ÖZET: Başvuran, Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nde 2003 yılında çalışmaya başlamış ve 2013 yılında İstanbul Defterdarlığına memur olarak atanmıştır. Ancak, sosyal güvenlik statüsünün belirlenmesinde 5510 sayılı Kanun’un esas alındığını, oysa 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi olmasını talep etmektedir. Başvuru, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan açıklamalarla değerlendirilmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 2003-2013 yılları arasında 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca sigortalı kabul edildiğini, dolayısıyla 5434 sayılı Kanun’un hükümlerinin uygulanamayacağını belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın özelleşme sürecinde 4046 sayılı Kanun’un 22. maddesi gereğince İstanbul Defterdarlığına atanması nedeniyle sosyal güvenlik işlemlerinin 5510 sayılı Kanun’a göre yapılmasının hukuken uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın sosyal güvenlik yönünden 5434 sayılı Kanun ile ilişkilendirilmesi talebi reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sırasında idarenin gerekli bilgileri zamanında sağladığını, ancak başvuru yollarının belirtilmediğini tespit etmiştir. Başvuranın, bu ret kararına karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/12409-S.23.19706

BAŞVURU NO : 2023/5478

KARAR TARİHİ : 29/09/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigortalılık statüsü hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 18/04/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, 11/11/2003 tarihinde Boğaziçi Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinde kapsam dışı personel

olarak çalışmaya başladığını, kurumun özelleşmesi sonucu 5/11/2013 tarihinde İstanbul Defterdarlığına memur olarak atandığını, personel hukuku yönünden emekliliğe esas kademe ve derecesinin hesaplanmasında 11/11/2003 tarihinin esas alındığını ancak sosyal güvenlik statüsünün belirlenmesinde 5/11/2013 tarihinin esas alınarak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile ilgilendirildiğini belirterek sosyal güvenlik statüsünün 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Başvuru konusuna ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel

Müdürlüğünün 8/6/2023 tarihli ve sayılı yazısında özetle;

2.1) Başvuranın emeklilik sicil dosyasının incelenmesinden, 11/11/2003-5/11/2013 tarihleri arasında

Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü bünyesinde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında görev yapmakta iken

kurumun özelleştirilmesi sonucu İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 19/3/2013 tarihli ve E: / , K:

/ sayılı kararı gereğince nakle tabi personel olarak değerlendirilerek 4046 sayılı Özelleştirme

Uygulamaları Hakkında Kanun’un 22. maddesi uyarınca 5/11/2013 tarihinde İstanbul Defterdarlığına

atandığı ve bu tarihten itibaren 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olduğu ve halen Defterdarlık Uzmanı olarak görevine devam ettiği anlaşıldığı,

2.2) 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğünden

sonra kamu idarelerinde kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışmaya başlayan ve bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendine tabi olmayanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86. maddesine göre açıktan vekil olarak atananların bu Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayıldığı,

2.3) Öte yandan 5510 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin birinci fıkrası ile geçici 4. maddesinin

dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca, 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinde 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışanların 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayıldığı ve 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğünden önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi çalışması bulunanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümler de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığı, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun’a tabi çalışması bulunmayanlar hakkında ise 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığı,

2.4) Bu kapsamda gerek Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun’a tabi göreve

başlayanlar gerekse Kanun’un yürürlüğünden sonra göreve başlamış olmakla birlikte daha önce 5434 sayılı

Kanun’a tabi hizmeti bulunanlar (yedek subaylık, vekillik hizmeti ya da 5434 sayılı Kanuna tabi göreve başlayan ancak adına emeklilik keseneği ve kurum karşılığı kesilmeden görevinden ayrılanlar) hakkında

5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı,

2.5) Başvuranın ise 11/11/2003-5/11/2013 tarihleri arasında Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel

Müdürlüğü bünyesinde 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında görev

yapmakta iken kurumun özelleştirilmesi sonucu İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 19/3/2013 tarihli ve E:

/ , K: / sayılı kararı gereğince nakle tabi personel olarak değerlendirilerek 4046 sayılı

Kanun’un 22. maddesi uyarınca 5/11/2013 tarihinde İstanbul Defterdarlığına atanması nedeniyle 5/11/2013 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayıldığı, sonuç olarak 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce

5434 sayılı Kanun’a tabi hizmeti bulanmayan başvuran hakkında 5434 sayılı Kanun hükümlerinin

uygulanmasının mümkün olmadığı,

2.6) Uyuşmazlık konusuna benzer nitelikte Kurum aleyhine açılan davaların bulunduğu, bu davaların

Kurum lehine sonuçlandığı, nitekim 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi uyarınca sözleşmeli statüde 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi (506 sayılı Kanun) kapsamında çalışmakta iken

5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim aybaşından sonra memur olarak atananların

sözleşmeli statüde geçen sürelerinden dolayı haklarında 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması istemiyle açılan bir davaların; Adana 1. İdare Mahkemesinin 18/9/2020 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararı, Manisa 1. İdare Mahkemesinin 13/6/2022 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararı, Mersin 2. İdare Mahkemesinin 14/12/2022 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararı ile reddedildiği, söz konusu davalar hakkındaki istinaf istemlerinin de reddedilerek anılan kararların onandığı açıklamalarına yer verilmiştir.

3) Başvuru konusuna ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 8/6/2023

tarihli ve sayılı yazısında özetle;

3.1) Başvuranın, İstanbul Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü bünyesinde 4857 sayılı İş

Kanunu’na tabi olarak Raportör pozisyonunda çalışmakta iken Kurumun özelleşmesi neticesinde 4046 sayılı Kanun’un 22. maddesine istinaden nakil hakkından yararlandırılarak Devlet Personel Başkanlığınca istihdamının uygun görülmesi üzerine İstanbul Defterdarlığına memur olarak atandığı ve 5/11/2013 tarihinde görevine başladığı,

3.2) Başvuranın memuriyet öncesi İstanbul Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü bünyesinde

geçen çalışma sürelerinin 4046 sayılı Kanun’un geçici 9. maddesi uyarınca kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirildiği ve devlet memurluğuna geçme tarihinin 5/11/2013 olması nedeniyle sosyal güvenlik açısından 5510 sayılı Kanun ile ilişkilendirildiği,

3.3) Öte yandan 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 1/10/2008 tarihinden önce başvuranın 4857 sayılı

Kanun’a, sosyal güvenlik bakımından ise 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi olarak çalıştığı, bu tarihten önce 5434 sayılı Kanun’a tabi bir hizmetinin bulunmadığı, 4046 sayılı Kanun’un 22. maddesi ile başvurana 657 sayılı Kanun’a tabi kurumlara nakil hakkı tanındığı, buna göre bu hak kapsamında İstanbul

Defterdarlığına memur olarak atandığı ve 5/11/2013 tarihinde görevine başladığı düşünüldüğünde 5434 sayılı Kanun ile ilişkilendirilmeyeceğinin, ayrıca özelleşen kurumda geçen sürelerinin kazanılmış hak aylığının tespitinde dikkate alınmasının 4046 sayılı Kanun’un geçici 9. maddesinin bir gereği olması nedeniyle bu durumun başvuranın 506 sayılı Kanun’a tabi hizmetlerinin 5434 sayılı Kanun’a tabi olarak güncellenmesi sonucunu doğurmayacağının değerlendirildiği açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”

başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin

birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

6) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;

6.1) “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde;

“Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;

…

Kamu idarelerinde;

1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak

çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,

2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili

kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,

sigortalı sayılırlar.”

6.2) “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı geçici 1. maddesinin

birinci fıkrasında;

“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım

İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)

bendi kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar

Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar

Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir.”

6.3) “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4. maddesinin dördüncü ve beşinci

fıkralarında;

“Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri

ayrıca dikkate alınır. Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.”

6.4) “506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlara ilişkin ortak geçiş hükümleri” başlıklı geçici 7.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiili hizmet süresi zammı, itibari hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.”

7) 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un;

7.1) “Kuruluşlardaki Personelin Nakli” başlıklı 22. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;

“Özelleştirme programına alınan kuruluşlarda (iştirakler hariç) ilgili kuruluş veya İdare tarafından istihdam fazlası personel belirlenmesi ya da bu kuruluşların kısmen veya tamamen satışı nedeniyle kamu tüzel kişiliğinin sona ermesi, devredilmesi, küçültülmesi, faaliyetlerinin durdurulması, kapatılması, tasfiye edilmesi halinde; bu kuruluşlarda programa alınma tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununa tâbi olarak veya sözleşmeli statüde çalışmakta olanlar ile iş kanunlarına tâbi olarak görev yapmakla birlikte toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmayan genel müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, kurul başkanı, daire başkanı, müessese, bölge, fabrika, işletme ve şube müdürü, müfettiş ve müfettiş yardımcısı, müşavir ve başuzman unvanlı kadrolara atanmak suretiyle görev yapan personel, kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere yukarıda belirtilen işlemlerin tamamlanmasından itibaren onbeş gün içerisinde İdare tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.

Nakil hakkı tanınan bir kadro veya pozisyonda görev yapmakta iken İdare tarafından ihdas edilen ve iş kanunlarına tâbi olan kadrolara atanmayı kabul edenler ile kuruluş özelleştirme programına alındıktan sonra kuruluşa naklen veya açıktan atananlar bu madde ile getirilen nakil hakkından yararlanamaz. İdare, özelleştirme programındaki kuruluşlarda nakil hakkı kapsamında yer alan kadro ve pozisyonlardan boş bulunanları iptal etmeye, kadro ve pozisyonların yerini, aynı kuruluş bünyesindeki şirketler veya işyerleri arasında değiştirmeye yetkilidir. Özelleştirme programındaki herhangi bir kuruluşun personeli, İdare tarafından özelleştirilecek kuruluşlarda görevlendirilebilir ve yetkilendirilebilirler.

Nakle tâbi personelin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre kazanılmış hak aylık derecesinden aşağı olmamak kaydıyla, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadrolarından Devlet Personel Başkanlığınca tespit edilen kadroya, anılan Başkanlık tarafından kırkbeş gün içerisinde ataması teklif edilir. 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarının (özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar hariç) mevcut boş kadro veya pozisyonlarına da ihtiyaçlar doğrultusunda atama teklifi yapılabilir. Bu personelden 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı Cetveldeki kadrolarda istihdam edilmekte olanlar ile burada sayılan unvanlarla çalışan diğer statülerdeki personelin atama teklifleri, Araştırmacı

unvanlı kadrolara veya istekleri hâlinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı Cetvelde yer alan unvanlar hariç olmak üzere öğrenim durumları itibarıyla ihraz etmiş oldukları unvanlara ilişkin kadrolara, daha önce bu unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlarda bulunmuş olması ve atama yapılacak kadro unvanının 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alması kaydıyla yapılır.

Ancak (1) sayılı cetvelde yer alan, mesleğe özel yarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonucunda göreve alınanların atama teklifleri, söz konusu görev unvanına uygun kadrolara yapılır. Devlet Personel Başkanlığı tarafından gönderilen atama teklif yazısının atamayı yapacak kamu kurum ve kuruluşuna intikalinden itibaren otuz gün içerisinde bu kurum ve kuruluş tarafından atama işlemlerinin yapılması zorunludur. Naklen atanan personel hakkında geçici 9 uncu madde hükümleri dikkate alınır.”

7.2) Geçici 9. maddesinde;

“Kamu İktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarda sözleşmeli statüde çalışmakta iken bu Kanunun 22 nci maddesi uyarınca 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi kurumlara nakledilerek Devlet memuru statüsüne geçirilenlerin sözleşmeli statüde (kapsam dışı personel dahil) geçen hizmet süreleri; aynı

Kanunun ek geçici 1, 2 ve 3 üncü maddelerine göre, 458 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri de dikkate alınmak suretiyle, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydıyla kadro şartı aranmaksızın kazanılmış hak aylık, derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce özelleştirme kapsamına alınmış bulunan kuruluşlardan kamu kurum ve kuruluşlarına atanmış bulunan memur ve sözleşmeli personel hakkında da bu madde ile bu Kanunun 22 nci maddesinde fark olarak ödenmesi öngörülen tazminata ilişkin hükümler uygulanır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran bir numaralı paragrafta da ifade edildiği üzere, sosyal güvenlik işlemleri yönünden 5434 sayılı

Kanun hükümlerinin uygulanmasını talep etmektedir. Dolayısıyla somut olayda, başvuranın hangi kanun kapsamında sigortalı kabul edilmesi gerektiği hususunun temel uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadır.

10) Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr Kanun’un

yürürlüğe girdiği tarihten önce 506 sayılı Kanun’a tabi olanlar, 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı kabul edilmişlerdir. Yine 5510 sayılı Kanun’un geçici 7.

maddesinin birinci fıkrasında da, 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmezden evvel 506 sayılı Kanun’a tabi

olarak geçen sigortalı hizmet sürelerinin 506 sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla anılan mevzuat hükümlerinden, 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce 506 sayılı Kanun’a göre sigortalı olanların Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra mezkûr

Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına dâhil edildiği ve 506 sayılı Kanun’a tabi eski sigortalı hizmet süreleri hakkında da 506 sayılı Kanun’un uygulanmasına devam edildiği anlaşılmaktadır.

11) Öte yandan 5510 sayılı Kanun’un haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanması gereken

sigortalıları da özel olarak düzenlediği ve hangi sigortalılara 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin esaslara geçici 4. maddesinde yer verdiği görülmektedir. Buna göre anılan maddenin dördüncü fıkrasında; 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olanlar ile 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olmakla birlikte 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar hakkında 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği düzenlenmiştir.

12) Diğer taraftan 4046 sayılı Kanun’un 22. maddesinde özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlardaki

personelin kamu kurum ve kuruluşlarına nakil işlemlerinin düzenlendiği, buna göre nakle tabi personelin

657 sayılı Kanun’a göre kazanılmış hak aylık derecesinden aşağı olmamak kaydıyla, 190 sayılı Kanun

Hükmünde Kararname kapsamında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadrolarından Devlet

Personel Başkanlığınca tespit edilen kadroya atama işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Aynı Kanun’un geçici 9. maddesinde ise 22. madde uyarınca 657 sayılı Kanun’a tabi kurumlara nakledilerek devlet memuru statüsüne geçirilenlerin özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlarda geçen eski hizmet sürelerinin öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydıyla kadro şartı aranmaksızın kazanılmış hak aylık, derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirileceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla söz konusu hükümlerin, 4046 sayılı Kanun ile özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlardaki personelin ne şekilde istihdam edilmeye devam edileceğine yönelik olduğu, buna karşılık kişilerin sosyal güvenlik statülerine ilişkin ayrıksı bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.

13) Buraya kadar yapılan açıklamalar sonrasında somut olaya gelince; 5510 sayılı Kanun yürürlüğe

girmeden önce sosyal güvenlik bakımından 506 sayılı Kanun’a tabi olan ve 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçiliği bulunmayan başvuranın sosyal güvenlik işlemlerinin 5510 sayılı Kanun’a göre yapılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenle hakkında 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulamasının hukuken mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

14) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın sosyal güvenlik yönünden 5434 sayılı

Kanun ile ilgilendirilmesi talebinin reddedilmesine yönelik Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının tebliğ tarihinden

itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA VE HAZİNE VE

MALİYE BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi