| Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi E: 2022/2296 K: 2022/2802 |
|
ÖZET : Dava, belediye ile sendika arasında imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin 5. maddesinin ( a ) bendinin iptali istemine ilişkindir. Sosyal denge tazminatı alan kamu görevlilerinden sözleşmeden faydalan kişinin mali haklarından kesintiler yapılmasına cevaz veren herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği gibi sendikanın gelirleri arasında sözleşme aidatı adı altında bir gelirin yer almadığı, 4688 Sayılı Kanun’un yapmış olduğu atıf dolayısıyla 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun ilgili hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesine taraf sendikaya üye olmayan kişilerin toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanabilmesi için dayanışma aidatı kesilebileceği açık ise de sosyal denge sözleşmesinin 4688 Sayılı Kanunda açıkça belirtildiği üzere toplu iş sözleşmesi niteliğinde olmadığı, dolayısıyla 6356 Sayılı Kanun kapsamında da bu yönde bir kesinti yapılmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmıştır. Sosyal denge tazminatı sözleşmelerinden faydalanabilmek için aidat veya başka adlar altında sözleşmeden faydalan kişinin mali haklarından kesintiler yapılmasına cevaz veren yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, bu bakımdan sözleşmeden faydalanan kamu görevlilerinden herhangi bir aidat kesintisi yapılamayacağı, yukarıda belirtilen ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek temsilci ile sözleşme imzalanacağına ilişkin düzenleme ile tanınan yetkinin, sözleşme imzalanması safhasında yürütülecek işlemler açısından hüküm ifade edeceği, anılan yetkiye dayalı olarak da sosyal denge sözleşmesiyle, sözleşmeye taraf sendikaya aidat ödenmesine yönelik bir yükümlülük getirilmesine olanak bulunmadığı da açıktır. Açıklanan nedenlerle, sosyal denge sözleşmesi aidatı adı altında ödenti alınmasına ilişkin Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin “Yararlanma” başlıklı 5. maddesinin ( a ) bendinde hukuka uyarlık bulunmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. İSTEMİN ÖZETİ : Kayseri 2. İdare Mahkemesince verilen 08/06/2022 tarih ve E:2022/156, K:2022/806 Sayılı kararın istinafen incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVALI İDARENİN NIN SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir. DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASININ ÖZETİ : Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesince, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü : KARAR : Dava; … Belediye Başkanlığı ile …. Sendikası ( …-SEN ) arasında, 01.01.2022-31.12.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin 5. maddesinin ( a ) bendinin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince; davalı belediye ile Bem – Bir – Sen arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin iptali istenen hükmünde; sosyal denge sözleşmesinde taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan veya hiçbir sendikaya üye olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılmadığı, bu sözleşme hükümlerinden yararlanma koşulu olarak getirilen kesintinin, belediyenin tüm çalışanlarını kapsadığı ve aynı oran olarak belirlendiği ve bu haliyle 4688 Sayılı Kanun’un 28. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “Toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz.” hükmüne aykırılık teşkil etmediği ve sendikal haklar çerçevesinde sendikalar ile idareler arasında toplu görüşme ve bu görüşme sonunda toplu iş sözleşmesi yapılabileceği dikkate alındığında, iptali istenilen sözleşme hükmünde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15. maddesinde; Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceği hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda … Belediyesi ile B…. Sendikası ( …SEN ) arasında 11/01/2022 tarihinde 01/01/2022-31/12/2023 tarihleri kapsayan döneme ilişkin sosyal denge tazminatı sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu Sözleşmenin “Yararlanma” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının ( a ) bendinde; Kocasinan Belediye Başkanlığı’na bağlı birimlerde çalışan, bu sözleşmeden faydalanan tüm personelden taraf yetkili sendikaya taban aylığının %1,5 oranında Sosyal Denge Sözleşmesi aidat kesintisi yapılacağı kuralına yer verilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü açısından, sosyal denge tazminatı sözleşmelerinden faydalanabilmek için aidat veya başka adlar altında sözleşmeden faydalan kişinin mali haklarından ( maaş, ek ödeme, tazminat vs. ) kesintiler yapılmasına cevaz veren yasal bir dayanağın bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Sosyal denge sözleşmesinin yasal dayanağını oluşturan 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15. maddesi incelendiğinde, sosyal denge tazminatının ödenip ödenmeyeceği, bu hususta sözleşme imzalanıp imzalanmayacağı hususlarında idareye takdir yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. İdarenin takdir yetkisini sosyal denge tazminatı ödenmesi, dolayısıyla bu hususta sözleşme imzalanması yönünde kullanması halinde ise sözleşme imzalanırken nelerin dikkate alınacağı maddenin 2. cümlesinde belirlenmiştir. Buna göre, sosyal denge sözleşmesinde, ödenebilecek aylık tutarın, 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemesi, ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında imzalanması, 4688 Sayılı Kanunda öngörülen hükümlere riayet edilmesi gerekmektedir. Görüldüğü üzere 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede sosyal denge tazminatı sözleşmelerinden faydalanabilmek için aidat veya başka adlar altında sözleşmeden faydalan kişinin mali haklarından ( maaş, ek ödeme, tazminat vs. ) kesintiler yapılmasına cevaz veren bir düzenleme yer almamaktadır. 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15. maddesinin atıfta bulunduğu 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun ilgili hükümleri incelendiğinde ise; 24. maddesinde; “Sendika ve konfederasyonların gelirleri; a- ) Üyelerinin ödeyecekleri üyelik ödentilerinden, b- ) Bu Kanuna göre yapabilecekleri faaliyetlerden elde edilecek gelirlerden, c- ) Bağış ve yardımlardan, d- ) Mal varlığından elde edilen gelirlerden oluşur.” hükmüne, 28. maddesinde; “Toplu sözleşme; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar. Toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz. Toplu sözleşme hükümleri, sözleşmenin yapıldığı tarihi takip eden iki mali yıl için geçerlidir. 8/6/1949 tarihli ve 5434 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa göre aylık ödenmekte olanların aylıklarının hesabında da toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayıları esas alınır. 31/5/2006 tarihli ve 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4. maddesinin birinci fıkrasının ( c ) bendi kapsamındaki sigortalılık hali esas alınarak bağlanan yaşlılık, malullük veya ölüm aylıklarında yapılacak artışlar hakkında 5510 Sayılı Kanun’un 55. maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz ve bu aylıklar toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayılarındaki artış dikkate alınarak artırılır.” hükmüne, 32. maddesinde ise; “27/6/1989 tarihli ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15. maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz. Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz. İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.” hükmüne, 43. maddesinde; “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu, 2908 Sayılı Dernekler Kanunu, 743 Sayılı Türk Medeni Kanunu ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacaklar hakkında kamu görevlilerinin tabi oldukları personel kanunlarının ilgili hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 39. maddesinin 4. fıkrasında da; “Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye olmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye olup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma, talep tarihinden geçerlidir.” hükmü yer almaktadır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri incelendiğinde, sosyal denge tazminatı alan kamu görevlilerinden sözleşmeden faydalan kişinin mali haklarından ( maaş, ek ödeme, tazminat vs. ) kesintiler yapılmasına cevaz veren herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği gibi sendikanın gelirleri arasında sözleşme aidatı adı altında bir gelirin yer almadığı, 4688 Sayılı Kanun’un yapmış olduğu atıf dolayısıyla 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun ilgili hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesine taraf sendikaya üye olmayan kişilerin toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanabilmesi için dayanışma aidatı kesilebileceği açık ise de sosyal denge sözleşmesinin 4688 Sayılı Kanunda açıkça belirtildiği üzere toplu iş sözleşmesi niteliğinde olmadığı, dolayısıyla 6356 Sayılı Kanun kapsamında da bu yönde bir kesinti yapılmasının mümkün bulunmadığı, gelinen noktada sosyal denge tazminatı sözleşmelerinden faydalanabilmek için aidat veya başka adlar altında sözleşmeden faydalan kişinin mali haklarından kesintiler yapılmasına cevaz veren yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, bu bakımdan sözleşmeden faydalanan kamu görevlilerinden herhangi bir aidat kesintisi yapılamayacağı, yukarıda belirtilen ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek temsilci ile sözleşme imzalanacağına ilişkin düzenleme ile tanınan yetkinin, sözleşme imzalanması safhasında yürütülecek işlemler açısından hüküm ifade edeceği, anılan yetkiye dayalı olarak da sosyal denge sözleşmesiyle, sözleşmeye taraf sendikaya aidat ödenmesine yönelik bir yükümlülük getirilmesine olanak bulunmadığı da açıktır. Bu durumda, sosyal denge sözleşmesi aidatı adı altında ödenti alınmasına ilişkin Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin “Yararlanma” başlıklı 5. maddesinin ( a ) bendinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun KABULÜ ile istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının KALDIRILMASINA; dava konusu işlemin İPTALİNE; aşağıda dökümü yapılan, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 1.134,40 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.500,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine; mahkeme ve istinaf safhasında yatırılan posta gideri avansından artan miktarın daha önce talep edilmemesi halinde kararın kesinleşmesinden sonra ilgili taraflara iadesine, 2577 Sayılı Kanun’un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 ( otuz ) gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 14.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|
| ÖZET: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi, belediye ile sendika arasında imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin 5. maddesinin (a) bendinin iptali talebini değerlendirmiştir. Mahkeme, sosyal denge tazminatı alan kamu görevlilerinden kesinti yapılmasına izin veren bir yasal düzenlemenin bulunmadığını belirterek, sözleşmenin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İstinaf başvurusu kabul edilerek, idare mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir. |