|
ÖZET: Başvuran, Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir hastanede görevli sorumlu hemşirenin kendisi ve diğer hemşirelere yönelik mobbing uyguladığını iddia ederek Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. Başvuruya konu olan olaylarda, sorumlu hemşirenin, çalışma ortamında cinsiyet temelli ayrımcılık yaparak, personeli hedef gösterdiği ve psikolojik taciz uyguladığı belirtilmiştir. Başvuran vekili, bu durumun hastane içindeki çalışma barışını bozduğunu ve sağlık hizmetlerinin aksamaması için gerekli önlemlerin alınmasını talep etmiştir.
Sağlık Bakanlığı, iddialara ilişkin olarak yapılan incelemelerde, sorumlu hemşire hakkında herhangi bir disiplin işlemi yapılmadığını, sadece yazılı cevap alındığını ifade etmiştir. Ancak, başvuranın şikayet dilekçesinde yer alan ifadelerin cinsiyet ayrımcılığına yol açabileceği ve bu durumun hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, hemşireler arasında yaşanan olumsuz durumların sağlık hizmetlerinin kalitesini etkileyebileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Sağlık Bakanlığı’na, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi amacıyla sorumlu hemşire hakkında soruşturma açılması ve disiplin cezası verilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uyması için 30 gün içinde işlem yapması gerektiği belirtilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/11682-S.24.17759
BAŞVURU NO : 2024/9062
KARAR TARİHİ : 23.10.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
Sorumlu hemşire hakkında soruşturma açılarak gereken
BAŞVURUNUN KONUSU :
önlemlerin alınması taleplidir.
BAŞVURU TARİHİ : 24.07.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran vekili Av. (T.C. Kimlik No: müvekkili (T.C
Kimlik No: ve diğer bir grup hemşireye mobbing uygulandığını, idareye başvuruda bulunulduğunda şikayet edilen ilgili sorumlu hemşire hakkında herhangi bir inceleme yapılmadığını, diğer personele “nasihat” şeklinde cevap verildiğini, Bakırköy Prof. Dr.
Hastanesi Servisin sorumlu hemşiresi tarafından 7-8 ay kadar süre ile devam eden mobbing uygulandığını, 07.02.2024 tarihli tutanakta da belirtildiği üzere “ben kızlarla çalışmayı sevmiyorum, buraya kız vermesinler. Ben, geldiğimde burada olsaydım gelmenize izin vermezdim.” Şeklinde alenen söylenen ifadelerinin olduğunu, 03.11.2023 tarihinde yapılan bir toplantı esnasında aralarında müvekkilin de bulunduğu servise yeni başlamış olan hemşirelere yönelik “ben burada olsam 8 kişi birden buraya almazdım. İdare benim inadıma bunları yapıyor. Bu kadar kızı almazdım.”
İfadelerinde bulunduğunu, bu sözlere maruz kalan 8 hemşireden 5’inin kız ve erkek personel karışık şekilde ilgili servisten ayrıldıklarını, ilerleyen dönemlerde ilgili hemşirenin sürekli ve belirli yoğunluğu aşan şekilde psikolojik taciz uyguladığını, nöbette iken hangi hemşirenin ne yaptığına ilişkin temizlik görevlisi ve güvenlik personelinden talep ettiğini, her hafta minimum 1-2 defadan az olmamak üzere, mesai saatleri içerisinde tüm personelin arasında kamera kayıtları izletilerek personele sorular yönelttiğini, bu şekilde personel arasında baskı uyguladığını, 29.01.2024 tarihinde “ Size istesem burayı dar ederim. Cehenneme çeviririm. Sizinle o kadar uğraşırım ki buraya geldiğinize pişman olursunuz.” Şeklinde açıklamalarda
bulunduğunu, 16.01.2024 tarihinde serviste tedavisi devam eden isimli hasta hakkında müvekkili tarafından dile getirilen bir takım endişelerin hastaya müvekkilinin de ismi verilerek söylediğini, bu nedenle müvekkilinin hedef gösterilmesine sebep olduğunu, “ bugün takip et, ben bugün özellikle ile onu aynı gün nöbete yazdım, bunlar hakkında bilgi ver.” şeklinde ifadeler kullandığını, iki hemşire hakkında gayri ahlaki yakıştırmalar yaptığını belirtilerek sorumlu hemşire tarafından yapılan psikolojik tacizin araştırılması, ilgili önlemlerin alınmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden SAĞLIK
BAKANLIĞI tarafından gönderilen E- – – sayı ve 09.09.2024 tarihli cevabi yazısı ve eklerinde özetle; Sorumlu hemşirenin başka bir servisin kapatılması ile hastaneye gönderilen hemşireler arasında gruplaşma başlaması, sorumlu hemşireye karşı negatif tutum ve davranışlarda bulunulduğu şeklinde yazılı ve sözlü şikayet ile birlikte ilgili olayların başladığı, hemşireler tarafından yazılan şikayet dilekçesinde 3 hemşirenin ilgili birimde o sırada çalışmıyor olmasına rağmen (daha önce ilgili birimde bulunmuş ve ayrılmış olmalarına) şikayet dilekçesinde imzalarının bulunduğu, bu durumun dikkat çekici olması nedeniyle ilgililerle görüşme yapıldığı, sorumlu hemşirenin de iddialarla ilgili yazılı cevabının alındığı, ilgili servisin koordinatörü ve Eğitim Görevlisinden görüş istendiği, ilgililerle yapılan görüşmeler sonucunda herhangi bir disiplin işlemi, uygulanmasının uygun olmayacağı ile ilgili görüş bildirdiği, disiplin işlemi uygulanmamakla birlikte başvuranın, şikayet edilen sorumlu hemşirenin ve bir hemşirenin daha görev yerlerinin değiştirildiği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.2.“Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
(Ek fıkra: 7/5/2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/1 md.) Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. Devlet Memurları Kanununun “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinde “Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun ve diğer mevzuatla belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.
Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanır.” 6. Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin
6.1.“Disiplin soruşturması” başlıklı 28 inci maddesinde “(1) Disiplin cezası verilebilmesi için memur hakkında soruşturma açılması zorunludur. Soruşturma yapılmadan disiplin cezası verilemez.
(2) Disiplin soruşturması, memurlar arasından görevlendirilen muhakkik ya da teftiş, denetim ve soruşturma yapmakla görevli memurlar eliyle yapılır. Disiplin soruşturmasında birden fazla memur birlikte görevlendirilebilir.
(3) Disiplin soruşturmasında muhakkik görevlendirilmesi hâlinde muhakkik, hakkında soruşturma yapacağı memurdan hiyerarşik olarak alt seviyede olamaz.” 6.2. “İşleme konulmayacak ihbar ve şikâyetler” başlıklı 38 inci maddesinde “Devlet memuru hakkında; a) Belirli bir konuyu içermeyen veya somut delile dayanmayan, b) Başvuru sahibinin adı, soyadı, imzası ve adresi bulunmayan, c) Daha önceden şikâyet konusu yapılıp sonuçlanan hususlarda yeni delil içermeyen, ç) Akıl hastalığı sebebiyle vesayet altına alınanlar veya henüz vesayet altına alınmamış olmakla birlikte bu hastalığa dûçar oldukları sağlık kurulu raporu ile belirlenenlerce verilmiş olan, ihbar ve şikâyetler işleme konulmaz.”
7. 19.03.2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesinde; kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin, çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği belirtilmiş, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesinin gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemli olduğu vurgulanmıştır.” düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; idare tarafından hizmetin hiç işlememesi nedeniyle hizmet kusurunun varlığı göz önünde bulundurularak ilgili personel hakkında soruşturma açılmasıyla ilgili Tavsiye Kararı verilmesi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran vekili sorumlu hemşirenin müvekkili ve diğer personel hakkında yaptığı işlem ve tutum, davranışı nedeniyle mobbing uyguladığı gerekçesiyle idare tarafından gereğinin yapılmasını talep etmektedir.
10. Dosyadaki tüm iddia ve savunmalar birlikte değerlendirildiğinde, idarece 7 adet hemşirenin ilgili sorumlu hemşire hakkında şikayet dilekçesi verdiği, idarenin bu şikayet dilekçesinde yer alan 7 hemşireden 3’ünün bu birimde çalışmadığı gerekçesiyle koordinatör tarafından şikayet edilen hemşirenin iddialarla ilgili açıklamasının alındığı, herhangi bir soruşturma açılmadan disiplin cezası verilmesine gerek görülmediği yönünde görüş belirtildiği ve işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır.
11. Söz konusu hemşirelerin verdikleri şikayet dilekçesinde ilgili sorumlu hemşirenin “ben kızlarla çalışmayı sevmiyorum, buraya kız vermesinler. Ben, geldiğimde burada olsaydım gelmenize izin
vermezdim.” İfadesinin yer aldığı ilgili ifadenin cinsiyet temelli ayrımcılığa sebep olabileceğinin açık olduğu, ilgili ifadeye dayalı tutum ve davranışın T.C. Anayasasının “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesine aykırılık oluşturacağı tartışmasızdır. Kamu kurumlarında hizmetin aksamaması için iş birliği içinde çalışılması gereken en önemli hizmet yerinin hastaneler olduğu göz önünde tutulduğunda amir konumunda olan ve ilgili hizmetin aksamaması için bütün personele eşit davranması gerekirken birlikte çalışacağı personeli cinsiyetine göre tercih edeceği söylemlerinin ayrıca 29.01.2024 tarihinde “ Size istesem burayı dar ederim. Cehenneme çeviririm. Sizinle o kadar uğraşırım ki buraya geldiğinize pişman olursunuz.” Şeklindeki açıklamalarının personelin çalışma performansını olumsuz etkileyeceği açık olmasına rağmen bu iddialarla ilgili hiçbir soruşturma açılmadığı görülmüştür.
12. Aynı şekilde nöbet listesi belirlerken hizmet gerekleri ve kamu yararının gözetilmesi gerekirken başvuran ile başka bir hemşireyi aynı nöbet zamanına yazdığını ve ikisinin takip edilerek kendisine bilgi verilmesi şeklinde gayri ahlaki bir yakıştırma yapıldığı iddiasının da yer aldığı ilgili şikayet dilekçesinde görülmüştür. İlgili ifadenin kullanıldığına dair bir hemşire de şahit olarak gösterilmiştir. Mobbingin unsurları arasında personelin saygınlığının zedelenmesi yer almakla birlikte personel hakkında dedikodu yapmak eylemi de saygınlığı zedeleyecek unsurlar içinde yer almakta olup soruşturulması gereken iddialardan biri olduğu kabul etmek gerekir.
13. Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliğinin ilgili maddesinde a) Belirli bir konuyu içermeyen veya somut delile dayanmayan, b) Başvuru sahibinin adı, soyadı, imzası ve adresi bulunmayan, c) Daha önceden şikâyet konusu yapılıp sonuçlanan hususlarda yeni delil içermeyen, ç) Akıl hastalığı sebebiyle vesayet altına alınanlar veya henüz vesayet altına alınmamış olmakla birlikte bu hastalığa dûçar oldukları sağlık kurulu raporu ile belirlenenlerce verilmiş olan ihbar ve şikayetlerin işleme alınmayacağı düzenlenmekle birlikte söz konusu iddiaların birden fazla hemşire tarafından imzalanmış dilekçe ile şikayet edildiği görülmüştür. İdare tarafından üç personelin o sırada o birimde çalışmadığı belirtilse de diğer dört hemşirenin ilgili birimde çalıştığı ve somut delile dayalı şikayetlerde bulunulduğu görülmüştür.
14. İdarenin kusurlu sorumluluğunu doğuran haller, Hizmetin hiç işlememesi, kötü işlemesi, geç işlemesidir. İdarenin takdir yetkisinin bulunduğu konularda da taktir yetkisinin sınırlarını aşacak şekilde davranması ve yapması gereken bir işlem ya da eylemi yapmaması durumunda hizmetin hiç işlememesi nedeniyle kusurlu sorumluluğu meydana gelebilmektedir. Bu uyuşmazlıkta ilgili hastanenin psikiyatrı birimde bulunan sorumlu hemşirenin tutum ve davranışlarının birçok hemşireyi olumsuz etkilediği, dolayısıyla bu durumun sağlık hizmetinin yerine getirilmesi noktasında da olumsuz sonuçlar doğurabileceği nitekim başvuranın isminin sorumlu hemşire tarafından bir hasta ile paylaşılması nedeniyle hasta ve personel arasındaki güven ortamının da bozulduğu iddiası da dikkate alındığında kamu yararı ve hizmet gerekleri nedeniyle söz konusu iddiaların soruşturulması gerekirken sadece yazılı cevap alınmakla yetinilmesinin hizmetin hiç işlememesi nedeniyle kusurlu sorumluluğunun doğduğunu ortaya koymuştur.
15. Yapılan değerlendirme neticesinde; İdare tarafından söz konusu iddialar hakkında soruşturma açmaması işleminin mevzuata ve hukuka uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan
/
değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında söz konusu ilkelere aykırı işlem tesis edildiği görülmemiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın mağduriyetinin giderilmesi kapsamında, ilgili iddialar hakkında soruşturma açılarak disiplin cezası verilip verilmeyeceği hakkında karar verilmesi gerektiği yönünde SAĞLIK BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sağlık Bakanlığınca bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/