|
ÖZET: Bu karar, davacının davalıya ait inşaat iş yerlerinde 23.06.2010-10.07.2012 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, sosyal güvenlik hakkının korunması açısından hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu vurgulayarak, tarafların sunduğu kanıtlarla yetinilmeyeceğini, gerektiğinde re’sen araştırma yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığının yeterli bir araştırmayla belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Mahkeme, davacının tanık beyanlarının çalıştığını doğruladığını, ancak hangi tarihlerde hangi iş yerlerinde çalıştığının net olarak tespit edilemediğini belirtmiştir. Bu nedenle, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece eksik araştırma yapıldığı ve tanıkların dinlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durum, verilen kararın hatalı olduğu ve bozmayı gerektirdiği sonucunu doğurmuştur. Sonuç olarak, temyiz edilen kararın ortadan kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bu, sosyal güvenlik hakkının etkin bir şekilde korunması ve fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için gerekli bir adım olarak değerlendirilmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/4008 E. , 2024/5602 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2113 E., 2024/237 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/229 E., 2021/481 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalıya ait inşaat iş yerlerinde 23.06.2010-10.07.2012 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sigortalılık belirtilen tarihlerde davalı iş yerinde hizmet akdinin tespit edilebilmesi için işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına geçmiş olması ve prim ödeme gün sayısının mevcut olması gerektiğini, bunun ispatının davacıya düştüğünü, Kurum kayıtlarında davacının prim ödeme gün sayısının mevcut olmadığını, davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, resmi kurum kayıtları karşısında, davacının çalışma iddialarının ancak eşdeğer belgelerle ispatı gerekmekte olup, tanık sözleriyle ispatına muvafakatları olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
II.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 01.03.2011-30.03.2011 tarihleri arasında davalı şirkete ait….sicil nolu iş yerinde, 01.04.2011-30.04.2011 tarihleri arasında davalı şirkete ait … sicil nolu iş yerinde, 01.05.2011-18.07.2011 tarihleri arasında davalı şirkete ait 1015407 sicil nolu iş yerinde, 19.07.2011-01.05.2012 tarihleri arasında davalı şirkete ait 1009310 sicil nolu iş yerinde, 02.05.2012-10.06.2012 tarihleri arasında davalı şirkete ait …. sicil nolu iş yerinde hizmet akdiyle asgari ücretle çalıştığının tespitine, 23.06.2010-28.02.2011 ve 11.06.2012-10.07.2012 dönemleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili İstinaf Sebepleri
23.06.2010-28.02.2011 ve 11.06.2012-10.07.2012 tarihleri arası yönünden red kararı verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı şirket vekili İstinaf Sebepleri
Davacının, davalı iş yerinde çalışmadığını, tanık beyanlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı Kurum vekili İstinaf Sebepleri
Davalı sıfatıyla değil feri müdahil olmaları gerektiğini, hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının işe giriş bildirgesinin bulunmadığını, resen araştırma yapılması gerektiğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından kaldırma kararı gereğince karar verilmesi, 01.10.2008-28.02.2011 tarihleri arasındaki dönemde sigortalının (4/1-a) ve (4/1-b) sigortalılık hallerine aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır. hükmü gereğince; ilk önce başlayan Tarım Bağ-Kur sigortalılığına öncelik verilerek bu dönem yönünden 4/a kapsamındaki talepler yönünden red kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olduğu, diğer dönem yönünden, davacının çalışmasının tanık beyanları ile ispat edildiği, tanık beyanlarına, tanıkların çalışma süresi ile sınırlı olarak itibar edilmesinde isabetsizlik bulunmamakta olduğu anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı şirket vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalıya ait inşaat iş yerlerinde 23.06.2010-10.07.2012 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Hizmet tespiti yönünden davanın yasal dayanağı; 506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.
3.Değerlendirme
Dava hizmet tespiti davasıdır. Davacı, davalıya ait inşaatlarda kalıp ustası olarak kesintisiz ve aralıksız olarak çalıştığını beyanla 23.06.2010-10.07.2012 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. Mahkemece, tanık beyanlarının davacının çalışmalarını doğruladığı, ancak davacının beyan dilekçesinden davacının hangi tarihlerde hangi inşaatlarda çalıştığının tespit edilemediği, özellikle bordro tanıkları … ve …’in beyanları esas alınarak, bu tanıkların çalışmalarının geçtiği inşaat iş yerlerinin davacının hizmetlerinin geçtiği inşaat iş yerleri olarak kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Davacının 01.05.2010 tarihinden itibaren 30.09.2014 tarihine kadar tarım bağ-kur sigorta primlerini ödemiştir. Mahkemece, önceden başlayan tarım sigortalılığı 2926 sayılı Kanun kapsamında 01.03.2011 tarihine kadar geçerli sayılması isabetli ise de; bu tarihten sonraki 4/1-a sigortalılığına ilişkin yapılan araştırma karar vermeye yeterli değildir.
Mahkemece bu dönemde davalı şirketin almış olduğu ihaleler ile ihale dışı yapmış olduğu inşaatlar tespit edilmek suretiyle bu iş yerleri ile ilgili Kurumda bulunan iş yeri sicil dosyaları, dönem bordroları celp edilmeli, her bir dönem ve her bir iş yeri için tespit edilecek bordro tanıkları dinlenilmeli, davacının …’nun çalışanı olduğu iddia edilmekle özellikle bu kişi de tanık olarak dinlenilmeli, çalışmaların sürekli olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Bu hususlar göz ardı edilerek verilen karar eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile verilmiş olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.