|
ÖZET: Başvuran, iki çocuk annesi olup, 2016 yılında eşinin vefatından sonra sağlık sorunları nedeniyle çalışamadığını ve 2018 yılından itibaren Mersin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından kendisine nakdi yardım sağlandığını belirtmiştir. Ancak, yaklaşık üç ay önce yapılan sosyal inceleme sonucunda bu yardımın kesildiğini iddia ederek, durumu ilgili idareye bildirmesine rağmen bir sonuç alamadığını ifade etmiştir.
İlgili idare, başvurunun incelenmesi için Yenişehir Kaymakamlığı ile iletişime geçmiş ve yapılan sosyal incelemelerde, başvuranın düzenli gelirinin olduğu, çocuklarının korunma ve bakıma muhtaç olmadığı tespit edilmiştir. 2023 yılı içerisinde başvurana çeşitli yardımlar yapılmış, ancak yapılan değerlendirmeler sonucunda Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmetinin sonlandırılmasına karar verilmiştir. Ayrıca, başvuranın ikamet ettiği yerin durumu ve gelir-gider dengesizliği gibi konular da incelenmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesine karar verilmiş ve bu kararın hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Başvuran, kararın tebliğ tarihinden itibaren ilgili idareye karşı dava açma hakkına sahiptir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/272-S.24.440
BAŞVURU NO : 2023/12990
KARAR TARİHİ : 10.01.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : MERSİN AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ
Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Programı kapsamında yardım talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 12.08.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, iki çocuk annesi olduğunu, eşinin
2016 yılında vefat ettiğini, sağlık sorunları olduğu için çalışamadığını, bu sebeple 2018 yılından bu yana
kendisine ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı tarafından nakdi yardım yapıldığını, ancak yaklaşık 3 ay önce hanesinde yapılan inceleme sonrasında bahse konu yardımın kesildiğini, oturduğu evin abisine ait olduğunu, durumunu defalarca ilgili idareye bildirdiğini, ancak herhangi bir sonuç alamadığını iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Somut başvuru ile ilgili olarak Yenişehir Kaymakamlığı ile iletişime geçilmiş olup, konuyla ilgili gerekli tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmiştir. Talebimize istinaden Yenişehir Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının 01.09.2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; bahse konu şikâyetin incelendiği, yapılan incelemede; başvurucu ’e düzenli olarak yardım yapıldığı, 2023 yılı içerisinde başvurucuya yine düzenli olarak Türkiye Aile Destek Yardımı kapsamında 1.450,00 TL, Elektrik Tüketim Desteği Yardımı kapsamında 173,46 TL nakdi yardım yapıldığı, ayrıca
Diğer Yardımlar kapsamında farklı tarihlerde yapılan nakdi yardımların da olduğu ve kişinin hâlihazırda yardım almaya devam ettiği tespit edildiğinden aynı tarihte başvurucu ile görüşüldüğü, yapılan görüşmede kişiye Yenişehir Sosyal Hizmet Merkezi tarafından Sosyal ve Ekonomik Destek (SED)
kapsamında bağlanan yardımın kesildiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir.
3. Anılan SYD Vakfının cevabi yazısına istinaden bu defa Mersin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile iletişime geçilmiş olup, bu kapsamda Yenişehir Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünün sayılı cevabi yazı ve eklerinde ise özetle; 3.1. Başvurucu ’in, eşinin vefat etmesi, çocuklarının koruma ve bakım altına alınmadan ailesi yanında desteklenmesi amacıyla 2018 yılı Nisan ayından başlamak üzere 2023 yılı Temmuz ayına kadar sosyal ve ekonomik destek hizmetinden faydalandırıldığı, 3.2. Hizmet süresinin bitecek olması nedeniyle 29.05.2023 tarihinde ikamet adresinde yapılan sosyal incelemede, adı geçenin çocuklarından birinin reşit olduğu, diğer çocuğunun ise koruma ve bakım altına alınmasını gerektiren bir risk durumunun olmadığı, ailenin düzenli gelirinin olduğu, kişinin çalışmasına engel teşkil edecek kronik bir sağlık sorunu ve engelinin olmadığı bilgilerine ulaşıldığından durumunun yeniden değerlendirilmesi adına 01.06.2023 tarihinde yapılan Sosyal Hizmet
Komisyonu toplantısında 2009 doğumlu ‘in ”koruma ve bakım altına alınma riskinin bulunmaması” nedeniyle 03.03.2015 tarihli ve 29284 sayılı Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetleri
Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesi gereği vakanın kapatılmasına karar verildiği, 3.3. Akabinde, Mersin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün 18.09.2023 tarihli ve sayılı yazısına istinaden 19.09.2023 tarihinde ailenin durumunun sosyal ve ekonomik destek hizmetleri kapsamında yeniden değerlendirilmesi adına ’in ikamet adresine tekrar gidildiği, iki farklı meslek elemanı tarafından hanede sosyal inceleme gerçekleştirildiği, yapılan görüşmede; başvurucu
’in sosyal ve ekonomik destek sağlanmayacaksa ikametinde sosyal inceleme yapılmasını istemediğini, aynı zamanda çocuğu ile ilgili herhangi bir izleme çalışmasının yapılmasına izin vermeyeceğini belirttiği, adı geçenin 29.05.2023 tarihinde ikamet adresinde gerçekleştirilen sosyal incelemede kirada ikamet ettiğini belirtmiş olmasına rağmen 19.09.2023 tarihinde yine ikamet adresinde gerçekleştirilen sosyal incelemede bu defa ikamet ettiği konutun abisine ait olduğunu ifade ettiği, müracaatçıya kirayı nasıl ödediği sorulduğunda ise önce banka yoluyla ödediğini, banka dekontu istendiğinde ise kirayı elden verdiğini, görüşme devam ederken de kira bedelini abisinin eşine ödediğini belirttiği, ayrıca adı geçenin, çocuğunun koruma ve bakım altına alınması ile ilgili herhangi bir talebinin olmadığını, çocuğunun temel ihtiyaçlarını karşıladığını ve çocuğunun hayatını sürdürmekte güçlük çekmediğini beyan ettiği, bununla birlikte kişi ile yapılan görüşme ve SOYBİS sorgulamasında kişinin toplam 6.937 TL düzenli gelirinin olduğunun belirlendiği, 3.4. Bu itibarla, yapılan sosyal inceleme sonucunda, müracaatçının beyan ettiği geliri ile gideri arasında uyuşmazlıkların olduğu, ailenin sosyal ve ekonomik yoksullukla karşı karşıya olmadığı,
2009 doğumlu çocuğun “temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken
çocuk” statüsünde olmadığı ve çocuğun “korunma ve bakıma altına alınma riski olmadığı” kanaatine varıldığından ilgili mevzuat hükümleri ile kaynakların önceliği ve verimliliği ilkesi gereğince bahse konu başvurunun SED Yönetmeliğinin 6 ncı maddesi kapsamında olmadığının değerlendirildiği, 3.5. Öte yandan, 2004 doğumlu oğlu ’in, üniversite kaydının olması nedeniyle kendi adına ölüm aylığı başvurusu yapabileceği, başvuru yapması halinde 1.875 TL aylık alabileceği konusunda rehberlik yapıldığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
4.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 4.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket zorundadırlar.”, 4.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 4.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 5.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 5.2.“Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”, 6.2. “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin hususlar” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.”, 7. 29/05/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.”, 7.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Fakrü zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan (…)(1)
vatandaşlar ile geçici olarak küçük bir yardım veya eğitim ve öğretim imkânı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek, üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamı içindedir…”, 8. 03/03/2015 tarihli ve 29284 sayılı Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetleri Hakkında
Yönetmeliğin; 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmelik, yoksulluk içinde olup temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken çocuk ve gençlerin bakımı konusunda ailelerin desteklenmesi amacıyla verilecek sosyal ve ekonomik destek hizmetine ilişkin esas ve usullerin düzenlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.”, 8.2. “Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacaklar” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Sosyal ve
ekonomik destek hizmetlerinden yararlanacaklar şunlardır:
a) Haklarında bakım tedbiri kararı verilerek sosyal hizmet kuruluşlarında bakılan ve desteklendikleri takdirde ailesi veya yakınları yanına verilebilecek çocuklar.
