onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının belirttiği tarihler arasında davalı işyerinde çalıştığını iddia ederek hizmet tespiti talep etmesi üzerine ortaya çıkmıştır. Davalı taraf, davacının işyerinde çalışmadığını ve bu iddiaların asılsız olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, tanık beyanları ve imza incelemesi gibi delilleri yetersiz bularak davayı reddetmiştir. Ancak, Yargıtay, sosyal güvenlik hakkının korunması ve kamu düzeni açısından bu tür davaların daha titiz bir şekilde incelenmesi gerektiğine vurgu yapmıştır.

Yargıtay, davacının çalıştığını ispatlamak için daha fazla delil toplanması gerektiğini belirterek, tanık beyanlarının yeniden alınması ve işyerine ilişkin belgelerin incelenmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu bağlamda, davacının çalışma koşulları, işin niteliği ve tanıkların beyanları gibi unsurların detaylı bir şekilde araştırılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/11454 E.  ,  2024/12983 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/1900 E., 2023/2122 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/163 E., 2023/84 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı … İnş. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti’nde 12.10.2010 – 10.02.2013 tarihleri arasında çalıştığını, ancak sigorta primlerinin ödenmediği ve sigorta girişlerinin yapılmadığını, davacının davalı yanında besici olarak çalıştığını, işten haksız ve dayanaksız olarak çıkarıldıktan sonra sigorta girişinin hiç yapılmadığını ve primlerinin ödenmediğini, bu süreç içerisinde tamamen sigortasız olarak çalıştığını öğrendiğini, bu durumun davacının maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi emeklilik işlemlerinin de gecikmesine sebep olcağını beyanla davacının davalı şirkette 12.10.2010 – 10.02.2013 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerinde çalıştığı iddiasının yersiz olduğunu, davalı şirketin tavuk üretimi yapan büyük bir işyeri olduğunu, davacı ile aralarında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, işyerinde kayıtsız çalışan kimse olmadığını, açılan dava üzerine yapılan araştırmada davacının köyde yaşayan … ile birlikte çalıştıkları ve birlikte büyükbaş hayvan baktıklarını, ancak daha sonra hayvanların satılması sonucunda ayrıldıklarını, … ile davalı işyerinin yan yana olduğunu ve müvekkili firmayı zarara sokmak için bu davanın açıldığının belirlendiğini, davalı şirkette profesyonel çalışanların bulunduğunu, davacının işyerinde herhangi bir çalışmasının bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
    2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının çalıştığını iddia ettiği … İnş. Ltd. Şti işyerinde şikayetine ilişkin olarak yapılan incelemede, şikayeti doğrulayacak bilgi ya da kayda rastlanmadığını, hizmet tespitine ilişkin bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini, bu nedenle çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğunun araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya kazandırılan imza incelemesi kök ve ek raporu, tanık beyanlarının görgüye dayalı olmaması ve çalıştığını beyan eden tanık anlatımlarını destekler başka delil bulunmaması hususlarının davacının davalı işyerinde fiilen çalıştığının ispatı için yeterli olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada düzenlenen bilirkişi ek raporu ile “Personel Aylık Avans ve Devreden Bakiye Dökümanı” başlıklı belge altında bulunan imzanın …’e ait olduğunun tespit edildiğini, tanık …’ın, …’in davalı işyerinde muhasebe işlerine baktığını ve ücretleri ödediğini beyan ettiğini, tanık …’in de davalı işyeri sahibinin yeğeni olduğunu ve davalı işyerinde çalıştığını beyan ettiğini, davacı asilin duruşmada alınan beyanında iş yerinde yapılan iş, ticaret ve çalışanlarla ilgili ayrıntılı açıklamalar yaptığını, daha sonra dinlenen tanıkların da müvekkilinin beyanlarını doğruladıklarını, müvekkili ve tanık beyanlarında ürünleri satın alan şirketler bildirilmesine rağmen mahkeme tarafından dinlenilmediğini, aynı şekilde müvekkili tarafından çiftlikte kalan şahıslar belirtildiği halde bu kişilerin de beyanlarının alınmadığını, müvekkilinin davalı işveren nezdinde çalışma gerçekleştirdiğini beyan eden tanık anlatımlarının göz ardı edildiğini, müvekkili aleyhine beyanda bulunan şahısların, ya müvekkilinin çalışmasının bittiği tarih olan 2013 yılı sonrasına ilişkin beyanlarda bulunduklarını ya da bilgilerinin olmadığını ifade ettiklerini, aleyhte beyanda bulunan tanıkların beyanlarındaki çelişkilerin giderilmediğini beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, davacının 12.10.2010-10.02.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
    Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
    Eldeki davada, Mahkemece davacının dava dilekçesi kapsamında büyükbaş hayvan yetiştiriciliği iddiası karşısında bu doğrultuda araştırma yapılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, çiftlikte tavuk yetiştiriciliği de yapıldığı açık olup davacı adına düzenlenen aylık avans belgesinin bulunduğu, tanıklarca da davacının … İnşaat Hayvancılık Şirketinde çalıştığının beyan edilmesi karşısında, öncelikle davacının davasını somutlaştırma kapsamında beyanı alınmalı, çiftlikte ne iş yaptığı, ne zaman bu işe başladığı, kimlerle çalıştığı, yönetimin kimin tarafından sağlandığı hususları tespit edilerek değerlendirilmeli, tanıklardan davacının çalışması konusunda ayrıntılı beyanları yeniden alınarak, davacının hangi işveren nezdinde hangi tarihler arasında çalıştığı her türlü şüpheden uzak bir biçimde açıkça belirlenmeli, toplanan deliller takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.