|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı açtığı davada hükmedilen vekalet ücretinin iadesi talebinin reddine ilişkindir. Başvuran, 1.861 TL’nin iadesini talep ederken, 5502 sayılı Kanun’un 36. maddesi gereği, Kurum aleyhine hükmedilen alacakların tahsili için öncelikle yazılı müracaat yapılması gerektiği belirtilmiştir. İdare, başvuranın doğrudan icra takibine gitmesini hukuka aykırı bulmuş ve icra takibinin iptalini talep etmiştir.
Kararda, idarenin, mahkeme kararları ile hükmedilen vekalet ücretlerinin tahsilinde ödemeye davet yazısı göndermekle yükümlü olmadığı, bu nedenle başvuranın iade talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, idare lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin tahsilinde ön başvuru zorunluluğunun, günümüz kamu yönetimi ve iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde emsal teşkil etmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş ve idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/4787-S.22.7254
BAŞVURU NO : 2022/4004
KARAR TARİHİ : 07/04/2022
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, idareye ödemek zorunda kaldığı 1.861 TL’nin tarafına iadesini talep etmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 13/03/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan ( T.C. Kimlik No:
özetle; Eskişehir 1.İş Mahkemesinin 08/03/2021 tarihli ve ., sayılı ilamı ile lehine 1.417,31 TL’nin ödenmesine karar verildiği, davalı idarenin mahkeme ilamına rağmen borcunu ödememesi üzerine Eskişehir 5. İcra Dairesi nezdinde açmış olduğu Sayılı ilamların icrasına yönelik takip dosyasının 5502 sayılı Kanunun 35.maddesi nedeniyle işlevsiz kaldığını ve idare tarafından Eskişehir 1.İcra Hukuk Mahkemesinde açılmış olan Sayılı dava sonucunda; 07/06/2021 tarih K.sayılı istinaf yolu kapalı ilam ile takibin iptaline ve idare lehine 840TL vekalet ücreti ödemeye mahkum edildiğini, idare lehine hükmedilen ücreti vekalet için Eskişehir 8.İcra Dairesinde açmış olduğu E.sayılı icra dosyasından bile 720 TL ücreti vekalet talep edildiğini ve 05/09/2021 tarihi itibariyle dosya kapak hesabının 1.706,43 TL olduğunu, idare ile Eskişehir 8.İcra Müdürlüğü ve
Eskişehir 1.İcra Hukuk Mahkemesinin organize işbirliği sonucunda; 1.417,31 TL alacağını devletten yasal olarak tahsil edemediği için idareye 1.861TL ücreti vekalet ödemek zorunda kaldığını belirterek; idareye ödemek zorunda kaldığı 1.861 TL’nin tarafına iadesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 28/01/2022 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına Gönderme Kararı verilmiş olup; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Hukuk Müşavirliği tarafından gönderilen 14/02/2022 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Başvuran tarafından Kuruma karşı açılan Eskişehir l. İş Mahkemesinin ., 2021/209K. sayılı
08/03/2021 tarihli kararında mahkemece davacının davasının kabulüne; 1.417,31 TL faiz alacağının
Kurumdan alınarak başvuruna verilmesine karar verildiği,
2.2 İlgili karar üzere Başvuran tarafından Kuruma karşı Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünün sayılı
takip dosyasıyla ilamlı icra takibi başlatıldığı,
2.3 11/09/2014 tarihli 29116 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6552 sayılı Kanun ile değişiklik yapılan
5502 sayılı Kanunun 36. maddesinin 2. fıkrasında; “Kurumun taraf olduğu her türlü davalarda, Kurum
aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri, alacaklı veya vekilinin Kuruma ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle birlikte yazılı şekilde yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap numarasına, müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre geçmeden
Kurum aleyhine cebri icra yollarına başvurulamaz. Belirtilen sürede ödeme yapılmaması halinde, söz konusu alacaklar genel hükümler dairesinde tahsil olunur. Mahkeme kararlarında yer alan miktarların kararın kesinleşmesinden önce ödenmesi halinde, söz konusu kararların ilgili mercilerce bozulmasını müteakip ödenen miktarlar, ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ilgililerden tahsil edilir.” Denildiği,
2.4 Bu kapsamda; Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında
icra takibine gidilebilmesi için; öncelikle ilgi kişi tarafından ödemeye dayanak belgeler ile Kuruma yazılı olarak müracaatla bulunulması ve müracaat tarihinden itibaren 30 gün geçmesine rağmen müracaat edene ödeme yapılmamış olması gerektiği, bahsedilen şartlar sağlanmadan icra takibine başlanılması ise usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği,
2.5 Başvuran tarafından da bu usule uyulmadan icra takibine gidildiği, bunun üzerine İcra Hukuk
Mahkemesinden icra takibinin şikayeti ile takibin iptali talebinde bulunulduğu, şikayet üzerine Eskişehir l.
İcra Hukuk Mahkemesinin . sayılı, 07/06/2021 tarihli kararı ile şikayetin kabulüne, Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünün . sayılı takip dosyasının iptaline, 840,00TL vekalet ücretinin de Başvurandan alınarak Kuruma verilmesine (kesin olarak) karar verildiği,
2.6 Kararda hükmedilen vekalet ücretinin tahsili için doğrudan başvuran aleyhine icra takibi yapmak yoluna
gidilmediği, 28/06/2021 tarih varide sayılı borç bildirim yazısı ile Başvuranın, dava ve cevap dilekçelerinde Mahkemeye belirtmiş olduğu adresine ( Mah. Cad. / /
Çankaya/Ankara) borç bildiriminde bulunulduğu, bu yazıda Eskişehir 1. İcra Hukuk Mahkemesinin
. sayılı 07/06/2021 tarihli kararı gereği 840,00 TL vekalet ücretinin, 11,00 TL mahkeme masrafı ve 12,00 TL kanuni faizden oluşan 863,00 TL Kurum alacağının, 7 günlük yasal süre içerisinde Kurum hesaplarına ödenmesi; ödemenin yapılmaması durumunda cebri icraya gidileceği bildiriminde bulunulduğu, Başvuran tarafından bu 7 günlük süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığı, makul bir süre beklendikten sonra (borç bildirim yazısının tebliğinden yaklaşık bir buçuk ay sonra)
04/08/2021 tarihinde, tahsil edilemeyen Kurum alacağının Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün
Sayılı dosyasıyla icra takibine konulduğu ve alacak tahsil edildikten sonra dosyanın işlemden kaldırıldığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasasını;
3.1 “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî
dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”
/
3.2 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler,
özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz”
3.3 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak
suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,
3.4 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve
hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,
3.5 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve
dördüncü fıkralarında; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye
Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”,
5. 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun;
5.1 “ Para borcu ve teminat için takip” başlıklı 42. maddesinde; “Bir paranın ödenmesine veya bir
teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoluyla veya rehinin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan eder…”,
5.2 “Hukuku amme borçları” başlıklı 47. maddesinde; “ Para cezasıyla diğer hukuku amme borçlarının
takibi hakkındaki kanunlar hükmü mahfuzdur. Şu kadar ki, Devletin bir akitten veya haksız bir fiilden doğan alacakları hakkında bu kanunun hükümleri cereyan eder.”,
5.3 “Ödeme emri ve muhtevası” başlıklı 60. maddesinde; “İcra müdürü takip talebinin bu Kanunda
öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler. Talebin kabul edilmemesi halinde verilen karar tutanağa yazılır. Emir:… Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra dairesine ait ödeme emrinde yazılı olan banka hesabına ödenmesi, borç, teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını,3. Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra takibinde senedin kendisinden sadır sayılacağı, Senet altındaki imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada hazır bulunması; buna uymazsa vaki itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verileceği, Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesi
ihtarını…5. Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını ihtiva eder.”,
5.4 “Paraların Paylaştırılması Zamanı, Masraflar ve Vekalet Ücreti” başlıklı 138. maddesinde;
“…Vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına dahildir…”
6. Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164. maddesinde; “Avukatlık ücreti avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder…Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.”,
7. 5502 Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un “Muafiyetler” başlıklı 36. maddesinde; “Kurumun taraf olduğu her türlü davalarda, Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri, alacaklı veya vekilinin Kuruma ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle birlikte yazılı şekilde yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap numarasına, müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre geçmeden Kurum aleyhine cebri icra yollarına başvurulamaz. Belirtilen sürede ödeme yapılamaması hâlinde, söz konusu alacaklar genel hükümler dairesinde tahsil olunur. Mahkeme kararlarında yer alan miktarların kararın kesinleşmesinden önce ödenmesi hâlinde, söz konusu kararların ilgili mercilerce bozulmasını müteakip ödenen miktarlar, ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ilgililerden tahsil edilir.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, bilirkişi raporu, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; idareye ödemek zorunda kaldığı 1.861 TL’nin tarafına iadesini talep etmektedir.
10. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa
Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)
11. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.
maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın
Dağıtım Ağustos 2017, s.28)
12. 6552 sayılı Kanunun 38’inci maddesi ile değişiklik yapılan 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna
/
İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 36’ncı maddesinin ikinci fıkrasında, Kurumun taraf olduğu adli ve idari davalarda Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin alacaklı veya vekili tarafından Kuruma yapılacak müracaat üzerine başvuru tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ödeneceği, bu süre geçemeden Kurum aleyhine icra yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiş olup, söz konusu düzenleme ile vatandaşların alacağını talepten itibaren otuz gün gibi kısa bir sürede tahsil etmesi sağlanarak, vatandaşların icra takibi açmak külfetinden kurtarılmasının amaçlandığı madde gerekçesinde ifade edilmiş, ancak söz konusu düzenlemelerde Kurum lehine sonuçlanan davalarda vekalet ücretinin tahsil edilmesine ilişkin herhangi bir usule yer verilmediği görülmüştür.
13. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 5502 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinin uygulanmasına ilişkin çıkarılan 30/10/2014 tarihli ve 2014/30 sayılı ‘6552 sayılı Kanuna ilişkin dava ve icra takibi uygulamaları’ konulu Genelgede Kurumun taraf olduğu davalardan Kurum aleyhine verilen kararlarda yer alan miktarların, icra takibine konu edilmeden önce Kurumun ilgili biriminden yazılı olarak talep edileceği, ancak 30 günlük süre içerisinde ödeme yapılmazsa Kurum aleyhine icra takibi başlatılabileceği, bu süre geçmeden Kurum aleyhine cebri icra yoluna başvurulması halinde şikayet yolu ile icra takibinin iptalinin talep edileceği hususları düzenlenmiştir.
14. Bu kapsamda yukarıda yer alan ilgili düzenlemelerde davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi halinde idare için herhangi bir yazılı bildirim şartının öngörülmediği dolayısıyla 5502 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinin somut olayda uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. İdarenin buna dayanarak herhangi bir yazılı bildirimde bulunmaksızın ödenmeyen vekalet ücreti için icra takibi başlatmasında mer’i mevzuat hükümleri açısından hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, konunun hukukun genel ilkeleri ve iyi yönetim ilkeleri açısından ele alınması gerektiği anlaşılmıştır.
15. Başvuruya konu uyuşmazlık hukukun genel ilkeleri ve iyi yönetim ilkeleri açısından ele alındığında;
6552 sayılı Kanunun 38’inci maddesi ile değişik 5502 sayılı Kanun 36’ncı maddesinin gerekçesinde;
vatandaşların alacağını talepten itibaren otuz gün gibi kısa bir sürede tahsil etmesi sağlanarak, vatandaşların icra takibi açmak külfetinden kurtarılmasının amaçlandığı ifade edilmesine rağmen idare lehine vekalet ücreti ödenmesine hükmedildiği durumlarda alacağın doğrudan icra takibine konu edilmesi neticesinde vatandaşa icra dosya masrafı ve icra vekalet ücreti yükletilmesinin hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu, idarelerin aleyhine vekalet ücretine hükmedilen uyuşmazlıklarda vatandaşa öncelikle idareye başvurma zorunluluğu getirilmişken, tam tersi durumda idare lehine vekalet ücreti ödenmesine hükmedildiğinde idarenin ödemeye davet yazısı yazmaksızın alacağı icra takibine konu etmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, söz konusu uygulamanın güncel kamu yönetimi ve iyi yönetim ilkeleri ile de bağdaşmadığı değerlendirilmiştir.(Bkz: Kamu Denetçiliği Kurumunun 2021/10521 Başvuru Numaralı ve 28/10/2021 tarihli Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı)
16.Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
16.1 Başvuran tarafından Kuruma karşı açılan Eskişehir l. İş Mahkemesinin ., . sayılı
08/03/2021 tarihli kararında mahkemece davacının davasının kabulüne; 1.417,31 TL faiz alacağının
Kurumdan alınarak başvuruna verilmesine karar verildiği,
16.2 Başvuran tarafından Kuruma karşı Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünün sayılı takip
dosyasıyla ilamlı icra takibi başlatıldığı,
16.3 5502 sayılı Kanunun 36. Maddesi kapsamında Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet
ücreti ve yargılama giderleri hakkında icra takibine gidilebilmesi için; öncelikle ilgi kişi tarafından ödemeye
/
dayanak belgeler ile Kuruma yazılı olarak müracaatla bulunulması ve müracaat tarihinden itibaren 30 gün geçmesine rağmen müracaat edene ödeme yapılmamış olması gerektiği,
16.4 İdare tarafından, İcra Hukuk Mahkemesinden icra takibinin şikayeti ile takibin iptali talebinde
bulunulduğu, şikayet üzerine Eskişehir l. İcra Hukuk Mahkemesinin . . sayılı, 07/06/2021 tarihli kararı ile şikayetin kabulüne, Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünün sayılı takip dosyasının iptaline, 840,00TL vekalet ücretinin de Başvurandan alınarak Kuruma verilmesine (kesin olarak) karar verildiği,
16.5 Kararda hükmedilen vekalet ücretinin tahsili için 28/06/2021 tarih varide sayılı borç
bildirim yazısı ile Başvuranın, dava ve cevap dilekçelerinde Mahkemeye belirtmiş olduğu adresine borç bildiriminde bulunulduğu, Başvuran tarafından ödeme yapılmaması üzerine, 04/08/2021 tarihinde, tahsil edilemeyen Kurum alacağının Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün Sayılı dosyasıyla icra takibine konulduğu ve alacak tahsil edildikten sonra dosyanın işlemden kaldırıldığı anlaşılmıştır.
17. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 5502 sayılı Kanunun 36. Maddesi kapsamında Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında icra takibine gidilebilmesi için; öncelikle ilgi kişi tarafından ödemeye dayanak belgeler ile Kuruma yazılı olarak müracaatta bulunulması ve müracaat tarihinden itibaren 30 gün geçmesine rağmen müracaat edene ödeme yapılmamış olması gerektiği, başvuran tarafından doğrudan icra yoluna gidilmesi üzerine idare tarafından, İcra Hukuk Mahkemesinden icra takibinin şikayeti ile takibin iptali talebinde bulunulduğu, ayrıca mahkemece idare lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin ödenmesi hususunda meri mevzuat hükümlerinin idareyi, mahkeme kararları ile hükmedilen vekalet ücretlerinin tahsilinde ödemeye davet yazısı göndermekle yükümlü kılmadığı, bu nedenle icra dosyasına yatırılmış tutarın iadesinin ya da ilgili tutarın tazminat olarak ödenmesinin mümkün olamayacağı dolayısıyla ilgili tutarın iadesi talebinin idarece reddinde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer yandan her ne kadar idare lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin şahıslardan tahsili için ön başvuru zorunluluğu bulunmasa da 5502 Sosyal Güvenlik Kurumuna
İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunda idare aleyhine hükmedilen vekalet ücretlerinin idareden tahsili için ön başvuru yapma zorunluluğunu düzenleyen ilgili hükmün günümüz kamu yönetimi anlayışı ve iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde idare lehine hükmedilen vekalet ücretlerinde de emsalen uygulanması beklendiği bu kapsamda da idare tarafından vekalet ücretinin tahsili için 28/06/2021 tarih varide sayılı borç bildirim yazısı ile borç bildiriminde bulunulduğu, Başvuran tarafından ödeme yapılmaması üzerine, 04/08/2021 tarihinde, alacak için icra takibine gidildiği dikkate alındığında idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, /
bu Ret Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/