b) Ekonomik yoksunluk nedeniyle, desteklenmedikleri takdirde korunmaya muhtaç duruma düşecek olanlardan haklarında bakım tedbiri kararı alınmaksızın sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlandırılarak ailesi veya yakınları tarafından bakılabilecek çocuklar.
c) Bakım tedbir kararlı iken yaş sınırlarını tamamlamaları nedeniyle, sosyal hizmet kuruluşlarından veya koruyucu aile yanından ayrılanlardan iş ve meslek edinme kursuna veya eğitimlerine devam eden veya bir iş ve meslek sahibi olamayıp desteklenmedikleri takdirde muhtaç duruma düşecek olan gençler.
ç) Olağanüstü bir felaket, tabii afet, hastalık veya kaza geçirerek belirli bir süre kendisinin ve geçindirmekle yükümlü bulunduğu aile fertlerinin temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olanlar ile hayati tehlike arz eden ve ameliyat gerektiren durumlarla karşılaşan veya vefat eden kişilerin çocukları…
(3) Sosyal ve ekonomik destek hizmetinden birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılanlar öncelikle yararlandırılır. Birinci fıkranın diğer bentlerinde sayılanlardan, bütçe ödeneklerinin yeterliliği ölçüsünde yıl içinde hangilerine öncelik verileceğine Genel Müdürlükçe karar verilir.”, 8.3. “Sosyal inceleme raporu” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Meslek elemanları tarafından yapılan mesleki çalışmalar neticesinde düzenlenen sosyal inceleme raporunda; muhtaç durumdaki ailelerin ve kişilerin geçmişteki yardım talepleri, daha önce yapılan ekonomik destekler, durumlarındaki değişimler, kişisel ve ailevi bilgileri, hizmetten yararlanacak çocuğun talebi ve görüşü, sosyal ve ekonomik durumları, mahalli imkânları, yerleşim yeri adresi ve konut durumu ile birlikte, ekonomik destek veya sosyal hizmet desteğinin hangisinden faydalandırılacağı, ekonomik desteğin türü, miktarı, süresi ve şekline dair varılan kanaat açıkça belirtilir…”, 8.4. “Sosyal ve ekonomik destek hizmetlerinden faydalanma” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1)
Bakanlıkça yapılacak ekonomik destekler karşılıksızdır. Ekonomik desteklerden, bu Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde, bakım tedbiri kararına bakılmaksızın öncelikle muhtaç çocuklar faydalanır. Sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanacakların kapsamı ile destek tutarının belirlenmesinde, kişilerin her türlü kaynaklardan elde ettikleri yardımlar ve gelirleri dikkate alınır.
(2) Ekonomik destek verilmesi uygun görülenlere onayda belirtilen aydan geçerli olmak üzere ekonomik yardım yapılır.
(3) İtiraz edilen veya tereddüde düşülen vakalar hakkında, bir idareci ve asgari iki meslek elemanından oluşacak bir komisyon tarafından değerlendirme yapılarak karar verilir. İtirazlarda, incelemeyi yapan meslek elemanı dışında bir veya birden fazla meslek elemanınca gerekirse yeniden sosyal inceleme yapılır ve komisyonca karar verilir.
(4) Sosyal ve ekonomik destek yapılması uygun bulunmayanlara her türlü elektronik bilgi iletişim aracı ortamında veya resmi yazı ile bilgi verilir.
(5) Reddedilen ve yardımı sonlandırılan vakalarda müracaatçı, şartlarının değiştiğine ilişkin yeni bilgi ve belge ibraz etmeden hakkında üç aydan önce tekrar sosyal inceleme yapılmaz. Müracaatçının talebine bu maddenin dördüncü fıkrası kapsamında bilgi verilir.
(6) Yardımların yapılmasında ve muhtaçlık tespitinde yardımlardan daha önce faydalanmış olmak bir hak doğurmaz.”, 8.5. “Ekonomik destek yapmaya yetkili makamlar” başlıklı 12 nci maddesinde; “(1) Bu Yönetmelikte belirtilen esas ve kriterlere göre süreli ekonomik destek ödemeleri ile geçici ekonomik destek ödemeleri
aşağıda belirtilen makamın onayı ile yapılır:
a) On iki aya kadar süreli ekonomik destek ödemeleri ile geçici ekonomik destek ödemeleri illerde il müdürünün, ilçelerde sosyal hizmet merkezi müdürünün onayı ile yapılır.
b) On iki aydan uzun süreli ekonomik destekler, vali veya kaymakamın onayı ile yapılır.
(2) Onayda, geçici ekonomik desteğin kaç katı verileceği, süreli ekonomik destek yardımının ise iki yılı aşmayacak şekilde süresi belirtilir.
(3) On iki aydan uzun süreli ekonomik desteklerin illerde il müdürünün, ilçelerde sosyal hizmet merkezi müdürünün onayı ile yapılması hususunda vali veya kaymakamca yetki devrinde bulunulabilir.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Bahse konu şikâyet başvurusunda adı geçen özetle; iki çocuk annesi olduğunu, eşinin 2016 yılında vefat ettiğini, sağlık sorunları olduğu için çalışamadığını, bu sebeple 2018 yılından bu yana kendisine ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı tarafından nakdi yardım yapıldığını, ancak yaklaşık 3 ay önce hanesinde yapılan inceleme sonrasında bahse konu yardımın kesildiğini, oturduğu evin abisine ait olduğunu, durumunu defalarca ilgili idareye bildirdiğini, ancak herhangi bir sonuç alamadığını iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
11. Bilindiği üzere; Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de
“belirlilik”tir.Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan belirlilik ilkesine göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden
herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir.
Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
12. Ayrıca; Anayasanın 87’nci maddesine göre “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak” Türkiye
Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkisindedir. Yasa koyucu Anayasada belirtilen istisnalar dışında istediği alanda ve istediği içerikte kanun çıkarmakta özgürdür. Anayasa’ya aykırı olmamak şartıyla her konunun kanunla düzenlenebileceği ifade edilmektedir. Bu konuda geniş bir takdir alanına sahiptir.
Bununla birlikte, idarenin bütün işlemlerinin önceden öngörülerek bütün unsurlarıyla kurallara bağlanması da mümkün değildir. Bu sebeple, çok çeşitli görevler üstlenmiş olan idarenin, durumun icabına göre harekette bulunma konusunda serbest olması gerekmektedir ve görevlerinin niteliği açısından idarelere belli konularda takdir yetkisi tanımak zorunludur. Kanun koyucu, idarelerin görev ve yetkilerinin sınırlarını çizerken, belirli bir konuda karar alıp almama veya alacağı kararlar arasından seçim yapma konusunda, ayrıca yetkileri kullanıp kullanmamada ve kullanılmasının gereklerini saptamada, idareleri az ya da çok serbest bırakabilmektedir. Bu gibi durumlarda da idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Prof. Dr. A. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku” Güncelleştirilmiş 14 üncü Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, s.277)
13. Buna göre takdir yetkisi, idareye, işlemin sebebini, konusunu, zaman ve yerini belirlemek, çeşitli çözümlerden birini seçmek, işlem yapmak ya da yapmamak konusunda verilen hareket serbestisidir (Turan Yıldırım, İdare Hukuku, 5. baskı, İstanbul: On İki Levha, 2013, s.699). Bir başka tanıma göre de takdir yetkisi, belli olguların varlığı halinde, idarenin serbestçe ya da mevcut seçeneklerden birini uygun gördüğünce tercih ederek karar alabilme imkânıdır (Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, 2. baskı, Beta Yayınları, s.190).
14. Bu kapsamda, somut başvuru ile ilgili olarak Yenişehir Kaymakamlığı ile iletişime geçilmiş olup, konuyla ilgili gerekli tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmiştir. Talebimize istinaden
Yenişehir Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının 01.09.2023 tarihli cevabi yazısında özetle; bahse konu şikâyetin incelendiği, yapılan incelemede; başvurucu ’e düzenli olarak yardım yapıldığı, 2023 yılı içerisinde başvurucuya yine düzenli olarak Türkiye Aile Destek Yardımı kapsamında 1.450,00 TL, Elektrik Tüketim Desteği Yardımı kapsamında 173,46 TL nakdi yardım yapıldığı, ayrıca
Diğer Yardımlar kapsamında farklı tarihlerde yapılan nakdi yardımların da olduğu ve kişinin hâlihazırda yardım almaya devam ettiği tespit edildiğinden aynı tarihte başvurucu ile görüşüldüğü, yapılan görüşmede kişiye Yenişehir Sosyal Hizmet Merkezi tarafından Sosyal ve Ekonomik Destek (SED)
kapsamında bağlanan yardımın kesildiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir.
15. Anılan SYD Vakfının cevabi yazısına istinaden bu defa Mersin Aile ve Sosyal Hizmetler İl
Müdürlüğü ile iletişime geçilmiş olup, bu kapsamda Yenişehir Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünün cevabi yazı ve eklerinde ise özetle; 15.1. Başvurucu ’in, eşinin vefat etmesi, çocuklarının koruma ve bakım altına alınmadan ailesi yanında desteklenmesi amacıyla 2018 yılı Nisan ayından başlamak üzere 2023 yılı Temmuz ayına kadar sosyal ve ekonomik destek hizmetinden faydalandırıldığı,
15.2. Hizmet süresinin bitecek olması nedeniyle 29.05.2023 tarihinde ikamet adresinde yapılan sosyal incelemede, adı geçenin çocuklarından birinin reşit olduğu, diğer çocuğunun ise koruma ve bakım altına alınmasını gerektirecek herhangi bir risk durumunun olmadığı, ailenin düzenli gelirinin olduğu, kişinin çalışmasına engel teşkil edecek kronik bir sağlık sorunu ve engelinin olmadığı bilgilerine ulaşıldığından, durumunun yeniden değerlendirilmesi adına 01.06.2023 tarihinde yapılan
Sosyal Hizmet Komisyonu toplantısında, 2009 doğumlu ‘in ”koruma ve bakım altına alınma riskinin bulunmaması” nedeniyle SED Yönetmeliğinin ilgili maddesi gereğince vakanın kapatılmasına karar verildiği, 15.3. Akabinde, Kurumumuz talebine istinaden Mersin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün
18.09.2023 tarihli yazısı gereğince, 19.09.2023 tarihinde ailenin durumunun sosyal ve ekonomik destek
hizmetleri kapsamında yeniden değerlendirilmesi adına başvurucu ’in ikamet adresine tekrar gidildiği, iki farklı meslek elemanı tarafından hanede sosyal inceleme gerçekleştirildiği, yapılan görüşmede; adı geçen tarafından sosyal ve ekonomik destek sağlanmayacaksa ikametinde sosyal inceleme yapılmasını istemediği, aynı zamanda çocuğu ile ilgili herhangi bir izleme çalışmasının yapılmasına izin vermeyeceğinin belirtildiği, ayrıca adı geçenin 29.05.2023 tarihinde ikamet adresinde gerçekleştirilen sosyal incelemede kirada ikamet ettiğini belirtmiş olmasına rağmen 19.09.2023 tarihinde yine ikamet adresinde gerçekleştirilen sosyal incelemede bu defa ikamet ettiği konutun abisine ait olduğunu, kendisine kirayı nasıl ödediği sorulduğunda ise önce banka yoluyla ödediğini, banka dekontu istendiğinde kirayı elden verdiğini, görüşme devam ederken de kira bedelini abisinin eşine ödediğini ifade ettiği, bununla birlikte adı geçenin, çocuğunun koruma ve bakım altına alınması ile ilgili herhangi bir talebinin olmadığını, çocuğunun temel ihtiyaçlarını karşıladığını ve çocuğunun hayatını sürdürmekte güçlük çekmediğini beyan ettiği, 15.4. Yapılan sosyal inceleme ve SOYBİS sorgulaması sonucunda, kişinin toplam 6.937 TL düzenli gelirinin olduğu, beyan ettiği geliri ile gideri arasında uyuşmazlıkların olduğu, ailenin sosyal ve ekonomik yoksullukla karşı karşıya olmadığı, 2009 doğumlu çocuğunun “temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken çocuk” statüsünde olmadığı ve çocuğun korunma ve bakıma altına alınma riskinin de bulunmadığı kanaatine varıldığından ilgili mevzuat hükümleri ile kaynakların önceliği ve verimliliği ilkesi gereğince bahse konu başvurunun SED
Yönetmeliği kapsamında olmadığının değerlendirildiği, 15.5. Ayrıca, adı geçene 2004 doğumlu oğlu ’in üniversite kaydının olması nedeniyle kendi adına ölüm aylığı başvurusu yapabileceği, başvuru yapması halinde 1.875 TL aylık alabileceği konusunda rehberlik yapıldığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
16. Bu itibarla, her ne kadar adı geçen başvurucu, çocukları adına Sosyal ve Ekonomik Destek (SED)
hizmetleri kapsamında aldığı yardımın ilgili idare tarafından usulsüz bir şekilde kesildiğini iddia etmiş ise de, 2828 sayılı Kanun ve dayanak Yönetmelik hükümleri, yapılan hane ziyaretleri, sosyal incelemeler ve
Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden yapılan sorgulamalar ile yukarıda yer alan tüm açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; adı geçenin, her iki çocuğu için 2018 yılından bu yana SED desteğinden faydalandırıldığı, hizmet süresinin bitimi ve sonrasında Kurumumuz talebine istinaden kişinin hanesinde yapılan sosyal incelemelerde ise, 2018 yılında SED yardımı bağlanan 2004 doğumlu
’in artık reşit olduğu, 2009 doğumlu ‘in de koruma ve bakım altına alınmasını gerektirecek bir risk durumunun bulunmadığı, ailenin sosyal ve ekonomik yoksullukla karşı karşıya
olmadığı, ayrıca kişinin çalışmasına engel teşkil edecek kronik bir sağlık sorunu ya da herhangi bir engel durumunun olmadığının tespit edildiği, bununla birlikte Sosyal ve Ekonomik Destek hizmetinin, çocukların kurum bakımına alınma riskine karşı aile yanında bakımı ve desteklenmesine yönelik sunulan bir hizmet modeli olduğu, bu kapsamda çocukların temel ihtiyaçlarını karşılayamayan özellikle de parçalanmış ailelerin çocukları ile risk oranı yüksek vakaların desteklendiği, muhtaç olan diğer ailelere ise il ve ilçelerde bulunan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca yardımların yapıldığı, bu kapsamda başvurucu ve ailesine de ilçe SYD Vakfı tarafından düzenli olarak yardım yapıldığı, hali hazırda ailenin yardım almaya devam ettiği de nazara alındığında ilgili idarenin başvurucunun bahse konu talebini reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
17. Ayrıca daha önce benzer taleplerle ilgili olarak Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar da (28.12.2022 tarihli ve 2022/9998 başvuru nolu Ret Kararı, 06.10.2021 tarihli ve 2021/9516 başvuru nolu Ret Kararı, 13.04.2021 tarihli ve 2020/101496 başvuru nolu Ret Kararı, vb.)
bulunmaktadır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili idare mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURUCU, MERSİN AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi