ÖZET: Bu karar, başvuranın Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmetleri kapsamında yardım talebinin reddedilmesine ilişkin bir hukuki değerlendirmeyi içermektedir. Başvuran, yardım talebinin gereksiz yere reddedildiğini iddia etmiştir. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın ekonomik durumunun yeterli olduğu ve aileye düzenli yardımlar yapıldığı tespit edilmiştir. İlgili idare, başvuranın talebini reddetmekte hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığını belirtmiştir.

Anayasa’nın belirlilik ilkesine vurgu yapılarak, yasal düzenlemelerin açık, net ve uygulanabilir olması gerektiği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde, başvuranın durumunun değerlendirilmesi ve yardımın reddedilmesi işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddi kararı, yapılan sosyal incelemeler ve mevcut yardımlar dikkate alınarak hukuki bir temele dayandırılmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/4305-S.23.7036

BAŞVURU NO : 2022/15445

KARAR TARİHİ : 04/04/2023

RET KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ŞANLIURFA AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ

Başvuranın Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmeti kapsamında yardım

BAŞVURUNUN KONUSU :

talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 22/10/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarafından yapılan başvuruda başvuran özetle; e-Devlet üzerinden

28.08.2022 tarihinde nolu Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmeti ön başvurusu yaptığını, ancak

başvurusunun desteğe ihtiyaçları olmasına rağmen reddedildiğini belirterek başvurusunun yeniden incelenerek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 12/12/2022 tarih ve S. sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben alınan

Şanlıurfa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün 13/12/2022 tarih ve E- – sayılı yazısında: İl Müdürlüğüne bağlı Akçakale Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünden hakkında evrak talebinde bulunulduğu, bu kapsamda, yapılan Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) başvurusunun Müdürlükçe değerlendirilmesi adına telefon görüşmesi yapıldığı, Müracaatçıyla ön görüşme yapılması gerektiği bilgisinin verildiği, Müracaatçının kendisi ve eşinin Kuruma gelemeyeceğini söylemesi üzerine ön görüşme yapılamadığı, ayrıca yapılan MERNİS sorgulamasında Müracaatçı ve eşinin aynı evde ikamet ettiklerinin tespit edildiği, yapılan değerlendirme sonucunda Müracaatçı ve ailesinin SED kapsamında olmadığının anlaşılmış olup başvurunun uygun görülmediği belirtilmiştir.

3. Kurumumuzun talebine istinaden başvuruya konu iddialar hakkında Şanlıurfa Aile ve Sosyal Hizmetler

İl Müdürlüğü tarafından Akçakale Sosyal Hizmet Merkezinden 21.02.2023 tarihli üst yazı ile

Sosyal Ekonomik Destek kapsamında değerlendirilmesi istenmiş ve bahse konu yazıya istinaden şahıs hakkında tekrardan Sosyal İnceleme başlatılmıştır. Bu kapsamda mahallinde yapılan inceleme sonrasında Akçakale Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü tarafından 21.03.2023 tarihinde

düzenlenen 2023/111 rapor numaralı Sosyal İnceleme Raporunda özetle, AKDENİZ ailesi hakkında yapılan inceleme ve gözlemler neticesinde; 3.1. Müracaatçı eşi ile birlikte hayvancılıkla uğraştığı, süt ve yoğurt satarak geçimlerini sağladığı, şu anda ikamet edilen ev dışında ayrıca Şanlıurfa ili ilçesi Mahallesinde kendi evi olduğu, 50 adet küçükbaş hayvanı olduğu ve 1 adet pick-up araca sahip olduğunun gözlemlendiği, 3.2. Müracaatçı tarafından her ne kadar 50 adet küçükbaş hayvana ve 1 adet pick-up araca sahip olduğu beyan edilmişse de 07.03.2023 tarihinde yapılan Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (SOYBİS) sorgulamasına göre 69 adet küçükbaş hayvana ve beyan edilen 1 adet pick-up araç dışında Renault marka araca sahip olduklarının tespit edildiği, 3.3. Akçakale SYDV’den çeşitli yardımlar aldığı, alınan yardımlar neticesinde ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilidiği, özellikle yaşadıkları bölgenin sosyo-ekonomik durumu göz önüne alındığında ailenin ekonomik durumunun yeterli olduğunun gözlemlendiği, ailenin Müdürlükçe SED hizmeti ile desteklenmedikleri takdirde çocukların KİOÇ (Korunma İhtiyacı Olan Çocuk) kapsamına girmeyeceğinin anlaşıldığı, 3.4. Açıklanan gerekçelerle söz konusu çocuklar için 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5 inci maddesi kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararına gerek olmadığı ve ailesinin SED Hizmetleri

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesi 1-b bendi kriterlerini taşımadıkları anlaşıldığından SED Hizmeti modeli talebinin reddedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1. “Devletin temel amaç ve görevleri”başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 4.2. “Kanun önünde eşitlik”başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket zorundadırlar.”, 4.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı”başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 4.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 5.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”,

5.2. “Kurumun görevi” başlıklı5incimaddesininbirincifıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 24.05.1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”, 6.2. “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin hususlar” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.”, 7. 29/05/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.”, 7.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Fakrü zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan (…)(1)

vatandaşlar ile geçici olarak küçük bir yardım veya eğitim ve öğretim imkanı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek, üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamı içindedir…”, 8. 03/03/2015 tarihli ve 29284 sayılı Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin; 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmelik, yoksulluk içinde olup temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken çocuk ve gençlerin bakımı konusunda ailelerin desteklenmesi amacıylaverilecek sosyal ve ekonomik destek hizmetine ilişkin esas ve usullerin düzenlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.”, 8.2. “Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacaklar” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Sosyal ve ekonomik

destek hizmetlerinden yararlanacaklar şunlardır:

a) Haklarında bakım tedbiri kararı verilerek sosyal hizmet kuruluşlarında bakılan ve desteklendikleri takdirde ailesi veya yakınları yanına verilebilecek çocuklar, b) Ekonomik yoksunluk nedeniyle, desteklenmedikleri takdirde korunmaya muhtaç duruma düşecek olanlardan haklarında bakım tedbiri kararı alınmaksızın sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlandırılarak ailesi veya yakınları tarafından bakılabilecek çocuklar, c) Bakım tedbir kararlı iken yaş sınırlarını tamamlamaları nedeniyle, sosyal hizmet kuruluşlarından veya koruyucu aile yanından ayrılanlardan iş ve meslek edinme kursuna veya eğitimlerine devam eden veya bir iş ve meslek sahibi olamayıp desteklenmedikleri takdirde muhtaç duruma düşecek olan gençler, ç) Olağanüstü bir felaket, tabii afet, hastalık veya kaza geçirerek belirli bir süre kendisinin ve geçindirmekle yükümlü bulunduğu aile fertlerinin temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olanlar ile hayati tehlike arz eden ve ameliyat gerektiren durumlarla karşılaşan veya vefat eden kişilerin çocukları…

(3) Sosyal ve ekonomik destek hizmetinden birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılanlar öncelikle yararlandırılır. Birinci fıkranın diğer bentlerinde sayılanlardan, bütçe ödeneklerinin yeterliliği ölçüsünde yıl içinde hangilerine öncelik verileceğine Genel Müdürlükçe karar verilir.”, 8.3. “Sosyal inceleme raporu” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Meslek elemanları tarafından yapılan mesleki çalışmalar neticesinde düzenlenen sosyal inceleme raporunda; muhtaç durumdaki ailelerin ve kişilerin geçmişteki yardım talepleri, daha önce yapılan ekonomik destekler, durumlarındaki değişimler, kişisel ve ailevi bilgileri, hizmetten yararlanacak çocuğun talebi ve görüşü, sosyal ve ekonomik durumları, mahalli imkânları, yerleşim yeri adresi ve konut durumu ile birlikte, ekonomik destek veya sosyal hizmet desteğinin hangisinden faydalandırılacağı, ekonomik desteğin türü, miktarı, süresi ve şekline dair varılan kanaat açıkça belirtilir…”, 8.4. “Sosyal ve ekonomik destek hizmetlerinden faydalanma” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1)

Bakanlıkça yapılacak ekonomik destekler karşılıksızdır. Ekonomik desteklerden, bu Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde, bakım tedbiri kararına bakılmaksızın öncelikle muhtaç çocuklar faydalanır. Sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanacakların kapsamı ile destek tutarının belirlenmesinde, kişilerin her türlü kaynaklardan elde ettikleri yardımlar ve gelirleri dikkate alınır.

(2) Ekonomik destek verilmesi uygun görülenlere onayda belirtilen aydan geçerli olmak üzere ekonomik yardım yapılır.

(3) İtiraz edilen veya tereddüde düşülen vakalar hakkında, bir idareci ve asgari iki meslek elemanından oluşacak bir komisyon tarafından değerlendirme yapılarak karar verilir. İtirazlarda, incelemeyi yapan meslek elemanı dışında bir veya birden fazla meslek elemanınca gerekirse yeniden sosyal inceleme yapılır ve komisyonca karar verilir.

(4) Sosyal ve ekonomik destek yapılması uygun bulunmayanlara her türlü elektronik bilgi iletişim aracı ortamında veya resmi yazı ile bilgi verilir.

(5) Reddedilen ve yardımı sonlandırılan vakalarda müracaatçı, şartlarının değiştiğine ilişkin yeni bilgi ve belge ibraz etmeden hakkında üç aydan önce tekrar sosyal inceleme yapılmaz. Müracaatçının talebine bu maddenin dördüncü fıkrası kapsamında bilgi verilir.

(6) Yardımların yapılmasında ve muhtaçlık tespitinde yardımlardan daha önce faydalanmış olmak bir hak doğurmaz.”, 8.5. “Ekonomik destek yapmaya yetkili makamlar” başlıklı 12 nci maddesinde; “(1) Bu Yönetmelikte belirtilen esas ve kriterlere göre süreli ekonomik destek ödemeleri ile geçici ekonomik destek ödemeleri

aşağıda belirtilen makamın onayı ile yapılır:

a) On iki aya kadar süreli ekonomik destek ödemeleri ile geçici ekonomik destek ödemeleri illerde il müdürünün, ilçelerde sosyal hizmet merkezi müdürünün onayı ile yapılır.

b) On iki aydan uzun süreli ekonomik destekler, vali veya kaymakamın onayı ile yapılır.

(2) Onayda, geçici ekonomik desteğin kaç katı verileceği, süreli ekonomik destek yardımının ise iki yılı aşmayacak şekilde süresi belirtilir.

(3) On iki aydan uzun süreli ekonomik desteklerin illerde il müdürünün, ilçelerde sosyal hizmet merkezi müdürünün onayı ile yapılması hususunda vali veya kaymakamca yetki devrinde bulunulabilir.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Bahse konu şikâyet başvurusunda başvuran, çocukları için Sosyal ve Ekonomik Destek (SED)

hizmetleri kapsamında yardım başvurusunda bulunduğunu, ancak başvurusunun Akçakale Sosyal Hizmet

Merkezi (SHM) Müdürlüğü tarafından desteğe ihtiyaçları olmasına rağmen reddedildiğini iddia etmiş olup başvurusunun esastan incelenmesini talep etmiştir.

11. Bilindiği üzere; Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de

“belirlilik” tir.Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan belirlilik ilkesine göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.

12. Ayrıca; Anayasanın 87 nci maddesine göre “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak” Türkiye Büyük

Millet Meclisinin görev ve yetkisindedir. Yasa koyucu Anayasada belirtilen istisnalar dışında istediği alanda ve istediği içerikte kanun çıkarmakta özgürdür. Anayasa’ya aykırı olmamak şartıyla her konunun kanunla düzenlenebileceği ifade edilmektedir. Bu konuda geniş bir takdir alanına sahiptir. Bununla birlikte, idarenin bütün işlemlerinin önceden öngörülerek bütün unsurlarıyla kurallara bağlanması da mümkün değildir. Bu sebeple, çok çeşitli görevler üstlenmiş olan idarenin, durumun icabına göre harekette bulunma konusunda serbest olması gerekmektedir ve görevlerinin niteliği açısından idarelere belli konularda takdir yetkisi tanımak zorunludur. Kanun koyucu, idarelerin görev ve yetkilerinin sınırlarını çizerken, belirli bir konuda karar alıp almama veya alacağı kararlar arasından seçim yapma konusunda, ayrıca yetkileri kullanıp kullanmamada ve kullanılmasının gereklerini saptamada, idareleri az ya da çok serbest bırakabilmektedir. Bu gibi durumlarda da idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Prof. Dr. A. Şeref

Gözübüyük, “Yönetim Hukuku” Güncelleştirilmiş 14 üncü Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, s.277)

13. Buna göre takdir yetkisi, idareye, işlemin sebebini, konusunu, zaman ve yerini belirlemek, çeşitli çözümlerden birini seçmek, işlem yapmak ya da yapmamak konusunda verilen hareket serbestisidir (Turan

Yıldırım, İdare Hukuku, 5. baskı, İstanbul: On İki Levha, 2013, s.699). Bir başka tanıma göre de takdir yetkisi, belli olguların varlığı halinde, idarenin serbestçe ya da mevcut seçeneklerden birini uygun gördüğünce tercih ederek karar alabilme imkânıdır (Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, 2. baskı, Beta

Yayınları, s.190).

14. Bununla birlikte, Kurumumuzun talebine istinaden mahallinde yapılan inceleme sonrasında Akçakale

Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü tarafından 21.03.2023 tarihinde düzenlenen 2023/111 rapor numaralı

Sosyal İnceleme Raporunda özetle; Müracaatçı eşi ile birlikte hayvancılıkla uğraştığı, süt ve yoğurt satarak geçimlerini sağladığı, şu anda ikamet edilen ev dışında ayrıca Şanlıurfa ili

ilçesi Mahallesinde kendi evi olduğu, Müracaatçı tarafından her ne kadar 50 adet küçükbaş hayvana ve 1 adet pick-up araca sahip olduğu beyan edilmişse de 07.03.2023 tarihinde yapılan Sosyal Yardım Bilgi

Sistemi (SOYBİS) sorgulamasına göre 69 adet küçükbaş hayvana ve beyan edilen 1 adet pick-up araç dışında Renault marka araca sahip olduklarının tespit edildiği, Akçakale SYDV’den çeşitli yardımlar aldığı, alınan yardımlar neticesinde ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilidiği, özellikle yaşadıkları bölgenin sosyo-ekonomik durumu göz önüne alındığında ailenin ekonomik durumunun yeterli olduğunun gözlemlendiği, ailenin Müdürlükçe SED hizmeti ile desteklenmedikleri takdirde çocukların KİOÇ (Korunma İhtiyacı Olan Çocuk) kapsamına girmeyeceğinin anlaşıldığı, bu sebeplerle SED Hizmetleri

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesi birinci fıkrası b bendi kriterlerini taşımadıkları anlaşıldığından SED

Hizmeti modeli talebinin reddedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı açıklamalarına yer verilmiştir.

15. Bu itibarla, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda müteaddit defalar yapılan incelemeler, hane ziyaretleri ve çevre araştırmaları birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar başvurucu çocukları için Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmetleri kapsamında yardım başvurusunda bulunduğunu, ihtiyaç sahibi bir aile olmalarına rağmen başvurusunun Şanlıurfa/Akçakale SHM Müdürlüğü tarafından reddedildiğini iddia etmiş ise de Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden yapılan sorgulamalarda, başvurucunun eşi adına Şanlıurfa ili Eyyübiye ilçesinde kayıtlı mesken niteliğinde taşınmazın bulunduğu, başvuranın kendisi, eşi ve 5 çocuğunun Akçakale ilçesine kayıtlı potansiyel mükellef vergi bilgisinin olduğu ve ailenin ikamet ettiği konuta kira bedeli ödemediği, ayrıca başvuranın eşi adına kayıtlı 69 adet küçükbaş hayvan bilgisinin bulunduğu bununla birlikte Sosyal ve Ekonomik Destek hizmetinin, çocukların kurum bakımına alınma riskine karşı aile yanında bakımı ve desteklenmesine yönelik sunulan bir hizmet modeli olduğu, bu kapsamda çocukların temel ihtiyaçlarını karşılayamayan özellikle de parçalanmış ailelerin çocukları ile risk oranı yüksek vakaların desteklendiği, muhtaç olan diğer ailelere ise il ve ilçelerde bulunan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca yardımların yapıldığı, bu kapsamda başvuran ve ailesine de ilçe SYD Vakfı tarafından düzenli olarak yardım yapıldığı, hali hazırda ailenin yardımlardan faydalandırılmaya devam ettiği, Türkiye Aile Destekleri Programı kapsamında aylık 1.500,00 TL, yine Elektrik Desteği Yardımı kapsamında aylık 260,19 TL yardım almaya devam ettiği, aynı zamanda başvurucunun eşi mevcut durumu gereği hayvancılık yaparak gelir elde ettiği nazara alındığında, ilgili idarenin başvurucunun talebini reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, daha önce benzer taleplerle ilgili olarak da

Kurumumuza yapılan şikâyet başvurularında verilmiş emsal kararlar (09.07.2020 tarihli ve 2020/3687 başvuru nolu Ret Kararı, 24.11.2020 tarihli ve 2020/67206 sayılı Ret Kararı, 04.01.2021 tarihli ve 2020/91021 başvuru nolu Ret Kararı, 13.04.2021 tarihli ve 2020/101496 başvuru nolu Ret Kararı, 2021/9516 başvuru nolu Ret Kararı vb.) bulunmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup idareden istenilen bilgi ve belgelerin gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Şanlıurfa İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURANA ve ŞANLIURFA AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi