|
ÖZET: Başvuru, Kilis Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından yürütülen Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Programı kapsamında yardım talebinin reddedilmesine ilişkindir. Başvuran, Kilis L Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğunu, eşi ve çocuklarının maddi sıkıntı içinde yaşadığını ve yardım taleplerinin araştırma yapılmadan reddedildiğini iddia etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceledikten sonra, Kilis Valiliğine yönlendirme yapmış ve ilgili idarelerle iletişime geçmiştir.
İdarenin verdiği yanıtta, başvuranın eşiyle yapılan sosyal inceleme sonucunda, ailenin ekonomik durumunun yoksulluk sınırının altında olmadığı, sosyal çevre desteğinin güçlü olduğu ve başvuranın eşinin çalışmasına engel bir sağlık sorununun bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, Kilis Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından da başvuranın sosyal yardım için herhangi bir başvurusunun olmadığı ifade edilmiştir. Bu nedenle, başvurunun Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesine dair karar, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuş, başvuranın durumu ile ilgili olarak sosyal yardımlar hakkında bilgilendirilmesi sağlanmıştır. Başvuru sahibinin, bu karara itiraz etme hakkı bulunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/2370-S.24.3778
BAŞVURU NO : 2023/17702
KARAR TARİHİ : 28.02.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : KİLİS AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Programı kapsamında yardım talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 07.11.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, Kilis L Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz
Kurumunda hükümlü olarak kaldığını, eşi ve iki çocuğunun da Kilis İlinde kirada oturduğunu, hiçbir gelirlerinin olmadığını, ailesi muhtaç durumda kaldığından ilgili kurumlara yardım başvurusunda bulunduğunu, ancak araştırma yapılmadan usulsüz bir şekilde başvurularının reddedildiğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvurucu tarafından bahse konu talep hakkında ilk olarak 22.08.2023 tarihinde Kamu
Denetçiliği Kurumuna başvurulduğu, Kurumumuz tarafından yapılan ön inceleme neticesinde, adı geçenin ailesinin durumu hakkında gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılabilmesi için başvuru ile ilgili olarak Kilis Valiliğine 25.08.2023 tarihli “Gönderme Kararı” verildiği, akabinde adı geçenin aynı talebi içerir dilekçesi ile yeniden Kurumumuza başvurduğu anlaşılmıştır.
3. tarihli yeni başvuru üzerine ilgili idareler ile tekrar iletişime geçilmiş olup, konuyla ilgili gerekli tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmiştir. Talebimize istinaden Kilis Aile ve Sosyal
Hizmetler İl Müdürlüğünün E- – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; bahse konu başvuruya ilişkin işlemlerin Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünce yürütüldüğü, hükümlü olarak cezaevinde bulunan Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığı başvuru üzerine 23.10.2023 tarihinde müracaatçının eşi ile sosyal inceleme amacı ile görüşme gerçekleştirildiği, yapılan görüşmede; kişi eşi yaklaşık 8 ay önce cezaevine girdiğini, altı yıl ceza aldığını, kendisinin ev hanımı olduğunu, çocukları ile birlikte eşinin ailesine ait olan apartmanda oturduğunu, kayınpeder ve kayınvalidesinin ise üst katta bulunan dairede yaşadığını, geçimlerini kayınpederi ve eşinin
/
kardeşinin desteği ile sağladığını, eşinin Bağkur üzerinden görünen aylık 3,500 TL sigortasını kayınbiraderinin ödediğini, çocuğunun resmi ikametgah adresinin farklı bir adreste gözüktüğünü fakat fiilen beraber yaşadıklarını, çocuklarının masraflarını eşinin ailesinin karşıladığını beyan ettiği, yapılan değerlendirme sonucunda, eş . ’nin çalışmasına engel herhangi bir sağlık durumunun olmadığı, ailenin sosyal çevre desteğinin kuvvetli olduğu ve yaşadığı koşulların ekonomik yoksunluk içerisinde olmadığı anlaşıldığından ilgili mevzuat hükümleri ile kaynakların önceliği ve verimliliği ilkesi gereğince söz konusu başvurunun Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetleri Yönetmeliğinin 6 ncı maddesi kapsamında olmadığının değerlendirildiği belirtilmiştir.
4. Ayrıca, Kilis Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının 511 sayılı cevabi yazısında ise; Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi ve adreste yapılan hane ziyareti sonucunda, eş . ’nin sosyal yardım için Vakfa herhangi bir başvurusunun olmadığı, yapılan görüşmede adı geçenin sadece SED yardımı için Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunun anlaşıldığı, öte yandan
SYD Vakıfları tarafından eşi cezaevinde bulunan kişilere yönelik düzenlilik arz eden herhangi bir yardım programı bulunmamakla birlikte kişi tarafından Vakfa yardım başvurusu yapılması halinde mütevelli heyeti tarafından gerekli değerlendirmenin yapılacağı belirtildiğinden bu defa Kurumumuz tarafından başvurucunun eşi ile iletişime geçilmiş, fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlara yapılan sosyal yardımlar hakkında bilgi sahibi olmayan . ’ye gerekli bilgilendirme yapılarak kişi anılan SYD Vakfına yönlendirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 5.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 5.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket zorundadırlar.”, 5.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 5.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 6.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, /
6.2.“Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”, 7.2. “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin hususlar” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.”, 8. 29/05/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun; 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.”, 8.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Fakrü zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan (…)(1)
vatandaşlar ile geçici olarak küçük bir yardım veya eğitim ve öğretim imkânı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek, üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamı içindedir…”, 9. 03/03/2015 tarihli ve 29284 sayılı Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetleri Hakkında
Yönetmeliğin; 9.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmelik, yoksulluk içinde olup temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken çocuk ve gençlerin bakımı konusunda ailelerin desteklenmesi amacıyla verilecek sosyal ve ekonomik destek hizmetine ilişkin esas ve usullerin düzenlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.”, 9.2. “Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacaklar” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Sosyal ve
ekonomik destek hizmetlerinden yararlanacaklar şunlardır:
a) Haklarında bakım tedbiri kararı verilerek sosyal hizmet kuruluşlarında bakılan ve desteklendikleri takdirde ailesi veya yakınları yanına verilebilecek çocuklar.
b) Ekonomik yoksunluk nedeniyle, desteklenmedikleri takdirde korunmaya muhtaç duruma düşecek olanlardan haklarında bakım tedbiri kararı alınmaksızın sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlandırılarak ailesi veya yakınları tarafından bakılabilecek çocuklar.
c) Bakım tedbir kararlı iken yaş sınırlarını tamamlamaları nedeniyle, sosyal hizmet kuruluşlarından veya koruyucu aile yanından ayrılanlardan iş ve meslek edinme kursuna veya eğitimlerine devam eden veya bir iş ve meslek sahibi olamayıp desteklenmedikleri takdirde muhtaç duruma düşecek olan gençler.
ç) Olağanüstü bir felaket, tabii afet, hastalık veya kaza geçirerek belirli bir süre kendisinin ve geçindirmekle yükümlü bulunduğu aile fertlerinin temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olanlar ile hayati tehlike arz eden ve ameliyat gerektiren durumlarla karşılaşan veya vefat eden kişilerin çocukları…
(3) Sosyal ve ekonomik destek hizmetinden birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılanlar öncelikle yararlandırılır. Birinci fıkranın diğer bentlerinde sayılanlardan, bütçe ödeneklerinin yeterliliği ölçüsünde yıl içinde hangilerine öncelik verileceğine Genel Müdürlükçe karar verilir.”, 9.3. “Sosyal inceleme raporu” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Meslek elemanları tarafından yapılan mesleki çalışmalar neticesinde düzenlenen sosyal inceleme raporunda; muhtaç durumdaki ailelerin ve kişilerin geçmişteki yardım talepleri, daha önce yapılan ekonomik destekler, durumlarındaki değişimler, kişisel ve ailevi bilgileri, hizmetten yararlanacak çocuğun talebi ve görüşü, sosyal ve ekonomik durumları, mahalli imkânları, yerleşim yeri adresi ve konut durumu ile birlikte, ekonomik destek veya sosyal hizmet desteğinin hangisinden faydalandırılacağı, ekonomik desteğin türü, miktarı, süresi ve şekline dair varılan kanaat açıkça belirtilir…”, 9.4. “Sosyal ve ekonomik destek hizmetlerinden faydalanma” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1)
Bakanlıkça yapılacak ekonomik destekler karşılıksızdır. Ekonomik desteklerden, bu Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde, bakım tedbiri kararına bakılmaksızın öncelikle muhtaç çocuklar faydalanır. Sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanacakların kapsamı ile destek tutarının belirlenmesinde, kişilerin her türlü kaynaklardan elde ettikleri yardımlar ve gelirleri dikkate alınır.
(2) Ekonomik destek verilmesi uygun görülenlere onayda belirtilen aydan geçerli olmak üzere ekonomik yardım yapılır.
(3) İtiraz edilen veya tereddüde düşülen vakalar hakkında, bir idareci ve asgari iki meslek elemanından oluşacak bir komisyon tarafından değerlendirme yapılarak karar verilir. İtirazlarda, incelemeyi yapan meslek elemanı dışında bir veya birden fazla meslek elemanınca gerekirse yeniden sosyal inceleme yapılır ve komisyonca karar verilir.
(4) Sosyal ve ekonomik destek yapılması uygun bulunmayanlara her türlü elektronik bilgi iletişim aracı ortamında veya resmi yazı ile bilgi verilir.
(5) Reddedilen ve yardımı sonlandırılan vakalarda müracaatçı, şartlarının değiştiğine ilişkin yeni bilgi ve belge ibraz etmeden hakkında üç aydan önce tekrar sosyal inceleme yapılmaz. Müracaatçının talebine bu maddenin dördüncü fıkrası kapsamında bilgi verilir.
(6) Yardımların yapılmasında ve muhtaçlık tespitinde yardımlardan daha önce faydalanmış olmak bir hak doğurmaz.”, 9.5. “Ekonomik destek yapmaya yetkili makamlar” başlıklı 12 nci maddesinde; “(1) Bu Yönetmelikte belirtilen esas ve kriterlere göre süreli ekonomik destek ödemeleri ile geçici ekonomik destek ödemeleri
aşağıda belirtilen makamın onayı ile yapılır:
a) On iki aya kadar süreli ekonomik destek ödemeleri ile geçici ekonomik destek ödemeleri illerde il müdürünün, ilçelerde sosyal hizmet merkezi müdürünün onayı ile yapılır.
b) On iki aydan uzun süreli ekonomik destekler, vali veya kaymakamın onayı ile yapılır.
(2) Onayda, geçici ekonomik desteğin kaç katı verileceği, süreli ekonomik destek yardımının ise iki yılı aşmayacak şekilde süresi belirtilir.
/
(3) On iki aydan uzun süreli ekonomik desteklerin illerde il müdürünün, ilçelerde sosyal hizmet merkezi müdürünün onayı ile yapılması hususunda vali veya kaymakamca yetki devrinde bulunulabilir.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Bahse konu şikâyet başvurusunda adı geçen özetle; Kilis L Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz
Kurumunda hükümlü olarak kaldığını, eşi ve iki çocuğunun da Kilis İlinde kirada oturduğunu, hiçbir gelirlerinin olmadığını, ailesi muhtaç durumda kaldığından ilgili kurumlara yardım başvurusunda bulunduğunu, ancak araştırma yapılmadan usulsüz bir şekilde başvurularının reddedildiğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
12. Bilindiği üzere; Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de
“belirlilik”tir.Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan belirlilik ilkesine göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir.
Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
13. Ayrıca; Anayasanın 87’nci maddesine göre “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak” Türkiye
Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkisindedir. Yasa koyucu Anayasada belirtilen istisnalar dışında istediği alanda ve istediği içerikte kanun çıkarmakta özgürdür. Anayasa’ya aykırı olmamak şartıyla her konunun kanunla düzenlenebileceği ifade edilmektedir. Bu konuda geniş bir takdir alanına sahiptir.
Bununla birlikte, idarenin bütün işlemlerinin önceden öngörülerek bütün unsurlarıyla kurallara bağlanması da mümkün değildir. Bu sebeple, çok çeşitli görevler üstlenmiş olan idarenin, durumun icabına göre harekette bulunma konusunda serbest olması gerekmektedir ve görevlerinin niteliği açısından idarelere belli konularda takdir yetkisi tanımak zorunludur. Kanun koyucu, idarelerin görev ve yetkilerinin sınırlarını çizerken, belirli bir konuda karar alıp almama veya alacağı kararlar arasından seçim yapma konusunda, ayrıca yetkileri kullanıp kullanmamada ve kullanılmasının gereklerini saptamada, idareleri az ya da çok serbest bırakabilmektedir. Bu gibi durumlarda da idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Prof. Dr. A. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku” Güncelleştirilmiş 14 üncü Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, s.277)
14. Buna göre takdir yetkisi, idareye, işlemin sebebini, konusunu, zaman ve yerini belirlemek, çeşitli çözümlerden birini seçmek, işlem yapmak ya da yapmamak konusunda verilen hareket serbestisidir (Turan Yıldırım, İdare Hukuku, 5. baskı, İstanbul: On İki Levha, 2013, s.699). Bir başka tanıma göre de takdir yetkisi, /
belli olguların varlığı halinde, idarenin serbestçe ya da mevcut seçeneklerden birini uygun gördüğünce tercih ederek karar alabilme imkânıdır (Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, 2. baskı, Beta Yayınları, s.190).
15. . Somut başvuru hakkında yapılan inceleme neticesinde; adı geçenin ilk olarak 22.08.2023 tarihinde
Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurduğu, başvurusu hakkında 25.08.2023 tarihinde Kilis Valiliğine
“Gönderme Kararı” verildiği, akabinde adı geçenin aynı talebi içerir dilekçesi ile yeniden Kurumumuza başvurduğu, yeni başvuru üzerine ilgili idareler ile tekrar iletişime geçildiği ve konuyla ilgili gerekli tüm belgelerin gönderilmesi talep edilmiştir.
16. Talebimize istinaden Kilis Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün cevabi yazı ve eklerinde özetle; 16.1. Bahse konu başvuruya ilişkin işlemlerin Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünce yürütüldüğü, hükümlü olarak cezaevinde bulunan Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığı başvuru üzerine
23.10.2023 tarihinde müracaatçının eşi ile sosyal inceleme amacı ile görüşme gerçekleştirildiği,
16.2. Yapılan görüşmede; . eşi yaklaşık 8 ay önce cezaevine girdiğini, altı yıl ceza aldığını, kendisinin ev hanımı olduğunu, iki çocuğu ile birlikte eşinin ailesine ait olan apartmanda oturduğunu, kayınpeder ve kayınvalidesinin ise üst katta bulunan dairede yaşadığını, ayrıca çocuğunun resmi ikametgah adresi farklı bir adreste gözükse de fiilen beraber yaşadıklarını, geçimlerini ve çocuklarının masraflarını eşinin ailesinin karşıladığını, eşinin Bağkur üzerinden görünen aylık 3,500 TL sigortasını da kayınbiraderinin ödediğini beyan ettiği, 16.3. Heyet tarafından yapılan inceleme sonucunda; eş ’nin çalışmasına engel herhangi bir sağlık durumunun olmadığı, ailenin sosyal çevre desteğinin kuvvetli olduğu ve ailenin yaşadığı koşulların ekonomik yoksunluk içerisinde olmadığı anlaşıldığından ilgili mevzuat hükümleri ile kaynakların önceliği ve verimliliği ilkesi gereğince bahse konu başvurunun SED Yönetmeliği kapsamında olmadığının değerlendirildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
17. Diğer taraftan, Kilis Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının cevabi yazısında ise; Bütünleşik
Sosyal Yardım Bilgi Sistemi ve adreste yapılan hane ziyareti sonucunda, eş . ’nin sosyal yardım için
Vakfa herhangi bir başvurusunun olmadığı, yapılan görüşmede adı geçenin sadece SED yardımı için
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunun anlaşıldığı, her ne kadar SYD
Vakıfları tarafından eşi cezaevinde bulunan kişilere yönelik düzenlilik arz eden herhangi bir yardım programı bulunmamakla birlikte kişi tarafından Vakfa yardım başvurusu yapılması halinde mütevelli heyeti tarafından gerekli değerlendirmenin yapılacağı belirtildiğinden Kurumumuz tarafından bu defa başvurucunun eşi . ile iletişime geçilmiş, fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlara yapılan sosyal yardımlar hakkında bilgi sahibi olmayan . ’ye gerekli bilgilendirme yapılarak kişi anılan SYD Vakfına yönlendirilmiştir.
18. Bu itibarla, her ne kadar başvurucu eşi ve çocukları adına yaptığı sosyal yardım başvurularının ilgili idare tarafından her hangi bir araştırma yapılmadan usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş ise de, 2828 sayılı Kanun ve dayanak Yönetmelik hükümleri, yapılan hane ziyaretleri, sosyal incelemeler ve Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden yapılan sorgulamalar ile yukarıda yer alan tüm açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; adı geçenin çocuklarının koruma ve bakım altına alınmasını gerektirecek bir risk durumunun bulunmadığı, ailenin sosyal çevre desteğinin kuvvetli olduğu, ekonomik yoksullukla karşı karşıya olmadığı, ayrıca başvurucunun eşi . ’nin çalışmasına engel teşkil edecek
/
kronik bir sağlık sorunu ya da herhangi bir engel durumunun bulunmadığının tespit edildiği, bununla birlikte Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetinin, çocukların kurum bakımına alınma riskine karşı aile yanında bakımı ve desteklenmesine yönelik sunulan bir hizmet modeli olduğu, bu kapsamda çocukların temel ihtiyaçlarını karşılayamayan özellikle de parçalanmış ailelerin çocukları ile risk oranı yüksek vakaların desteklendiği, muhtaç olan diğer ailelere ise il ve ilçelerde bulunan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca yardımların yapıldığı, bu kapsamda ilgili Vakıf tarafından başvurucunun eşi S.M’nin yardım başvurusu yapması halinde mütevelli heyeti tarafından gerekli değerlendirmenin yapılacağı belirtildiğinden kişinin Kurumumuz tarafından ilçe SYD Vakfına yönlendirildiği, bu haliyle ilgili idarenin başvurucunun bahse konu SED yardımı talebini reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
19. Ayrıca daha önce benzer taleplerle ilgili olarak Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar da (2023/12990 başvuru nolu Ret Kararı, 2022/9998 başvuru nolu Ret Kararı, 2021/9516 başvuru nolu Ret Kararı, 2020/101496 başvuru nolu Ret Kararı, vb.) bulunmaktadır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili idare mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURUCU, KİLİS AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/