|
ÖZET: Başvuru, bir şirketin Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan prim borçları nedeniyle başvuranın emekli aylığından yapılan kesintinin iptali talebine ilişkindir. Başvuran vekili, şirketin borcu nedeniyle icra takibi başlatıldığını ve emekli aylığına haciz konulduğunu, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu ise, başvuranın şirket müdürü olduğu dönemde borcun tahakkuk ettiğini ve bu nedenle emekli maaşına haciz uygulandığını belirtmiştir.
Kurum, başvuranın şirketinin 2006-2017 yılları arasında toplam 663.581,95 TL borcu bulunduğunu, şirketin gayri faal olması nedeniyle haciz işlemlerinin yapılamadığını ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde yaptığı sulh teklifinin Sosyal Güvenlik Kurumu’nu bağlayıcı bir niteliği olmadığını vurgulamıştır. Başvuru, başvuranın yaşlılık aylığından kesinti yapılmasının hukuka uygun olup olmadığını sorgulamaktadır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş, başvuranın emekli aylığına yönelik haciz işlemlerinin yasal dayanakları doğrultusunda gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. İlgili kanun hükümleri çerçevesinde, başvuranın şirketinin borçları nedeniyle yaşlılık aylığından kesinti yapılmasının hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/10073-S.24.15482
BAŞVURU NO : 2024/4854
KARAR TARİHİ : 23.09.2024
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuran vekilinin, ortağı ve müdürü olduğu şirketin Sosyal
BAŞVURUNUN KONUSU :
Güvenlik Kurumuna olan prim borçlarının kendi yaşlılık aylığından haciz suretiyle tahsil edilmesine yönelik gerçekleştirilen Kurum işlemlerinin iptaline yönelik talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 15.04.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan tarihli, San. ve Tic. Ltd. Şti adına Şirket
Müdürü T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılmış olan başvuruda, başvuran vekili özetle; Müdürü (vekili) olduğu San. ve Tic. Ltd. Şti.
unvanlı şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borcu nedeniyle icra takibi yapılarak kendi emekli aylığına haciz konduğunu ve aylığından kesinti yapıldığını, söz konusu alacağın tahsil edilmesi için vekili olduğu şirket hakkında herhangi bir inceleme yapılmadan emekli aylığından yapılan kesinti işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek; kesinti işleminin iptalini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 14.05.2024 tarih ve – – sayılı bilgi ve belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü)
tarafından gönderilen 14.06.2024 tarih ve – – sayılı yazı ve eklerinde
özetle:
2.1. ‘ nin Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Ulucanlar Sosyal Güvenlik
Merkezinde sayılı dosyada işlem gören San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı ve müdürü olduğu, 2.2. San. ve Tic. Ltd. Şti’ nin sigorta primi, işsizlik sigortası primi, damga vergisi borç türü bazında Sosyal Güvenlik Kurumuna 2006/6-2016/12 dönemi ve 2017/9’uncu aylarına ait olmak üzere
03.06.2024 tarihi itibarıyla toplam 663.581,95 TL borcunun bulunduğu,
2.3. Söz konusu şirkete ait ticaret sicili gazeteleri incelendiğinde ortaklarının , , ve olduğu, 02.09.1999 tarihli ve sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesine göre; 02.08.1999 tarihli ve sayılı ortaklar kurulu kararıyla şirket müdürlüğü görevine ‘ nin getirildiği; ortaklardan
‘ ın ölümü nedeniyle 24 adet hissesinin mirasçılarına geçtiği, şirket ortaklarından ile ‘ nin hisselerini ‘ ye devrettiği, bu devir neticesinde adı geçenin şirkette 776 adet hissesinin bulunduğu, bu kararların alındığı 29.07.2013 tarihli ve sayılı ortaklar kurulu kararının 02.08.2013 tarihli ve sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı; 25.09.2013 tarihli ve sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan 05.09.2013 tarihli ve sayılı ortaklar kurulu kararıyla ise eski ortaklardan ‘ ın varislerinin elinde bulunan 24 adet hisseyi ‘ ye devretmeleriyle şirketin tek ortaklı limited şirket haline dönüştüğü ve adı geçenin şirket müdürlüğü görevinin devam ettiğinin anlaşıldığı, 2.4. ‘ nin söz konusu şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gerektiği dönemde anılan şirketin müdürü sıfatıyla görevde bulunduğu dönemdeki borcun tamamından sorumluluğu bulunduğundan Kurum alacağının tahsilini teminen 6183 sayılı Kanunun 71 inci maddesi, 506 sayılı Kanun’un mülga 80 inci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinin yirminci fıkrası ve 93 üncü maddesi hükümleri gereğince emekli maaşına haciz şerhi işlendiği, 2.5. Belirtilen borç sebebiyle anılan şirket ve şirket müdürü aleyhine icra takibine geçildiği ancak şirket adına kayıtlı mal varlığı bulunamadığından haczin tatbik edilemediği, Şirketin borcuna karşılık görevde bulunduğu dönemde şirket müdürü sıfatıyla borcun tamamından sorumlu olan ‘nin
Sosyal Güvenlik Kurumundan almakta olduğu emekli maaşına haciz şerhi işlenmek suretiyle 34.996,55 TL tahsilat yapıldığı, ayrıca muhtelif tarihlerde 6111, 6552, 6736 ve 7143 sayılı Kanunlarla getirilen borç yapılandırmalarına borçlu şirket tarafından başvuru yapıldığı ancak yapılandırılan borca ilişkin ödemede bulunulmadığının anlaşıldığı, 2.6. 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin yirminci fıkrası hükmü ile Kurumun sigorta primleri ve diğer alacaklarının haklı bir sebep olmaksızın Kanunda belirtilen sürelerde ödenmemesi halinde tüzel kişiliği haiz işverenlerin üst düzeydeki yönetici, yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğundan tüzel kişiliğin üst düzey yönetici, yetkilileri ve kanuni temsilcileri arasında ayırt edilmeksizin bu kişilere aynı anda icra takibi yürütülebileceği belirtilerek ilgili Kurum birimi tarafından yapılan incelemeler sonucu borçlu şirket adına kayıtlı herhangi bir menkul ya da gayrimenkul kaydına rastlanılmadığı, işyeri 30.09.2017 tarihinde gayri
faal olduğundan banka hesaplarına ve istihkaklarına 6183 Kanun’un 79’uncu maddesine istinaden haciz işlemi yapılamadığı, söz konusu borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine Kanun hükmü gereği şirket müdürünün sorumluluğu bulunduğundan şirket müdürü ‘ ye ödeme emri gönderilmek suretiyle icra takibine geçildiği ve emekli maaşına haciz şerhi işlendiği, 2.7. no.lu icra takip dosyasından şirket ortağı ‘ ye ödeme emri gönderilerek icra takibine geçildiği ancak borçlu adına kayıtlı menkul ya da gayrimenkul mal varlığına rastlanılamadığından haciz işleminin yapılamadığı 2.8. Başvuranın 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye göre sulh teklifinde bulunduğu belirtilmekte ise de söz konusu sulh teklifinin Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı bir hükmü olmadığından icra takip işlemlerine devam edildiği, 2.9. Başvuran vekilinin 04.12.2023 tarihli dilekçesine 11.12.2023 tarihli ve sayılı yazıyla cevap verildiği ancak yazının iade olması üzerine aynı dilekçeye bu defa 09.02.2024 tarihli ve sayılı yazıyla cevap verildiği ve başvuran vekiline elden teslim edildiği. Başvuran vekilinin Emeklilik
Hizmetleri Genel Müdürlüğüne muhatap dilekçesine 03.04.2024 tarihli ve sayılı yazı ile daha önceki cevabi yazılara atıf yapılarak konu hakkında cevap verildiği, 2.10. Sosyal Güvenlik Kurumu ile başvuran vekili arasında yargı organlarında görülmekte olan bir dava bulunmadığı, 2.11. İşyerinin bağlı bulunduğu üniteye herhangi bir başvuru tarihine bağlı kalınmaksızın talepte bulunulması halinde 6183 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinde belirtilen hükümlerin yerine getirilmesi şartıyla söz konusu borçların en fazla 36 aya kadar tecil ve taksitlendirilerek ilk taksitin ödenmesini müteakip başvuran vekilinin emekli maaşı üzerindeki haciz şerhinin kaldırılmasının mümkün bulunduğu, hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun;
5.1. “Primlerin ödenmesi” başlıklı 88 inci maddesinin;
5.1.1. On altıncı fıkrasında; “ Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde,
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanun’un 51’inci, 102’nci ve 106’ncı maddeleri
hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanun’un uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır (…) ”
5.1.2. On sekizinci fıkrasında; “Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır. Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz.”
5.1.3. On dokuzuncu fıkrasında; “Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz.”
5.1.4. Yirminci fıkrasında ;” Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”
5.2. “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” başlıklı 93 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez (…)”
6. Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun “Primlerin ödenmesi” başlıklı 80 inci maddesinin on ikinci fıkrasında “Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”
7. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun;
7.1. “Kanunun şümulü” başlıklı 1 inci maddesinde “ Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.”
7.2. “Limited şirketlerin amme borçları” başlıklı 35 inci maddesinin birinci fıkrasında “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.”
7.3. “Kanuni temsilcilerin sorumluluğu” başlıklı mükerrer 35 inci maddesinin birinci fıkrasında
“Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.”
7.4. “Kısmen haczedilebilen gelirler” başlıklı 71 inci maddesinde “Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz.”
8. 02.11.2011 tarihli, 28103 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 26.09.2011 tarih, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin
Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin; 8.1. “Adli uyuşmazlıklarda sulh” başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “ İdarelerin adli yargıda dava açmadan veya icra takibine başlamadan önce karşı tarafı sulhe davet etmesi esastır. İdareler, kendi aleyhlerine dava açılacağını veya icra takibine başlanılacağını öğrenmeleri durumunda da karşı tarafı sulhe davet edebilirler. Sulhe davet, uyuşmazlığın tarafı olan gerçek veya tüzel kişilerce de yapılabilir.
İlgili mevzuatında daha uzun bir süre öngörülmediği takdirde, sulhe davette karşı tarafa, ifa, itiraz veya sulh teklifinde bulunmak üzere otuz güne kadar süre verilir.”, beşinci fıkrasında “ Sulh başvurularının altmış gün içinde sonuçlandırılması zorunludur. Sulh başvurusu altmış gün içinde sonuçlandırılmamışsa istek reddedilmiş sayılır.” 8.2. “Adli uyuşmazlıklarda sulhün usul ve esasları” başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında
“Tarafların sulhe davet yazısının diğer tarafa tebliği ile uyuşmazlık konusu hak ve alacağın tabi olduğu kanuni süreler durur. Sulhün sağlanamaması halinde bu husus tutanağa bağlanır, tutanak tarihinden itibaren uyuşmazlığın niteliğine göre kanuni süreler yeniden işlemeye başlar. Mücbir sebep halinde genel hükümlere göre işlem yapılır.” Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. Başvuru ve ekleri incelendiğinde başvuran vekili özetle; Müdürü olduğu San. ve
Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borcu nedeniyle icra takibi yapılarak kendi emekli aylığına haciz konduğunu ve aylığından kesinti yapıldığını, söz konusu alacağın tahsili için ilgili şirket hakkında herhangi bir inceleme yapılmadan borcun emekli aylığından haciz suretiyle tahsili yoluna gidildiği, halbuki şirket hakkında inceleme yapılmış olsaydı Milli Eğitim Bakanlığıyla yaşanan uyuşmazlık sebebiyle 24.04.2019 tarihinde 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği Cumhurbaşkanlığı
Makamına sulh teklifinde bulunulduğunun görüleceğini, sulh teklifinde belirtilen “aynen tazmin” kararı uygulamaya konulursa yapılacak ödemeden vergi ve SGK borçlarının ödeneceğini belirterek; emekli aylığından kesinti yapılmasına yönelik işlemin iptal edilmesini talep etmektedir.
11. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; Başvuran vekilinin Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü
Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezinde sayılı dosyada işlem gören San. ve
Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı ve müdürü olduğu, San. ve Tic. Ltd. Şti’ nin 03.06.2024 tarihi itibarıyla sigorta primi, işsizlik sigortası primi, damga vergisi borç türü bazında toplam 663.581,95 TL borcunun bulunduğunu, borcun tahsiline istinaden anılan şirket ve şirket müdürü aleyhine icra takibine geçildiği ancak şirket adına kayıtlı mal varlığı bulunamadığından haczin tatbik edilemediği, Şirketin borcuna karşılık görevde bulunduğu dönemde şirket müdürü sıfatıyla borcun tamamından sorumlu olan
‘nin Sosyal Güvenlik Kurumundan almakta olduğu emekli maaşına haciz şerhi işlenmek suretiyle 34.996,55 TL tahsilat yapıldığı, başvuran vekilinin belirtmiş olduğu sulh teklifinin
Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı bir hükmü bulunmaması sebebiyle yapılan icra işlemlerinde 6183 sayılı, 5510 sayılı ve 506 sayılı Kanunların emredici hükümleri gereğince herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı ve icra takip işlemlerine devam edildiği belirtilmiştir.
12. Bu çerçevede başvuran ile idare arasındaki uyuşmazlığın; başvuran vekilinin ortağı ve müdürü olduğu San. ve Tic. Ltd. Şti’ nin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borcu dolayısıyla başvuran vekilinin yaşlılık aylığından haciz şerhine istinaden yapılan kesintinin hukuka aykırı olup olmadığı noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
13. Başvuru kapsamında yapılacak inceleme ve araştırma özelinde; başvuran vekilinin ortağı ve müdürü olduğu şirketin amme alacağı niteliği olan prim borçlarından dolayı başvuran vekilinin yaşlılık aylığından kesinti yapılıp yapılamayacağına dair değerlendirme yapılmalı ve ayrıca 659 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname gereği Cumhurbaşkanlığı Makamına yapmış olduğunu belirttiği sulh teklifinin bahsi geçen
Kurum alacağının tahsili yönünde şirket mal varlığı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda da ayrıca bir değerlendirme yapılmalıdır.
14. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 14.1. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ nin 2006/6-2016/12 dönemi ve 2017/9 uncu aylarına ait olmak üzere sigorta primi, işsizlik sigortası primi, damga vergisi borç türü bazında Sosyal Güvenlik
Kurumuna 03.06.2024 tarihi itibarıyla toplam 663.581,95 TL borcu bulunduğu, 14.2. Şirketin kuruluşundan itibaren zaman içerisinde ortaklık yapısında değişiklikler yapıldığı ancak
25.09.2013 tarihli ve sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan 05.09.2013 tarihli ve
sayılı ortaklar kurulu kararıyla ’ ye hisse devri yapılarak şirketin tek ortaklı limited şirketi haline dönüştüğü ve ’ nin adı geçen şirkette 1999 yılından bu yana müdürlük görevinin devam ettiği,
14.3. Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından yapılan incelemeler sonucunda San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı menkul ya da gayrimenkul kaydına rastlanılmadığı, işyerinin 30.09.2017 tarihinde gayri faal olması sebebiyle banka hesaplarına ve istihkaklarına haciz işlemi yapılamadığı, bu suretle söz konusu borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı, 14.4. no.lu icra takip dosyasından ilgili dönem şirket ortağı ‘ ye ödeme emri gönderilerek icra takibine geçildiği ancak borçlu adına kayıtlı menkul ya da gayrimenkul mal varlığına rastlanılamadığından haciz işleminin yapılamadığı, 14.5. Yapılan tespitler üzerine adı geçen şirketin borcuna karşılık görevde bulunduğu dönemde şirket müdürü sıfatına haiz olan ‘ nin almakta olduğu emekli maaşına haciz şerhi işlenmek suretiyle 34.996,55 TL tahsilat yapıldığı anlaşılmıştır.
15. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 88 inci maddesinde Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı, bu Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakların amme alacağı niteliğinde olduğu ve imtiyazlı alacaklar olduğu belirtilmiştir.
16. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 88 inci maddesinin yirminci fıkrasında ve Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 80 inci maddesinin on ikinci fıkrasında tüzel kişiliği haiz işverenlerin süresinde ödenmeyen prim borçlarından üst düzey yönetici ve yetkililerinin işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır.
17. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35 inci maddesinin birinci fıkrasında limited şirket ortaklarının amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olduğu, “Kanuni temsilcilerin sorumluluğu” başlıklı mükerrer 35 inci maddesinin birinci fıkrasında ise tüzel kişilerin mal varlığından tamamen ya da kısmen tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilcilerin mal varlıklarından tahsil edileceği belirtilmiştir.
18. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 93 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun Kısmen haczedilebilen gelirler” başlıklı 71 inci maddesinde belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde ise amme alacağı niteliğinde olan Sosyal Güvenlik Kurumu alacaklarının, sorumluluğu bulunanların almakta olduğu yaşlılık aylıklarının haczedilmesi suretiyle tahsil edilebileceği anlaşılmaktadır.
19. 02.11.2011 tarihli, 28103 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 26.09.2011 tarih,
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin
Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin “Adli uyuşmazlıklarda sulh” başlıklı 9 uncu maddesinin beşinci fıkrasında Sulh başvurularının altmış gün içinde sonuçlandırılması zorunlu olduğu ve sulh başvurusu altmış gün içinde sonuçlandırılmamışsa isteğin reddedilmiş sayılacağı belirtilmiştir.
20. Başvuruda 24.04.2019 tarihinde 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği Cumhurbaşkanlığı
Makamına yapıldığı belirtilen sulh teklifinin akıbetine ilişkin işbu başvuru dosyası kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından sulh başvurusuna ilişkin isteğin reddedilmiş sayıldığı
değerlendirilmektedir:
21. Sonuç itibarıyla başvuru konusu somut uyuşmazlığa bakıldığında; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında 30.09.2017 tarihi itibariyle gayri faal olan
San. ve Tic. Ltd. Şti.’ nin Sosyal Güvenlik Kurumuna 2006/6-2016/12 dönemi ve 2017/9 uncu aylarına ait olmak üzere sigorta primi, işsizlik sigortası primi, damga vergisi borç türü bazında toplam 663.581,95 TL borcu bulunduğu, alacağın tahsili için idare tarafından yapılan incelemeler sonucunda borçlu şirket adına kayıtlı herhangi bir menkul ya da gayrimenkul kaydına rastlanılmaması ve işyerinin 30.09.2017 tarihinde gayri faal olması sebebiyle banka hesaplarına ve istihkaklarına haciz işlemi yapılamayacağının anlaşılması üzerine şirket müdürü ye ödeme emri gönderilmek suretiyle icra takibine geçildiği ve emekli maaşına haciz şerhi işlendiği tespit edilmiş olup ilgili kanun hükümleri gözetilerek; San. ve Tic. Ltd. Şti.’ nin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan ve şirketin mal varlığından tahsil edilemeyeceği anlaşılan sigorta primi, işsizlik sigortası primi, damga vergisi borçlarından dolayı anılan şirketin ortağı ve müdürü olmasına binaen müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunması sebebiyle
’ nin yaşlılık aylığının haczine yönelik idarece uygulanan iş ve işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilememiştir. Ayrıca başvuruda 24.04.2019 tarihinde 659 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname gereği Cumhurbaşkanlığı Makamına yapıldığı belirtilen sulh teklifinin
San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin mal varlığı kapsamında değerlendirilememesine yönelik idarenin uygulamasında da herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkeleri yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Sosyal Güvenlik Kurumundan istenen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, anılan idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, makul sürede ve gerekçeli karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, dolayısıyla iyi yönetim ilkelerinden karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarelerin bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN MEVZUAT
23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi