ÖZET: Başvuru, Konak Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü’ne yapılan Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Programı kapsamında yardım talebiyle ilgilidir. Başvuran, lise öğrencisi bir kız çocuğuna sahip olup, eşinin kendisini ve çocuğunu terk ettiğini, maddi imkansızlıklar nedeniyle zor şartlarda yaşadığını ve yardım talebinin usulsüz bir şekilde reddedildiğini ileri sürmüştür. Bu bağlamda, kendisine ve çocuğuna sosyal yardım bağlanması talep edilmiştir.

İlgili idare, başvurunun incelenmesi sonucunda, başvuranın daha önce SED yardımı almış olduğunu ve sosyal incelemeler sonucunda muhtaçlık durumunun yeterli görülmediğini belirtmiştir. Yapılan sosyal incelemelerde, başvuranın 10 yıldır eşinden ayrı yaşadığı, ancak resmi olarak boşanmadığı, çocuğunun bakımının aile üyeleri tarafından yapıldığı ve başvuranın çalışmasına engel bir sağlık sorununun bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, başvuranın düzenli sosyal yardımlardan faydalandığı ve bu nedenle yeni bir yardım talebinin uygun görülmediği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın yardım talebi, yapılan incelemeler ve mevcut mevzuat çerçevesinde reddedilmiştir. İlgili idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu ve başvuranın muhtaçlık durumunun yeterli bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Başvuran, bu karara itiraz edebilir ve yargı yoluna başvurabilir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/5454-S.24.8609

BAŞVURU NO : 2023/20207

KARAR TARİHİ : 21.05.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : KONAK SOSYAL HİZMET MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Programı kapsamında yardım talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 12.12.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, lise öğrencisi bir kız çocuğunun olduğunu, eşinin kendisini ve çocuğunu terkettiğini, hiçbir gelirinin olmadığını, kızı ile birlikte kirada oturduğunu, yardım alarak zor şartlarda geçinmeye çalıştığını, ancak yine de çocuğunun ihtiyaçları ile kira, elektrik, su, vb diğer giderleri karşılayamadığını, muhtaç durumda oldukları için Konak

Kaymakamlığına yardım başvurusunda bulunduğunu, ancak başvurularının inceleme komisyonunun kararı ile usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş olup, çocuğuna ve kendisine sosyal yardım (SED, kira, eğitim, vb.) bağlanması için gereğinin yapılmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Somut başvuru hakkında Konak Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünün E- – sayılı ilk cevabi yazısında özetle; bahse konu şikayet başvurusu ile ilgili olarak yapılan mesleki çalışma sonucunda, çocuk . . adına anne ödenmek üzere 01.12.2022 tarihinden başlayarak 1 yıl süreli SED yardımının bağlandığı, ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Konak Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlıklarına, yapılan hane ziyaretinde tespit edilen eşya esikliklerinin bildirildiği ve sorunun değerlendirilmesinin talep edildiği, ayrıca e-posta ile konuya ilişkin bilgilendirme yazısının müracaatçıya iletildiği belirtilmiştir.

3. Adı geçenin tarihli yeni başvurusu üzerine ilgili idareler ile tekrar iletişime geçilmiş olup, konuyla ilgili gerekli tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmiştir. Talebimize istinaden İzmir

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün E- – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde ise özetle; /

3.1. Konak Kaymakamlığının E- – – sayılı yazısı ile başvurucu hakkında gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılmasının istendiği, adı geçenin başvurusu üzerine ilk olarak 25.10.2022 tarihinde kişinin ikametgâh adresine ( Mah. Sok. No: /

Konak/İZMİR) sosyal inceleme yapılmak amacıyla gidildiği, evde kimse bulunamadığı için sosyal incelemenin yapılamadığı, bu sebeple 25.10.2022 tarihinde Mahalle Muhtarı . ’nin telefonla arandığı ve durumun bildirildiği, dosya içeriğinde mevcut olan iletişim numarası kullanılmadığı için ulaşılamadığının ifade edildiği, Mahalle Muhtarı . tarafından muhtarlık kayıtlarında kendisine ait herhangi bir iletişim numarasının mevcut olmadığı, gün içerisinde adı geçene ulaşarak görüşme yapmak için Müdürlüğe gitmesi gerektiğinin ileteceğini belirttiği, bunun üzerine 27.10.2022 tarihinde SHM’ye gelen müracaatçı ile görüşme yapıldığı, 3.2. 28.10.2022 tarihinde adı geçenin ikamet adresine tekrar gidildiği, annesi . ve kardeşi . ile görüşme yapıldığı, ile yapılan görüşmede ise 2008 yılında . ile evlendiğini, bu evlilikten . . isimli çocuklarının olduğunu, eşiyle resmi olarak boşanmadıklarını, ancak yaklaşık 10 yıldır ayrı yaşadıklarını, çocuğunun bakımını kendisi üstlendiği için düzenli gelir getiren bir işte çalışamadığını, çocuğunun ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını, ancak kuruluş bakımını düşünmediğini ifade ederek sosyal yardım hizmetinden yararlanmak istediğini beyan ettiği, yapılan inceleme ve sosyal hizmet komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda; ASPB Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin 1/1 bendi, 12 nci maddesinin 1/2 bendi ve 13 üncü maddesinin 1/1 bendi gereğince 2009 doğumlu . . adına anne 01.12.2022-30.11.2023 tarihleri arasında 1 yıl süreli ekonomik destek ödenmesi yapılmasının uygun olacağı kanaatine varıldığı, 3.3. Akabinde, anne 24.10.2023 tarihinde Müdürlüğe vermiş olduğu dilekçede ise çocuğu adına almış olduğu yardımın süresinin uzatılmasını talep ettiği, müracaatçının başvurusuna istinaden 30.10.2023 tarihinde müracaatçının ikamet adresine sosyal inceleme yapmak amacıyla yeniden gidildiği, evde kimse bulunmadığı için müracaatçının üst katında ikamet eden erkek kardeşi ile görüşme yapıldığı, yapılan görüşmede erkek kardeşin müracaatçı ve ailesi hakkında bilgi vermek istemediği, müracaatçı hakkında sorulan sorulara çelişkili cevaplar verdiğinin belirtildiği, bunun üzerine 06.11.2023 tarihinde müracaatçının ikametgah adresine tekrar gidildiği, adresinde müracaatçı ile görüşme gerçekleştirildiği, yapılan görüşmede ailesine ait olan 3 katlı binanın giriş katında kızı ile birlikte yaşadığını, çocuğunun babası ile görüşmediğini, 1.300,00 TL Aile Destek Yardımı aldığını ve çalışmadığını ifade ettiği, 3.4. Yapılan görüşme, gözlem ve değerlendirmeler sonucunda; başvurucunun eşinden 10 yıldır ayrı yaşadığını, fakat resmi nikâhlı evliliğinin devam ettiğini, bu süreçte boşanma davası da açmadığını beyan ettiği, kızı ile birlikte ailesine ait olan 3 katlı binanın giriş katında ikamet ettiği, diğer katlarda erkek kardeşi ve ailesinin yaşadığı, çocuğunun 9. sınıf öğrencisi olduğu ve üst katta ikamet eden annesinin çocuğunun bakımı ile ilgilendiği, müracaatçının ön lisans mezunu olduğu ve çalışmasına engel hiçbir sağlık sorunu olmamasına rağmen SED hizmetinden yararlandığı l (bir) yıl içerisinde iş bulma çabasının olmadığı, almış olduğu yardımı alışkanlık haline getirdiği, ayrıca Konak SYDV tarafından verilen sosyal yardımlardan da yararlandığı, bununla birlikte müracaatçının üst katında ikamet eden erkek kardeşi ile yapılan görüşmede müracaatçı ve ailesi hakkında bilgi vermek istemediği, müracaatçı hakkında sorular sorulara çelişkili cevaplar verdiği anlaşıldığından Sosyal Hizmet Komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 29824 sayılı Sosyal ve Ekonomik Destek Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereğince müracaatçının SED yardımı talebinin oy birliği ile uygun görülmediği,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

4. Konak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının 03.04.2024 tarili ve sayılı cevabi yazısında da özetle; adı geçen müracaatçının Vakıfta aktif kaydının bulunduğu, ilgiliye Türkiye Aile Destek Programı, Elektrik Tüketim Desteği Programı, Şartlı Eğitim Yardımı, Kömür Yardımı ve Diğer Aile Yardımları kapsamında (34.900,00 TL.) düzenli olarak sosyal yardım yapıldığı, muhtaçlık durumu ve mütevelli heyeti kararı doğrultusunda yardım yapılmaya devam edileceği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 5.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 5.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 5.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 6.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”, 7.2. “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin hususlar” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.”,

8. 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun; 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.”, 8.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Fakrü zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan (…)(1)

vatandaşlar ile geçici olarak küçük bir yardım veya eğitim ve öğretim imkanı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek, üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamı içindedir.

Ancak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 5510 sayılı

Kanun gereği ödedikleri katılım payları bu Kanun kapsamındadır. Ancak yıl içinde ödenen tutarlar, takip eden yılda Hazine tarafından Fona geri ödenir.

Ayrıca, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmakla veya bu kuruluşlarca aylık veya gelir bağlanmış olmakla birlikte, Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar da bu Kanun kapsamındadır.

Her türlü acil durum ve afetten zarar görenler ve şehit yakınları ile gaziler ise, Fon Kurulu ile Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca belirlenecek kriter ve süreler çerçevesinde bu Kanun ile sağlanacak haklardan yararlandırılır.”, 9. 03/03/2015 tarihli ve 29284 sayılı Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetleri Hakkında

Yönetmeliğin; 9.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmelik, yoksulluk içinde olup temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken çocuk ve gençlerin bakımı konusunda ailelerin desteklenmesi amacıyla verilecek sosyal ve ekonomik destek hizmetine ilişkin esas ve usullerin düzenlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.”, 9.2. “Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacaklar” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Sosyal ve

ekonomik destek hizmetlerinden yararlanacaklar şunlardır:

a) Haklarında bakım tedbiri kararı verilerek sosyal hizmet kuruluşlarında bakılan ve desteklendikleri takdirde ailesi veya yakınları yanına verilebilecek çocuklar.

b) Ekonomik yoksunluk nedeniyle, desteklenmedikleri takdirde korunmaya muhtaç duruma düşecek olanlardan haklarında bakım tedbiri kararı alınmaksızın sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlandırılarak ailesi veya yakınları tarafından bakılabilecek çocuklar.

c) Bakım tedbir kararlı iken yaş sınırlarını tamamlamaları nedeniyle, sosyal hizmet kuruluşlarından veya koruyucu aile yanından ayrılanlardan iş ve meslek edinme kursuna veya eğitimlerine devam eden veya bir iş ve meslek sahibi olamayıp desteklenmedikleri takdirde muhtaç duruma düşecek olan gençler.

ç) Olağanüstü bir felaket, tabii afet, hastalık veya kaza geçirerek belirli bir süre kendisinin ve geçindirmekle yükümlü bulunduğu aile fertlerinin temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olanlar

/

ile hayati tehlike arz eden ve ameliyat gerektiren durumlarla karşılaşan veya vefat eden kişilerin çocukları…

(3) Sosyal ve ekonomik destek hizmetinden birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılanlar öncelikle yararlandırılır. Birinci fıkranın diğer bentlerinde sayılanlardan, bütçe ödeneklerinin yeterliliği ölçüsünde yıl içinde hangilerine öncelik verileceğine Genel Müdürlükçe karar verilir.”, 9.3. “Sosyal inceleme raporu” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Meslek elemanları tarafından yapılan mesleki çalışmalar neticesinde düzenlenen sosyal inceleme raporunda; muhtaç durumdaki ailelerin ve kişilerin geçmişteki yardım talepleri, daha önce yapılan ekonomik destekler, durumlarındaki değişimler, kişisel ve ailevi bilgileri, hizmetten yararlanacak çocuğun talebi ve görüşü, sosyal ve ekonomik durumları, mahalli imkânları, yerleşim yeri adresi ve konut durumu ile birlikte, ekonomik destek veya sosyal hizmet desteğinin hangisinden faydalandırılacağı, ekonomik desteğin türü, miktarı, süresi ve şekline dair varılan kanaat açıkça belirtilir…”, 9.4. “Sosyal ve ekonomik destek hizmetlerinden faydalanma” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1)

Bakanlıkça yapılacak ekonomik destekler karşılıksızdır. Ekonomik desteklerden, bu Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde, bakım tedbiri kararına bakılmaksızın öncelikle muhtaç çocuklar faydalanır. Sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanacakların kapsamı ile destek tutarının belirlenmesinde, kişilerin her türlü kaynaklardan elde ettikleri yardımlar ve gelirleri dikkate alınır.

(2) Ekonomik destek verilmesi uygun görülenlere onayda belirtilen aydan geçerli olmak üzere ekonomik yardım yapılır.

(3) İtiraz edilen veya tereddüde düşülen vakalar hakkında, bir idareci ve asgari iki meslek elemanından oluşacak bir komisyon tarafından değerlendirme yapılarak karar verilir. İtirazlarda, incelemeyi yapan meslek elemanı dışında bir veya birden fazla meslek elemanınca gerekirse yeniden sosyal inceleme yapılır ve komisyonca karar verilir.

(4) Sosyal ve ekonomik destek yapılması uygun bulunmayanlara her türlü elektronik bilgi iletişim aracı ortamında veya resmi yazı ile bilgi verilir.

(5) Reddedilen ve yardımı sonlandırılan vakalarda müracaatçı, şartlarının değiştiğine ilişkin yeni bilgi ve belge ibraz etmeden hakkında üç aydan önce tekrar sosyal inceleme yapılmaz. Müracaatçının talebine bu maddenin dördüncü fıkrası kapsamında bilgi verilir.

(6) Yardımların yapılmasında ve muhtaçlık tespitinde yardımlardan daha önce faydalanmış olmak bir hak doğurmaz.”, 9.5. “Ekonomik destek yapmaya yetkili makamlar” başlıklı 12 nci maddesinde; “(1) Bu Yönetmelikte belirtilen esas ve kriterlere göre süreli ekonomik destek ödemeleri ile geçici ekonomik destek ödemeleri

aşağıda belirtilen makamın onayı ile yapılır:

a) On iki aya kadar süreli ekonomik destek ödemeleri ile geçici ekonomik destek ödemeleri illerde il müdürünün, ilçelerde sosyal hizmet merkezi müdürünün onayı ile yapılır.

b) On iki aydan uzun süreli ekonomik destekler, vali veya kaymakamın onayı ile yapılır.

(2) Onayda, geçici ekonomik desteğin kaç katı verileceği, süreli ekonomik destek yardımının ise iki yılı aşmayacak şekilde süresi belirtilir.

/

(3) On iki aydan uzun süreli ekonomik desteklerin illerde il müdürünün, ilçelerde sosyal hizmet merkezi müdürünün onayı ile yapılması hususunda vali veya kaymakamca yetki devrinde bulunulabilir.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; adı geçen, lise öğrencisi bir kız çocuğunun olduğunu, eşinin kendisini ve çocuğunu terkettiğini, hiçbir gelirinin olmadığını, kızı ile birlikte kirada oturduğunu, yardım alarak zor şartlarda geçinmeye çalıştığını, ancak yine de çocuğunun ihtiyaçları ile kira, elektrik, su, vb diğer giderleri karşılayamadığını, muhtaç durumda oldukları için Konak Kaymakamlığına yardım başvurusunda bulunduğunu, ancak başvurularının inceleme komisyonunun kararı ile usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş olup, çocuğuna ve kendisine sosyal yardım (SED, kira, eğitim, vb.)

bağlanması için gereğinin yapılmasını talep etmiştir.

12. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de “belirlilik”tir.

Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan “belirlilik ilkesine” göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.

13. Ayrıca; Anayasanın 87’nci maddesine göre “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak” Türkiye

Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkisindedir. Yasa koyucu Anayasada belirtilen istisnalar dışında istediği alanda ve istediği içerikte kanun çıkarmakta özgürdür. Anayasa’ya aykırı olmamak şartıyla her konunun kanunla düzenlenebileceği ifade edilmektedir. Bu konuda geniş bir takdir alanına sahiptir.

Bununla birlikte, idarenin bütün işlemlerinin önceden öngörülerek bütün unsurlarıyla kurallara bağlanması da mümkün değildir. Bu sebeple, çok çeşitli görevler üstlenmiş olan idarenin, durumun icabına göre harekette bulunma konusunda serbest olması gerekmektedir ve görevlerinin niteliği açısından idarelere belli konularda takdir yetkisi tanımak zorunludur. Kanun koyucu, idarelerin görev ve yetkilerinin sınırlarını çizerken, belirli bir konuda karar alıp almama veya alacağı kararlar arasından seçim yapma konusunda, ayrıca yetkileri kullanıp kullanmamada ve kullanılmasının gereklerini saptamada, idareleri az ya da çok serbest bırakabilmektedir. Bu gibi durumlarda da idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Prof. Dr. A. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku” Güncelleştirilmiş 14 üncü Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, s.277)

/

14. Buna göre takdir yetkisi, idareye, işlemin sebebini, konusunu, zaman ve yerini belirlemek, çeşitli çözümlerden birini seçmek, işlem yapmak ya da yapmamak konusunda verilen hareket serbestisidir (Turan Yıldırım, İdare Hukuku, 5. baskı, İstanbul: On İki Levha, 2013, s.699). Bir başka tanıma göre de takdir yetkisi, belli olguların varlığı halinde, idarenin serbestçe ya da mevcut seçeneklerden birini uygun gördüğünce tercih ederek karar alabilme imkânıdır (Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, 2. baskı, Beta

Yayınları, s.190).

15. Somut başvuru hakkında yapılan inceleme neticesinde; adı geçenin ilk olarak 04.09.2022 tarihinde

Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurduğu, başvurusu hakkında 12.09.2022 tarihinde Konak

Kaymakamlığına “Gönderme Kararı” verildiği, Kararımıza istinaden Konak Sosyal Hizmet Merkezi

Müdürlüğünün cevabi yazısında özetle; bahse konu şikayet başvurusu ile ilgili olarak yapılan mesleki çalışma sonucunda, çocuk . . adına anne ödenmek üzere 01.12.2022 tarihinden başlayarak 1 yıl süreli SED yardımının bağlandığı, ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Konak Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlıklarına, yapılan hane ziyaretinde tespit edilen eşya esikliklerinin bildirildiği ve sorunun değerlendirilmesinin talep edildiği, müracaatçıya da e-posta ile konuya ilişkin bilgilendirme yazısının iletildiği belirtilmiştir.

16. Akabinde, adı geçenin tarihli yeni başvurusu üzerine ilgili idareler ile tekrar iletişime geçilmiş olup, konuyla ilgili gerekli tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmiştir. Talebimize istinaden İzmir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün cevabi yazı ve eklerinde ise özetle; 16.1. Somut başvuru hakkında yapılan inceleme neticesinde; adı geçenin başvurusu üzerine ilk olarak

25.10.2022 tarihinde kişinin ikametgâh adresine ( Mah. Sok. No: / Konak/İZMİR)

sosyal inceleme yapılmak amacıyla gidildiği, evde kimse bulunamadığı için sosyal incelemenin yapılamadığı ve durumun aynı tarihte Mahalle Muhtarı . ’ye bildirildiği, 28.10.2022 tarihinde adı geçenin ikamet adresine tekrar gidildiği, müracaatçının annesi . ve kardeşi . ile görüşme yapıldığı, ardından ile yapılan görüşmede, 2008 yılında . ile evlendiğini, bu evlilikten . .

isimli çocuklarının olduğunu, eşiyle resmi olarak boşanmadıklarını, ancak yaklaşık 10 yıldır ayrı yaşadıklarını, çocuğunun bakımını kendisinin üstlendiğini, bu sebeple düzenli gelir getiren bir işte çalışamadığını, çocuğunun ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını, ancak kuruluş bakımını düşünmediğini ifade ettiği, yapılan inceleme ve sosyal hizmet komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda; ASPB Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin 1/1 bendi, 12 nci maddesinin 1/2 bendi ve 13 üncü maddesinin 1/1 bendi gereğince 2009 doğumlu . . adına anne 01.12.2022-30.11.2023 tarihleri arasında 1 (bir) yıl süreli ekonomik destek ödemesi yapılmasının uygun olacağına karar verildiği, 16.2. Anne 24.10.2023 tarihinde Müdürlüğe vermiş olduğu dilekçede ise çocuğu adına almış olduğu yardımın süresinin uzatılmasını talep ettiği, müracaatçının başvurusuna istinaden

30.10.2023 tarihinde müracaatçının ikamet adresine sosyal inceleme yapmak amacıyla tekrar gidildiği,

evde kimse bulunmadığı için müracaatçının üst katında ikamet eden erkek kardeşi ile görüşme yapıldığı, yapılan görüşmede erkek kardeşin müracaatçı ve ailesi hakkında bilgi vermek istemediğinin, müracaatçı hakkında sorulan sorulara çelişkili cevaplar verdiğinin anlaşıldığı, bunun üzerine 06.11.2023 tarihinde müracaatçının ikamet adresine tekrar gidildiği, müracaatçı ile yapılan görüşmede, ailesine ait olan 3 katlı binanın giriş katında kızı ile birlikte yaşadığını, çocuğunun babası ile görüşmediğini, 1.300,00 TL Aile

Destek Yardımı aldığını ve çalışmadığını ifade ettiği, /

16.3. Yapılan görüşme, gözlem ve değerlendirmeler sonucunda; başvurucunun eşinden 10 yıldır ayrı yaşadığını, ancak resmi nikâhlı evliliğinin devam ettiğini, bu süreçte boşanma davası da açmadığını beyan ettiği, kızı ile birlikte ailesine ait olan 3 katlı binanın giriş katında ikamet ettiği, diğer katlarda erkek kardeşi ve ailesinin yaşadığı, çocuğunun 9. sınıf öğrencisi olduğu ve üst katta ikamet eden annesinin çocuğunun bakımı ile ilgilendiği, müracaatçının ön lisans mezunu olduğu ve çalışmasına engel hiçbir sağlık sorunu olmamasına rağmen SED hizmetinden yararlandığı süre içerisinde iş bulma çabasının olmadığı, (SED Hizmetinden Yararlananlara Yönelik Taahhütname … 2.Sosyal ve ekonomik desteğin bir maaş olmadığını, bu desteğin …. amacıyla geçici süre ile yapıldığını, daha önce ekonomik destek verilmiş olmasının bir hak doğurmayacağını, … 8.İşsizlik durumunda Çalışma ve İş Kurumuna müracaat ederek veya durumuma uygun bir iş bularak sosyal ve ekonomik koşullarımı iyileştirmek için çaba göstereceğimi, … kabul ve ifa etmeyi taahhüt ederim.), almış olduğu yardımı alışkanlık haline getirdiği, ayrıca Konak SYDV tarafından verilen sosyal yardımlardan da yararlandığı, bununla birlikte müracaatçının üst katında ikamet eden erkek kardeşi ile yapılan görüşmede müracaatçı ve ailesi hakkında bilgi vermek istemediği, müracaatçı hakkında sorular sorulara çelişkili cevaplar verdiği anlaşıldığından Sosyal Hizmet Komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 29824 sayılı

Sosyal ve Ekonomik Destek Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereğince müracaatçının SED yardımı talebinin oy birliği ile uygun görülmediği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

17. Bununla birlikte, Konak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının cevabi yazısında da özetle; müracaatçının Vakıfta aktif kaydının bulunduğu, ilgiliye Türkiye Aile Destek Programı, Elektrik

Tüketim Desteği Programı, Şartlı Eğitim Yardımı, Kömür Yardımı ve Diğer Aile Yardımları kapsamında (toplam 34.900,00 TL.) sosyal yardımların (düzenli) yapıldığı, muhtaçlık durumu ve mütevelli heyeti kararı doğrultusunda yardım yapılmaya devam edileceği belirtilmiştir.

18. Bu itibarla, her ne kadar adı geçen başvurucu, muhtaç durumda olmalarına rağmen yaptığı yardım başvurularının ilgili inceleme komisyonunca usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş ise de, 2828 sayılı Kanun ve dayanak Yönetmelik hükümleri, yapılan hane ziyaretleri, sosyal incelemeler ve Sosyal

Yardım Bilgi Sistemi üzerinden yapılan sorgulamalar ile yukarıda yer alan tüm açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; adı geçenin, çocuğunun ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını, ancak çocuğu için kuruluş bakımı düşünmediğini beyan ettiği ilk başvurusu üzerine, ilgiliye kızı adına 1 yıl süreli ekonomik destek ödemesinin yapıldığı, hizmet süresinin bitimi ve sonrasında Kurumumuz talebine istinaden yapılan incelemelerde ise 10 yıldır eşinden ayrı yaşayan başvurucunun resmi nikâhlı evliliğinin devam ettiği, halihazırda kızı ile birlikte ailesine ait olan binada yaşadığı, dokuzuncu sınıf öğrencisi olan kızının bakımı ile anneannenin ilgilendiği, çocuğun koruma ve bakım altına alınmasını gerektirecek bir risk durumunun bulunmadığı, ayrıca kişinin çalışmasına engel teşkil edecek kronik bir sağlık sorunu ya da herhangi bir engel durumunun da olmadığı, bununla birlikte Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmeti, çocukların kurum bakımına alınma riskine karşı aile yanında bakımı ve desteklenmesine yönelik sunulan bir hizmet modeli olduğundan, bu hizmet ile çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılayamayan özellikle risk oranı yüksek vakaların desteklendiği, muhtaç olan diğer ailelere ise il ve ilçelerde bulunan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca yardımların yapıldığı, bu kapsamda başvurucu ve ailesine de ilçe

SYD Vakfı tarafından düzenli olarak yardım yapıldığı ve hali hazırda ailenin yardım almaya devam ettiği tespit edildiğinden ilgili idarenin başvurucunun bahse konu talebini reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

19. Ayrıca daha önce benzer taleplerle ilgili olarak Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar da (2023/17702 başvuru nolu Ret Kararı, 2023/12990 başvuru nolu Ret Kararı,

28.12.2022 tarihli ve 2022/9998 başvuru nolu Ret Kararı, 06.10.2021 tarihli ve 2021/9516 başvuru nolu

Ret Kararı, 13.04.2021 tarihli ve 2020/101496 başvuru nolu Ret Kararı, vb.) bulunmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili idare mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURUCU İLE İZMİR AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi