|
ÖZET: Başvuran, 2004 yılında kamu görevinden ayrılarak özel sektörde çalışmaya başladığını ve bu dönemdeki sigortalılık statüsünün 4/a olarak değerlendirilmesini talep etmektedir. Başvuru, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun geçici 192. maddesi kapsamında ilgi devamının kurulup kurulamayacağına ilişkindir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği 5434 sayılı Kanunla zorunlu olarak ilgilendirildiğini, ancak geçici 192. madde kapsamında ilgi devamı sağlanamayacağını belirtmiştir.
SGK’nın açıklamalarına göre, başvuranın çalıştığı kurumun 233 sayılı KHK kapsamına girmemesi nedeniyle, geçici 192. madde hükümlerinden yararlanma talebi reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan inceleme sonucunda başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını değerlendirerek ret kararı verilmesini önermiştir. Başvuranın, 2004 ile 2007 yılları arasındaki özel sektördeki çalışmasının 4/a statüsünde değerlendirilmesi talebi, hukuki gerekçelerle reddedilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine dair karar, başvurana ve SGK Başkanlığı’na tebliğ edilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/11355-S.22.17451
BAŞVURU NO : 2022/3768
KARAR TARİHİ : 09/09/2022
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
399 sayılı KHK’nın geçici 1. maddesi uyarınca zorunlu olarak 5434
BAŞVURUNUN KONUSU :
sayılı Kanunla ilgilendirilen başvuranın aynı kanunun geçici 192.
maddesi kapsamında ilgi devamı kurulup kurulamayacağı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 09/03/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, devlet memuru olarak görev yapmaktayken 2004 yılında görevinden ayrılıp özel sektörde A.Ş.) çalışmaya başladığını, 3 yıl 3 ay 5 günlü çalışmasının ilk olarak 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanunu (4/a) kapsamında değerlendirildiğini, ancak daha sonra idarece 3 yıl 2 ay olarak 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunun geçici 192 inci maddesi kapsamında (4/c) statüsüne dönüştürüldüğünü, oysa geçici 191. ve 192. maddelerden yararlanılabilmesi için ilgililerin son görev yaptığı kurumun özelleştirme kapsamında olup 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olmasının ya da 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile zorunlu olarak ilişki kurmuş olmasının gerektiğini, emsal olarak sunduğu Danıştay kararının da bu yönde olduğunu, nitekim 01/04/2004 tarihi itibarıyla kamu görevinden ayrıldığı kurumun (TAPDK) ne 233 ne de 399 sayılı KHK kapsamında olduğunu belirterek
2004 ile 2007 yılları arasında geçen çalışmasının sigortalılık statüsünün 4/a olarak değerlendirilmesini talep
etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 24/06/2022 tarihli ve sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmekle özetle; 2.1. 5434 sayılı Kanunun geçici 191 inci maddesi ile 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnameye tabi kurumlarda Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına tabi olarak çalışanlardan, sözleşmeli
/
personel statüsüne geçenlerle, daha önce bu statüye geçmiş olanlardan Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığına yazı ile müracaat edenlerin, müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren ilgilerinin devam ettirileceğinin, 2.2. 5434 sayılı Kanunun geçici 192 nci maddesi ile Emekli Sandığına tabi olarak çalışanlardan, sözleşmeli personel statüsüne geçenlerle daha önce bu statüye geçmiş olanlardan istekleri üzerine geçici
191 inci madde uyarınca ilgilendirilenlerin, görevlerinden ayrılarak diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi
olmalarını gerektirecek bir görevde çalışmaları halinde isterlerse 5434 sayılı Kanunla ilgilerinin devam ettirileceğinin hükme bağlandığı, 2.3. 29/01/1990 tarihinde yürürlüğe giren 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi ile sözleşmeli statüde istihdam edilecek personelin, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa tabi olacağı, aynı Kararnamenin geçici 1 inci maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte sözleşmeli statüde çalışanlardan, sosyal güvenlikleri bakımından Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olanların iki ay içinde T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirileceğinin hükme bağlandığı, 2.4. Geçici 191 inci madde uyarınca iştirakçi olarak ilgilendirilenlerden her ne sebeple olursa olsun görevlerinden ayrılarak diğer sosyal güvenlik kurumları ile ilgili bir görevde çalışanların, istekleri halinde geçici 192 nci madde uyarınca 5434 sayılı Kanunla olan ilgilerinin devamı sağlanmış iken 399 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname uyarınca 5434 sayılı Kanunla ilgilendirilmiş olanlardan görevlerinden ayrılmış olanlara geçici 192 nci madde hükümleri uygulanmadığı, 2.5. Ancak 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi bir kurumda ilgi devamı kurulmak suretiyle çalışmakta iken görevinden ayrılan ve diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi bir göreve girmesine rağmen geçici 192 nci madde uyarınca ilgilendirilmesi istemi reddedilen sigortalıların açtığı davalarda bu kişiler ile sözleşmeli personel iken geçici 191 inci madde kapsamına alınan diğer iştirakçiler arasında hukuki açıdan bir fark olmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, bunun üzerine
Kurum Yönetim Kurulunca 30/3/2000 tarih ve 311 sayı ile “233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname
Kapsamında bulunan kuruluşlarda çalışan ve Sandıkla 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12. ve geçici 1. maddelerine göre zorunlu olarak ilgilendirilmiş olanların da, bu görevlerinden ayrılarak diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi görevlerde çalışmaya başlamaları halinde geçici 192. madde hükümlerine göre Sandığımızla ilgilendirilmelerine,” karar verildiği, 2.6. Bu karar gereğince, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci ve geçici 1 nci maddelerine göre zorunlu olarak Kurumumuzla ilgilendirilmiş olan ve bu görevlerinden ayrılarak diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi görevlerde çalışmaya başlayanlardan yazılı olarak isteyenlerin 5434 sayılı Kanunun geçici 192 nci maddesi uyarınca ilgilerinin kurulduğu, 2.7. Emeklilik sicil dosyanın incelenmesinden, başvuranın Sandıkla 5434 sayılı Kanunun geçici 191 inci maddesine göre ilgilendirilmediği ancak Tekel Genel Müdürlüğünde sözleşmeli sigortalı olarak görev yapmakta iken 15/03/1990 tarihinden itibaren 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 1 inci maddesine göre zorunlu olarak 5434 sayılı Kanunla ilgilendirildiği, 31/3/2004 tarihinde istifaen görevinden ayrıldığı ve 3/5/2004 tarihinde Kurumları kayıtlarına geçen 27/04/2004 tarihli dilekçesi ile 5434 sayılı
Kanunun geçici 192 nci maddesi uyarınca ilgilendirilmesi talebinde bulunması üzerine bu kez 15/05/2004 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanunun geçici 192 nci maddesine göre Kurumlarıyla ilgilendirildiği, 2.8. Daha sonra, Alkollü İçkiler Sanayii ve Tic. Anonim Şirketinden alınan 19/09/2007 tarihli yazı ile ilgilinin 31/08/2007 tarihinde görevinden ayrıldığının bildirilmesi üzerine 14/09/2007 tarihi itibari ile
/
ilgi devamının sonlandırıldığı ve 15/05/2004-14/12/2005, 15/01/2006-14/08/2006 ve 15/09/200614/09/2007 tarihleri arasında 5434 sayılı Kanunun geçici 192 nci maddesi kapsamında geçen 3 yıl 2 ay hizmetinin emeklilikte geçerli fiili hizmet müddetine eklendiği, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. Maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” 4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 5434 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun; 6.1. Mülga geçici 191 inci maddesi; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, 08/06/1984 tarih ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kurumlarda Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına tabi olarak çalışanlardan, sözleşmeli personel statüsüne geçenlerle, daha önce bu statüye geçmiş olanlardan, Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığına yazı ile müracaat edenlerin, müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren Sandıkla ilgileri devam ettirilir.”, 6.2. Mülga geçici 192 inci maddesinin birinci fıkrası; “Geçici 14 üncü madde uyarınca iştirakçi olarak Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilenlerden her ne sebeple olursa olsun, görevlerinden ayrılarak, diğer sosyal güvenlik kurumları ile ilgili bir görevde çalışanların istekleri üzerine, müracaatlarının Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aybaşından itibaren, emekli keseneğine esas aylıkları üzerinden Geçici 14 üncü maddedeki kesenek ve karşılık toplamı üzerinden hesap edilmek ve her yıl bir kademe, her üç yılda bir derece yükseltilmek ve tamamı kendilerinden tahsil edilmek şartıyla Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilmeleri sağlanır. “, 7. 29/01/1990 tarihli ve 20417 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 399 sayılı Kamu
İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde
Kararnamenin; 7.1. 12 nci maddesi; “Sözleşmeli statüde istihdam edilecek personel, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı
Kanununa tabidir.”, 7.2. Geçici 1 inci maddesi; “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte sözleşmeli statüde çalışanlardan sosyal güvenlikleri bakımından Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi olanlar iki ay içinde T. C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler.”,
8. 03/01/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanunun (başvuruya konu işlemin tesis edildiği tarihteki adı ve yürürlükteki haliyle Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yeniden
Yapılandırılması ile Tütün ve Tütün Mamullerinin Üretimine, İç ve Dış Alım ve Satımına, 4046 sayılı
Kanun ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun); 8.1. “Kurumun hizmet birimleri, Kurum personelinin statüsü, atanma usulü ve özlük hakları” başlıklı 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası; “Kurul Başkanı ve üyeleri ile Kurum personeli 5434 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabidir. Emeklilik açısından Kurul Başkanı bakanlık müsteşarına, Kurul üyeleri bakanlık müsteşar yardımcısına denk statüde olduğu kabul edilir.”, 8.2. “Yönetmelikler” başlıklı 9 uncu maddesi (A bendinin 2 numaralı alt bendi Anayasa
Mahkemesinin 20/11/2003 Karar Günlü, 2002/32 Esas, 2004/100 Karar Sayılı, 11/08/2004 tarih ve
25550 sayılı R.G.de yayımlanan kararıyla iptal edilmiştir); “A…
2) Kurumun hizmet birimleri ile bunların görev ve sorumlulukları, kadro unvanları, sayıları ve Kurum
personelinin emeklilik statülerinin belirtilmesi açısından durumu, Kurulun önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle, …
Düzenlenir.”, şeklindedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle; 2004 yılında kamudaki görevinden ayrılıp özel sektörde çalışmaya başladığını ve
5434 sayılı Kanunun geçici 192 inci maddesine göre aynı Kanunla ilgisinin devam ettirildiğini oysa geçici
192 nci madde uyarınca ilgi devamı kurulabilmesi için ilgililerin ya 233 sayılı KHK’ya tabi bir kurumdan
ya da 399 sayılı KHK ile zorunlu olarak ilişkilendirildikleri bir kurumdaki görevlerinden ayrılmaları gerektiğini, son görev yaptığı kurumun bu kapsamda bulunmadığını belirterek 2004 ile 2007 yılları arasında geçen çalışmasının SSK (4/a) kapsamında değerlendirilmesini talep etmektedir.
11. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle, başvuranın sözleşmeli personel olarak sosyal güvenlik yönünden 4/a statüsünde çalıştığı kurumun 399 sayılı KHK kapsamına alınması nedeniyle anılan KHK’nın geçici 1 inci maddesi uyarınca başvuranın 15/03/1990 tarihinden itibaren zorunlu olarak 5434 sayılı
Kanunla (4/c) ilgilendirildiği, bu görevinden 31/03/2004 tarihinde istifa ettikten sonra 27/04/2004 tarihinde
5434 sayılı Kanunla ilgilendirilme talebinde bulunması üzerine de 15/05/2004 tarihinden itibaren Kanunun
geçici 192 nci maddesi uyarınca Kanunla ilgilendirildiği ifade edilmiştir.
12. SGK tarafından ayrıca, başvuran gibi 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Kapsamında bulunan kuruluşlarda çalışan ve Sandıkla 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 ve geçici 1 nci maddelerine göre zorunlu olarak ilgilendirilmiş olanların daha önce mülga geçici 191 inci madde kapsamında
/
olmadıkları gerekçesiyle mülga geçici 192 nci maddeden yararlandırılmamaktayken, anılan işlemlerin iptali yönündeki yargı kararları dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde Kurum Yönetim
Kurulunun 30/03/2000 tarihli ve 311 sayılı kararıyla bu kişilerin de geçici 192. madde hükümlerine göre
Sandıkla ilgilendirilmelerine karar verildiği, başvuranın ilgilendirme işleminin de bu çerçevede yapıldığı belirtilmiştir.
13. Bu çerçevede uyuşmazlığın, 399 sayılı KHK’nın geçici 1 inci maddesi uyarınca 5434 sayılı Kanunla ilgilendirildikten sonra 5434 sayılı Kanuna tabi bir göreve naklen atanan başvuranın bu kez diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi çalışmaya başlaması durumunda mülga geçici 192 madde kapsamında sayılıp sayılmayacağı noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
14. Somut olayda başvuranın Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü bünyesinde sosyal güvenlik yönünden 4/a kapsamında sözleşmeli personel olarak görev yapmakta iken anılan kurumun 233 sayılı KHK kapsamına girmesiyle 15/03/1990 tarihinde 399 sayılı KHK’nın geçici 1 inci maddesi uyarınca zorunlu olarak 5434 sayılı Kanun ile ilgilendirildiği, 50/02/2003 tarihinde Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumuna denetim uzmanı olarak naklen atandığı, 31/03/2004 tarihinde buradaki görevinden istifa edip özel sektörde çalışmaya başladığı, 27/04/2004 tarihli talep dilekçesi üzerine 15/05/2004 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanunun geçici 192 nci maddesi uyarınca
Kanunla ilgilendirildiği görülmüştür.
15. 5434 sayılı Kanunun farklı maddelerinde kişilerin Kanun kapsamında sayılmayan yerlerde geçen çalışmalarının Kanun kapsamına dâhil edilmesine ve kanunun tanıdığı haklardan yararlanmalarına imkân veren birden fazla düzenlemeye “ilgilendirilme”, “ilgi devamı” ya da “isteğe bağlı iştirakçilik” adları altında yer verilmiştir. Bu çerçevede; 15.1. Kanunun mülga 12 nci maddesinde Kanun kapsamındaki çalışmalarının sona erdiği tarihten itibaren altı ay içinde yazılı olarak Sandığa başvuranların emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarını ait olduğu ay içinde Sandık hesabına yatırmaları şartıyla isteyenlerin Sandıkla ilgilendirileceği, ancak bu şekilde geçen ürelerin emeklilik ikramiyesinin ile kazanılmış hak aylıklarının tespitinde dikkate alınmayacağı, bu kişilere ise “isteğe bağlı iştirakçi” denileceği, 15.2. Kanunun ek 71 inci maddesinde Emekli sandığına tabi bir görevdeyken özelleştirme programına alınan kuruluşların emeklilik hakkı tanınan kadro ve pozisyonlarına atananların, bu kuruluşların özelleştirilmeleri sonucu sermayelerindeki kamu payı %50’nin altına düşenlerin ve bunlardan anonim şirkete dönüştürülüp dönüştürülmediğine bakılmaksızın satılan veya devredilenlerde Emekli Sandığına tabi olarak çalışan personelden isteyenlerin Sandıkla ilgilerinin devam edeceği, 15.3. Kanunun mülga ek 76 ncı maddesinde süresi kanunlarla belirlenen görevlere atanan veya seçilenlerden görevleri sona erenlerden isteyenlerin Sandıkla kurmuş oldukları ilginin devam edeceği, 15.4. Kanunun mülga geçici 191 inci maddesinde 233 sayılı KHK’ya tabi kurumlarda Emekli Sandığına tabi olarak sözleşmeli personel statüsünde çalışanlardan isteyenlerin Emekli Sandığıyla ilgilerinin devam ettirileceği, 15.5. Kanunun mülga geçici 192 nci maddesinde de Geçici 191 inci madde uyarınca iştirakçi olarak
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilenlerden her ne sebeple olursa olsun görevlerinden ayrılarak diğer sosyal güvenlik kurumları ile ilgili bir görevde çalışmaya başlayanlardan isteyenlerin
Emekli Sandığı ile ilgilendirilecekleri şeklindedir.
/
15.6. Bu durumda mülga geçici 192 nci madde kapsamına giren kişilerin esasen 233 sayılı KHK’ya tabi kurumlarda sözleşmeli personel olarak çalışmaktayken önce mülga geçici 191 inci madde uyarınca isteğe bağlı olarak ilgi devamı kuran ve bundan sonra kamudaki görevinden ayrılarak diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlardan yine istekte bulunanalar olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla öncesinde mülga geçici 191 inci madde kapsamında ilgi devamı kurmamış kişilerin kural olarak daha sonra mülga geçici 192 nci madde kapsamında ilgi devamı kuramayacağı anlaşılmaktadır.
16. Diğer yandan 399 sayılı KHK’nın geçici 1 inci maddesinde KHK’nın yürürlüğe girdiği tarihte 233 sayılı KHK kapsamındaki kurumlarda sözleşmeli statüde çalışanlardan sosyal güvenlikleri bakımından
Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi olanların iki ay içinde Emekli Sandığı ile ilgilendirileceği düzenlenmiştir.
Anılan maddede 5434 sayılı Kanunun mülga geçici 191 ve 192 nci maddelerine ya da ilgilendirme halinin düzenlediği başka herhangi bir maddesine atıf yapılmadığı gibi ilgilendirilme hali kişilerin isteğine bırakılmamış ve bir zorunluluk olarak düzenlenmiştir. Bu durumda 399 sayılı KHK’nın geçici 1 inci maddesi uyarınca yapılan ilgilendirmenin 5434 sayılı Kanunda düzenlenen diğer ilgilendirme hallerinden farklı ve kendine özgü bir niteliği olduğu değerlendirilmektedir. Dolayısıyla 399 sayılı KHK’nın geçici 1 inci maddesi kapsamda Sandıkla ilgilendirilenlerin mülga geçici 191 inci madde ve buna bağlı olarak da mülga geçici 192 nci madde kapsamında bulunmadığı değerlendirilmektedir.
17. Buna karşın, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi bir kurumda çalışmakta iken görevinden ayrılan ve diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi bir göreve girmesine rağmen geçici 192 nci madde uyarınca ilgilendirilmesi istemi idarece reddedilen kişilerin açtığı davalar üzerine verilen kararlarda;
399 sayılı KHK’nın geçici 1 inci maddesi uyarınca isteğine bakılmaksızın ve başka bir şart aranmaksızın
Sandıkla ilgisi devam ettirilen kişilerle mülga geçici 191 inci maddeye göre Sandıkla ilgisinin devamı için
Sandığa yazılı olarak müracaat eden ve bu nedenle ilgisi devam eden kişiler aralarında hukuki açıdan bir fark olmadığı, dolayısıyla mülga geçici 192 nci maddeden yararlandırılmaları gerektiği sonucuna ulaşılarak ilgilendirme taleplerinin reddi işlemlerinin iptal edildiği görülmüştür.
18. Bahse konu yargı kararları üzerine Kurum Yönetim Kurulunca alınan kararla, mevcut uygulama yargı kararlarına uygun olarak değiştirilmiş ve mülga geçici 191 inci madde kapsamında olmasalar da 233 sayılı KHK kapsamında bulunan kuruluşlarda çalışan ve Sandıkla 399 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 12 ve geçici 1 nci maddelerine göre zorunlu olarak ilgilendirilmiş olanlar da mülga geçici
192 nci maddeden yararlandırılmaya başlanmıştır. Uygulamanın halen değiştirildiği şekilde sürdürüldüğü
görülmektedir.
19. Somut olayda başvuran son defa görev yaptığı TAPDK’nin personelinin doğrudan 5434 sayılı
Kanuna tabi olduğunu, gerek mülga geçici 191 gerekse 399 sayılı KHK’nın geçici 1 inci maddesi kapsamında olmadığını ifade ederek 2004 ile 2007 yılları arasında özel sektörde geçen çalışmasının 4/a statüsünde değerlendirilmesini talep etmektedir.
20. 4733 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) kurulduğu, Kurumun
233 sayılı KHK kapsamında bulunmadığı gibi başvuranın TAPDK’de uzman denetçi kadrosuna atandığı
05/02/2003 tarihinde yürürlükte olan Kanunun 4 üncü maddesinde kurum personelinin 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olduğunun açıkça düzenlendiği görülmektedir. Dolayısıyla başvuranın da ifade ettiği şekilde kurum personelinin 399 sayılı KHK’nın geçici 1 inci maddesi kapsamında bulunmadığı hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
/
21. Bu durumda 4733 sayılı Kanununda açıkça 5434 sayılı Kanuna tabi oldukları düzenlenen TAPDK personelinin, varsa daha önce 399 sayılı KHK’nın geçici 1 inci maddesi hükmüne dayanarak kurulan ilgilendirme halinin Kuruma atanmalarıyla birlikte sona erdiği ve 5434 sayılı Kanunla kurulan bağın niteliğinin değiştiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede başvuran her ne kadar 399 sayılı KHK’nın geçici 1 inci maddesi gereği 15/03/1990 tarihi itibarıyla zorunlu olarak 5434 sayılı Kanunla ilgilendirilmişse de 05/02/2003 tarihinde TAPDK’ye naklen atanmasıyla birlikte atama tarihinden itibaren bu kez 4733 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesi gereği zorunlu olarak 5434 sayılı Kanuna tabi olduğu açıktır.
22. Bu durumda, istifa ettiği tarih itibarıyla esasen 4733 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi gereği zorunlu olarak 5434 sayılı Kanuna tabi olup ne mülga geçici 191 inci madde gereği isteği üzerine ne de 399 sayılı
KHK’nın geçici 1 inci maddesi gereği zorunlu olarak ilgi devamı kurulan kişi statüsünde olan başvuranın, istifa tarihinden sonra özel sektörde geçen çalışmasının isteğine bağlı olarak 5434 sayılı Kanunla ilgilendirilip ilgilendirilemeyeceğinin ortaya konulması gerekmektedir.
23. 5434 sayılı Kanunun mülga geçici 192 nci maddesinde ilgilendirilme hakkının kullanımının süre ya da kullanım sayısı yönünden sınırlandırıldığına yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Aynı şekilde, diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi çalışmaların, araya başka bir çalışma hali girmeden yani doğrudan mülga geçici 191 inci madde ya da 399 sayılı KHK uyarınca ilgilendirildikleri kurumdaki görevleri sona erdikten sonra geçmesinin zorunlu olduğuna yönelik bir sınırlamaya da rastlanmamaktadır.
Anılan hakkın, ilgilendirmeye esas görevlerinden ayrıldıktan sonra diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi bir işte çalışmaya başlayanlar tarafından çalışma hayatlarının herhangi bir döneminde kullanılabileceği, bunun için istekte bulunmanın yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, 399 sayılı KHK’nın geçici 1 inci maddesi uyarınca 15/03/1990 tarihinde zorunlu olarak 5434 sayılı Kanunla ilgilendirildikten sonra
2003 yılında TAPDK’ye naklen tayin olan ve 4733 sayılı Kanun gereği bu kez doğrudan 5434 sayılı
Kanuna tabi olarak görev yapan başvuranın isteği halinde mülga geçici 192 nci madde kapsamında ilgilendirme hakkından yararlanabileceği anlaşılmaktadır. Nitekim başvuranın ilgilendirme talebinin de bu çerçevede kabul edildiği ve sonrasında özel sektörde çalıştığı 2004-2007 dönemi boyunca primlerinin buna göre tahsil edildiği görülmüştür.
24. Diğer yandan ilgililerin isteği üzerine gerçekleşen ilgilendirme halinin ancak ilgilendirme talebinden vazgeçilmesi ya da mevcut çalışmanın sonlanması halinde, talep tarihinden ya da çalışmanın sona erdiği tarihten geçerli olmak üzere sona ereceği açıktır. Geçici 192 nci madde uyarınca yapılan ilgilendirmenin isteğe bağlı olarak geçmişe dönük şekilde sonlandırılmasına imkan veren ayrıca bir düzenleme bulunmamaktadır. Başvuranın ilk kez 6/7/2015 tarihinde idareye müracaat ederek mülga geçici
192 nci madde kapsamındaki sürelerinin (4/a) statüsünde kabul edilmesini talep ettiği görülmüştür. Bu
durumda, başvuruya konu çalışma dönemi sona erdikten sonra yapılan talebine bağlı olarak da başvuranın ilgilendirme işleminin iptal edilemeyeceği ve sosyal güvenlik statüsünün (4/a) olarak değiştirilemeyeceği anlaşılmaktadır.
25. Yukarıda yer verilen çerçevede Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın
399 sayılı KHK’nın geçici 1 inci maddesi gereği 15/03/1990 tarihi itibarıyla 5434 sayılı Kanunla zorunlu
olarak ilgilendirildiği, yargı kararlarına dayanarak alınan Kurum Yönetim Kurulu kararı uyarınca da zorunlu ilgilendirmesine bağlı olarak mülga geçici 192 nci maddesi uyarınca isteğe bağlı olarak ilgilendirme hakkından yararlanacaklar kapsamında kabul edildiği, anılan isteğe bağlı hakkın kullanımının süre ya da kullanım sayısı yönünden sınırlandırıldığına yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, araya aynı sosyal güvenlik statüsünde başka bir çalışma hali girse dahi ilgililerin talebi halinde söz konusu hakkın kullanılabildiği, başvuranın doğrudan 5434 sayılı Kanuna tabi bir kuruma naklen atanmasının daha
/
sonra bu haktan yararlanmasını engellemediği, nitekim başvuranın bizzat talep etmesi üzerine ilgilendirme hakkından yararlandırıldığı anlaşıldığından başvuranın 2004 ile 2007 yılları arasındaki ilgilendirmesinin iptal edilerek geçen çalışmalarının (4/a) kapsamında sigortalılık olarak kabul edilmesi talebinin idarece reddi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi