ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yaptığı başvuruda, emekli aylığının geç bağlandığı ve 100. yıl ikramiyesinden yararlanamadığı iddiasında bulunmuştur. Başvuran, İzmit Sosyal Güvenlik Merkezi’nden aldığı yanlış bilgi nedeniyle 2024 Şubat ayında emeklilik dilekçesi vermiş, oysa 2023 Ekim ayında emekli olabileceği belirtilmiştir. Bu durum, başvuranın 2023 Ekim ile 2024 Şubat arasındaki emekli aylıklarından ve ikramiyeden mahrum kalmasına neden olmuştur. SGK, başvuranın emeklilik koşullarını 2023 Ekim’de tamamladığını, ancak emeklilik talebinin 2024 Şubat’ta yapıldığını ve bu nedenle aylığın talep tarihini takip eden ay başından itibaren bağlandığını açıklamıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını inceledikten sonra, SGK’nın işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. Başvurunun reddedilmesine gerekçe olarak, başvuranın SGK’ya emeklilikle ilgili herhangi bir yazılı başvuru yapmadığı ve SGK’nın kendisine doğru bilgi verdiği belirtilmiştir. Ayrıca, başvuranın emeklilik şartlarını tamamladığı tarihten sonra herhangi bir talepte bulunmadığı için geçmişe dönük ödeme yapılmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi yönünde karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/8045-S.24.12635

BAŞVURU NO : 2024/3368

KARAR TARİHİ : 05.08.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın tarafına yanlış bilgi verildiğinden dolayı emekli aylığının geç bağlandığı ve 100. yıl ikramiyesinden yararlandırılmadığı iddiası hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05.03.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; İzmit Sosyal Güvenlik Merkezine (SGM)

emeklilik durumuyla ilgili bilgi talebinde bulunduğunda kendisine 2024 Şubat ayında dilekçesini verip emekli olabileceğinin söylendiğini, bunun dışında Ankara’daki sosyal güvenlik merkezinden de aynı bilgiyi aldığını, bu yüzden 2024 Şubat ayında Sıhhiye SGM’ye emeklilik dilekçesini vermeye gittiğinde kendisine aslında 2023 Ekim ayında emekli olabileceğinin söylendiğini, dolayısıyla 2023 Ekim ayından 2024 Şubat ayına kadar olan sürede alması gereken emekli aylıklarından ve emeklilere yapılan 100. yıl ikramiye ödemesinden yoksun kaldığını, yaklaşık olarak 100.000 TL’ye yakın maddi kaybının olduğunu, Sosyal

Güvenlik Kurumunun (SGK) bahsi geçen birimlerinden kendisine yapılan yanlış bilgilendirmenin santral kayıtları ve ilgili personel aracılığıyla ortaya konulabileceğini, söz konusu mağduriyetinin giderilmesi için

SGK’ya yaptığı başvurusuna çok geç dönüş yapıldığını, anılan yanıtta kendisinin emekli aylığına hak kazanma koşullarını 02/11/2023 tarihinde kazanmış olup bu tarihten sonra emekli olabileceği, ancak 04/03/2024 tarihinde tahsis talebinde bulunduğundan emekli aylığının talep tarihini takip eden ay başından itibaren bağlandığı ve bu durumdan kaynaklı herhangi bir hak kaybı olmadığının ifade edildiğini belirterek emekli aylığına hak kazandığı 2023 Ekim ayından beri alması gereken emekli maaşları ile emeklilere ödenen 100. yıl ikramiyesinin tarafına ödenmesini ve kendisine yanlış bilgi veren personelin disiplin cezası alması için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

/

2. Kurumumuzun 03/04/2024 tarih ve – / -S. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 21/05/2024 tarih ve E- – – sayılı yazı ve eklerinde ilgili mevzuatına

da yer verilmek suretiyle özetle:

2.1. Başvuranın 02/11/1998 tarihli ilk işe giriş tarihine göre aylığa hak kazanma koşullarının 25 yıl sigortalılık süresi ve 5900 gün prim ödeme gün sayısı olduğu, 25 yıl sigortalılık süresini 02/11/2023 tarihinde doldurduğu, 4/1-(a) kapsamında toplam 7315 prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 2.2. Başvuran tarafından 2024 Şubat ayından önce emekliliğe ilişkin bilgi edinme talebiyle Kurumlarına yapılmış herhangi bir yazılı başvuru bulunmadığı, 2.3. Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının mülga 506, 1479, 2925 ve 2926 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlendiği, 506 sayılı Kanun’a tabi prim ödeyenlerin aylığa hak kazanıp kazanmadıklarının tespitinde belli bir yaşa ulaşma, belli bir süre prim ödeme, belli bir süre sigortalı olma, sigortalı işten ayrılma ve Kurumlarından yazılı istekte bulunma şartlarının yerine getirilmesinin arandığı, bu şartlardan herhangi birinin eksikliğinde sigortalıya aylık bağlanmasına imkân bulunmadığı, 2.4. Öte yandan 03/03/2023 tarih ve 32121 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7438 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen geçici 95’inci madde gereğince 506 sayılı Kanun’un geçici 81’inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi hükümlerine göre yaşlılık aylığı hak kazanma koşullarından yaş şartının kaldırıldığı, 2.5. Bu kapsamda 08/09/1999 (dâhil) tarihinden önce sigortalı olanlardan 4/1-(a) statüsünde olanların aylığa hak kazanma koşullarının 506 sayılı Kanun’un geçici 81’inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 95’inci maddesine göre belirlendiği, 5510 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi uyarınca ise yaşlılık aylığına hak kazananlara yazılı istek tarihinden sonraki ay başından itibaren aylık bağlanacağı, 2.6. Yine 5510 sayılı Kanun’un 28’inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının yaşlılık aylığından yararlanabilmek için 4/1-(a) kapsamındaki sigortalının çalıştığı işten ayrılması gerektiği hükmünün amir olduğu, 2.7. Ayrıca Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin “Tahsis talep tarihi” başlıklı 67’nci maddesinin üçüncü fıkrasında “Aylığa hak kazanılmış ve aynı ay içinde olmak kaydıyla, tahsis talep tarihinden sonra işinden ayrılan veya işyerini kapatan sigortalıların tahsis talepleri de geçerli sayılır.” hükmünün yer aldığı, 2.8. Buna göre, Kurum kayıtlarının incelenmesinde başvuranın 21/02/2024 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ve 29/02/2024 tarihinde işten ayrılmış olduğu anlaşılmış olup 23/03/2024 tarihinde aylık bağlama işlemleri tamamlandıktan sonra tahsis talebini takip eden ay başı olan 01/03/2024 tarihi itibarıyla tarafına yaşlılık aylığı bağlandığı, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi

edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 28’inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında; “Yukarıdaki fıkralarda belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan, (b)

bendinde belirtilen sigortalının sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra yazılı istekte bulunmaları, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalıların ise istekleri üzerine yetkili makamdan emekliye sevk onayı alındıktan sonra ilişiklerinin kesilmesi şarttır.”, 5.2. “Yaşlılık aylığının başlangıcı ve kesilmesi” başlıklı 30’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yazılı istek tarihinden sonraki, (…)

ay başından itibaren aylık bağlanır.”, 5.3. 03/03/2023 tarih ve 32121 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7438 sayılı Kanun ile eklenen geçici 95’inci maddesinde; “Bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması için talepte bulunanlardan 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi, 1479 sayılı

Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2925 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ve 5434 sayılı Kanunun geçici 205 inci maddesi hükümlerine göre yaşlılık veya emekli aylığı bağlanacak olanlar, söz konusu hükümlerde yaş dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık veya emekli aylığından yararlanırlar. Bu fıkra esas alınarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilemez.”, 6. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 81’inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde; “(…)

B) 23.5.2002 tarihinde; (…)

n) Sigortalılık süresi 5 (dahil) yıldan fazla, 6 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 53 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 3 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 5 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 57 yaşını doldurmaları ve en az 5900 gün, (…)

/

Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.”, 7. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin; 7.1. “Yaşlılık aylığı başvurusu ve istenecek belgeler” başlıklı 56’ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, sigortalının Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında bulunması hâlinde, çalıştığı işten ayrıldıktan sonra, b) (b) bendi kapsamında bulunması hâlinde, tarım işlerinde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar hariç sigortalılığa esas faaliyetine son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra, örneği Kurumca hazırlanacak tahsis talep dilekçesi ile Kuruma başvurması şarttır.”, 7.2. “Tahsis talep tarihi” başlıklı 67’nci maddesinde; “Uzun vadeli sigorta kollarından hak kazanılan yardımların yapılması veya aylıkların bağlanması için, sigortalı veya hak sahibince adi posta veya kargo ile veya Kuruma doğrudan yapılan yazılı başvurularda, tahsis talep tarihi olarak dilekçenin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınır. Taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT Alo Post veya PTT Kargo ile gönderilen tahsis taleplerinde ise dilekçenin postaya verildiği tarih, Kuruma intikal tarihi olarak kabul edilir.

Malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığı tarihin ayın son günü resmî tatil gününe veya hafta sonu tatiline rastlaması nedeniyle taleplerini Kuruma veremeyen sigortalıların, bu resmî tatil gününü takip eden ilk iş günü mesai bitimine kadar Kuruma verilen, taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT Alo Post veya PTT Kargo ile gönderilen talepleri, önceki ayın son günü verilmiş gibi kabul edilir.

Aylığa hak kazanılmış ve aynı ay içinde olmak kaydıyla, tahsis talep tarihinden sonra işinden ayrılan veya işyerini kapatan sigortalıların tahsis talepleri de geçerli sayılır.

(…)”, düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, Ret Kararı verilmesine ilişkin hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle; kendisine SGK görevlileri tarafından yanlış bilgilendirmede bulunulması yüzünden aslında 2023 Ekim ayında emekli olabilecekken 2024 Şubat ayında emeklilik talebinde bulunduğunu, bu nedenle arada geçen süredeki emekli aylıkları ile emekliler için bir defaya mahsus verilen 100. yıl ikramiyesinden yoksun kaldığını, ayrıca kendisine yanlış bilgi veren görevlilerden şikâyetçi olduğunu belirterek bahsedilen maaş ve ikramiye ödemesinin tarafına yapılmasını talep etmektedir.

10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 03/03/2023 tarihinde yayımlanan 7438 sayılı Kanun ile emeklilikte yaş şartının kaldırılmış olduğu, başvuranın ilk işe giriş tarihine göre 4/1-(a) kapsamında aylığa

/

hak kazanma koşullarının 25 yıl sigortalılık süresi ve 5900 gün prim ödeme gün sayısı olarak belirlendiği, yaş şartı dışındaki diğer emeklilik şartlarını ise 02/11/2023 tarihinde doldurduğu, 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre yaşlılık aylığına hak kazananlara yazılı istek tarihinden sonraki ay başından itibaren ve çalıştığı işten ayrılmaları şartıyla aylık bağlanacağının hüküm altına alındığı, başvuranın ise 21/02/2024 tarihinde tahsis talebinde bulunup 29/02/2024 tarihinde işten ayrıldığının anlaşılması üzerine 23/03/2024 tarihinde tahsis talebini takip eden ay başı olan 01/03/2024 tarihi itibarıyla tarafına yaşlılık aylığı bağlandığı, bunun dışında başvuran tarafından 2024 Şubat ayından önce emekli olabileceği tarihe ilişkin bilgi edinme talebiyle Kurumlarına yapılmış olan herhangi bir yazılı başvuru bulunmadığı belirtilmiştir.

11. Bu çerçevede başvuru konusu somut uyuşmazlığın; başvuranın kendisine SGK görevlilerince yanlış bilgi verildiği iddiasından hareketle normalde emekli olabileceğinden geç bir tarihte emeklilik talebinde bulunmasının başvuran nezdinde haklı bir beklenti oluşturup oluşturmayacağı ile söz konusu durumun idarenin tazmin sorumluluğunu doğurup doğurmayacağı hususlarında ortaya çıktığı görülmektedir.

12. Öncelikle Anayasamızın 2’nci maddesinde bahsedilen hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri olan hukuk güvenliği ilkesine bakılacak olursa; bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Dolayısıyla kanunlar ile idarenin iş ve işlemlerine güvenerek hayatını yönlendiren, hukuki faaliyetlere girişen bireyin bu kanunlar ile iş ve işlemlerin uygulanmasına devam edileceği yönünde oluşan beklentisinin mümkün olduğunca korunması hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir. Ancak güvenin korunması, mevcut bir hukuki durumun dokunulmazlığı anlamına da gelmez.

13. Bir beklentinin hukuken koruma görebilmesinin ön koşullarından biri beklentinin haklı (meşru)

beklenti seviyesine ulaşmasıdır. Haklı beklenti, bireyin kendisine güvenerek hareket ettiği lehine olan bir kanunda öngörülemez bir değişiklik yapılması ve bu öngörülemez değişikliğin herkes yönünden objektif olarak beklenebilecek bir beklentiyi sonuçsuz bırakması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gündeme gelmektedir. Ancak bir beklentinin hukuken korunabilmesi için anılan koşulların gerçekleşmesi yeterli olmayıp bu beklentinin korunmasına engel teşkil eden bir kamu yararının da bulunmaması gerekmektedir. Bu yönüyle anayasa yargısında kişi yararıyla kamu yararının karşı karşıya geldiği durumlarda ancak önemli bir kamu yararının bulunmadığı durumlarda haklı beklentinin korunması kabul edilebilir. Aksi takdirde kanun koyucunun kamu yararını gerçekleştirmek üzere değişen koşulara göre yeni politikalar belirlemesi imkânı önemli ölçüde zedelenebilir (AYM, E: 2015/41, K: 2017/98, T: 04/05/2017, §§ 245-247).

14. Bir başka açıdan ise haklı beklenti, makul bir şekilde ortaya konmuş icra edilebilir bir iddianın doğurduğu, mevzuatta belirli bir kanun hükmüne veya başarılı olma şansının yüksek olduğunu gösteren yerleşik ve istikrarlı bir yargı içtihadına dayanan, yeterli somutluğa sahip nitelikteki bir beklentidir.

Temelsiz bir hak kazanma beklentisi veya sadece hukukta mülkiyet hakkı yahut başkaca güvence altına alınan bir hak kapsamında savunulabilir bir iddianın varlığı haklı beklentinin kabulü için yeterli değildir

(AYM, E: 2020/13, K: 2020/68, T: 12/11/2020, § 21).

15. Bu doğrultuda başvuruya konu somut olaya bakıldığında; /

15.1. Başvuranın SGK Tescil ve Hizmet Dökümünden anlaşıldığı kadarıyla; 4/1-(a) sigortalılık statüsünde ilk işe başlangıç tarihinin 02/11/1998 olduğu, bunun dışındaki bir statüden sigortalılığının bulunmadığı, bu nedenle 506 sayılı Kanun’un geçici 81’inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre yaşlılık aylığına hak kazanma şartlarının 25 yıl sigortalılık süresi, 5900 gün prim ödeme gün sayısı ve 57 yaş olarak belirlendiği, 25 yıl sigortalılık süresini doldurmuş olduğu 02/11/2023 tarihinde başvuranın 4/1-(a)

kapsamında toplam 7315 prim ödeme gün sayısının bulunduğu görülmektedir.

15.2. Kamuoyunda EYT düzenlemesi olarak bilinen ve 03/03/2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7438 sayılı Kanun ile getirilen 5510 sayılı Kanun’un geçici 95’inci maddesinde; 08/09/1999 tarihinden önce sigortalı olup bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması için talepte bulunanlardan 506 sayılı Kanun’un geçici 81/1-(B) maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanacak olanlar için söz konusu hükümdeki yaş şartının aranmayıp diğer şartları tamamlamaları halinde kişilerin yaşlılık aylığından yararlandırılacakları kurala bağlanmıştır.

15.3. Başvuran 21/02/2024 tarihinde tahsis talebinde bulunmuş ve 29/02/2024 tarihinde ise çalıştığı işten ayrılmıştır. Yukarıda bahsedilen 5510 sayılı Kanun’un geçici 95’inci maddesine istinaden yaş şartı dışındaki 25 yıl sigortalılık süresi ile 5900 prim ödeme gün sayısı şartını sağlayan başvuranın İzmit SGM tarafından 23/03/2024 tarihinde aylık bağlama işlemleri tamamlanarak 01/03/2024 tarihinden itibaren başvurana yaşlılık aylığı bağlanmıştır.

15.4. Bununla beraber ilk olarak yaş şartı dışındaki diğer şartları sağladığı 02/11/2023 tarihinde emekli olmaya hak kazanan başvuranın 21/02/2024 tarihine kadar emeklilik durumuyla ilgili bilgi edinme talebinde veyahut doğrudan tahsis talebinde bulunduğuna dair herhangi somut bir bilgi veya belgeye rastlanmamıştır. Nitekim 5510 sayılı Kanun ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin ilgili hükümlerinde çalıştığı iş yerinden ayrılmamış olan 4/1-(a) kapsamındaki sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanamayacağı açık bir şekilde düzenlenmiştir. Ayrıca yaşlılık aylığının SGK’ya iletilen yazılı istek tarihinden sonraki ay başından itibaren bağlanacağı da ortadadır.

16. Başvuru konusu uyuşmazlığa benzerlik gösteren bir olaya dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/12/1999 tarih ve E: 1999/995, K: 1999/1011 sayılı kararına değinilecek olursa (Erişim için bkz.

www.corpus.com.tr):

16.1. Dava konusu olayda; SGK’nın davacıya yaşlılık aylığı bağlanabileceğini bildirmesi üzerine kişinin bu bildirime güvenerek çalıştığı işinden ayrıldığı, ancak daha sonrasında idarenin emeklilik hesabını yanlış yaptığından aslında aylık bağlanamayacak durumda olan davacının işsiz kaldığı, kişinin belirli bir süreyi herhangi bir işte çalışmadan geçirdikten sonra emeklilik için gerekli şartları tamamlamak adına başka bir yerde işe başlayarak gerekli şartı sağlayıp tekrar SGK’ya başvuruda bulunduğu ve bu suretle emekliye ayrıldığı görülmüştür.

16.2. Yargıtay tarafından dava konusu uyuşmazlığın çözümünde ise; davacının maruz kaldığı durumun

SGK’nın haksız fiil niteliği taşıyan eyleminden dolayı gerçekleştiği, o nedenle davacının işsiz kalmasından ötürü idareden gerçek zararını isteyebileceği, bununla beraber zarar hesabı yapılırken ilk işteki elde edilmesi gereken net ücretin esas alınıp geçen sürede kazanılan başkaca bir ücret varsa bu tutarın tazminattan düşürülmesi gerektiği, ancak bu sürede ilk işteki ücretin altında kalan bir tutar karşılığında çalışılmışsa bu farkın tazminata dâhil edileceği, öte yandan davacı boşta kaldığı süre içinde bir işte çalışma

/

imkânı ortaya çıkmasına rağmen çalışmamış ve bu durum idare tarafından iddia ve ispat edilirse o işten elde edilmesi muhtemel ücretlerin de tazminattan indirilmesi yoluna gidilmesi gerektiği değerlendirilmiştir

(aynı içtihadın benimsendiği Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin kararları için bkz. E: 2014/13778, K:

2015/3997, T: 06/03/2015; E: 2015/18601, K: 2018/4380, T: 07/05/2018; E: 2017/5304, K: 2019/7894,

T: 24/10/2019; E: 2020/2255, K: 2020/6283, T: 03/11/2020).

17. Bu itibarla başvuru konusu somut uyuşmazlık yönünden; 17.1. Her ne kadar başvuran 02/11/2023 tarihinde 506 sayılı Kanun’un geçici 81/1-(B) maddesinde yer alan yaş dışındaki diğer şartları sağlayarak yaşlılık aylığı bağlanabilecek duruma gelmiş olsa da tahsis talebini 21/02/2024 tarihinde SGK’ya iletmiş olduğundan ve 02/11/2023-21/02/2024 tarihleri arasında geçen sürede emekli olmaya veya emeklilik durumuyla ilgili bilgi edinmeye yönelik başvuruda bulunduğunu somut bir şekilde ortaya koyamadığından başvuranın sözü edilen zaman aralığındaki yaşlılık aylığı tutarlarının ve 100. yıl ikramiyesinin tarafına ödenmesi konusunda yeterli somutluğa sahip nitelikte bir beklentiye girdiğinden bahsedilemez. Dolayısıyla yukarıda aktarılanlar ışığında hukuki güvenlik ilkesinin sağlanması adına belirli bir haklılık seviyesine ulaşmış ve korunması gereken bir beklentinin varlığını kabul etmek mümkün gözükmemektedir.

17.2. Ayrıca başvurana SGK tarafından yapılan yanlış bilgilendirme yüzünden başvuranın normalde olabileceğinden daha geç bir tarihte emekliye ayrılması durumu gerçekleşmiş olsa dahi yukarıda yer verilen

Yargıtay içtihadına konu edilmiş uyuşmazlıklarda göründüğü gibi bir zararın ortaya çıktığından söz edilemeyecektir. Şöyle ki idarenin işlem ve eylemine güvenerek bir harekette bulunan kişilerin devamında mevcut durumlarını kaybetmesi nedeniyle düştükleri yoksunluk durumunun idarenin haksız fiilinden kaynaklandığı ve bu nedenle ortaya çıkan zararın idarece karşılanması gerektiği yönündeki hukuksal yoruma başvurabilmek için öncelikle kişinin mevcut durumunda aleyhine sonuç doğuracak bir değişiklik gerçekleştiği ortaya konulup bundan doğan zarar da somut olarak belirlenebilmelidir.

17.3. Yargıtay içtihadında güdülen amaç, kişilerin idarenin haksız fiili nedeniyle kaybettikleri önceki fiili durumlarının maddi tazminat yoluyla hukuken korunmasıdır. Fakat işbu başvuruya konu somut olayda başvuranın ilk defa aylık bağlanabilecek duruma geldiği 02/11/2023 tarihinden sonra hâlihazırda bir işte çalıştığından tarafına bağlanan yaşlılık aylığının başlatıldığı 01/03/2024 tarihine kadar bir kazanç elde ettiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan başvuranın 02/11/2023 tarihinde emekli olabileceği varsayımı kabul edilse bile bu halde aylık başlangıç tarihi 01/12/2023 olarak belirleneceği için 2023 Ekim ödeme döneminde gelir veya aylık ödemesi yapılanlara bir defaya mahsus 5.000 TL tutarında ödenmiş olan 100. yıl ikramiyesinden yararlanması da olasılık dâhilinde değildir. Sonuç olarak başvuranın idare tarafından kendisine sözlü biçimde yanlış bilgi verildiği iddiasından hareketle geçmişe dönük yaşlılık aylıkları ve 100. yıl ikramiye ödemesi açısından haklı bir beklentiye girdiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığı, bununla beraber söz konusu durumun başvuran nezdinde hukuken korunması gereken bir yarar da doğurmadığı değerlendirilmektedir.

18. Bu kapsamda yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiası ile idarenin beyanları ve ilgili mevzuat hükümleri ve konuya dair yargı kararları çerçevesinde Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın emeklilik şartlarını ilk defa tamamlamış olduğu 02/11/2023 tarihi esas alınarak (01/03/2024 tarihinden) geçmişe dönük yaşlılık aylıkları ile 2023 Ekim döneminde gelir veya aylık alanlara mahsus 5.000 TL tutarındaki 100. yıl ikramiyesi ödemesinin tarafına yapılması talebinin idare

/

tarafından yerine getirilmemesi işleminde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık görülemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler idare tarafından gerekçeli bir şekilde Kurumumuza iletilmiş olmakla beraber süresi içerisinde Kurumumuza gönderilmediğinden “makul sürede karar verme” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup idareden bahse konu ilkeye uygun davranması beklenilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu Ret Kararı’nın başvurana tebliği tarihinden itibaren ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kocaeli İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi