|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine açtığı davada mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin ödenmesi için icra takibi başlatılmadan önce ödemeye davet yazısı gönderilmediği gerekçesiyle yaşadığı mağduriyeti ele almaktadır. 5502 sayılı Kanun’un 36. maddesi, Kurum aleyhine hükmedilen alacakların icra takibine konu edilmeden önce alacaklının Kuruma başvurmasını zorunlu kılarken, bu durumun Kurum lehine hükmedilen vekalet ücretleri için geçerli olmadığı belirtilmiştir. Ancak, başvuranın icra masrafları ve vekalet ücreti ödemek zorunda kalması, hukukun genel ilkeleri ve iyi yönetim ilkeleri açısından sorun teşkil etmektedir.
Sonuç olarak, idarenin vekalet ücretini tahsil etme sürecinde ödemeye davet yazısı göndermeden icra takibi başlatması hukuka aykırı bulunmamış, ancak bu uygulamanın hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir. İdareye, mahkemelerce hükmedilen vekalet ücretlerinin tahsilinde öncelikle ödemeye davet yazısı göndermesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, kamu yönetimi ve iyi yönetim ilkeleri açısından önem taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/707-S.22.1106
BAŞVURU NO : 2021/13264
KARAR TARİHİ : 17/01/2022
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : İdare tarafından ödemeye davet yazısı gönderilmeksizin doğrudan icra takibi başlatılması nedeniyle yaşanan mağduriyetin giderilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 05/08/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran tarafından özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aleyhine Ankara 6. İdare Mahkemesi nezdinde açmış olduğu davayı kaybettiğini ve aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın tebliğinden hemen sonra, karar kesinleşmeden ve ödemeye davet yazısı göndermeden icra takibi başlatıldığını, bunun hakkın kötüye kullanılması ve iyi niyete aykırı olduğunu, fazladan icra vekâlet ücreti almak için böyle bir şey yapıldığını iddia ederek söz konusu icra takibinden feragat edilerek hiçbir bildirimde bulunulmaksızın icra takibine konu edilmesi nedeniyle fazladan ödenecek olan icra vekâlet ücreti ile icra harç ve masraflarının iade edilmesini ve mahkemelerce hükmedilen vekâlet ücretlerinin tahsilinde ilgilisine öncelikle ödemeye davet yazısı gönderilmesi hususunda idarenin uyarılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2 Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının başvuru konusuna ilişkin 22.10.2021 tarih ve
sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Kurum HUYAP kayıtlarında yapılan incelemede, Ankara 6. İdare Mahkemesinin
. ve 26.02.2021 tarihli kararında Kurum lehine hükmedilen vekalet ücretinin tahsili için icra takibi başlatılmadan önce vekalet ücretinin ödenmesi talepli tebligata rastlanmadığı, aleyhine Ankara 6. İcra Müdürlüğünün Esasında 11.12.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı,
6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 38’inci maddesi ile değişiklik yapılan 5502 sayılı
Kanunun 36’ncı maddesinin ikinci fıkrasında “Kurumun taraf olduğu her türlü davalarda, Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri, alacaklı veya vekilinin Kuruma ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle birlikte yazılı şekilde yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap numarasına, müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre geçmeden Kurum aleyhine cebri icra yollarına başvurulamaz. Belirtilen sürede ödeme yapılamaması hâlinde, söz konusu alacaklar genel hükümler dairesinde tahsil olunur. Mahkeme kararlarında yer alan miktarların kararın kesinleşmesinden önce ödenmesi hâlinde, söz konusu kararların ilgili mercilerce bozulmasını müteakip ödenen miktarlar, ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ilgililerden tahsil edilir.” hükmü bulunduğu, 2.2. 6552 sayılı Kanunla getirilen anılan düzenlemenin; “… Kurumun taraf olduğu ve konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile Kurumun taraf olduğu ayrım yapılmaksızın adli ve idari her türlü davalarda Kurum aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin doğrudan icra takibine konu edilememesi, alacaklı veya vekilinin Kuruma ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle birlikte yazılı şekilde yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap numarasına müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde ödemelerin yapılacağı, bu sürede ödeme yapılamazsa icra takibi başlatılabileceği düzenlenmektedir. Değişiklikle, vatandaşların alacağını talepten itibaren otuz gün gibi kısa bir sürede tahsil etmesi sağlanarak, vatandaşların icra takibi açmak külfetinden kurtarılması da sağlanmakta ve bu konuda İdari Yargılama Usulü Kanununa paralel bir düzenleme getirilmektedir.” denilmek suretiyle gerekçelendirildiği,
2.3 Söz konusu hükmün uygulanması ile ilgili olarak “6552 sayılı Kanuna ilişkin dava ve icra takibi
uygulamaları’ konulu Hukuk Müşavirliklerinin 2014/30 sayılı Genelgesinde Kurumun taraf olduğu davalar neticesinde Kurum aleyhine verilen kararlarda yer alan miktarların, icra takibine konu edilmeden önce
Kurumun ilgili biriminden yazılı olarak talep edileceği, Kanunda belirtilen 30 günlük süre içerisinde ödeme yapılmazsa Kurum aleyhine icra takibi başlatılabileceği, ilamlı icra takiplerinde izlenen ödeme kriterleri göz önünde bulundurularak, talep olması halinde kararda yer alan yargılama gideri ve vekalet ücretine karar tarihinden itibaren işleyen kanuni faiz tutarı da eklenerek ödeme yapılması gerektiği, Kuruma yapılacak başvurularda, ilgililer tarafından banka hesap/iban numarası bildirileceği, bu süre geçmeden Kurum aleyhine cebri icra yoluna başvurulması halinde şikayet yolu ile icra takibinin iptalinin talep edileceği yönünde ayrıntılı açıklama yapıldığı, 2.4. 5502 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenleme ile Kurumun taraf olduğu ve konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile Kurum aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin doğrudan icra takibine konu edilememesinin, vatandaşların Kurumdan olan alacağını talepten itibaren otuz gün gibi kısa bir sürede tahsil etmesi sağlanarak icra takibi açmak külfetinden kurtarılmasının sağlandığı,
5502 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasında ve Kuruntumuzun 2014/30 sayılı Genelgesinde
yer alan başvuru şartı düzenlemesinin Kurumun aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin olduğu, Kurum lehine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin doğrudan icra takibine konu edilmemesini kapsamadığı, ayrıca Kurum lehine verilen kararların uygulanmasında ilamların icraya konulmasından önce Kurum tarafından ödeme tebligatı yapılması gerektiğine dair mevzuatta bir düzenleme ve hüküm bulunmadığı, 2.5. Bununla birlikte, ilama bağlı vekalet ücreti borcu, borçlu tarafından kendi rızası ile kural olarak hemen ödenmesi gerektiği, zira borçlunun vekalet ücreti borcunu ödemesi gerektiği mahkeme kararı ile tespit edildiği, borçlunun mahkeme kararı ile tespit edilen vekalet ücreti borcunun muacceliyetini sağlamak için kendisine tekrar bir bildirimde bulunulması zorunlu olmadığı, ilama bağlı alacağın ödenmesi için ayrıca kayıt veya şart da getirilemeyeceği, dolayısıyla icra emri tebliğinden öncesinde tekrar bir bildirimde
bulunmaya, borcu talep etmeye gerek olmadığı, ilama bağlanmamış bir alacak için dava açılmadan yahut takibe geçilmeden önce dava veya cebri icra sürecini bertaraf edecek, ihtiyari ödemeyi sağlayacak yolların öngörülmesi hiç şüphesiz yararlı olduğu, ancak ilama bağlanmış bir alacağın ödenmesini sağlamak için alacaklının borçludan tekrar talepte bulunmasını istemek, ilamın bertaraf edilmesi anlamına geleceği, 2.6. 5502 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemenin, Kurumun taraf olduğu ve konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda Kurum lehine hükmedilen miktar ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin doğrudan icra takibine konu edilmemesini kapsamadığı, ayrıca
Kurum lehine verilen kararların uygulanmasında ilamların icraya konulmasından önce Kurum tarafından ödeme tebligatı yapılması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmadığı göz önüne alındığında başvuruya ilişkin Kurumun işlemi hukuka aykırılık teşkil etmediğinden, Kurumlarınca başvuran aleyhine başlatılan icra takibinden vazgeçilerek icra dosyasının kapatılmasına olanak bulunmadığı, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye
Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk
Devletidir”, 3.1. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ncı maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.3. ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.4. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125’nci maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 5. 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun; 5.1. “İcra emri ve muhtevası” başlıklı 32’inci maddesinin ilk fıkrasında; “Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu
emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya hakikata muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.”, 5.2. “Ödeme emri ve muhtevası” başlıklı 60’ncı maddesinde; “İcra müdürü takip talebinin bu Kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler. Talebin kabul edilmemesi halinde verilen karar tutanağa yazılır.
Emir:…
2.Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra dairesine ait ödeme emrinde yazılı olan banka hesabına ödenmesi, borç, teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını, 3. Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra takibinde senedin kendisinden sadır sayılacağı, Senet altındaki imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada hazır bulunması; buna uymazsa vaki itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verileceği, Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesi ihtarını…
5. Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını ihtiva eder.”, 5.3. “Paraların Paylaştırılması Zamanı, Masraflar ve Vekalet Ücreti” başlıklı 138’nci maddesinde; “…Vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına dahildir…”, 6. 5502 Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un “Muafiyetler” başlıklı 36’ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “Kurumun taraf olduğu her türlü davalarda, Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri, alacaklı veya vekilinin Kuruma ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle birlikte yazılı şekilde yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap numarasına, müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre geçmeden Kurum aleyhine cebri icra yollarına başvurulamaz. Belirtilen sürede ödeme yapılamaması hâlinde, söz konusu alacaklar genel hükümler dairesinde tahsil olunur. Mahkeme kararlarında yer alan miktarların kararın kesinleşmesinden önce ödenmesi hâlinde, söz konusu kararların ilgili mercilerce bozulmasını müteakip ödenen miktarlar, ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ilgililerden tahsil edilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Kısmen
Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Ankara 6. İdare
Mahkemesi tarafından aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, alacaklı idare olan Sosyal Güvenlik
Kurumu tarafından ödemeye davet yazısı gönderilmeden doğrudan icra yoluna gidilmesi sonucu
kendilerinin icra masrafı ve icra vekalet ücreti ödemek durumunda kaldıklarını belirterek ödemiş olduğu icra vekâlet ücreti ile icra harç ve masraflarının taraflarına iadesini ve mahkemelerce hükmedilen vekâlet ücretlerinin tahsilinde ilgilisine öncelikle ödemeye davet yazısı gönderilmesi hususunda idarenin uyarılmasını talep etmektedir.
9. 6552 sayılı Kanunun 38’inci maddesi ile değişiklik yapılan 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna
İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 36’ncı maddesinin ikinci fıkrasında, Kurumun taraf olduğu adli ve idari davalarda Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin alacaklı veya vekili tarafından Kuruma yapılacak müracaat üzerine başvuru tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ödeneceği, bu süre geçemeden Kurum aleyhine icra yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiş olup, söz konusu düzenleme ile vatandaşların alacağını talepten itibaren otuz gün gibi kısa bir sürede tahsil etmesi sağlanarak, vatandaşların icra takibi açmak külfetinden kurtarılmasının amaçlandığı madde gerekçesinde ifade edilmiş, ancak söz konusu düzenlemelerde Kurum lehine sonuçlanan davalarda vekalet ücretinin tahsil edilmesine ilişkin herhangi bir usule yer verilmediği görülmüştür 10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 5502 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinin uygulanmasına ilişkin çıkarın 30/10/2014 tarihli ve 2014/30 sayılı ‘6552 sayılı Kanuna ilişkin dava ve icra takibi uygulamaları’ konulu Genelgede Kurumun taraf olduğu davalardan Kurum aleyhine verilen kararlarda yer alan miktarların, icra takibine konu edilmeden önce Kurumun ilgili biriminden yazılı olarak talep edileceği, ancak 30 günlük süre içerisinde ödeme yapılmazsa Kurum aleyhine icra takibi başlatılabileceği, bu süre geçmeden Kurum aleyhine cebri icra yoluna başvurulması halinde şikayet yolu ile icra takibinin iptalinin talep edileceği hususları düzenlenmiştir.
11. Bu kapsamda yukarıda yer alan ilgili düzenlemelerde davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi halinde idare için herhangi bir yazılı bildirim şartının öngörülmediği dolayısıyla 5502 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinin somut olayda uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. İdarenin buna dayanarak herhangi bir yazılı bildirimde bulunmaksızın ödenmeyen vekalet ücreti için icra takibi başlatmasında mer’i mevzuat hükümleri açısından hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, konunun hukukun genel ilkeleri ve iyi yönetim ilkeleri açısından ele alınması gerektiği değerlendirilmiştir.
12. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Ankara 6. İdare
Mahkemesinin 27/11/2020 tarihli ve , sayılı dosyası kapsamında Sosyal
Güvenlik Kurumu lehine 2.040,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, kararın Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığına 07/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, İdare tarafından İcra İflas Kanunun 32. maddesi çerçevesinde 11/12/2020 tarihinde Ankara 6. İcra Müdürlüğü nezdinde ilamlı icra takibine başlandığı anlaşılmıştır.
13. Diğer yandan başvuruya konu uyuşmazlık hukukun genel ilkeleri ve iyi yönetim ilkeleri açısından ele alındığında; 6552 sayılı Kanunun 38’inci maddesi ile değişik 5502 sayılı Kanun 36’ncı maddesinin gerekçesinde; vatandaşların alacağını talepten itibaren otuz gün gibi kısa bir sürede tahsil etmesi sağlanarak, vatandaşların icra takibi açmak külfetinden kurtarılmasının amaçlandığı ifade edilmesine rağmen idare lehine vekalet ücreti ödenmesine hükmedildiği durumlarda alacağın doğrudan icra takibine konu edilmesi neticesinde vatandaşa icra dosya masrafı ve icra vekalet ücreti yükletilmesinin hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu, idarelerin aleyhine vekalet ücretine hükmedilen uyuşmazlıklarda vatandaşa öncelikle idareye başvurma zorunluluğu getirilmişken, tam tersi durumda idare lehine vekalet ücreti ödenmesine hükmedildiğinde idarenin ödemeye davet yazısı yazmaksızın alacağı icra takibine konu etmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, söz konusu uygulamanın güncel kamu yönetimi ve iyi yönetim ilkeleri ile de bağdaşmadığı değerlendirilmiştir. Somut dosya özelinde ise uyuşmazlık konusuna ilişkin Ankara 6. İdare
Mahkemesinin 27/11/2020 tarihinde karar verdiği, söz konusu kararın 07/12/2020 tarihinde ilgili idareye tebliğ edildiği, idare tarafından başvuranın 30 gün içerisinde istinaf yoluna başvurup başvurmayacağı beklenmeksizin 11/12/2020 tarihinde alacağın ilamlı icraya konu edildiği görülmüş olup, idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun davranmadığı değerlendirilmiştir.
14. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece idare lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin ödenmesi hususunda meri mevzuat hükümlerinin idareyi, mahkeme kararları ile hükmedilen vekalet ücretlerinin tahsilinde ödemeye davet yazısı göndermekle yükümlü kılmadığı, bu nedenle icra dosyasına yatırılmış tutarın iadesinin ya da ilgili tutarın tazminat olarak ödenmesinin mümkün olamayacağı dolayısıyla ilgili tutarın iadesi talebinin idarece reddinde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer yandan her ne kadar idare lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin şahıslardan tahsili için ön başvuru zorunluluğunun bulunmasa da İdari 5502 Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunda idare aleyhine hükmedilen vekalet ücretlerinin idareden tahsili için ön başvuru yapma zorunluluğunu düzenleyen ilgili hükmün günümüz kamu yönetimi anlayışı ve iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde idare lehine hükmedilen vekalet ücretlerinde de emsalen uygulanması beklendiğinden idarenin işleminin hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KISMEN REDDİ KISMEN
KABULÜ ile, 1. Başvuranın ödediği icra dosya masrafları ve icra vekalet ücretinin taraflarına iadesini taleplerinin
REDDİNE,
2. İdarenin bundan sonraki işlemlerinde güncel kamu yönetimi ve iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde, mahkemelerce hükmedilen vekalet ücretlerinin tahsilinde ilgilisine öncelikle ödemeye davet yazısı göndermesi yönünde SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NA tebliğine;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/