluklar bakımından gerekli analizlerin yapılması, Uygulamada meydana gelen sorunlar göz önünde bulundurularak yapılacak olan mevzuat çalışmalarında öncelikli olarak yerel yönetimlerin tespit ve önerilerinin dikkate alınarak yetki ve sorumluluk dengesinin sağlanmasına dikkat edilmesi, Sokak hayvanlarına yönelik meydana gelen sorunun yalnızca hayvanları ilgilendirmediği insan sağlığı ile de ilgili olduğu göz önüne alınarak yapılacak kanun ve yönetmelik çalışmalarında veterinerler, doktorlar, biyologlar gibi görevlilerin bilimsel ve teknik görüşlerine başvurulması, Ülkemiz koşullarının göz önünde bulundurulduğu ve bilimsel yöntemlerle hazırlanan ve popülasyonun kontrol altına alınmasını amaçlayan “sokak hayvanları popülasyonunun kontrol altına alınmasına yönelik bir yönetim programının” hazırlanması, Sokak hayvanlarına yönelik oluşturulan programın, bakanlıklardan, yerel yönetimlere hatta saha çalışanlarına ve hayvan sahiplerine kadar her seviyede sıkı bir şekilde uygulanabilmesi için etkili bir yönetim yapısına sahip olması, Gösteriş veya eğlence amaçlı hayvan sahiplenilmesinin engellenmesi amacıyla yasal olarak caydırıcı nitelikte cezai yaptırımların bulunması, Uzun vadede bir başarı sağlanması adına sokak hayvanları popülasyonu yönetim sistemine yönelik oluşturulan plan ve programın da bir ulusal politika haline getirilerek sağlık, eğitim, çevre, kırsal kalkınma gibi ulusal politikalara entegrasyonunun ve mevcut koşullara uyarlığının sağlanması, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Hayvanlarını Koruma (World Animal Protection /WAP) gibi
/
dünya çapındaki kurumların bilgileri ele alınarak ve diğer ülkelerin, mevzuat, yapı ve yönetim programlarındaki deneyimlerinden yararlanılarak gerekli programın hazırlanması, Daha etkin bir hizmet sağlanması için her belediyede veteriner hizmetleri biriminin ve ilgili birimlerde de yeteri kadar veterinerin görev yapmasına dikkat edilmesi, Sokak hayvanlarının kontrolüne yönelik çalışmalar yapılırken yetkili olmayan kişiler tarafından kontrol dışı hayvan koruma hareketlerinin ortaya çıkması engellenerek “işbirliği” adı altında yetkisorumluluk dengesini bozucu çalışmaların ve sorumlu kişilerin işlerini engelleyici düzenlemelerin yapılmaması, Hayvanların sahiplendirme çalışmaları için sivil toplum kuruluşlarının da yerel yönetimlerle işbirliği yapmasının gerektiği ve bu kapsamda yapılacak olan eğitim faaliyetlerinin de önemli olduğu tespitlerinin yapılması, Ayrıca hayvan ticaretinin engellenmesi adına pet shoplar ve hayvan satışı yapan çiftlikler denetlenerek buralardan evcil hayvan satışının kontrol altına alınması, “Satın alma, sahiplen” türünde kampanyalarla barınaklardan sahiplendirme işlemlerinin teşvik edilmesine yönelik düzenlemelerin yapılması, Hangi ilçede ya da ilde kaç hayvan barınağının olduğu, kaç hayvanın aşılandığı, kısırlaştırıldığı, bakım ve tedavilerinin yapıldığı gibi bilgilerin kamuoyunun bilgisine açık olması, Sahipli ya da sahipsiz tüm hayvanlarda kayıt sisteminin zorunlu tutulması ve uygulamasının sıkı takibi yapılarak kısırlaştırma ve mikroçip ile kayıt altına alınan hayvanların tutulduğu bilgi sisteminin tek elden yapılması ve entegre edilmesi, Belediyeler tarafından hayvanların kısırlaştırması ve aşılanması gibi çalışmaların tavizsiz ve büyük bir titizlikle yürütülmesi, Program dahilinde yürütülen kısırlaştırma ve aşılama faaliyetlerinin kırsal alanlarda ve köylerde de
Bakanlık, İl Özel İdaresi gibi kuruluşlarca yapılarak sistem bütünlüğü sağlanması, Sahipsiz hayvanlar konusunda yapılan önerilerin bilimsel bir temelde değerlendirilmesi ve öncelikli olarak sokaklardaki şikayete konu olan saldırgan ve sürü halinde gezerek insanlara zarar veren hayvanların acilen toplatılarak rasyonel çözümlerin bulunması gerektiği hususları tespit edildiğinden ilgili yasal ve yönetsel düzenlemelerde gerekli işlemlerin yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” şeklinde, uyuşmazlık konusu hakkında hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönünden değerlendirmelere yer verilerek;
1) 36 numaralı paragrafta belirtilen öneriler göz önünde bulundurularak makul sürede işlem tesis
edilmesi ile gerekli mevzuat çalışmalarında dikkate alınması, – 36 numaralı paragrafta belirtilen çalışmaların işbirliği içinde yürütülmesi için en kısa zamanda yerel yönetim temsilcileri ile veterinerler, doktorlar, biyologlar gibi görevlilerden oluşan bir temsilci grubu
/
ile çalışma yapılması ve
– Kısırlaştırma ve aşılama faaliyetlerinin kırsal alanlarda ve köylerde de Bakanlık, İl Özel İdaresi gibi kuruluşlarca yapılarak sistem bütünlüğü sağlanması için TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
2) Uzun vadede bir başarı sağlanması adına sokak hayvanları popülasyonu yönetim sistemine yönelik
oluşturulan plan ve programın da bir ulusal politika haline getirilerek sağlık, eğitim, çevre, kırsal kalkınma gibi ulusal politikalara entegrasyonunu sağlanarak mevcut koşullara uyarlığının sağlanması için TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA, SAĞLIK BAKANLIĞINA, MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞINA, İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
3) Sokaklardaki şikayete konu olan saldırgan ve sürü halinde gezerek insanlara zarar veren
hayvanların acilen toplatılmasının ve kısırlaştırma ve aşılama gibi çalışmaların kesintisiz ve dikkatli bir şekilde yürütülerek daha dikkatli olunması için ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE
BAŞKANLIĞINA VE ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın ŞİKÂYETÇİYE ve TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA, SAĞLIK
BAKANLIĞINA, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA, İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA, ANKARA
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Kararın bir örneğinin de bilgileri için CUMHURBAŞKANLIĞI HUKUK POLİTİKALARI
KURULU ile HUKUK VE MEVZUAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,” karar verilmiştir.”
14) Somut olayda yapılan incelemede ise; başvuran Ankara’da Söğütözü Mahallesi Ali Girdap Sokak’ta
20-30 sayıda sürü oluşturmuş sahipsiz köpek bulunduğu çeteleşmiş başıboş sahipsiz köpekler tarafından saldırma vakaları olmasına rağmen Belediye’nin görev ihmali yaparak insanların yaralanmasına, kuduz aşıları yaptırılmalarına ve çocuk, yaşlı, hasta kişilerin sokağa çıkamamasına, hayatın kısıtlanmasına neden olduğunu, mikrop kaynaklı hastalık riskine maruz kaldıklarını ifade ederek 5199 sayılı Kanunun 4’ncü maddesinin (g) bendi hükmünün uygulanmasını ve ilgili sahipsiz köpekleri adı geçen sokaktan alınmasını talep etmektedir. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından ekiplerince Çankaya İlçesi
Söğütözü Mahallesi Ali Girdap Sokağı ve çevresinde yaşamını sürdüren sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik çalışmaları ile ilgili tutanak tutulduğu, bölgedeki çalışmaların periyodik olarak devam edeceği, Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından şikâyet bölgesinde yakalama ekiplerince genel çalışma yapıldığı, köpeklerin kısır olduğunun görüldüğü, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve Uygulama
Yönetmeliği’ndeki belediyelerin alacağı tedbirler kapsamında çalışma yapıldığı ifade edilmiştir.
13.02.2023 tarihinde Çankaya Belediyesi ile yapılan görüşmede ise; Söğütözü mahallesinde çok fazla
açık alan olduğundan köpeklerin sayıca fazla olduğu, bu nedenle ilgili bölgenin sürekli kontrol edildiği, kontrollerin düzenli bir şekilde yapıldığı ifade edilmiştir.
14.1) Diğer taraftan başvuranın dosya kapsamında Kurumumuza göndermiş olduğu evrakların incelenmesi
neticesinde 2022 ve 2023 yıllarına ait dönemde başvuran adına olmayan bazı aşı kartları ve ısırma vakalarına yönelik hazırlanan tedavi dokümanlarının olduğu görülmüştür. Her ne kadar tedavi görenlerin
/
ilgili bölgede yaşayıp yaşamadıkları tespit edilememiş olsa da 2023 yılında ilgili bölgede sokak köpeklerine yönelik 16 şikâyetin yapıldığı hususları da göz önüne alındığında sokak köpeklerine yönelik alınacak tüm tedbirlerde ve kısırlaştırma çalışmalarında herhangi bir aksama ve ihmale yer verilmemesi gerekmektedir. Bu alanda yaşanan herhangi bir ihmal veya aksamanın, hayvanların sebep olduğu ve insan yaşamını tehdit eden üzücü hadiselerin yaşanmasına yol açtığı değerlendirilmektedir. Bu çerçevede sokakta/parkta/meydanda yürüyen bir çocuğun veya yetişkin bir bireyin başvuranın dilekçesinde belirttiği “kuduz aşıları yaptırılmak zorunda kalan kişilerin olduğu, şikâyetçinin de birkaç kez saldırıyla karşılaştığından sokağa yaya çıkamadığı, sokak sakinlerinin aynı şikayeti yaşadığı” endişesini taşımadan güvenle hareket edebilmesi beklenmektedir. Nitekim ülkemizde basın ve yayın organlarına yansıyan bir hayvana yapılan şiddet kamu vicdanını yaraladığı gibi köpek kovalamasından kaçan bir çocuğun trafik kazası sonucu ölümü ya da köpek saldırısı sonucu kuduzdan yaşamını yitiren bir çocuğun durumu, parkta spor yaparken köpek saldırısıyla oluşan yaralanmalar gibi olaylar da kamu vicdanını yaralamaktadır. Bu kapsamda hayvanlara yapılan kötü muamelelere sessiz kalınmaması gibi insanların yaşadığı sorunların da göz ardı edilmeyerek kişilerin kamusal alanlarda güven içinde yaşamasını sağlayan önlemlerin alınması gerekmektedir. Dolayısıyla sokak hayvanlarının kontrolünün sağlanması için yapılan çalışmalara bu duyarlılıkla yaklaşılmalı her iki durum da göz önünde bulundurulmalıdır.
15) Bu çerçevede Kurumuzca verilen kararlarda da vurgulandığı üzere; “vatandaşların kamusal alanda
güven içinde dolaşabilmesi, spor ve yürüyüş yapabilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ayrıca bilindiği üzere kamu idareleri hizmetleri gereği gibi ifa etmekle birlikte yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu çerçevede Kanun gereğince köpeklerin alındıkları yerlere geri bırakıldığı, aksi takdirde savcılığa suç duyurusunda bulunma gibi yaptırımlara maruz kalındığı belirtilmiş olsa da sokakta sağlıklı ve güven içinde dolaşabilmek amacıyla bireylerin değil idarelerin önlem alması beklenmektedir. Bu kapsamda hem insan sağlığını ve güvenliğini hem de hayvanların korunmasını sağlayacak tedbirlerin alınması ve düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerektiği” değerlendirilmektedir.
(Kamu Denetçiliği Kurumu, 2020/93264 başvuru numaralı Tavsiye Kararı, 02.02.2021) Bu bağlamda gerek insan yaşamı ve hakları, gerekse de hayvanların yaşamı ve hakları bağlamında hayvanlara yönelik şiddetin ve kötü muamelenin görmezden gelinmemesi ve duyarlı olunması gerektiği gibi insanların uğradığı saldırılar ve zararları da görmezden gelinme imkânı yoktur.
16) Sonuç olarak Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın da ikamet ettiği
sokakta 20-30 sayıda sürü oluşturmuş sahipsiz köpek bulunduğu, sokaklarında saldırma vakaları olmasına rağmen Belediyenin görev ihmali yaparak insanların yaralanmasına, kuduz aşıları yaptırmalarına ve çocuk, yaşlı, hasta kişilerin sokağa çıkamamasına, hayatın kısıtlanmasına neden olduğu, mikrop kaynaklı hastalık riskine maruz kaldıkları, kendisinin de birkaç kez saldırıyla karşılaştığından sokağa yaya çıkamadığı iddiasına ilişki olarak benzer şikâyet konusu hakkında Kurumumuzun yukarıda yer verilen 29/01/2019 tarih ve E.2134 sayılı Tavsiye Kararındaki hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönünden yapılan değerlendirmelerin, mezkur şikâyet konusu hakkında yürütülecek iş ve işlemlerde dikkate alınması ve ilgili alandaki sokak köpeklerine yönelik alınacak tüm tedbirlerin titizlikle yerine getirilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
/
17) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme’ ilkesine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idarelere tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idareler tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Şikâyete konu sokaktaki saldırgan ve sürü halinde gezerek insanlara zarar veren hayvanların toplatılarak rehabilite, kısırlaştırma ve aşılama gibi çalışmaların kesintisiz ve dikkatli bir şekilde yürütülmesi, bakım evlerinin sayısının artırılması ve iyileştirilmesi hususlarında daha fazla özen gösterilmesi, saldırgan köpeklerin aynı ortama bırakılarak kişilere yeniden saldırmasının önlenmesi için alınan tedbirlerin titizlikle uygulanması yönünde ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE
BAŞKANLIĞINA ve ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA, ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve ÇANKAYA
BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Ayrıca sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik çalışmalarda dikkate alınması amacıyla kararın bilgi için
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA tebliğ edilmesine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Ankara Büyükşehir Belediye
Başkanlığı ve Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi