ÖZET: Başvuran, İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından reddedilen bilirkişilik başvurusunun iptalini talep etmektedir. Başvuru, 40-15 “İşletme”, 62-02 “İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” ve 62-03 “Sosyal Güvenlik Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alt uzmanlık alanlarını kapsamaktadır. İdare, başvuranın Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde sosyal güvenlik denetmeni olarak görev yaptığını ve bu durumun bilirkişilikte tarafsızlık ilkesini zedeleyeceğini belirterek başvuruyu reddetmiştir.

İdarenin kararında, bilirkişilerin tarafsızlığına ilişkin düzenlemeler ve başvuranın mevcut görevinin, Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilgili davalarda bilirkişi olarak görev almasını engelleyen unsurlar olduğu vurgulanmıştır. Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmeliği çerçevesinde, bilirkişilerin tarafsızlık ilkesine uygun olarak görev yapmaları gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın gerekli niteliklere sahip olmadığı ve tarafsızlık ilkesinin ihlal edileceği gerekçesiyle başvurusu reddedilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/2858-S.23.4854

BAŞVURU NO : 2022/14770

KARAR TARİHİ : 08/03/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İZMİR BİLİRKİŞİLİK BÖLGE KURULU

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, bilirkişilik başvurusunda reddedilen alt uzmanlık kodlarının kabul edilmesini talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 11/10/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza T.C Kimlik Numaralı tarafından yapılan şikâyet başvurusunda özetle; 2012 yılından beri sosyal güvenlik denetmeni olarak çalıştığını, 2022 yılı bilirkişilik başvurusunda 40-15 “İşletme”, 62-02 “İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” ve 62-03 “Sosyal

Güvenlik Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alt uzmanlık alanında yaptığı başvurusunun

İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından reddedildiğini belirtmiştir. Başvuran bu alanda gerekli niteliklere ve yeterli mesleki tecrübeye sahip olduğunu belirterek belirtilen alt uzmanlık alanlarındaki başvurusunun kabul edilerek bilirkişi listesine kaydının yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 21.10.2022 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözümüne esas teşkil etmesi amacıyla İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığından alınan 02.11.2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1 Başvuran başvuru numarasıyla 62-02 “İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar”,

40.15 “İşletme”, 62.03 “Sosyal Güvenlik Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alt uzmanlık

alanlarından 2022 yılı bilirkişilik başvurusunda bulunduğu,

2.2 Başvuranın, başvuru formuna eklediği; 62-02 “İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” ve

40.15 “İşletme” alt uzmanlıklarında sunduğu belgelerin bu alanda yeterli mesleki tecrübeye sahip olduğunu

ispat etmesi bakımından yeterli olmadığı,

2.3 62.03 Sosyal Güvenlik Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alt uzmanlık alanında yaptığı

bilirkişilik başvurusunun, başvuranın Sosyal Güvenlik Denetmeni olması nedeniyle Sosyal Güvenlik

Kurumunun taraf olduğu bilirkişilik dosyalarında görev almasının, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 268 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve Bilirkişilik Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği üzere “bilirkişinin tarafsızlığı” ilkesini zedeleyeceği için reddedildiği,

2.4 Başvuranın, İzmir Bilirkişilik Bölge Kuruluna 62-02 “İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli

Hesaplamalar”, 40.15 “İşletme” ve 62.03 “Sosyal Güvenlik Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli

Hesaplamalar” alt uzmanlık alanlarından yaptığı başvurusunun reddedilmesi kararına itiraz ettiğini belirten

26.07.2022 tarihli dilekçesine ek evraklar eklediği,

2.5 İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun 04.10.2022 tarihli ve sayılı kararı ile başvuranın itirazını

kesin olarak reddettiği,

2.6 Bilirkişilerin hazırlayacağı raporların, yargısal ihtilafların çözümünde etkin olması sebebiyle görev

alacakları dosyalarda tarafsız olmalarının esas olduğu,

2.7 Başvuranın Sosyal Güvenlik Kurumunda denetmen olması nedeniyle ilgili alt uzmanlık alanındaki

başvurusunun reddedildiği,

2.8 İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinde 62.03 03 “Sosyal Güvenlik Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli

Hesaplamalar” alt uzmanlık alanında sosyal güvenlik kurumu denetmeni olarak görev yapan bir kişinin olmadığı,

2.9 İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 10 uncu maddesinde belirtildiği

şekilde en liyakatli olan kişileri seçme konusunda takdir yetkisinin olduğu, Değerlendirmelerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

3.2 “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun

5.1 284 üncü maddesinde; “Bilirkişi, Türk Ceza Kanunu anlamında kamu görevlisidir.”,

5.2 “Bilirkişilerin görevlendirilmesi” başlığı altındaki 268 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; “(3)

Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi ve kuruluşlara görevlendirildikleri konularda bilirkişi

olarak öncelikle başvurulur. Ancak kamu görevlilerine, bağlı bulundukları kurumlarla ilgili dava ve işlerde, bilirkişi olarak görev verilemez.”, “Bilirkişinin görevini yapmaktan yasaklı olması ve reddi” başlığı altındaki 272nci maddesinde; “(1)

Hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır.

Ancak, bilirkişinin, aynı dava veya işte daha önceden tanık olarak dinlenmiş bulunması, bir ret sebebi teşkil etmez.

(2) Hâkimler hakkındaki yasaklılık sebeplerinden biri, bilirkişinin şahsında gerçekleşmişse, mahkeme, hüküm verilinceye kadar, her zaman bilirkişiyi resen görevden alabileceği gibi, bilirkişi de mahkemeden, görevden alınma talebinde bulunabilir.

(3) Ret sebeplerinden birinin bilirkişinin şahsında gerçekleşmesi hâlinde taraflar, bilirkişinin reddini talep edebileceği gibi, bilirkişi de kendisini reddedebilir. Ret talebi veya bilirkişinin kendisini reddetmesinin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmış olması şarttır. Ret sebeplerinin ispatı için, yemin teklif edilemez.

(4) Görevden alınma, ret ve bilirkişinin kendisini reddetmesine yönelik talep, bilirkişiyi görevlendiren mahkemece dosya üzerinden incelenir ve karara bağlanır. Kabule ilişkin kararlar kesindir. Redde ilişkin kararlara karşı ise ancak esas hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna başvurulabilir.”, 6. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun; 6.1“Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanunun amacı; bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, seçimi ve denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ile bilirkişilik için etkin ve verimli bir kurumsal yapı oluşturulmasıdır.”

6.2 “Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve görevleri” başlıklı 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası (a) bendinde;

“Bilirkişilik hizmetlerine ilişkin temel ve alt uzmanlık alanlarını tespit etmek.”, (b) bendinde; “Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri belirlemek.”, (g) bendinde; “

Bilirkişiliğe kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek.”,

6.3 “Bilirkişilik bölge kurullarının görevleri” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendinde;

“Bilirkişilik hizmetlerinin ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.”, (b) bendinde; “

Bilirkişiliğe kabule ve bilirkişilerin sicile ve listeye kaydedilmesine karar vermek.”, (c) bendinde; “ Sicile kayıtlı bilirkişilerin temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilik listelerini oluşturmak.”,

6.4 “Bilirkişiliğe kabul şartları” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrası (g) bendinde; “Meslek

mensubu olarak görev yapabilmek için mevzuat tarafından aranan şartları haiz olmak ve mesleğini yapabilmek için gerekli olan uzmanlık alanını gösteren diploma, mesleki yeterlilik belgesi, uzmanlık belgesi veya benzeri belgeye sahip olmak.”, (ğ) bendinde; “Bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlenen yeterlilik koşullarını taşımak.”,

6.5 “Bilirkişiliğe başvuru, seçilme usulü ve sicile kayıt” başlıklı 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasında;

“Bölge kurulu karar verirken sicile kayıt bakımından öncelikle başvuranın 10 uncu maddedeki şartları taşıyıp taşımadığını değerlendirir ve şartları taşıyanlar arasından başvuranın mesleki tecrübesini, katıldığı meslek içi eğitimleri veya uzmanlığı gösteren belgeleri dikkate alarak en liyakatli olanları seçer.”,

6.6 “İtiraz ve dava hakkı” başlıklı 15 inci maddesinde; “Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ

veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesine dava açılabilir.”,

7. Bilirkişilik Yönetmeliği’nin;

7.1 “Yetkinlik ve mesleki özen” başlıklı 7 nci maddesi birinci fıkrasında; “Bilirkişi, adalete hizmet etme

bilinciyle, görevini etkin, zamanında ve verimli biçimde yerine getirmeyi, sunduğu hizmet kalitesini yükseltmeyi hedefler.”,

7.2 “Dürüstlük ve tarafsızlık” başlıklı 9 uncu maddesinde;

“(1) Bilirkişi, görevini dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapmaksızın dürüstlük ve tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda yerine getirir.

(2) Bilirkişi, görev süresince doğrudan veya dolaylı olarak uyuşmazlığın taraflarından gelen uzman görüşü, danışmanlık, hakemlik ya da buna benzer bir görevi kabul edemez.

(3) Bilirkişi, yakınlarının veya iş ilişkisinin bulunduğu kişi, kurum veya kuruluşların, tarafı olduğu ya da ilgili bulunduğu davalarda görevlendirmeyi kabul edemez.”,

7.3 “Bölge kurulunun görevleri’’ başlıklı 21 inci maddesinde; “Bölge kurulunun görevleri şunlardır:

a) Bilirkişilik hizmetlerinin ilgili mevzuata ve belirlenen ilkelere uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.

b) Bilirkişiliğe kabule ve bilirkişilerin sicile ve listeye kaydedilmesine karar vermek.

c) Sicile kayıtlı bilirkişilerin temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bölge listesini oluşturmak.

ç) Bilirkişilerin sicil ve bölge listesinden çıkarılmasına karar vermek.

d) İlgili mevzuat ve Bakanlığın düzenleyici işlemleri ile belirlediği ilkeler çerçevesinde bilirkişilerin denetimini yapmak ve performansını ölçmek.

e) Özel hukuk tüzel kişilerinin bilirkişilik faaliyetinde bulunmalarına izin vermek, izinlerini iptal etmek, bilirkişiliğe ilişkin faaliyet ve raporlarını denetlemek.

f) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.”,

7.4 “İtiraz ve Dava Hakkı” başlıklı 28 inci maddesinde; “Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ

veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. İtiraz üzerine bölge kurulu tarafından verilen karar yeniden değerlendirilerek itirazın kabulüne ya da reddine karar verilir ve karar itiraz edene tebliğ edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir.”,

7.5 “Temel Eğitim” başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Bilirkişilik temel eğitimi, beş yıllık

meslekî kıdem kazanmış kişiler tarafından alınan ve bilirkişilik faaliyetinin yürütülmesi ile ilgili temel, teorik ve pratik bilgileri içeren eğitimi ifade eder.”, sekizinci fıkrasında; “Bilirkişilere, bilirkişilik eğitim izni verilen kuruluşlarca teorik ve uygulamalı, toplam altı saatten az olmamak üzere üç yılda bir defa yenileme eğitimi verilir. Bilirkişiler yenileme eğitimine sicile kaydedildiği tarihten itibaren üçüncü yılın içinde katılmak zorundadır. Yenileme eğitimine katılmayan bilirkişiler bu eğitimi almadıkça yeniden bilirkişilik yapmak için başvuruda bulunamaz.”,

7.6 “Bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları” başlıklı 38 inci maddesinin (g) bendinde; “Meslek mensubu

olarak görev yapabilmek için ilgili mevzuat gereği aranan şartları haiz olmak ve mesleğini yapabilmek için gerekli olan uzmanlık alanını gösteren diploma, meslekî yeterlilik belgesi, uzmanlık belgesi, ustalık belgesi veya benzeri belgeye sahip olmak.”, (ğ) bendinde; “Daire Başkanlığının bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlediği yeterlilik koşullarını taşımak.”,

7.7 “İlan” başlıklı 39 uncu maddesinde; “Bölge kurulu, bilirkişi listelerinin oluşturulması veya ihtiyaca

göre güncellenmesi amacıyla, bilirkişi sıfatıyla listeye kaydolmak isteyen ilgililerin yerleşim yerinin veya mesleki faaliyetlerini yürüttüğü yerin bağlı olduğu bölge kuruluna ya da ilk derece mahkemesi adli veya idari yargı adalet komisyonuna müracaat etmeleri hususunda her yıl Daire Başkanlığınca belirlenecek tarihe kadar ilân yapar. Bu hususu, yetki çevresinde gerekli gördüğü kamu kurum ve kuruluşlarına, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ve ilgili diğer yerlere yazıyla bildirir. İlân, Daire Başkanlığı, bölge kurulları ile bölge adliye ve bölge idare mahkemelerinin internet sitelerinde yayımlanır. İlânda, sicile ve listeye başvuru ve kabul şartları için gerekli belgeler ile başvuru alınacak temel ve alt uzmanlık alanları gösterilir.” hükümlerine yer verilmiştir.

8. 2022 yılı bilirkişilik başvurusuna esas olmak üzere Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığınca yayımlanan ilanın EK-2 Aranan Nitelikler kısmında;

8.1 “40 SOSYAL, BEŞERİ VE İDARİ BİLİMLER” başlığı altında; “Aranan Nitelikler:

1. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 10 uncu ve Bilirkişilik Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki bilirkişiliğe kabul şartlarını taşımak.

2. Üniversitelerin lisans eğitimi veren fakültelerin alt uzmanlık alanlarına uygun bölümünden mezun olmak.

6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Bölge kurulu karar

verirken sicile kayıt bakımından öncelikle başvuranın 10 uncu maddedeki şartları taşıyıp taşımadığını değerlendirir ve şartları taşıyanlar arasından başvuranın mesleki tecrübesini, katıldığı meslek içi eğitimleri veya uzmanlığı gösteren belgeleri dikkate alarak en liyakatli olanları seçer.” hükmü uyarınca başvuranlar arasından liyakatli olanların belirlenmesinde; • Başvuruda bulunduğu alt uzmanlık alanlarında yüksek lisans veya doktora yapmış olanlar, Uzmanlık alanı kapsamındaki alt uzmanlık alanlarında mesleki gelişim faaliyetleri, meslek içi eğitimleri, mesleki ve akademik çalışmaları ile mesleki başarıları bulunanlar, dikkate alınarak değerlendirme yapılır”

,

8.2 “62 NİTELİKLİ HESAPLAMALAR” başlığı altında; “Aranan Nitelikler:

“1. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 10 uncu ve Bilirkişilik Yönetmeliğinin 38 inci maddelerindeki bilirkişiliğe başvuru ve kabul koşullarını taşımak.

2. Üniversitelerin ön lisans veya lisans (hukuk öğrenimi görmüş kişiler dahil) eğitimi veren bölümlerinden mezun olmak ve başvuruda bulunduğu nitelikli hesaplama uzmanlık alanında en az beş yıl süreyle mesleki faaliyette bulunduğunu veya bilirkişilik yaptığını belgelemek.

…

6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Bölge kurulu karar

verirken sicile kayıt bakımından öncelikle başvuranın 10 uncu maddedeki şartları taşıyıp taşımadığını değerlendirir ve şartları taşıyanlar arasından başvuranın mesleki tecrübesini, katıldığı meslek içi eğitimleri veya uzmanlığı gösteren belgeleri dikkate alarak en liyakatli olanları seçer.” hükmü uyarınca başvuranlar arasından liyakatli olanların belirlenmesinde; • Başvuruda bulunduğu alt uzmanlık alanlarında yüksek lisans veya doktora yapmış olanlar,

• Uzmanlık alanı kapsamındaki alt uzmanlık alanlarında mesleki gelişim faaliyetleri, meslek içi eğitimleri, mesleki ve akademik çalışmaları ile mesleki başarıları bulunanlar, …

dikkate alınarak değerlendirme yapılır.”

8.3 “62.03 SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATINDAN KAYNAKLI NİTELİKLİ HESAPLAMALAR”

alanına ilişkin olarak “62 NİTELİKLİ HESAPLAMALAR” başlığı altında; “Aranan Nitelikler

• Başvuruda bulunduğu alt uzmanlık alanlarında yüksek lisans veya doktora yapmış olanlar, • Uzmanlık alanı kapsamındaki alt uzmanlık alanlarında mesleki gelişim faaliyetleri, meslek içi eğitimleri, mesleki ve akademik çalışmaları ile mesleki başarıları bulunanlar, …

“Sosyal Güvenlik Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alt uzmanlık alanında üniversitelerin lisans eğitimi veren siyasal bilgiler, iktisat, işletme, hukuk ile iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden mezun olan veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve bağlı kuruluşların bu alt uzmanlık alanına uygun kadrolarında çalışan veya çalışmış olanlar, dikkate alınarak değerlendirme yapılır.” düzenlemeleri bulunmaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda özetle; İzmir Bilirkişilik

Bölge Kurulunun verdiği red kararının iptal edilmesini ve belirtilen alt uzmanlık alanında yaptığı başvurusunun kabul edilerek temel uzmanlık bölümüne eklenmesini talep etmektedir.

11. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden;

11.1 Başvuranın, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde “sosyal güvenlik denetmeni” unvanıyla görev

yapmakta olduğu,

11.2 İzmir Bilirkişilik Bölge Kuruluna başvuru numarası ile 40-15 “İşletme’’, 62-02 “İş

Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” ve 62-03 “Sosyal Güvenlik Mevzuatından Kaynaklı

Nitelikli Hesaplamalar” alt uzmanlık alanlarından bilirkişilik başvurusunda bulunduğu ve başvurusu sonucunda mezkûr alt uzmanlık alanlarından başvurusunun reddedildiği,

11.3 Bu karar üzerine İzmir Bilirkişilik Bölge Kuruluna itiraz ettiği, İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun

04.10.2022 tarihli ve sayılı sayılı kararı ile “itiraz sebepleri yerinde görülmediğinden” itirazının

reddedildiği anlaşılmıştır.

12. Bilirkişilik müessesi çeşitli yargı kararları ve bilimsel içtihatlara göre “kamu görevi” olarak tanımlanmaktadır. Bilirkişilerin; görev ve yetkilerinin kanunla belirlenmesi, ceza yargılamalarında yemin

etmekle mükellef olmaları, tanıklıktan çekinme ve sır saklama yükümlülüklerinin olması, görevlendirmelerinin adli makamlarca yapılmaları, devletle aralarında kamu hukukundan kaynaklanan bir bağın olması, bazı durumlarda bilirkişilik yapmaktan kaçınmalarının yasak olması, Türk Ceza Kanunu kapsamında belirli davranışlardan kaçınmakla yükümlü bulunmaları ve bu davranışları yaptıkları takdirde bilirkişilik görevi yapmaktan yasaklanmaları, yargısal ihtilafların çözümünde etkin olmaları özellikleri kamu görevlisi olarak sayılmasında örnek teşkil etmektedir. Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m.284), Türk Ceza Kanunu (m.279.282), Ceza Muhakemeleri Kanunu (m. 68, 1/2; m.72,1) ve Danıştay İdari Dava

Daireleri Kurulunun 2015/621 tarihli kararında bilirkişilerin kamu görevlisi sayılması gerektiği belirtilmiştir.

13. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 10 uncu maddesinde bilirkişiliğe kabul şartları düzenleme altına alınmıştır. Genel hükümlerin yanında söz konusu maddede ayrıca bilirkişilik faaliyetinde bulunacak kişinin temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlenen yeterlilik koşullarını taşıması gerektiği vurgulanmıştır.

14. Bilirkişilik Kanununun 6 ncı maddesi ile Bilirkişilik Yönetmeliğinin 19 uncu maddesinde Bilirkişilik

Daire Başkanlığının görevleri belirtilmiştir. Bilirkişilik Daire Başkanlığının görevlerinden bir tanesi de

Bilirkişilik hizmetlerine ilişkin temel ve alt uzmanlık alanlarını tespit etmek ve temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri belirlemektir.

15. 25.01.2022 tarihinde Bilirkişilik Daire Başkanlığının internet sitesinde yapılan duyurunun “Başvuruya

Eklenecek Belgeler” başlıklı bölümün 1 inci maddesinin (e) bendinde; kişilerin başvuru sırasında bilirkişilik yapacağı uzmanlık alanında en az beş yıl fiilen çalıştığını gösterir bilgi ve belgelerin (SGK kaydı, oda belgesi, ruhsat, vergi kaydı, uzmanlık belgesi, görev belgesi, hizmet belgesi, meslekte veya sanatta yeterlilik belgesi, mesleki birliklerden alınacak kayıt belgeleri, saha çalışmaları, yürütülen projeler, uzmanlık alanına ilişkin mesleki ve akademik çalışmalar vb.) başvuruya eklenmesi gerektiği belirtilmiştir.

16. Kurumumuza 02.11.2022 tarihinde İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından gönderilen cevabi yazıda; Başvuranın 62-02 “İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” 40.15 “İşletme” ve 62.03 “Sosyal

Güvenlik Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alt uzmanlık alanında mezkûr duyuruda belirtilen kriterleri sağlamaması nedeniyle başvurusunun İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından reddedildiği,

16.1 Başvuranın hâlihazırdaki kamu görevi ile ilgili tecrübesinin, 62-02 “İş Mevzuatından Kaynaklı

Nitelikli Hesaplamalar” ve 40-15 “İşletme” alt uzmanlık alanlarında bilirkişilik görevi yapabilmesi için sahip olunması gereken tecrübe şartı için dayanak teşkil etmediği sadece alt uzmanlık alanında lisans diploması olmasının yeterli olmadığı belirtilerek başvurusunun İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunca kabul edilmediği anlaşılmıştır.

16.2 Başvuranın, 62.03 “Sosyal Güvenlik Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alt

uzmanlık alanındaki başvurusunun reddine ilişkin olarak İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu cevabi yazılarında özetle; SGK mevzuatından kaynaklı davaların hemen hemen tümünde konuya ilişkin dava örneklerine yer verilerek Sosyal Güvenlik Kurumu’nun taraf olduğu, şikâyetçinin ise an itibariyle Sosyal

Güvenlik Kurumu çalışanı, denetmeni olduğu, itiraz dilekçesi ekinde matbu olarak hazırlanmış olan

“İş/Görev Tanım Formu” başlıklı belgeyi sunduğu; bu haliyle HMK’nın 268/3. maddesinde “Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi ve kuruluşlara görevlendirildikleri konularda bilirkişi olarak öncelikle başvurulur. Ancak kamu görevlilerine, bağlı bulundukları kurumlarla ilgili dava ve işlerde, bilirkişi olarak görev verilemez.” hükmü dikkate alınarak ve ayrıca Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin

E:2019/543, K:2021/13779 sayılı ilamı, E:2009/15873, K:2011/4535 sayılı ilamı, E:2009/340, K:2010/6350 sayılı ilamlarındaki kurum çalışanı olan bilirkişilerin düzenlediği raporların davacı

kurumun da aynı Bakanlık kapsamında bulunması nedeniyle tarafsızlığından söz edilemeyeceğinden bahisle yeniden tarafsız bir bilirkişiden rapor alınması gerekçesini içeren bozma ilamları da gözetilerek, yargı makamlarının etkin, verimli, hedef sürelerine uygun çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla hareket edildiği, bilirkişilerin, Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 5inci maddesi gereğince görevlerini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirmesi gerektiği ve

Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 6. maddesi gereğince Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte düzenlenen etik ilkelere uymakla yükümlü oldukları belirlenerek

04.10.2022 tarihli “2022 Yılı Bilirkişilik Başvurusu Ve Yenileme Talepleri Kısmen Veya Tamamen

Reddedilenlerin İtiraz Sonuçları Ve Yemine İlişkin Duyuru” başlığı altındaki ilanlarında “Kurum çalışanları yönünden de; başvurucuların kurumlardan aldığı matbu yazılar kurumun niteliği gereği ve başvurucunun görevi de dikkate alınarak bazı alt uzmanlık alanlarında (SGK, İcra Müdürlüğü, vb.)

kurumlarda hâlihazırda fiilen çalışanların davanın niteliği gereği karşı tarafın Kurum olma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle Yönetmeliğin 9/3 maddesi gereğince bilirkişilik yapmasının çekince oluşturması sebebiyle, görevlendirmede sıkıntı oluşturmaması, objektiflik ve tarafsızlığa uygun hareket edilmesi gerektiğinden talepleri reddedilmiştir.” şeklinde açıklama yapıldığını, bu kapsamda Sosyal Güvenlik

Kurumu ve İcra Müdürlüğü gibi kurumlarda çalışan benzer durumdaki personellerin taleplerinin de reddedildiği ifade edilmiştir.

17. Başvuranın, 62.03 “Sosyal Güvenlik Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alt uzmanlık alanındaki başvurusunun; başvuranın halen sosyal güvenlik denetmeni olarak görev yaptığı, Sosyal

Güvenlik Kurumunun taraf olduğu bilirkişilik dosyalara ilişkin görevlendirilme ihtimalinin olduğu, bunun yanı sıra memuriyet görevi kapsamında denetleme işlemlerini yürütmesi gerektiği göz önüne alındığında denetleme işlemini yaptığı kişi veya müesseselerin taraf olarak yer aldığı dosyalarda bilirkişi olarak görevlendirilme ihtimalinin de olduğu, bu durumun bilirkişilerin tarafsızlığına ilişkin inancın zedelenmesine sebep olacağı düşünülerek; bilirkişi tarafından özel ve teknik bilgisiyle hazırlanacak raporun uzman görüşü mahiyetinde nihai karara esas alınacağı nazara alındığında; dosya tarafları açısından bilirkişinin tarafsızlık ilkesine aykırı hareket edildiği düşüncesinin oluşmaması, bilirkişilik faaliyetinin tarafsızlıkla yürütülmekte olduğuna ilişkin inancın sarsılmaması amacıyla HMK’nın

272 inci maddesi ile Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 9/3. maddesi gereğince reddedilmesi işleminde hukuka

aykırılık tespit edilmemiştir.

18. Diğer taraftan, bilirkişinin seçimi ve atanmasında özen gösterilmesi gerektiği, seçim yapılırken bilgi, tecrübe, beceri, güvenirlik gibi ölçütler kadar tarafsızlık ilkesinin de gözetilmesi gerektiği, bilirkişi seçiminin doğru yapılması halinde izleyen yargı aşamalarındaki olumsuz durumların azalacağı, bu durumun dava sürelerinin hızlanmasına da büyük oranda katkı sağlayacağı, bilirkişiler hakkında Kurullara yapılan şikâyetlerin en aza indirgenmesi, kurum çalışanı olması sebebiyle bilirkişilikten çekinme dilekçesi sunan ya da bilirkişilik yaptığı için reddedilen bilirkişiler yönünden yargılamadaki hedef sürelerin aksatılmaması için ilk baştan bu ihtimallerin ortadan kaldırılması amacıyla halen Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanı olan adayların başvurularının reddedilmesinde hakkaniyete aykırılık görülmemiştir.

19. Anayasa Mahkemesinin 15.04.2020 tarihli ve E:2018/152, K:2020/11 sayılı kararında; “29.

Kanun’un 1. maddesinde Kanun’un, bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, seçimi ve denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ile bilirkişilik için etkin ve verimli bir kurumsal yapının oluşturulması amacıyla çıkarıldığı ifade edilmiştir. Kanun uyarınca çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşüne başvurulan bilirkişiler bu konuda temel eğitim almak, yapacağı uzmanlık alanında en az beş yıl fiilen çalışmak, alanlarında uzmanlıkları ve bilimsel yeterlilikleri bulunmak ve bilirkişilik yapması için Kanun’da öngörülen diğer şartları taşımak kaydıyla başvuranlar arasından bölge bilirkişilik kurullarınca seçilerek sicile kaydedilirler. Böylece ülke genelinde bilirkişilerin seçimi ve

bilirkişilik listelerinin oluşumu bakımından belli bir standart ve uyum sağlanmasının ayrıca bilirkişilerin görevleriyle ilgili tutum ve davranışları ile hazırladıkları raporların ilgili mevzuata uygunluğun bölge kurulları tarafından denetlenerek bilirkişilik kurumunun varlık amacına uygun olarak işlemesinin hedeflendiği anlaşılmaktadır.” ifadeleriyle bilirkişilik müessesesinde etkin, kurumsal bir yapının oluşturulmasının ve ilgili alandaki mesleki tecrübenin önemine değinilmiştir önemini belirtmiştir.

20. Danıştay 6.Dairesinin 23.06.2022 tarihli ve E:2022/3162, K:2022/7418 sayılı kararında; “Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; bilirkişinin görevini yerine getirirken tarafsız olması gerektiği, bu nedenle bilirkişiye tarafsız davranacağına dair yemin ettirileceği düzenlenmiş, ayrıca tarafsızlığın sağlanabilmesi için kamu görevlilerinin görevli bulundukları kurumlar ile ilgili dava ve işlerde görev alamayacakları anlaşılmaktadır. Bütün bu düzenlemeler ile bilirkişilerin tarafsız, objektif ve her türlü etkiden uzak şekilde görevlerini ifa etmeleri ve bu şekilde uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacak teknik ve uzmanlık görüşü içeren raporun hazırlanmasının sağlanması amaçlanmaktadır.” ifadelerine yer vererek bilirkişilik görevini icra edecek kişilerin tarafsız olmasının gerekliliği vurgulanmıştır.

21. Başvuranın mezkûr alt uzmanlık alanında başvurusunun reddedilmesine rağmen İzmir

Bilirkişilik Bölge Kurulunun, sosyal güvenlik denetmeni unvanlı kişilerin başvurularının mezkûr alt uzmanlık alanındaki başvurularının kabul edildiği iddiasına ilişkin olarak; İdare cevabi yazısında, Sosyal Güvenlik Kurumunda “denetmen” unvanında halen çalışmakta olan ve İzmir 2022 Yılı Bölge

Bilirkişi Listesi’nde 62.03 alt uzmanlık alanında kayıtlı herhangi bir bilirkişinin bulunmadığı, diğer bölge bilirkişi listelerinin her kurul bünyesinde ayrıca oluşturulduğunu, diğer kurulların liste oluşturma süreçleri ile değerlendirme kriterleri ve prensiplerinin bilinmediği ifade edilmiştir.

22. İdare hukukunun genel ilkeleri, yargı kararları ve bilimsel içtihatlara göre, idarenin işlem tesis ederken takdir yetkisini kullanma hakkı vardır. Ancak bu yetkiyi kullanırken keyfi davranmamalı, eşitlik ilkesine uygun hareket etmeli, adil olmalı, hakkaniyet ölçüsüne dikkat etmelidir. Tüm bu ilkelerin yanı sıra idari işlemlerin tesis edilirken belirli ölçütler esas alınmalıdır. Bu ölçütler; hukuka uygunluk, kamu yararı ve kamu hizmetinin gereklilikleri şeklinde belirtilebilir.

23. Çeşitli kanunlarda, yargı kararlarında ve bilimsel içtihatlarda kamu görevlisi olarak kabul edilen bilirkişilerin, belirli alanlarda ihtisasının olması ve ihtisas konusu alanlarda mesleki tecrübeye sahip olması, hukuki uyuşmazlıkların gereğince çözülebilmesi bakımından önem arz etmektedir. Adalet hizmetleri tam kamusal mal niteliğindedir. Bu nedenle hizmet sunumu sonucunda toplumun tamamını kapsayan kamusal fayda sağlarlar. Ayrıca iddia-tespit-müeyyide sürecinde hukuki uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulmasında görev alacak bilirkişilerin nitelikli ve yeterli mesleki tecrübeye sahip kişilerden oluşması, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını teminat altına alan bir husustur. İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun 2022 yılı bilirkişi başvurularında; başvuranın belirtilen alt uzmanlık alanındaki başvuruları; mesleki tecrübe, eğitim durumu ve bilirkişi dosyasında görev yapma tecrübesi yönünden değerlendirmeye tabi tutması, bilirkişilik müessesinde ihtisaslaşma ve bilirkişilerin niteliğinin artması amacına yönelik bir idari işlem olduğunu göstermektedir.

24. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun 2022 yılı bilirkişi listesini oluştururken bu hususta verdiği kararın, idarenin takdir yetkisini kullanırken esas alması gereken ölçütlerden; hukuka uygunluk, kamu yararı ve kamu hizmetinin gereklilikleri ilkelerine uygun olduğu görülmektedir. Başvuranın; başvuru konusu alanlarda gerekli nitelikleri ve mesleki tecrübeyi gösterir belgelere sahip olmaması, daha önce ilgili alanlarda bilirkişilik dosyasında görev almaması ve

62.03 “Sosyal Güvenlik Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alt uzmanlık alanında, başvuranın

Sosyal Güvenlik Kurumunda “denetmen” unvanında halen çalışmakta olması, “bilirkişinin tarafsız olması” ilkesi çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda başvurunun kabul edilmemesinde makul bir gerekçe

oluşturmaktadır. Belirtilen bu sebeplerle başvuranın, 40-15 “İşletme”, 62-02 “İş Mevzuatından Kaynaklı

Nitelikli Hesaplamalar” ve 62-03 “Sosyal Güvenlik Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alt uzmanlık alanlarında yaptığı başvurunun İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından reddedilmesi kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonucu ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İzmir

Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve İZMİR BİLİRKİŞİLİK BÖLGE KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi