|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının sigortalılık sürelerinin iptaline ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) işleminin hukuka uygunluğunu sorgulamaktadır. Davacı, 01.06.2009-31.12.2009 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmekte ve iptal edilen hizmet sürelerinin geçerliliğinin tespit edilmesini talep etmektedir. İlk Derece Mahkemesi, SGK’nın müfettiş raporuna dayanarak davanın reddine karar vermiştir. Ancak Yargıtay, bu kararın eksik incelemeye dayandığını belirterek, davacının çalıştığına dair delillerin yeterince araştırılmadığını vurgulamıştır.
Yargıtay, davanın yeniden incelenmesi gerektiğine karar vermiştir. Mahkeme, davacının çalıştığı döneme ait belgeleri ve tanıkları toplayarak, çalışmanın gerçekliğini belirlemek için gerekli tüm delilleri değerlendirmelidir. Bu bağlamda, SGK’nın iptal işleminin hukuka uygunluğu konusunda daha derinlemesine bir inceleme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Böylece, uyuşmazlığın çözümü için somut delillerin toplanması ve değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/7956 E. , 2024/11929 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2684 E., 2024/1144 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/297 E., 2022/373 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davacının … ‘a ait “… Mahallesi 20. Sokak … Ada 4 Parsel Keçiören /Ankara” adresinde bulunan inşaatında ve diğer inşaatında 31.12.2009’a kadar çalıştığını, iş yerinin kapanması nedeniyle hizmet akdine son verildiğini, davacının müteakip çalışmaları neticesinde 5000 prim gün sayısını tamamladığını ve davalı Kurum tarafından 01.07.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını; Sosyal Güvenlik Denetmenliğince düzenlenen 28.01.2014 tarih HOB 2014-25 sayılı rapora istinaden 1138380.0601 sicil numaralı … unvanlı işyerinde 01.06.2009-31.12.2009 tarihleri arasındaki hizmet bildirimlerinin iptal edildiğini, bu nedenle toplam prim ödeme gün sayısının 4792 güne düştüğünü ve almakta olduğu yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini ayrıca Kurum tarafından yersiz ödendiği iddia edilen aylıklarla ilgili tarafına borç bildirimi yapılacağının bildirildiğini beyan ederek; Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezinin 21.06.2018 tarih ve sayı 24033795/743/903.06.01/6270033 sayılı yazıları ile bildirilen davacının 01.06.2009-31.12.2009 tarihleri arası hizmet bildiriminin iptali ile 7009131 sigorta sicil 2106774754 tahsis numaralı 01.07.2016 tarihinden itibaren almakta olduğu aylığının iptal edilmesine ilişkin kararın iptali ile davacının yaşlılık aylığının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu işlemin Kurum denetim elemanı raporuna dayandığını beyan ederek yetki, derdestlik, husumet, hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zamanaşımı defi yapılmış sayılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; beyanı alınan tanık …’ın davacının gelini olması ve elde edilecek sonuçtan menfaatinin olması nedeniyle tanıklığına itibar edilmediği, dinlenen kamu tanığı …, kamu tanığı … ve kamu tanığı …’nun ne davacıyı ne de dava dışı … ‘ı tanımadıklarına ilişkin beyanları, davacı tanığı … ve …’in dava dışı … unvanlı iş yerinden bildirilen hizmetlerinin iptal edildiği, davacının hizmetlerinin iptal edildiği dönemde dava dışı … unvanlı iş yerinde fiili olarak çalıştığının ispatlanamadığı, tanık …’in ise ne komşu iş yeri tanığı ne de bordro tanığı olduğu bu nedenlerle bu tanık beyanları da hükme esas alınmamış ve davacının … unvanlı iş yerinden bildirilen hizmetlerinin ve yaşlılık aylığının iptal edilmesine dair Kurum işleminin yerinde olduğu kanısına varılarak davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvurusunda; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ile tüm dosya kapsamından, Mahkemece dinlenen tanık beyanlarından, davaya konu inşaata ait su ve gaz aboneliklerinden de davacının 1138380.06 sicilli … unvanlı işyerinden bildirilen hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı ve iptal edilen sigortalılık süresi gözetildiğinde de tahsis talep tarihi itibariyle aylık şartlarını taşımadığı anlaşıldığından davanın reddine dair kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının … unvanlı işyerinden bildirilen sigortalılık sürelerini iptal eden Kurum işleminin iptali ve emekli maaşının yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri,
2.6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli … getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
3.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
3.Değerlendirme
1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, dava dışı … unvanlı işyerinden 01.06.2009 – 31.12.2009 tarihleri arasında Kuruma bildirilen hizmetlerinin, Kurum tarafından yapılan denetimde … ‘ın MERNİS’e adres olarak işin geçtiği inşaatı 02.03.2009 tarihinde bildirdiği gerekçesiyle fiili olmadığı belirtilerek iptali üzerine yaşlılık aylığının kesildiğini ve tarafına borç tahakkuk ettirildiğini, oysa ki iptal edilen dönemde anılan işyerinde bilfiil çalıştığını belirterek hakkında tesis edilen işlemin iptali ile iptal edilen çalışma sürelerinin geçerliliğinin tespitine ve Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, müfettiş raporunun aksi kanıtlanamadığından Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2.Somut olayda, Kurum denetiminde yalnızca … ‘ın MERNİSe adres olarak işin geçtiği inşaatı 02.03.2009 tarihinde bildirdiği, bu durumun inşaatın bitimi anlamına geldiği varsayılarak çalışmaların fiili olmadığı gerekçesiyle iptalinin hatalı olup, salt bu sebebin inşaatın bitimi noktasında belirleyici olmadığı anlaşılmakla; Mahkemece davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı Kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden ve dava konusu dönem içerisinde davacı çalışmalarını Kuruma bildiren işverenden getirtilmeli, davalı Kurumca sigortalılığı iptal edilmeyen ve geçerli, fiili çalışmasının olduğu kabul edilen kimselerin varlığı araştırılarak, bu kişilerin beyanlarına başvurulmalı, ilgili Belediyeden inşaata ilişkin ruhsatlar getirtilerek böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.