|
ÖZET: Başvuran, hipertansiyon ve bel fıtığı hastalıkları nedeniyle sosyal yardım talep etmiş, ancak başvurularının reddedildiğini iddia etmiştir. Yapılan incelemelerde, başvurucunun muhtaçlık durumu ve aile yapısının sağlam olduğu, çocuklarının eğitimine devam ettiği, annenin çalışmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Başvurucu, EYT mağduru olduğunu ve maddi zorluklar yaşadığını belirtmesine rağmen, Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü tarafından yüksek riskli bir aile grubunda olmadığı sonucuna varılmıştır.
İlgili mevzuat çerçevesinde, başvurucuya Aile Destek Programı kapsamında yardım başvurusunda bulunabileceği bilgisi verilmiş ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından birden fazla kez yardım yapılmıştır. Dolayısıyla, başvurucunun iddialarının aksine, idarenin işlemlerinde hukuk ve hakkaniyet yönünden bir kusur bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durum, sosyal yardım başvurularının değerlendirilmesinde idarenin takdir yetkisinin bulunduğunu göstermektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/3648-S.23.6068
BAŞVURU NO : 2022/16859
KARAR TARİHİ : 23/03/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : KÖYCEĞİZ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI
BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Sosyal yardım talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 16/11/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, hipertansiyon hastası olduğunu, bel fıtığı nedeniyle yürüyemediğini, ayrıca EYT mağduru olduğunu ve hiçbir gelirinin olmadığını, bu sebeple ilgili kurumlara sosyal yardım talebinde bulunduğunu, başvurularının kabul edilmemesi üzerine ilgili
Bakanlığa itiraz dilekçesi gönderdiğini, akabinde tüm ailesi için tek seferlik 500,00 TL nakdi yardım yapıldığını, ancak maddi durumu olmamasına rağmen sonrasında ilgili kurumlar tarafından çocuklarına ve kendisine yardım yapılmadığını, yardım başvurularının usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvurucu tarafından bahse konu talep hakkında, ilk olarak 24.07.2022 tarihinde Kamu Denetçiliği
Kurumuna başvurulduğu, Kurumumuz tarafından yapılan ön inceleme neticesinde, adı geçenin
“muhtaçlık” durumunun sosyal devlet ilkesi kapsamında hassasiyetle incelenmesi ve gerekli değerlendirmenin yapılabilmesi için bahse konu başvuru hakkında “Gönderme Kararı” verildiği, ardından adı geçenin aynı şikayetleri içerir dilekçesi ile yeniden Kurumumuza başvurduğu anlaşıldığından Köyceğiz Kaymakamlığı ile tekrar iletişime geçilmiştir.
3. Buna istinaden Muğla Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; müracaatçı ve aile hakkında Köyceğiz Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünce gerekli sosyal incelemenin yapıldığı, yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda, müracaatçı babanın 17 ve 19 yaşlarında (2022 yılı) iki çocuğunun olduğu, çocukların eğitimlerine açık lisede devam ettiği, çekirdek aile yapısının sağlam olduğu, annenin çalışmasına engel bir durumunun bulunmadığı, müracaatçı ile
yapılan görüşmede başvurucu asıl şikayetinin EYT konusunda olduğunu, yıllardır emekli olmak için çaba sarfettiğini, 2023 yılının 4. ayında emekli olacağını ve emekli olduğunda ekonomik olarak ferahlayacağını ifade ettiği, çevre araştırması kapsamında yapılan görüşmelerde ise ailenin kendisine ait iki katlı evinin olduğu ve ekonomik olarak durumlarının kötü olmadığının beyan edildiği, inceleme sonucunda çocukların desteklenmediği taktirde korunmaya muhtaç duruma düşmeyeceği anlaşıldığından her ne kadar bahse konu aile için SED yardımı uygun görülmese de müracaatçıya bu aşamada Aile
Destek Programı kapsamında yardım başvurusunda bulunabileceği hususunda rehberlik ve bilgilendirme yapıldığı, diğer taraftan Köyceğiz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının 13.09.2022 tarihli sayılı cevabi yazısında ise özetle; müracaatçıya 05.07.2022 tarihli mütevelli heyeti kararı ile 500,00 TL nakdi yardım yapıldığı, ayrıca Aile Destek Programı kapsamında sayılı mütevelli heyeti kararı ile bir yıl boyunca her ay düzenli olarak 600,00 TL. nakdi yardım yapılacağı, bununla birlikte diğer başvurularının da karara bağlanarak kendisine yardımcı olunacağı belirtildiğinden Kurumumuzca söz konusu başvuru hakkında 22.09.2022 tarihli ve sayılı “Dostane Çözüm Kararı” verilmiştir.
4. Akabinde, adı geçenin 16.11.2022 tarihinde yeniden Kurumumuza başvurduğu, bahse konu başvurusunda; sosyal yardım alabilmek için uzun zamandır uğraştığını, evine defalarca inceleme için görevlilerin geldiğini, ancak sadece bir defaya mahsus yardım yapıldığını ve çok zor durumda olduğunu iddia etmesi üzerine bu defa direkt anılan Vakıf ile iletişime geçilmiş, şikayete ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenmiştir.
5. Kurumumuz talebine istinaden Köyceğiz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının 09.02.2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; konu hakkında tekrar gerekli inceleme ve araştırmanın yapıldığı, yapılan incelemede başvurucunun yurtdışında yaşarken 6 yıl önce Türkiyeye döndüğü, geçimini yurtdışında yapmış olduğu birikimle karşıladığı, halihazırda hanesinde üç kişinin yaşadığı ve ikamet edilen eve kira ödenmediği (tanıdıklarına ait olduğu için) tespit edilmiş, bununla birlikte adı geçenin 13.04.2022 Genel Sağlık Sigortası müracaatının alındığı ve 28.04.2022 tarihinde 60/c1 olarak karara bağlandığı, müracaatçıya mütevelli heyeti kararı ile 05.07.2022 tarihinde 500,00 TL nakdi yardım, Aile Destek Programı kapsamında her ay düzenli olarak ilk etapta 600,00 TL., daha sonra yapılan güncelleme ile 1.600,00 TL. nakdi yardım, ayrıca Elektrik Tüketim Desteği Programı kapsamında her ay 173,46 TL nakdi yardım yapıldığı, sonrasında adı geçenin Vakfa herhangi bir yardım müracaatının olmadığı, ancak başvurusu halinde yine kendisine yardımcı olunacağı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
6. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 6.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 6.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket zorundadırlar.”,
6.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 6.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 7.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”, 8.2.“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli, sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.”, 9. 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun; 9.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.”, 9.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Fakrü zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan (…)(1)
vatandaşlar ile geçici olarak küçük bir yardım veya eğitim ve öğretim imkanı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek, üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamı içindedir.
Ancak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 5510 sayılı
Kanun gereği ödedikleri katılım payları bu Kanun kapsamındadır. Ancak yıl içinde ödenen tutarlar, takip eden yılda Hazine tarafından Fona geri ödenir.
Ayrıca, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmakla veya bu kuruluşlarca aylık veya gelir bağlanmış olmakla birlikte, Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net
/
asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar da bu Kanun kapsamındadır.
Her türlü acil durum ve afetten zarar görenler ve şehit yakınları ile gaziler ise, Fon Kurulu ile Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca belirlenecek kriter ve süreler çerçevesinde bu Kanun ile sağlanacak haklardan yararlandırılır.”, 9.3. “Vakıflar” başlıklı 7 nci maddesinde; “Bu Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulur.
Mülkî idare amirleri vakfın tabii başkanı olup, illerde belediye başkanı, defterdar, il millî eğitim müdürü, il sağlık müdürü, il tarım müdürü, il sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü ve il müftüsü; ilçelerde belediye başkanı, mal müdürü, ilçe millî eğitim müdürü, Sağlık Bakanlığının ilçe üst görevlisi, varsa ilçe tarım müdürü ve ilçe müftüsü vakfın mütevelli heyetini oluşturur. Ayrıca her faaliyet dönemi için, il dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının valinin çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kendi aralarından seçecekleri birer muhtar üye ile ilde kurulan ve bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri iki temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği iki kişi; ilçe dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının kaymakamın çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile kendi aralarından seçecekleri birer üye ile ilçede kurulu ve bu
Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri bir temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği iki kişi mütevelli heyetinde görev alırlar. İl veya ilçede bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşu olmaması halinde, hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği üçüncü bir kişi daha mütevelli heyetinde görev yapar.
Büyükşehir belediyesi bulunan illerdeki il ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarında, ikinci fıkrada hayırsever vatandaşlar arasından seçileceği belirtilen iki üye; il sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için doğrudan vali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifi üzerine vali tarafından belirlenir. Ayrıca, il veya ilçede bu Kanunda belirlenen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşu bulunmaması hâlinde il sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için doğrudan vali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifi üzerine vali tarafından üçüncü bir kişi daha belirlenir. İl veya ilçe sınırları içerisinde köy bulunmaması hâlinde, köy muhtarı yerine bir mahalle muhtarı daha mütevelli heyetinde görev yapar. İlde vali, bir vali yardımcısını başkan vekili olarak; büyükşehir belediye başkanı, genel sekreteri veya genel sekreter yardımcısını; il belediye başkanı da bir belediye başkan yardımcısını toplantılarda kendisini temsil etmek üzere görevlendirebilir…”, 10. 03/03/2015 tarihli ve 29284 sayılı Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Hizmetleri Hakkında
Yönetmeliğin; 10.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmelik, yoksulluk içinde olup temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken çocuk ve gençlerin bakımı konusunda ailelerin desteklenmesi amacıylaverilecek sosyal ve ekonomik destek hizmetine ilişkin esas ve usullerin düzenlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.”, 10.2. “Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacaklar” başlıklı 6ıncı maddesinde; “(1) Sosyal ve ekonomik destek hizmetlerinden yararlanacaklar şunlardır: a) Haklarında bakım tedbiri kararı verilerek
sosyal hizmet kuruluşlarında bakılan ve desteklendikleri takdirde ailesi veya yakınları yanına verilebilecek çocuklar. b) Ekonomik yoksunluk nedeniyle, desteklenmedikleri takdirde korunmaya muhtaç duruma düşecek olanlardan haklarında bakım tedbiri kararı alınmaksızın sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlandırılarak ailesi veya yakınları tarafından bakılabilecek çocuklar. c) Bakım tedbir kararlı iken yaş sınırlarını tamamlamaları nedeniyle, sosyal hizmet kuruluşlarından veya koruyucu aile yanından ayrılanlardan iş ve meslek edinme kursuna veya eğitimlerine devam eden veya bir iş ve meslek sahibi olamayıp desteklenmedikleri takdirde muhtaç duruma düşecek olan gençler. ç) Olağanüstü bir felaket, tabii afet, hastalık veya kaza geçirerek belirli bir süre kendisinin ve geçindirmekle yükümlü bulunduğu aile fertlerinin temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olanlar ile hayati tehlike arz eden ve ameliyat gerektiren durumlarla karşılaşan veya vefat eden kişilerin çocukları… (3) Sosyal ve ekonomik destek hizmetinden birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılanlar öncelikle yararlandırılır.
Birinci fıkranın diğer bentlerinde sayılanlardan, bütçe ödeneklerinin yeterliliği ölçüsünde yıl içinde hangilerine öncelik verileceğine Genel Müdürlükçe karar verilir.”, 10.3. “Sosyal ve ekonomik destek hizmetlerinden faydalanma” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1)
Bakanlıkça yapılacak ekonomik destekler karşılıksızdır. Ekonomik desteklerden, bu Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde, bakım tedbiri kararına bakılmaksızın öncelikle muhtaç çocuklar faydalanır. Sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanacakların kapsamı ile destek tutarının belirlenmesinde, kişilerin her türlü kaynaklardan elde ettikleri yardımlar ve gelirleri dikkate alınır…”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; adı geçen, hipertansiyon hastası olduğunu, bel fıtığı nedeniyle yürüyemediğini, ayrıca EYT mağduru olduğunu ve hiçbir gelirinin olmadığını, bu sebeple ilgili kurumlara sosyal yardım talebinde bulunduğunu, başvurularının kabul edilmemesi üzerine ilgili
Bakanlığa itiraz dilekçesi gönderdiğini, akabinde tüm ailesi için tek seferlik 500,00 TL nakdi yardım yapıldığını, ancak maddi durumu olmamasına rağmen sonrasında ilgili kurumlar tarafından çocuklarına ve kendisine yardım yapılmadığını, yardım başvurularının usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
13. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de “belirlilik”tir.
Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan “belirlilik ilkesine” göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin
tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
14. Ayrıca; Anayasanın 87’nci maddesine göre “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak” Türkiye
Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkisindedir. Yasa koyucu Anayasada belirtilen istisnalar dışında istediği alanda ve istediği içerikte kanun çıkarmakta özgürdür. Anayasa’ya aykırı olmamak şartıyla her konunun kanunla düzenlenebileceği ifade edilmektedir. Bu konuda geniş bir takdir alanına sahiptir.
Bununla birlikte, idarenin bütün işlemlerinin önceden öngörülerek bütün unsurlarıyla kurallara bağlanması da mümkün değildir. Bu sebeple, çok çeşitli görevler üstlenmiş olan idarenin, durumun icabına göre harekette bulunma konusunda serbest olması gerekmektedir ve görevlerinin niteliği açısından idarelere belli konularda takdir yetkisi tanımak zorunludur. Kanun koyucu, idarelerin görev ve yetkilerinin sınırlarını çizerken, belirli bir konuda karar alıp almama veya alacağı kararlar arasından seçim yapma konusunda, ayrıca yetkileri kullanıp kullanmamada ve kullanılmasının gereklerini saptamada, idareleri az ya da çok serbest bırakabilmektedir. Bu gibi durumlarda da idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Prof. Dr. A. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku” Güncelleştirilmiş 14 üncü Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, s.277)
15. Buna göre takdir yetkisi, idareye, işlemin sebebini, konusunu, zaman ve yerini belirlemek, çeşitli çözümlerden birini seçmek, işlem yapmak ya da yapmamak konusunda verilen hareket serbestisidir (Turan Yıldırım, İdare Hukuku, 5. baskı, İstanbul: On İki Levha, 2013, s.699). Bir başka tanıma göre de takdir yetkisi, belli olguların varlığı halinde, idarenin serbestçe ya da mevcut seçeneklerden birini uygun gördüğünce tercih ederek karar alabilme imkânıdır (Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, 2. baskı, Beta
Yayınları, s.190).
16. Bu itibarla, somut başvuru hakkında yapılan inceleme neticesinde; adı geçenin, ilk olarak 24.07.2022 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurduğu, Kurumumuz tarafından yapılan ön inceleme neticesinde adı geçenin “muhtaçlık” durumunun sosyal devlet ilkesi kapsamında hassasiyetle incelenmesi ve gerekli değerlendirmenin yapılabilmesi için başvuru hakkında Köyceğiz Kaymakamlığı ilgili birimlerine “Gönderme Kararı” verildiği, ardından adı geçenin aynı şikayetleri içerir dilekçesi ile yeniden
Kurumumuza başvurduğu anlaşıldığından Köyceğiz Kaymakamlığı ile tekrar iletişime geçilmiştir.
17. Buna istinaden Muğla Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün cevabi yazı ve eklerinde özetle; yapılan inceleme sonucunda müracaatçı babanın 17 ve 19 yaşlarında (2022 yılı) iki çocuğunun olduğu, çocuklarının eğitimlerine açık lisede devam ettiği, çekirdek aile yapısının sağlam olduğu, annenin çalışmasına engel bir durumunun bulunmadığı, müracaatçı ile yapılan görüşmede asıl şikayetinin EYT konusunda olduğunu, yıllardır emekli olmak için çaba sarf ettiğini, 2023 yılının 4. ayında emekli olacağını ve emekli olduğunda ekonomik olarak ferahlayacağını ifade ettiği, çevre araştırması kapsamında yapılan görüşmelerde ise ailenin kendisine ait iki katlı evinin olduğu ve ekonomik olarak durumlarının kötü olmadığının beyan edildiği, inceleme sonucunda çocukların desteklenmediği taktirde korunmaya muhtaç duruma düşmeyeceği anlaşıldığından bahse konu aile için SED yardımı uygun görülmese de bu süreçte Aile Destek Programı kapsamında yardım başvurusunda bulunabilecekleri hususunda gerekli rehberlik ve bilgilendirmenin yapıldığı, diğer taraftan Köyceğiz
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının cevabi yazısında ise özetle; müracaatçıya 05.07.2022 tarihli mütevelli heyeti kararı ile 500,00 TL nakdi yardım yapıldığı, ayrıca Aile Destek Programı kapsamında sayılı mütevelli heyeti kararı ile bir yıl boyunca her ay düzenli olarak 600,00 TL. nakdi yardım yapılacağı, bununla birlikte diğer başvurularının da karara bağlanarak kendisine yardımcı olunacağı belirtildiğinden Kurumumuzca söz konusu başvuru hakkında “Dostane Çözüm
Kararı” verilmiştir.
18. Akabinde, adı geçenin yeniden Kurumumuza başvurduğu ve başvurusunda sosyal yardım alabilmek için uzun zamandır uğraştığını, ancak sadece bir defaya mahsus yardım yapıldığını ve çok zor durumda olduğunu iddia etmesi üzerine bu defa direkt anılan Vakıf ile iletişime geçilmiş, şikayete ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenmiştir. Kurumumuz talebine istinaden anılan Vakfın cevabi yazı ve eklerinde ise özetle; başvuru hakkında tekrar gerekli inceleme ve araştırmanın yapıldığı, yapılan incelemede yurtdışında yaşayan başvurucunun 6 yıl önce Türkiyeye döndüğü, geçimini yurtdışında yapmış olduğu birikimle karşıladığı, halihazırda hanesinde üç kişinin yaşadığı ve ikamet edilen eve kira ödenmediği (tanıdıklarına ait olduğu için) tespit edilmiş, bununla birlikte adı geçenin
Genel Sağlık Sigortası müracaatının alındığı ve 28.04.2022 tarihinde 60/c1 olarak karara bağlandığı, müracaatçıya mütevelli heyeti kararı ile 05.07.2022 tarihinde 500,00 TL nakdi yardım, Aile Destek
Programı kapsamında her ay düzenli olarak ilk etapta 600,00 TL, daha sonra yapılan güncelleme ile 1.600,00 TL nakdi yardım, ayrıca Elektrik Tüketim Desteği Programı kapsamında her ay 173,46 TL nakdi yardım yapıldığı, sonrasında adı geçenin Vakfa herhangi bir yardım müracaatının olmadığı, ancak başvurusu halinde yine kendisine yardımcı olunacağı belirtilmiştir.
19. Bilindiği üzere, ilgili mevzuat hükümlerinde SYD Vakıflarının özel hukuk tüzel kişiliğine sahip ve yetkili karar organının mütevelli heyeti olduğu, yardımların düzenli aylık niteliğinde olmayıp muhtaç vatandaşların ihtiyaçlarının önem derecesi göz önünde bulundurularak yapıldığı, sosyal inceleme sonrasında muhtaçlık kararının alınması ve ayni-nakdi yardımların yapılmasına ilişkin tüm iş ve işlemlerin vakıflar tarafından yerine getirilmesi gerektiği, vakıflarının yönetim ve temsile yetkili organı olan mütevelli heyetinin atanmış ve seçilmiş üyelerden oluştuğu, mülkî idare amirlerinin vakfın doğal başkanı olduğu, vakıfların Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının idari yapılanması içerisinde yer aldığı, denetimlerinin ise Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılacağı hususları ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır.
20. Ayrıca, ilgili mevzuat hükümlerinde “muhtaçlığın”; gelir, servet ve harcamalar esas alınarak nasıl belirleneceğine ilişkin ayrıntılı hükümlere yer verilmiş olup, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışmayı Teşvik Kanununun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise “… Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar…” hükmü ile geliri muhtaçlık sınırının altında olanlara “Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre” yardım yapılacağı düzenlenmiştir.
21. Bununla birlikte, ilgili mevzuatta Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Hizmetinin, çocukların kurum bakımına alınma riskine karşı aile yanında bakımı ve desteklenmesine yönelik sunulan bir hizmet modeli olduğu, SED yardımı ile çocukların temel ihtiyaçlarını karşılayamayan özellikle de parçalanmış ailelerin çocukları ile risk oranı yüksek vakaların desteklendiği, muhtaç olan diğer ailelere ise il ve ilçelerde bulunan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca gerekli yardımların yapılacağı belirtilmiştir.
22. Bu kapsamda, her ne kadar başvurucu yaptığı sosyal yardım başvurularının ilgili idareler tarafından usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş ise de; ilgili mevzuat hükümleri ile yukarıda yer alan bilgi, belge ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; bahse konu şikayet başvurularında yer alan iddiaların aksine, yapılan incelemeler sonrasında ilgili Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü tarafından başvurucu ailenin SED kapsamında yüksek riskli bir aile grubunda olmamasına karşın başvurucunun hali hazırda maddi zorluk çektiğini beyan etmesi üzerine diğer sosyal yardım programlarından faydalanabilmesi için ilgili SYD Vakfına müracaat edilebileceği bilgisinin verildiği, akabinde ilgili SYD Vakfının hal ve duruma uygun şekilde başvurucuya birden fazla kez olmak üzere gerekli yardımları yaptığı belirlenmiş olup, bu
haliyle ilgili idareye hukuk ve hakkaniyet yönüyle izafe edilebilecek kusurlu bir iş ve işlemin bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca daha önce benzer taleplerle ilgili olarak Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar da (2020/99745 nolu Ret Kararı, 2020/91884 nolu Ret Kararı, 2021/13524 nolu Ret Kararı, 2021/12805 nolu Ret Kararı, 2022/16113 nolu Ret Kararı, 2022/9998 nolu
Ret Kararı, vb.) bulunmaktadır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili idare mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURANA ve KÖYCEĞİZ KAYMAKAMLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi