|
ÖZET: Sayıştay 7. Dairesi, sosyal denge tazminatına ilişkin yapılan ödemelerin mevzuatın öngördüğü tavan tutarını aştığı gerekçesiyle, bu ödemelerden doğan kamu zararından yalnızca Belediye Başkanı’nın sorumlu olduğuna hükmetmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, sosyal denge tazminatının ödenmesine dair sözleşmelerin imzalanması yetkisi Belediye Başkanı’na verilmiştir. Bu nedenle, sözleşmenin tarafı olan Belediye Başkanı’nın sorumluluğu açıkken, meclis üyeleri ve diğer harcama yetkililerinin sorumluluğu bulunmamaktadır.
Ayrıca, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, sözleşmeye dayanan ödemelerin mevzuata uygunluğunu kontrol etme yükümlülüğü olsa da, bu sorumluluk yalnızca sözleşmenin akdedilmesi aşamasında değil, aynı zamanda harcama talimatlarının verilmesi ve belgelerin düzenlenmesi süreçlerinde de geçerlidir. Dolayısıyla, sosyal denge tazminatı ödemeleri ile ilgili kamu zararının tazmini konusunda yalnızca Belediye Başkanı’nın sorumluluğu kabul edilmiştir. Bu durum, kamu mali yönetimi ve kontrolü açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
| Kamu İdaresi Türü | Belediyeler ve Bağlı İdareler |
| Yılı | 2017 |
| Dairesi | 7 |
| Karar No | 45331 |
| İlam No | 48219 |
| Tutanak Tarihi | 16.9.2020 |
| Kararın Konusu | Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar |
Konu: Sosyal denge ödemeleri.
1-165 sayılı ilamın 1. maddesi ile;17.09.2014 tarihli Belediye Başkanlığı yazısıyla 2012 yılında geçerli sosyal denge ödeme tutarlarının (Ramazan ve Kurban Bayramı ödemeleri) artırılması suretiyle mevzuatın öngördüğü tavan limitinin aşılması suretiyle sebep olunan … TL tutar için,
Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik’e göre Belediyelerde Koordinatör kadrosu olmamasına rağmen, teknisyen kadro unvanı taşıyan bir personele Koordinatörlük görevi gerekçesi ile Belediye Başkanı’nın takdiriyle Belediye Başkan Yardımcısına ödenen tutarın tavan tutarı aşması gerekçesiyle … TL tutar için,
Toplam … TL kamu zararı tutarı için münhasıran sorumlu Belediye Başkanından tazminine hükmedilmiştir.
Temyiz Dilekçesi
Sorumluluğuna hükmedilen belediyenin üst yöneticisi konumunda bulunan Belediye Başkanı adına … ve … tarafınca sunulan temyiz dilekçesinde özetle;
Dilekçilerce dilekçelerinde yer verilen esasa ilişkin itirazın yer aldığı kısımda;
4688 sayılı yasanın 32. Maddesi, geçici 14. Maddesi, 375 sayılı KHK’nin ek 15. Maddesi hükümleri birlikte değerlendirilerek Toplu sözleşmeler dönemi içerisinde yapılacak sözleşmelerle ilgili olarak herhangi bir tavan sınırı getirilmediği, 15.03.2012 tarihinden önce yapılan sözleşmelerin 31.12.2017 tarihine kadar yenilenebileceği/yapılabileceği olanağı Belediyelere tanındığı, dolayısıyla, 01.01.2016-31.12.2017 tarihleri arasındaki döneme ait sözleşme, daha önceden yapılmış olan sözleşmenin, revize edilerek yenilenmesi anlamına gelmekte olduğu ve 4688 sayılı yasanın geçici 14. Maddesi uyarında var olan sözleşmenin uzatılması niteliği taşıdığı netice itibariyle, 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde tanımlanan kamu zararının mahiyeti dikkate alınarak, yapılan işlemin kamu kaynaklarında herhangi bir eksiltmeye neden olmadığı ve ortada kamu zararının bulunmaması gerekçesiyle bahse konu kararın bozulması gerektiği ifade edilmektedir.
Sorumluluğa ilişkin itirazın yer aldığı kısımda;
Yargı raporunda, üst yönetici sıfatıyla belediye başkanının, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerin isimleri zikredilmiş olmasına rağmen ilamda sadece müvekkil aleyhine kamu zararına hükmedilmesinin hukuka, yasalara ve hakkaniyete aykırı olduğu, 5018 sayılı kanunun ilgili maddesinde Belediye bütçesiyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisi olduğu, Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine: işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürüttükleri belirtilerek sorumluluğun münhasıran üst yöneticiye atfedilmesinin hukuka aykırı olduğu, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu,
Ayrıca, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun “Mahalli idarelerde Sözleşme imzalanması” başlıklı 32. Maddesi ile belediyeler ile il özel idaresinde sözleşme imzalama şart ve usulü belirlenmiştir. Anılan Yasa’nın 32. Maddesine göre “… 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ‘ ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il Özel İdaresinde valinin teklif üzerine İl Genel Meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönelim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi İle belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz. Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi İle sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde İzleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay İçerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz. ”
Yapılan ödemelerin; sözleşmeye bağlı kalınarak, belediye meclisince verilen karara binaen gerçekleştirildiği, belediyenin karar organı olan belediye meclisinin aldığı kararlardan, sadece belediye başkanına sorumluluk yüklenmesi hakkaniyete aykırı olduğu ifade edilmektedir.
Tüm bu sebeplerle Sayıştay 7. Dairesince 165 no’lu ilam hükmünün temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesi talep edilmektedir.
Başsavcılık Mütalaası;
Sorumluluğuna hükmedilen belediyenin üst yöneticisi konumunda bulunan Belediye Başkanı adına … ve … tarafınca sunulan temyiz dilekçesine istinaden verilen Başsavcılık Mütalaasında aynen;
“a. Esas açısından konunun değerlendirilmesi;
Sorumlu vekillerinin İlamın 1. maddesine ilişkin ileri sürdüğü hususların, İlamda konuya dair mevzuata da yer verilmek suretiyle detaylı bir şekilde değerlendirilip karşılandığı anlaşıldığından, esasa yönelik talebin yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
b. Sorumluluk açısından konunun değerlendirilmesi;
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrası “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir?” hükmüne amirdir. Bu hükme göre, yetkili sendika ile sosyal denge tazminatına yönelik sözleşme imzalayan belediye başkanının, mevzuata aykırılığı bulunan sözleşme nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu açıktır.
Belediye meclisi, sosyal denge tazminatının ödenmesine belediye başkanının teklifi üzerine karar verdiğinden ve ödenecek tutarı belirleme yetkisi yetkili sendika ile belediye başkanına ait olduğundan, meclis üyelerinin sorumluluklarının bulunmadığı düşünülmektedir. Diğer taraftan; temyize konu İlamın 1 ve 2 nci maddelerinde, “belediyelerde sosyal denge tazminatı ödenmesini öngören sözleşmeleri imzalamak münhasıran Belediye Başkanı’na verilmiş bir yetki ve görevdir. Dolayısıyla Belediye Başkanınca imzalanarak yürürlüğe giren sözleşme hükümlerine uygun olarak gerçekleştirme görevi ifa edildiği ve harcama yetkisi kullanıldığı anlaşıldığından, söz konusu kamu zararından Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluklarının bulunmadığına,..” karar verilmiştir.
Konuya dair Temyiz Kurulu Kararlarında da belirtildiği üzere 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 32 nci ve 33 üncü maddeleri, İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 10 ve 12 nci maddeleri ile 14/06/2007 tarihli 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararı hüküm ve esasları uyarınca, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibarıyla mevzuata aykırılık taşıyorsa, anılan görevliler söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar.
Buna göre; mevzuata aykırılığı açık olan sözleşme esaslarına göre sosyal denge tazminatına yönelik ödeme evrakında imzası bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin de sorumlulukları bulunduğundan, bu hususa yönelik temyiz talebinin kabulü ile bahse konu maddelere ilişkin ilam hükmünün bozulmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.”
denilmektedir.
Dosya ve eki belgelerin incelenmesi sonucunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
165 sayılı ilamın 1. Maddesi ile 17.09.2014 tarihli Belediye Başkanlığı yazısıyla 2012 yılında geçerli sosyal denge ödeme tutarlarının (Ramazan ve Kurban Bayramı ödemeleri) artırılması suretiyle mevzuatın öngördüğü tavan limitinin aşılması suretiyle sebep olunan … TL tutar için,
Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik’e göre Belediyelerde Koordinatör kadrosu olmamasına rağmen, teknisyen kadro unvanı taşıyan bir personele Koordinatörlük görevi gerekçesi ile Belediye Başkanı’nın takdiriyle Belediye Başkan Yardımcısına ödenen tutarın tavan tutarı aşması gerekçesiyle … TL tutar için,
Toplam … TL kamu zararı tutarı için münhasıran sorumlu Belediye Başkanından tazminine hükmedilmiştir.
Sorumluluğuna hükmedilen dilekçi tarafından ilam hükmüne hem esas yönünden hem de sorumluluk yönünden itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Esas yönünden inceleme;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53 üncü maddesinde; “… Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlan kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.” hükümleri yer almaktadır.
Yerel yönetimlerde çalışan kamu personeline hangi usul ve esaslara göre sosyal denge tazminatı ödeneceği 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 32’nci maddesinde, ödenecek tazminatın tavan tutarı ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesinde belirtilmektedir.
4688 sayılı Kanunun 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kanunla değişik 32’nci maddesinde: “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir.” hükmü yer almaktadır.
375 sayılı KHK’nın 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kanunla eklenen ek 15 inci maddesinde ise: “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir” hükmü yer almaktadır.
Kamu işveren heyeti ile … Sendikası (…) arasında imzalanan ve 2016-2017 yıllarını kapsayan Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme 23.08.2015 tarih ve 29454 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Sözleşmenin 1’inci maddesine göre, Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine 4688 sayılı Kanunun 32’nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının yapılması yönünde yapılacak sözleşmelerde tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı belirlenebilir. 7’nci maddesinde ise; “4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinde yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2017″ şeklinde uygulanır.” denilmektedir.
Yukarıda sayılan mevzuat hükümlerine göre Belediye Personeline ödenebilecek Sosyal Denge tutarları için yasal limitler konulmuş fakat 31.12.2017 tarihine kadar yürürlükte olan toplu sözleşmeler için bu limitlerin uygulanması açısında istisna getirilmiştir. Bir başka ifadeyle, Kanunun yayımlandığı 15.03.2012 tarihinden önce imzalamış sözleşmelerdeki sosyal denge ödeme tutarları geçilmemek üzere bu sözleşmelerin süreleri uzatılabilir veya bu sosyal denge ödemesi limitleri geçmeyecek yeni sözleşmeler imzalanabilecektir.
Buna rağmen;
02.01.2012 tarihli Sosyal Denge sözleşmesinde yer alan Ramazan Bayramı ödemesi … TL, Kurban Bayramı ödemesi … TL olarak düzenlenmiştir. 02.06.2014 tarihli Sosyal Denge Sözleşmesinin 28’nci maddesinde “Aylık Sosyal Denge Yardımı ve diğer ödemeleri; artırma, eksiltme veya tamamen kesmek Belediye Başkanının tasarrufundadır.” denilmektedir. Bu hükme istinaden 17.09.2014 tarihli Belediye Başkanlığının Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne yazısıyla Ramazan Bayramı Yardımı … TL, Kurban Bayramı Yardımı … TL olarak revize edilmiş ve tavan tutar … TL,
Ayrıca, 02.01.2012 tarihli Sosyal Denge sözleşmesinde Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik’e göre Belediyelerde Koordinatör kadrosu olmamasına rağmen, teknisyen kadro unvanı taşıyan bir personele Koordinatörlük görevi gerekçesi ile Belediye Başkanı’nın takdiriyle Belediye Başkan Yardımcısına ödenen tutarın tavan tutarı … TL aştığı tespit edilmiştir.
Tüm bu gerekçelerle dilekçilerin dilekçelerinde belirtilen esasa ilişkin itirazlar yerinde görülmemiştir.
Sorumluluk yönünden inceleme;
İlgili ilam hükmü ile yürürlükteki sosyal denge sözleşmesi hükümleri gereği kamu görevlilerine yapılan ödemenin 2017 yılında mevzuatın öngördüğü tavan tutardan fazla olduğuna ve bu fazla ödeme suretiyle sebep olunan kamu zararının sözleşmeyi taraf olarak imza edene Belediye Başkanı tarafından tazminine hükmedildiği,
Bu hükümde sorumluluk tesisi, ilgili sözleşmeyi işveren tarafı olarak imzalayan Belediye Başkanı ile sınırlı tutulduğu anlaşılmaktadır.
Hesap yargısında sorumluluğun yasal çerçevesi şu şekildedir;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci madde hükmü ile her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, yetkili kılınmış mercilere hesap verme zorunluluğu belirtilmekte,
Hesap yargısı çerçevesinde sorumluluğun belirlenmesinde ise, 6085 sayılı Kanunun Sorumlular ve sorumluluk halleri’ başlıklı 7’nci madde hükmünde, 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı hükme bağlanmaktadır. 5018 sayılı Kanun’da belirli kamu görevlilerine görev ve yetkiler tanımlanmakta ve ilgili görev ve yetkiler belirli sorumluluklarla ilişkilendirilmektedir. Hesap yargısı konusu olan Kamu zararı’ hususu da bu Kanun’un Kamu Zararı’ başlıklı 71’nci maddesinde, sebep olunan kamu zararından sorumluluk, maddi ve manevi unsuruyla beraber, uygun illiyet bağı aranarak tanımlanmaktadır. Bu düzenleme gereği kamu görevlisi ancak fiili söz konusu manevi unsurları kasıt, kusur, ihmal’ taşıyor ve fiili ile netice arasında illiyet bağı kurulabiliyorsa hesap yargısı bağlamında sorumlu tutulabilecektir.
Dolayısıyla, 6085 sayılı Kanun ile sorumluluk halinin belirlenmesi için yönlendirilen 5018 sayılı Kanunda, yetkiden bahsedilirken hemen yanına sorumluluk da iliştirilerek, yetki ve sorumluluk dengesi kurulmaktadır.
Bu esaslar çerçevesinde, temyize konu hukuki uyuşmazlık, sorumluluk yönünden incelendiğinde;
Dilekçi tarafından ilişikli ödeme emirlerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi sıfatı ile imzası bulunan görevlilerinin de Belediye Başkanı ile birlikte sorumlu olması gerektiği itirazına ilişkin olarak,
Somut olayda, 2017 hesap yılı içinde belediye personeline ödenen sosyal denge tazminatı tutarı, Belediye ile sendikalar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olmakla birlikte, bu sözleşmenin personele ödenecek sosyal denge tazminatına ilişkin hükümleri 4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesinde belirtilen tavan tutarın üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Taraflarca akdedilen sözleşme metni ise sözleşmeye yasal olarak taraf olabilecek işveren tarafını temsilen Belediye Başkanı ile ilgili sendika yetkililerince belirlenmektedir. Dolayısıyla, hukuki uyuşmazlık konusu olan, Belediye tarafından personele yapılan sosyal denge ödemelerinin, mevzuatta belirlenen tavan tutarın üzerinde olması bu sözleşmelerin doğrudan sonucudur.
Tüm bu sebeplerle, Belediye Başkanınca mevzuata aykırı hükümler içeren bir sözleşme akdedilme işlemi ile bu sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödeme neticesinde kamu zararına sebebiyet verilmekte, fiil ve netice arasında 5018 sayılı Kanunun 71’nci madde hükmü ile 6085 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin 3’üncü bendinde kamu zararı neticesinde sorumluluk tesisi için aranan uygun illiyet bağı mevcuttur. Netice itibariyle, ilgili sözleşme hükümlerine istinaden yapılan ödemeler suretiyle sebep olunan kamu zararından Sözleşmeye işveren tarafı olarak imzalayan Belediye Başkanı’nın sorumlu olacağı açıktır.
Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi bağlamında sorumluluk incelemesi;
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin yasal sorumluluk ve yükümlülükleri 5018 sayılı Kanunu’nun 32 ve 33’üncü maddelerinde düzenlenmektedir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmektedir.
Bu hükümler bağlamında, somut olayda harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu, ödeme emrine konu ödemeye dayanak olan yürürlükteki Sosyal Denge Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde harcama yapmaktır. 4688 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri mucibince akdedilecek sosyal denge sözleşmesinin içeriğinin düzenlenmesine ilişkin kendilerine sorumluluk yüklenebilecek bir yasal yetki ve görevleri bulunmamaktadır.
Netice itibariyle, hukuki uyuşmazlık konusuna esas sosyal denge sözleşmesinin akdedilme aşamasında herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmayan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, sadece ilişkili ödeme emri belgeleri üzerinde imzası bulunması hasebiyle sorumluluğuna hükmedilmesi mümkün değildir. Çünkü ilgili kamu görevlilerince, 5018 sayılı Kanun’un 32 ve 33’üncü maddeleri çerçevesinde, icra edilen fiiller ile kamu zararına sebebiyet veren sözleşme hükümlerindeki mevzuat hükümlerine aykırılık arasında uygun illiyet bağı bulunmamaktadır.
Tüm bu gerekçelerle; dilekçinin dilekçelerinde yer verilen sorumluluk yönünden itirazın yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla, 165 sayılı ilamın 1. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün hem sorumluluk hem de esas yönünden TASDİKİNE (…’ın hükmün sorumluluk yönünden bozularak yeniden hüküm tesisini teminen daireye tevdiine karar verilmesi gerekir şeklindeki ayrışık görüşüne karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 16.09.2020 tarih ve 48219 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi:
…’ın karşı oy gerekçesi,
İlam hükmünün esasına ilişkin verilen karara iştirak edilmekle birlikte, dilekçilerce ilam hükmüne sorumluluk yönünde de itiraz edilmekte olduğu anlaşılmış olup,
İlam hükmünün sorumluluk yönünden incelenmesi neticesinde,
Belediye Başkanı ile Birlikte Harcama Yetkililerinin de Sorumluluğa İştirakinin Bulunması
165 sayılı ilamın 1. maddesi ile sosyal denge sözleşmesi neticesinde kamu zararına sebebiyet verdiğine hükmedilen ödemelerin tazmininden münhasıran belediyenin üst yöneticisi konumunda bulunan Belediye Başkanı sorumlu tutulmuştur.
Tavan tutarın üzerinde yapılan sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle sebep olunan kamu zararından sorumluluğa harcama yetkililerinin de iştirakinin bulunduğu anlaşılmıştır.
5018 sayılı Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesi:
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükümlerini içermektedir.
Kanunun yukarıda yer verilen hükmünde, harcama yetkililerinin harcama talimatı vermesiyle harcama yapılabileceği, harcama talimatının kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından harcama yetkililerinin sorumlu olduğu açıkça belirtilmiştir.
Dolayısıyla, ilamın konusu olan kamu zararından, sözleşmeyi Belediye adına imzalayan Belediye Başkanı ile birlikte harcama yetkililerinin de sorumlu olduğu açıktır.
Gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin olarak;
Gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kanunun “Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 ncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar’ın 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,
Usul ve Esasların 12 nci maddesinde, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.
Belirtilen mevzuat hükümlerinden, gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemler yoluyla her bir harcamanın ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığının ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının “sorumlular” başlıklı 3 üncü bölümünde, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açıklanmış olup; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.
5018 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar.
Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalar ile ilgili gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaktadır.
İlama konu olan sosyal denge tazminatı ödenmesinde kamu zararına sebebiyet verilmesinde gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğa iştirakı bulunduğu açık olup,
Netice itibariyle, ilama konu kamu zararının tazmininden sözleşmenin tarafı olarak imzası bulunan Belediye Başkanı ile birlikte müşterek ve müteselsil olarak ilgili ödeme emri belgelerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğuna hükmedilmesi gerekmekte olup 165 sayılı ilamın 1. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden yeniden incelenerek hüküm tesisini teminen bozularak Dairesine tevdiine karar verilmesi gerekmektedir.
…’nün karşı oy gerekçesi;
Esas yönünden karara ve sorumluluk yönünden ise sözleşmede taraf olarak imzası bulunan Belediye Başkanı ile birlikte ilişikli ödeme emirlerinde imzası bulunan harcama yetkililerinin de sorumluluğa iştirakinin bulunduğundan bahisle kararın sorumluluk yönünden bozulması gerektiği yönündeki ayrışık görüşe iştirak edilmekle birlikte,
Gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin olarak,
5018 sayılı Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesi:
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005- 5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
…” hükümlerini içermekte olduğu,
Buna göre, gerçekleştirme görevlileri, Belediye ile sendika arasında akdedilen sözleşmenin sonucu olarak ödenmesi gereken tutarlara ilişkin olarak harcama yetkilisi tarafından harcama talimatının verilmesi üzerine, ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması ile yükümlü olduğu,
Gerçekleştirme görevlilerinin, ilama konu olan sosyal denge tazminatı ödemeleri kapsamında 4688 sayılı Kanuna aykırılık oluşturan tavan tutarın üzerinde ödeme yapılmasına yönelik sözleşmenin imzalanması ve harcama talimatını verilmesi aşamalarında, yani karar verilmesi aşamalarında, hiçbir görev ve yetkileri, dolayısıyla da sorumluluklarının bulunmadığı açıktır.
Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanun hükümlerine göre, sosyal denge tazminatı ödemelerinin yapılmasında ödeme emri belgelerinde imzası bulunan gerçekleştirme görevlilerinin tavan tutarın üzerinde ödeme yapılması sonucu oluşan kamu zararından sorumluluğuna hükmedilemeyecektir.
| İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR: |
|
Sayıştay Kararı Açıklaması:
5018 Sayılı Kanunda yer alan gerçekleştirme görevlileri; giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri yapmakla yükümlüdürler. Gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu ne kadardır? |